Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alevi örgütlerinden 'açılım' tepkisi
09-11-2013, 02:50 AM
Mesaj: #1
Alevi örgütlerinden 'açılım' tepkisi
Aleviler, AK Parti'nin yeni demokrasi paketi hazırlığına karşı açıklama yaptı. İkinci Alevi açılımı olarak basında yer alan düzenlemeye tepki gösteren Alevi örgütleri, hiçbir Alevi örgütü bu düzenleme hazırlanırken sürece dahil edilmemiştir açıklamasında bulundu.

Türkiye , Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya'daki Alevi örgütleri tarafından yapılan ortak açıklamada, hükümetin yeni 'Alevi açılımı' projesinin nihai hedef olarak Aleviliği Sünni/müteşerri İslam’da anlaşıldığı şekliyle “tarikat”, cemevlerini yine Sünni/müteşerri İslam’daki manasıyla “tekke”, dedeleri de “devlet memuru” mertebesine indirgemeyi hedeflediği belirtildi.

Cemaat “cami-cemevi kompleksi” türü kurguların toplum için hiçbir anlam ve hüküm taşımadığı vurgulanan açıklamada "Bu tür oldu bittilerin Alevilere tepeden bakan, Alevilere rağmen Aleviliği tanımlamaya çalışan kaba ve dayatmacı bir zihniyetin ürünleri ve kabul edilemez olduğunu bu basın bildirisi ile ilan ediyoruz" denildi.

Bildiride şu ifadelere yer verildi:

"Alevilik, kendine has öğretileri, kurumları ve ritüelleri olan özgün ve kadim bir inanç sistemidir. Tarihsel olarak tasavvufî akımlarla yakın ilişkisi olsa da Sünni/müteşerri İslam’da anlaşıldığı şekliyle klasik bir tarikat değildir. Aleviler, ritüelleri arasında ibadet-ayin ayrımı yapmazlar ve tüm dini ritüellerini cemevlerinde ifa ederler. Bu nedenledir ki Alevilik klasik anlamda bir “tarikat” olmadığı gibi, cemevleri de yaygın kullanılan manada “tekke” değildir. Cemevleri Alevilerin “ibadethanesidir” ve her inanç grubu gibi Alevilerin de ibadet mekanlarını devlet ve mahalle baskısından uzak, özgürce tanzim etme ve kullanma hakkı vardır.

Alevilik’teki dedelik kurumu da yine Sünni/müteşerri İslam’ın ulemalık kurumundan farklı olarak talip ile bağlı olduğu ocak arasında varolan manevi irtibat temelinde işler. Alevi inancına göre dedenin vereceği hizmet, dedenin veya devletin değil, tümüyle talibin inisiyatifine bağlıdır; yani bir dede ancak taliplerinin talebi ve daveti üzerine inanç önderliği görevini yerine getirebilir. Bu önemli inançsal farklılık göz önüne alındığında ve üzerine Alevilerin hakim dini ve siyasi güç odaklarıyla yaşadığı çatışmalı tarih eklendiğinde, dedelerin cami imamları gibi devlet tarafından maaşa bağlanması önerisinin ne kadar uygunsuz, Alevi öğretisine ve tarihine nasıl külliyen aykırı olduğu kolaylıkla görülecektir.

Uzun bir tarihsel süreç ve organik gelişme sonucu ortaya çıkmış Alevi öğreti ve kurumlarına dışarıdan müdahele etmeye, bunları toplum mühendisliği yöntemleriyle deforme etmeye veya değiştirmeye çalışmak hiçbir kişi veya grubun haddi ve gücü dahilinde değildir. Her inanç sistemi gibi Alevilik de sadece ve yalnızca bu inanca ve kültüre mensup insanların kollektif olarak şekillendirdiği ve şekillendirebileceği bir alandır. Başta devlet olmak üzere, Alevi olmayan tüm kurum ve kişilerin bu
özel inanç alanına saygı duymaları ve bu alanın dışında kalmaya özen göstermeleri gerektiğinin altını kalın çizgilerle çiziyoruz. Şu bilinmelidir ki Alevilerin politik platformdaki tek meşru temsilcileri, bu toplumun kendi içinden çıkmış örgütleridir.

Kürt sorununun çözüm sürecinde ve sözde yeniden başlatılan Alevilik açılımı bağlamında hükümetin, diğer bazı siyasi aktörlerin ve kimi analistlerin bu gerçeği görmezden gelerek Alevilere adeta haklarında keyfi tasarrufta bulunulabilecek pasif objeler muamelesi yapması asla kabul edilemez. Örgütlü bir toplum olarak Alevilerin vazgeçilmez hedefi demokratik-laik bir sistemde eşit vatandaşlar olarak yaşamaktır. Bu hedefimize ulaşmamızı sağlayacak, olmazsa olmaz taleplerimiz daha önce farklı mecralarda da defalarca dile getirildiği gibi şunlardır:

1) Cemevlerimiz derhal “ibadethane” olarak yasal statü kazanmalıdır. Cemevlerinin “ibadethane” dışında, tekke veya inanç merkezi gibi başka bir kategori altında tanınması ve ona uygun muamele görmesi kabul edilemez.

2) Alevi köylerine ve mahallelerine zorla cami yapımından vazgeçilmelidir. Bu bağlamda, çeşitli kamu hizmetlerini cami yapımı şartına bağlamak suretiyle bazı Alevi köylerinde yaratılan
yapay cami taleplerinin demokrasi ve ahlakla çelişen “zorlamalar” olduğu bilinmelidir. Bu tip dolaylı baskılara derhal son verilmelidir.

3) Sünni/müteşerri İslam’ın normatifliği fikri üzerine kurulu ve Sünni ilahiyatı eğitimi almış kişilerce verilen zorunlu ve seçmeli ek din dersleri Alevilerin din ve vicdan özgürlüğünü açıkça
ihlal etmektedir. Bu dersler derhal kaldırılmalıdır. Devlet din eğitiminden elini tümüyle çekmeli, bu işlev aileler ve sivil toplum örgütleri tarafından yerine getirilmelidir.

4) Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Tarafsız devlet ilkesine uygun olarak her inanç grubu kendi içinde örgütlenip, kendi kaynaklarıyla ve kendi tercihlerine göre inanç hizmetlerini
tanzim etmeli ve yürütmelidir.

5) Nüfus cüzdanlarından din hanesi kaldırılmalıdır. İnsanların inançlarına göre bu veya başka yöntemlerle fişlenmesi engellenmeli, kamu hizmetlerinin eşit vatandaşlık temelinde sunulması sağlanmalıdır.

6) Devlet tüm açık ve gizli asimilasyoncu politika ve uygulamalarına derhal son vermelidir.

7) Aleviliğe ve Alevilere yönelik aşağılayıcı ifadeler, hakaret, tehdit ve saldırılar, nefret suçları kapsamına alınıp ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

8) Ders kitapları, sözlükler, ansiklopediler ve Milli Eğitim Bakanlığı ’nca önerilen yardımcı kitaplardaki Aleviliği ve Alevileri aşağılayan tanım ve ifadeler düzeltilmeli veya çıkarılmalı,
ikisinin de mümkün olmadığı durumlarda bu yayınların kullanımına son verilmelidir.

9) Dersim, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi katliamlarından dolayı devlet Alevi toplumundan resmen özür dilemeli ve bu Alevi katliamları ile ilgili olarak meclis araştırma komisyonları
kurulmalıdır.

10) Mahallelere, caddelere, sokaklara ve diğer kamu projelerine “Yavuz Sultan Selim” gibi Alevileri rencide edici isimler verilmesinden vazgeçilmelidir. Mevcut bu tür isimler
değiştirilmelidir.

11) Madımak, utanç müzesi olmalıdır.

12) Başta Hacı Bektaş Veli Dergâhı olmak üzere devlet tarafından el konulan tüm Alevi-Bektaşi vakıfları Alevi-Bektaşi toplumuna iade edilmelidir. Bu haklı taleplerimizin tümü karşılanana kadar mücadelemizin artan bir kararlılık ve örgütlülükle devam edeceğinden hiç kimsenin en ufak şüphesi olmaması gerektiğini, vazgeçilmez hedefimiz olan eşit yurttaşlığa er ya da geç ulaşacağımıza dair inancımızın tam ve sarsılmaz olduğunu Türkiye ve dünya kamuoyuna saygıyla duyururuz.

kaynak: radikal
My Last Threads


Alevi forum,alevi köyleri,alevi türküleri,alevi ünlüler,alevi sözleri,alevilik nedir,alevi nedir
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Başkent’te Alevi-Bektaşi örgütlerinden darbe girişimine tepki çerağ 0 155 07-27-2016 06:40 PM
Son Mesaj: çerağ
  Tehditler alan alevi örgütlerinden ankara’da olağanüstü toplanti çerağ 0 193 07-22-2016 04:47 PM
Son Mesaj: çerağ
  Alevi örgütlerinden Bozdağ'a tepki: Madımak’ı unuttu çerağ 0 275 06-04-2016 11:31 PM
Son Mesaj: çerağ
  Sivas'tan TBMM başkanına 'laiklik' tepkisi çerağ 0 264 04-28-2016 12:03 AM
Son Mesaj: çerağ
  Alevi mahallesinin 'konteyner'a tepkisi sürüyor çerağ 0 227 04-04-2016 01:03 AM
Son Mesaj: çerağ
  Alevi köylerine kamp yapılmasına halkın tepkisi: Cihatçıların yetiştirilmesinden endi çerağ 0 365 03-30-2016 03:12 AM
Son Mesaj: çerağ
  Fransa'daki Alevi örgütlerinden destek eylemi çerağ 0 369 01-19-2016 12:52 AM
Son Mesaj: çerağ
  Demirtaş'tan Muharrem ayı tepkisi çerağ 0 600 10-21-2015 01:58 AM
Son Mesaj: çerağ
  Açılım'ın diğer yüzü: Alevi dinciliği Admin 0 586 11-08-2013 06:18 AM
Son Mesaj: Admin
  Aleviler “Açılım Paketi”ne inanmıyor bektasi 1 815 06-22-2013 10:07 PM
Son Mesaj: Anıtkabir

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir