Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alevilik ile ilgili yaşanmış menkıbeler
07-17-2018, 01:17 AM
Mesaj: #21
RE: Alevilik ile ilgili yaşanmış menkıbeler
Ol sohbette, Hz. Muhammed bunlara pirlerini ve rehberlerini sordu. Kırklar, dediler ki:

Pirimiz Şah-ı Merdan Alidir şeksiz, şüphesiz. Ve rehberimiz Cebrail Aleyhisselâmdır.

Hemen ol sohbet olurken, Hz. Muhammed Hazreti Ali'nin geldiğini bildi. Andan yere indi. Tecellâ ve temenna edip Ali'ye yer gösterdi.

Cümle Sahabeler Ali'nin geldiğini bildi, karşılayıp, Ali'ye tecella ve temenna ettiler. Elindeki nişanı, mührü gördüler. Ol vakit dönüp ashaplar dediler ki:

Ya Resûlallah, hüda aşkına, bize Hakk Süphane ve Taalâ Hazretlerinin sizlere beyan eylediği ne ise beyan eyle ki bizler de işitelim" dediler.

Andan, Peygamber aleyhisselâm onlara buyurdu :
Ya Sahabeler, Hakkın sırrı hakikattır.
Hakikat nedir. Ya Resûlallah! dediler.

Ol vakit Muhammed eyitti :
Hakikat oldur ki, dil ile ikrar kalp ile tasdik vücut ile amel edip inanıp iman getirmek, dedi.

Andan, Sahabeler eyittiler :
Ya Resûlallah, sen buyur biz tutalım, dediler.
Ol vakitkim Peygamber eyitti:
Ya Sahabeler, gelin talip olun ki hakikat kapısında birer rehber tutun ki Hakkın sırlarına ağah olasınız dedi.

Andan, Sahabeler eyittiler :
Ya Muhammed, hakikat nedir, dediler.

Hazreti Muhammed eyitti :
Hakikat oldur ki evvel özünü yar eyle, andan ehlini yâr eyle o da olmazsa dilini yâr eyle o da olmazsa cesedini yâr eyle kendini bir Pire teslim eyle. Onun emrine iradet getir ki, hakikatı kabul eylemiş olasın, dedi.

Ol vakit Sahabeler dediler :

Ya Muhammed hakikatı bildir ki bizlere biat kılmağa iradet getirmeğe geldik dediler.

Hazreti Muhammed eyitti :
Ya Sahabeler, hakikat Şahı Merdan Ali Hakkında geldi, varın Ali'ye iradet getirin, diye buyurdu.

Kaynak=İmam Cafer-i Sadık buyruğu.

alıntıdır...

My Last Threads
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
07-21-2018, 02:44 AM
Mesaj: #22
RE: Alevilik ile ilgili yaşanmış menkıbeler
İMAM HASAN'I MÜCTEBA'NIN SABRI ;

İmam Hasan, birgün ata binmiş, bir sokaktan geçerken, Muaviye'nin dostlarından birine rastladı.
Adam, onun İmam Hasan olduğunu anlayınca kötü sözler söylemeğe başladı.
O ise durup dinledikten sonra ona şöyle buyurdu;

"'Zannedersem sen garipsin ve buralı değilsin, düşmanlar tarafından tahrik olup, onların yalan ve iftiraları, seni bize karşı kinle doldurmuş. Eğer bir hacetin varsa halledelim, açsan doyuralım, elbiseye ihtiyacın varsa seni giyindirelim ve eğer kalacak yerin yoksa, seni kendi evime küfürlü içerikürerek ikramda bulunayım" dedi.

Kötü sözler söyleyen bu adam, İmam'ın bu davranışı karşısında utanarak pişman olmuş ve yaptığı işten o kadar rahatsız olmuştu ki ağlayarak özür diledi ve şöyle dedi;

"Düşmanlarınızın sözleri bana tesir etmişti ve bundan önce, sen ve baban, halkın içinde en çok düşman olduğum kişilerdiniz.
Şimdi sizde bu iyi ahlakı müşahede ettiğimden halkın içinde en çok sevdiğim, sizler olacaksınız.
Artık, sizin Resulullah'ın halifeliğine layık bir aile olduğunuzu anladım.
Ömrüm boyunca, sizleri sevecek ve sizin hakkınızı savunacağım" dedi..

"Bu kişi ölene kadar da verdiği söz üzere amel etti .."

alıntıdır..

Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
07-21-2018, 02:48 AM
Mesaj: #23
RE: Alevilik ile ilgili yaşanmış menkıbeler
Hz. Fatıma,
‘- ya Ali’ Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana” der.
Hz. Ali’nin sadece altı dirhemi vardır.
Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan görür.
Hz Ali:
“Niçin kavga ediyorsunuz?
Şu âlemde Allah’ı düşüneceğiniz yerde niçin birbirinizle mücadele ediyorsunuz?” diye sorar.
Kavga edenlerden biri, diğerinden altı dirhem alacağı olduğunu, vermediğini, söyler.
Hz Ali cebindeki altı dirhemi çıkarır ve alacaklıya verir.
Evine geldiğinde eli boştur, ‘Cennet kadınlarının seyyidesi’,
“- Ya Ali, hiç mi bir şey almadın?” diye sorunca,
“- Ama ara düzelttim ya Fatma” der.
Hz Fatma’nın yüzünde nurlu bir gülümseme belirir.
Memnundur kocasının bu güzel hareketinden.
Daha sonra Hasan’la Hüseyin ağlamaya başlarlar, ‘açız’ diye.
Bu acı manzaraya dayanamaz ve evden çıkar.
Yolda bir adama rastlar.
Elinde besili bir deve;
“- Ya Ali bu deveyi sana satmak isterim, ucuza satacağım.”
“- Param yok” der Hz Ali.
“- Olsun” der adam.
“- Bu deveyi sana vermeyi çok istiyorum.150 dirhem bu deve.
Al sonra ödersin.”
Alır Hz Ali o deveyi.
Yolda giderken başka adama rastlar.
“- Ya Ali” der, “ne güzel bir deve bu.
Ben bunu 300’e alayım ne olursun reddetme beni.”
Hz Ali: “- Ama ben bunu 150’ye aldım” der.
“- Olsun, ben çok beğendim bunu” ve deveyi satar.
Hz Ali mutlu bir şekilde gider yiyecekleri alır eve döner.
Sonra Peygamber’in huzuruna çıkar.
Efendimiz(s.a.v.) güler, “gel” der, “ya Ali şu deve hikâyesini anlat”.
Anlatınca da der ki:
“- Sen ki ara düzelttin.
Allah Cebrail’i ile sana deveyi sattı.
İsrafil’i ile de satın aldı.
Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir ya Ali.”

alıntıdır...

Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
08-14-2018, 01:58 AM
Mesaj: #24
RE: Alevilik ile ilgili yaşanmış menkıbeler
HACI BEKTAŞ VELİ’YE GİDİŞ

Akşehir’i mekan tutan ve çevresinde 300 kadar dervişi bulunan Seyit Mahmut Hayrani kendisinden sonra anadolu’ya gelerek Kırkşehir yakınlarındaki Suluca Karahöyük’e yerleşen Hacı Bektaş’ı Veli’yi dervişleri ile ziyarete gitmeye karar verir. Dervişleri Hayrani’ye: “biz bu dağlardan gidemeyiz.Dağın birinde çok heybetli bir aslan. Diğerinde ise yılanlar geçit vermez. biz dağların etrafını dolaşarak gidelim. Hayrani: “hayır dağlardan gideceğiz.” Hayrani ve dervişleri yola çıkarlar. Aslanlı dağa geldiklerinde aslan heybetle kükreyerek Hayrani’nin ayakları önüne uzanır. Hayrani aslanın sırtına biner. Diğer dağa geldiklerinde yılanlar etraflarını sarar. Hayrani 3 yılanı eline alır. Birini ayağına üzengi, birini aslanın ağzına dizgin, diğerini eline kırbaç eder ve Hacı Bektaş’a bu şekilde gider. Hayrani’nin ziyaretine geleceği Hacı Bektaş Veli’ye ayan olur ve yanındakilere “minderimi ata kayaya koyun, bugün bana bir er gelecek.” der, at kayanın üzerine oturur ve Seyit Mahmut Hayrani’yi bekler. Taşa emreder yürütür, Mahmut Hayrani aslandan iner, Hacı Bektaş’a secde eder. Benimki canlı seninki canlı der. Mahmut Hayrani derki: “senin gözlerindeki ışığa hayran oldum.” der ve Hayrani lakabını takar.

alıntıdır...

Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir