Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alevilik ve örgütlenme
05-11-2013, 01:52 PM
Mesaj: #1
Alevilik ve örgütlenme
Son günlerde Alevilerin yükselen mücadeleleri ile giderek artan yurtiçi-dışı örgütlenmelerinden kaygılanan Sünni çoğunluğu ile bir takım sol-liberal geçinen kalemler barış sürecine karşı PKK, BDP’nin üst yönetimindeki bazı Alevilerin, kesinleşemeyen demeçlerini kaynak göstererek, tehlike sinayallerine dikkat çektikleri, kamuoyunun dikkatinden kaçmamaktadır. Söz konusu yayınlar üzerine de fırsat kollayan bir kesim marjinal dinci örgütler işi Alevilerin iş ve meskenlerini işaretlemesine değin küfürlü içerikürmektedirler.

Avukat Hasan Gülşan

1938’de Tunceli’den Karaman’a iskan edilen ve burada doğan yazar, 1947 affıyla Tunceli-Ovacık’a dönmüşlerse de, topraksızlık ve geçim zorluğu nedeniyle Malatya’ya göç etmişlerdir. İlk ve ortaöğretimini Malatya’da, hukuk fakültesini İstanbul’da bitirmiştir. Öğrencilik yıllarında Cem ve Ehlibeyt yolu dergilerinde Alevilikle ilgili yazılar yazmış. 1975’te Pir Hacı Bektaşi Veli ve Alevi-Bektaşiliğin Esasları; 2000 yılında Paylaşımcı, Yargılayıcı, Ahlakçı yönleriyle Anadolu Alevi Müslümanlığı; 1988 tarihinde İsmail Cem’in ön sözüyle Politika Kılavuzu adlı kitapları yayımlanmıştır. Hâlâ İstanbul barosuna bağlı serbest avukat olarak mesleki yaşamına devam etmektedir.

Hukuk öğrenciliğimin başladığı 1962 yılından bu yana, içerisinde yer aldığım birçok Aşıklar, Ehlibeyt, Hacı Bektaş Geceleri, bazı sivil toplum ve Alevi örgütlenmelerindeki, TV’lerdeki konuşma ve yazılarım, yayımladığım kitaplarım, Alevilikle ilgili davalardaki savunmalarım gibi çalışma ve çabalarımın verdiği duyarlılık ve sorumlulukla işbu uyarıyı kaleme aldım.
Son günlerde Alevilerin yükselen mücadeleleri ile giderek artan yurtiçi-dışı örgütlenmelerinden kaygılanan Sünni çoğunluğu ile bir takım sol-liberal geçinen kalemler barış sürecine karşı PKK, BDP’nin üst yönetimindeki bazı Alevilerin, kesinleşemeyen demeçlerini kaynak göstererek, tehlike sinayallerine dikkat çektikleri, kamuoyunun dikkatinden kaçmamaktadır.

AKIL VE AHLAK
Söz konusu yayınlar üzerine de fırsat kollayan bir kesim marjinal dinci örgütler işi Alevilerin iş ve meskenlerini işaretlemesine değin küfürlü içerikürmektedirler. Bazı Alevi örgütleri ve önderlerinin de sanki bu ortama çanak tutar tavırları eklenince, aklıma gelebilen bir takım görüş ve önerilerimi sunmayı yararlı gördüm:
* Kuşkusuz Aleviliğin, İslami nakille değil, akılla, ahlakla yorumlayan, islam öncesi bazı Asyatik inançlardan da islama aykırı olmayan motifler içeren, kısmen İsmaili ve Caferi daha çokta Safavi-tasavvuf, karışımlı bir tarikat olarak tanımlanması genel kabul açısından tartışmasızdır. Bu tarikat aynı zamanda inanç, ibadet, ahlak, sosyal dayanışma ve ekonomik paylaşım ile sorgulama-yargılama ve devrimci siyasi duruşlu ilkeler içermektedir.

TANIMLANMALI
* Yansız ve dürüst, ilahiyatçı, araştırmacı, yazarlardan oluşan komisyonlar oluşturularak, Aleviliği, köşesi, kenarı kısacası çerçevesiyle tanımlayarak böylece yüzlerce örgütlerin en aza indirgenmesi sağlanılmalıdır.
* Aleviliğin kurucu-mimarlarından olan, Hallacı-Mensur, Ebul-Vefa, Ahi Evran, Nesimi, Şeyh Safiyiddin-i Erdebili, Şah Hatayi, Pir Sultan, Abdal Musa gibi Ulu’ların yaşam ve eserleri yazılı ve görsel medyada, sağlıklı belgeler ve uzman araştırmacılarla araştırılıp tanıtılmalıdır.
* Kuşkusuz tarihsel olaylardan gerekli dersler çıkaramayan kişi ve topluluklar için, tarih, tekerrür edegelmektedir. Sormayan, sorgulamayan, araştırmayan, okumayan, heyecanlı, unutkan, duygusal ağırlıklı bir toplumsal yapıya sahip olduğumuzdan geçmiş olaylardan da dersler çıkartamamaktayız. Son yıllarda Alevi medya ve kurumları Ortaca, Çorum, Malatya, Sivas, Kahramanmaraş olaylarının yıldönümünde bu amaçla anmalar yaparak, kıyım ve kırımların bir daha yaşanmamasını canlı tutmaya çalışmaktadırlar.

KIYIMLARIN NEDENİ
* Ancak kırım ve kıyımların yıldönümlerinin anılması yeterli değildir. Nedenleri, niçinleri, nasılları ve bir daha yaşanmamasının yol ve yöntemlerini de dayanaklarıyla tespit edip, önlemler almalıdırlar.
* Birlikte yaşamanın ve demokrasinin olmazsa olmazı kuşkusuz koşulu, laik-hukuk devlet yapısıdır. Bu iki ilke kırmızı çizgi ve sürekli işlenilmelidir.
* Alevilikteki, bir olma, diri olma ve iri olma ilkesi gereği, genç, yaşlı, kadın, erkek her yurttaşın ülkenin tüm siyasal ve sosyal sivil toplum kuruluşlarında kendi düşünce dünyasına yakın olanların da üye olmalarının sağlanılmasıyla işbu bir, diri ve iri olmanın oluşumu sağlanılabilinir.

ÇAĞA UYMAK...
* 12 Hizmetli Cem ayinindeki bir takım anlamı kalmayan hizmetler, uzman kurulca ayıklanmalıdır. Bin yıla dayanan tarikatın yol’la ilgili çağa uymayan tüm ilkelerinin tartışmasız Şeyh Safi (kimileri İmam Cafer’e izafe ederlerse de doğru değildir) buyruğuna uyulması zorunluluğuda yoktur. Kur’an’ın yorumu niteliğindeki Ulu’ların buyrukları Kur’an ve çağın sosyal yaşantısına göre değişebilir. Unutmayalım ki inanç, sosyal yaşamın mantığına ve akla uygun olduğu sürece devam eder, inandırıcılığını sağlar.
* Dedelik (mürşit-rehber) kurumu, sağlıklı bir şekilde özüne ve inancına uygun bir biçimde ele alınıp yeniden yapılandırılmalıdır.
* Akla giden yol, doğru algıdan geçer varsayımı uyarınca, sağlıklı ve ömürlü örgütlenme içinde üyelerin mensup oldukları meslekler arasında da dayanışma sağlamaları için komisyonlar oluşturularak, halka hizmet sunarak örgütlenmeyi pekiştirmelidirler.
* Cem ayinine evli kadın-erkek birlikte katılır, okunan dualar yapılan söylevler ve semahlarda her toplumun ana diliyle yerine getirilir. Türkiyede, Türkler dışında, Kürt, Azeri, Arap, Arnavut, Boşnak gibi azımsanmayacak şekilde etnik kökenli ve dilli Alevi inançlı yurttaşlar da mevcuttur. Cem ayinlerinde sadece Türkçe yapılan ayin değil, diğer etnik kökenli Alevi yuttaşların da kendi, dilleriyle yaptıkları ayinlerde Alevi TV’lerinde yayımlanmalıdır.
* Irkçı Türk-islam Sentezci söylemlerden kaçınılmalıdır.
* Alevi cemlerindeki Düşkün’lük adı verilen sorgulama-yargılama kurumu sosyal ve ahlaki ilke ve yaptırımlarıyla işlev ve sorumluluklarıyla günümüze uygun bir şekilde düzenlenmelidir.
* Cem ayin yerleri, din uluları-imamlar dışındaki, siyasi simge ve flamalardan arındırılmalı ve kilise, cami, sinagogdaki gibi konumlanmalıdır.

DAYANIŞMA...
* Perşembeyı cumaya bağlayan gecedeki toplu cem ayinlerini yürütecek dedeler eğitimli ve örnek kişilerden olmalı yine tek merkezden söylemileri yazılı olarak sunulmalıdır.
* Günümüzde üç ana gövdeye ayrılan Alevi örgütlenmelerinin bazıları, Aleviliğin inanç ve ibadet yönünü, bazıları da siyasal söylev ve tavrına ağırlık vermekte ahlak, sosyal dayanışma ve ekonomik paylaşım ile sorgulama-yargılamaya ait ilkelerini ise gözardı etmektedirler. Oysa Aleviliği diğer inançlardan farklı ve çağdaş kılan da işbu anlatılmayan ve uygulanmayan temel ilkeleridirler.
Demokratik rejim güvencesi Alevi örgütleri arası dayanışma ve birleşme dileğiyle.

İrtibat telefonumuz: 0212 337 92 23. Mail adresi:dsazak@milliyet.com.tr
My Last Threads


Alevi forum,alevi köyleri,alevi türküleri,alevi ünlüler,alevi sözleri,alevilik nedir,alevi nedir
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir