Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alevi sorununun temelinde CHP var
08-20-2013, 01:39 AM
Mesaj: #1
Alevi sorununun temelinde CHP var
Hacı Bektaş'ı anma töreninde saldırıya uğrayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Alevi sorununun temelinde CHP zihniyetinin yattığını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, 'Mısır'da yaşanan darbenin ardından uluslarası kamuoyu net bir duruş sergileseydi, katliam gerçekleşmezdi' dedi. 'Gücünden rahatsız olanlar olabilir' diyen Bozdağ, 'Türkiye'ye yönelik muhabbeti engellemek için emek verseler de, bunu başaramazlar' şeklinde konuştu.

Yeni Şafak'tan Nil Gülsüm'e konuşan Bekir Bozdağ, 'Mısır'da yaşanan darbenin ardından uluslarası kamuoyunun net bir duruş sergilemediğini söyledi. Alevi sorununun temelinde ise CHP zihniyetinin bulunduğunu ifade eden Bozdağ, hükümetin Alevilerle ilgili çalışmalarının devam edeceğini de belirtti.

Mısır'da bir darbe oldu ardından da devam eden bir katliam söz konusu...

Mısır'daki gayri meşru darbeci yönetimin yaptığı; sadece demokrasi, insan hakları, hukuk ve milli iradeyi katletmekle kalmamış, katliam anlayışını insanların onurunu ve yaşam hakkını ortadan kaldırarak sürdürmüştür. Ramazan ayrında sahur vakti yüzlerce kişiyi katlettiler. Şimdi binlerce masum insanı katlettiler, binlercesini de yaraladılar. Darbeci generalin ve emrindeki tetikçilerin yaptığı vahşettir, katliamdır, bir insanlık suçudur.

Mısır'da yaşananların önüne geçilebilir miydi?

Eğer uluslararası toplum Mısır'da yaşananlar konusunda net tavır koymuş olsaydı, bu darbe zaten olmazdı. Darbe'den sonra darbecileri bir kısmı zımnen, bir kısmı alenen destek açıklamaları yapmamış olsalardı, darbeciler bunları yapmaya cesaret edemezlerdi. Yapılan darbeye darbe demeyen AB, ABD, Arap Ligi, İİT, Batı ülkeleri ile bizzat darbeyi destekleyen bazı Arap ülkeleri ile diğer ülkelerin, yapılan darbe ve diğer haksızlıklar ve hukuksuzluklar karşısındaki tutumları, darbecileri cesaretlendirmiştir. Bu katliamlardan ve vahşetten, insanlık suçundan darbeci Sisi ve tetikçileri sorumludur. Ancak bir o kadar da ona destek olan, onun yaptıkları karşısında susan ve yapılanlara karşı tavır almayan ülkeler ve uluslararası örgütler de sorumludur.

NET TAVRI TÜRKİYE KOYDU

Türkiye'nin tavrı çok netti?

Evet, darbe öncesi ve darbe sonrası tavrı net olan tek ülke Türkiye olmuştur. Demokrasi, insan hakları, milli irade ve hukuk diyen tek ülke, darbeyi tanımayan ve reddeden tek ülke Türkiye olmuştur. Yapılan katliamlardan sonra bile darbecilere destek açıklaması yapan, masum ve silahsız insanları terörist diye yaftalama vicdansızlığını yapabilenler olmuştur. Darbecilere destek olan her örgüt ve ülke gerekçesi ne olursa olsun bu insanlık suçuna tarih önünde ve Allah katında bence ortak olmuş gibi mesuldür.

Batı'nın bir itidal çağrısı oldu taraflara. Bu çağrıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

İtidale çağırıyorlar. Ama burada itidalsizlik yapan kim? Bu insanların elinde silah yok, şiddet uygulamıyorlar; ama diğer tarafın elinde silah var. Silahı olan kişiler, masum insanların üzerine gerçek mermilerle, tam da öldürmek kastıyla ateş ediyorlar. Bu durumda itidal çağrısı yerine, 'Katliamı, zulmü durdurun. Yoksa tedbirler alacağız' demeliler.

Demokrasinin nesinden tedirginlik duyuyorlar?

Monark yönetirse monarkı kontrol ettiğinizde 84 milyonluk Mısır kontrol edilmiş olur. Demokrasi olursa 84 milyonu kontrol edemezler. İşleyen demokrasiden rahatsızlık var. Kimileri, Mısır'da huzur ve refah içinde yaşandığını gören halkların Mısır gibi olmak istemelerinden endişe etti. Kimi uluslararası güçler de Mısır'ın ikinci bir Türkiye olmasını arzu etmediler. Arap dünyasının tam kalbinde İslami hassasiyeti yüksek kadrolar tarafından evrensel değerler üzerine yapılandırılan Mısır'ın başarılı olmasını istemediler. Esas sebepler, Mısır'ın demokratik bir Mısır'a dönüşmesi ve ikinci bir Türkiye olması ihtimalinden duyulan korkudur.

MUHABBET ENGELLENEMEZ

Türkiye'nin bölgede yalnızlaştığı iddiasında olanlar var. Türkiye'nin son yıllarda artan gücünde bir zayıflama söz konusu mu?

Türkiye'nin bölgede yalnızlaştığı iddiası gerçekdışıdır. Bu ancak Türkiye'nin gücünden rahatsız olanların temennisi olabilir. Türkiye'nin hukukî, ekonomik, diplomatik, siyasi ve demokratik gelişiminden rahatsızlık duyanlar olabilir, bunu yadırgamıyorum. Türkiye'nin yalnızlaşması değil, bilakis bugün dünden daha iyi durumda olması gibi bir durum söz konusu. Etrafımızda olan biten hadiseler olmak üzere her hususta Türkiye'nin sözüne ve iradesine önem veren uluslararası yapılar var. Türkiye'den gücünden rahatsız olanlar olabilir, ama onların gücü de Türkiye'nin bu konumunu değiştirmeye yetmeyecektir. Ortadoğu'da, Balkanlarda Türkiye'ye yönelik muhabbeti engellemek için emek verseler de, bunu başaramazlar.

ALEVİ SORUNUNUN TEMELİNDE CHP ZİHNİYETİ VAR

Türkiye'deki Alevi sorununun kökeninde ne yer alıyor?

Alevi kardeşlerimizle ilgili resmi çalışmalar, çalıştaylar ilk kez bizim hükümetimiz tarafından başlatıldı. Türkiye'de Alevilerle ilgili yaşanan sorunların temelinde aslında CHP zihniyeti vardır. Türkiye'de yaşanan Sivas, Çorum, Maraş hadiselerine baktığımızda, bu dönemlerde CHP'nin iktidar olduğu görülmektedir. Bu ülkede birçok sorunun temelinde CHP zihniyeti yer almaktadır.

Bunu açar mısınız?

1925 yılında çıkarılan Tekke ve Zaviyeler Kanunu'nun içinde Alevi kardeşlerimizin değer verdiği ne kadar sıfat varsa hepsi yasaklandı. Dedelik, çelebilik, halifelik, babalık, seyitlik bu kanuna göre kullanılması memnu sayılan unvanlar oldu. Bütün bunların hepsi Alevi kardeşlerimizin manevi liderlerinin sıfatlarıdır. Alevi kardeşlerimize dair ne varsa hepsi yasaklandı. Dersim hadisesinde Alevi kardeşlerimize karşı büyük haksızlıklar yapıldı. Dersim'le ilgili ilk özür dileyen de bu ülkenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'dır.

Cemaatle bir sıkıntı yok

Cemaatle AK Parti arasında sorun olduğu epey zamandır dillendiriliyor. Arada bir sorun var mı?

Bir problem olsun diye gayretler, çalışmalar var. Sorun çıksın diye çaba sarf edenler var. Bu durumu medyadan da takip etmek mümkün. Ancak bunlar boşuna gayretler. Biz birbirimizi gayet iyi biliyoruz, tanıyoruz. Fitne çıkarmak isteyenleri de tanıyoruz. Boşuna uğraşıyorlar.

Biz her zaman konuşuyor, haberleşiyoruz. Ama bunları, basın üzerinden konuşmayı doğru bulmuyorum. Herhangi bir sıkıntı yok.

Başbakan'a sevgi seli gösterisi

Her yerde Başbakan'a, Türkiye'ye ve Türk halkına karşı çok büyük bir sevgi seli var. Sık verdiğim bir örnektir ama eskiden Türkiye'nin Başbakanı'nın adını, Türkiye'nin yerini çok bilen olmazdı. Şimdi Türkiye'nin Başbakanı'nın adını Ortadoğu'ya, Balkanlar'a, Afrika'ya, Asya'ya dünyanın neresine giderseniz gidin herkes bilir.

Sorunla yüzleşmek prensibimiz

Demokratik-leşme çalışmaları bizim için yeni bir durum değil. Biz iktidar olduğumuzdan bu yana demokratikleşme bağlamında çok ciddi adımlar attık. Biz ülkemizin yaşadığı bütün sorunlarla yüzleşmeyi ve bu sorunlar karşısında samimi adımlar atmayı kendimiz için prensip kabul ettik. Sorunların üstünü örtme yoluna gitmedik. Milletimizin hayrına olduğunu düşündüğümüz adımları atacağız.

Türkiye sessiz kalamazdı

Türkiye, Somali'de insani ve vicdani nedenlerle bulunuyor. İnsanlar orada açlıktan, tedavisizlikten ölürken Türkiye buna sessiz kalamazdı. Türkiye'nin orada olmasını sorgulayanlar oldu. Somali'deki yetkililer, 'Türkler sizden ne istiyor' şeklinde sorularla karşılaştıklarını ifade ediyorlar. İki yıldır oradaki Türklere yönelik bir saldırı olmadı. Vatandaşlarımız, saldırılardan tesadüfen etkilenmişti.

BM sadece ölü sayıyor

Batı'nın bu tavrını nasıl yorumlarsınız?

Öldürülenler Müslüman olduğu zaman uluslararası toplumun vaktinde tepki vermediğine bütün dünya defalarca tanık oldu. İnsanlar ölüyor, ama BM yalnızca ölüleri sayıyor. Mısır'da, Suriye'de öldürülenler Müslüman. Acaba Mısır'da öldürülenler Müslüman olmasaydı, uluslararası toplum yine itidal çağrısı mı yapardı yoksa farklı tedbirler mi alırdı, diye sormak icap ediyor. Avrupa'nın bu konudaki samimiyetsizliğini ve AB'nin çifte standartını hepimizin görmesi gerekiyor.

Alevilik çalışmalarımız var

Alevilerle ilgili bundan sonra ne gibi adımlar atmayı hedefliyorsunuz?

Türkiye'de ilk defa bir cumhurbaşkanı cemevine bizim dönemimizde gitti. İlk defa bir Başbakan Muharrem iftarında Alevi kardeşlerimizle birlikte oldu. Kerbela ile ilgili TRT'de özel programlar düzenlendiği gibi Alevi kardeşlerimiz için önemli olan günlerde Alevilerin otorite saydıkları isimlere programlar bu dönemde yaptırıldı. Yine ders kitaplarında Alevilikle ilgili kısımları Alevi uzmanların hazırlaması da bu dönemde hayata geçen bir yeniliktir. Türkiye'de Alevi Araştırma Merkezi bir tane iken şimdi pek çok üniversitemizde bu merkezler kuruldu. Şimdiye dek pek çok adım attık. Bundan sonra da atmaya devam edeceğiz.

Somali'de elçilik ek binasına yapılan saldırıyı nasıl değerlendiriyorsunuz. Programınızda Somali ziyareti yer alıyor mu?

İlk defa elçiliğimize yönelik saldırıda Türkler hedef alındı. Bunun nedenleri üzerinde duruyoruz. Şebab saldırıyı üstlendi, ama iki sene önce de Şebab oradaydı. İki yıldır Şebab bir saldırı içinde değilken neden böyle bir saldırıyı yaptığı konusunda titizlikle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye Somali'de olmaya devam edecektir. Somali'ye gene gideceğiz. Sayın Başbakanımızın Yozgat'a gider gibi Somali'ye gitme konusunda talimatı var.

Biz de o çerçevede bazen sarksa da, iki ayda bir rutin olarak Somali'ye gidiyoruz. Bundan sonra da gideceğiz.

kaynak:cafesiyaset.com
My Last Threads


Alevilik; Hak Muhammed Ali,12 İmam ve Ehlibeyt yoludur.
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Alevi sorununun çözümü Admin 0 552 08-18-2013 01:17 AM
Son Mesaj: Admin

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir