{myadvertisements[zone_1]}
Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alevileri PKK'ya eklemleme çabaları
06-17-2016, 11:31 PM
Yorum: #1
Alevileri PKK'ya eklemleme çabaları
Alevi Meselesi ile Kürt Meselesi arasında, içinden çıkılması zor bir ilişkiler ağı yaratan bu sosyoloji, geleneksel çözüm yöntemlerinin ötesine geçebilecek daha stratejik bir devlet aklı gerektirmektedir.Çünkü kentlerde üretilmiş olan ve oldukça sol/seküler bir dil kullanan Siyasal Alevi(ci)lik ile Kürtçülük arasındaki ilişki çapraşık, karmaşık ve çok bilinmeyenlidir.

Türkiye, silaha ve şiddete dayalı mücadeleyi önceleyen bir terör örgütünün sebep olduğu/dayattığı stratejik tercihlerden/önceliklerden dolayı, tüm enerjisini Kürt Meselesi'nin çözümüne yoğunlaştırdı ve tarihinden kendisine miras kalan en derin fay hattı olan Alevi Meselesi'ni belki de farkında bile olmadan ihmal ederek bu sorunun çözümüne ilişkin projelerini öteledi. Ancak, özellikle 7 Haziran seçimlerinden sonra ortaya çıkan yeni durum, bizlere Alevi Meselesi'nin, Alevilerin sorunlarını ve Alevi-Devlet/Sünni ilişkilerini ilgilendiren bir meselenin çok daha ötesinde olduğunu ve Türkiye'nin diğer önemli sorunları ile karmaşık ve karşılıklı-beslemeye dayalı bir ilişkiler ağına sahip olduğunu (bir kez daha) gösterdi.
Türk Solu'nun yarım yüzyılı aşkın bir süredir Aleviliği siyasallaştırarak, Alevi nüfus arasında toplumsallaşmaya çalıştığı ve bu konuda göz ardı edilemeyecek bir başarı kazandığı, bu ülkenin akademilerinde, basınında ve entelektüel dünyasında üzerinde neredeyse mutabakata varılmış bir olgudur. Ancak Sol'un Alevilere yönelik siyasal hesapları kolaylıkla tespit edilmiş olmasına rağmen, Siyasal Alevi(ci)liğin de kendi tarihsel hesabını Sol üzerinden görmeye çalıştığı gerçeği ya fark edilmemiş ya da görmezden gelinmiştir.
Kavramlarını, yöntemlerini ve ideolojisini önemli oranda Türk Solu'ndan devşirmiş olan Siyasal Kürtçülük ile genellikle Alevi nüfus arasından örgütlenmiş olan marjinal sol örgütler ve Kürt Alevileri arasında özellikle Çözüm Süreci'nin ilerleyen safhalarında gelişen ve 7 Haziran seçimlerinden sonra alenileşen yeni ilişkiler, Kürt Meselesi ile Alevi Meselesi'nin sanılanın çok daha ötesinde iç içe geçip birbirlerini beslediklerini, bu sorunlardan birinde hedeflenen çözümün diğer sorunun ürettiği dinamiklerle kolaylıkla boşa düşebileceğini ispatlamıştır.
Muhafazakâr kesimlerin zannettiklerinin aksine, Siyasal Kürtçülük ile Alevilik arasındaki ilişki, diasporadaki PKK liderlerinin ve örgütün şahin kanadının önemli bir kısmının Alevi kökenli olması iddiasının çok daha ötesinde tarihsel mirasın ve bu mirasın üretimi olan bir sosyolojinin de sonucudur. Alevi Meselesi ile Kürt Meselesi arasında, içinden çıkılması zor bir ilişkiler ağı yaratan bu sosyoloji, geleneksel çözüm yöntemlerinin ötesine geçebilecek daha stratejik bir devlet aklı gerektirmektedir.
Çünkü kentlerde üretilmiş olan ve oldukça sol/seküler bir dil kullanan Siyasal Alevi(ci)lik ile Kürtçülük arasındaki ilişki çapraşık, karmaşık ve çok bilinmeyenlidir. Bu ilişki sadece istihbarat kaynakları ve düşünce kuruluşları tarafından üretilen kuru bilgi ile değil, bu bilgi ile de beslenmiş bir sezgi ile tanımlanabilir. Böylesine bir sezginin ilk şartı ise bu ilişkilerin yoğun bulunduğu coğrafyaya ait olmaktır. Coğrafi yakınlık bu konuda kafa yoranlara pazarlamacıların "piyasayı hissetmek" dedikleri yeteneği/avantajı kazandıracaktır.
Malatya, Adıyaman, Sivas, Erzincan, Erzurum, Elazığ ve Maraş'ın bazı bölgeleri ile daha spesifik durumuna rağmen, Tunceli, Siyasal Kürtçülük ile Kürt Aleviliği arasındaki ilişkinin sebeplerini, gelişimini ve sonuçlarını görmek açısından en verimli bölgelerdir. PKK, (Tunceli'nin karmaşık durumu istisna tutulmak kaydıyla) Kürt Meselesi'ni var eden koşulların göreceli olarak daha az hissedildiği bu bölgelere Aleviliğe yapışarak sızmaktadır. Siyasal Alevi(ci)lik ise uzun bir dönem boyunca Türk Solu ve Kemalizm üzerinden görmeye çalıştığı hesabını, PKK üzerinden ve Kürt Meselesi'ni manipüle ederek görmeye çalışmaktadır. Bu durumun yarattığı tek avantaj ise yukarıda zikredilen bölgelerin Sünni toplumlarının Siyasal Kürtlüğü, Alevilik ile özdeşleşmiş bir hareket olarak algılamaları ve bundan dolayı (şimdilik) PKK'dan uzak durmalarıdır.
Özellikle geleneksel Aleviliği temsil eden kişi ve kuruluşların sağduyulu ve ihtiyatlı duruşu, PKK'nın Aleviliğe yapışarak yayılma stratejisini durduramasa bile yavaşlatmıştır. Ancak Eski Türkiye'nin restorasyonundan ve iktidar partisinin demokratik yollarla yenilmesinden umut kesildikçe bir kısım muhalefet ve Alevi diasporası bu süreci hızlandıracak bir mücadele tarzı benimsemişlerdir. Partisinin başına Ortadoğu'daki mezhep savaşını Türkiye'ye taşımak için atandığı her geçen gün daha da alenileşen bir siyasal parti liderinin ve onun kontrolündeki parti teşkilatları ile bir kısım medyanın son dönemdeki söylemleri ve eylem çağrıları, HDP/PKK ile Aleviler arasında tesis edilmeye çalışılan ilişkiyi daha da tehlikeli kılmaktadır.
İlk Gezi eylemlerini, PKK'nın stratejik eylemsizliğinden dolayı, daha çok Alevi gençleri üzerinden yürütenler, bu defa aralarına PKK kadrolarını da alarak, ülkeyi istikrarsızlaştıracak ve ya bir darbeye ya da daha otoriter bir yönetime yol açacak daha etkili eylemler yapmak arayışındadırlar. PKK'yla ittifak yapmak riskinin alınmasının sebebi ise bu örgütün ülke sathına yayılmış örgütsel imkânlarından, operasyonel etkinliğinden ve acımasız yöntemlerinden faydalanmak arzusudur.

zaman.com

alevi haber
Web Sitesini Ziyaret Et Tüm Mesajlarına Bak
Alıntı ile Cevapla
{myadvertisements[zone_3]}
Yeni Yorum Gönder 


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi
{myadvertisements[zone_2]}