Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Es- Seyid Ebu'l Vefa Menakıbnamesi (Bir Kıssa)
11-14-2013, 02:44 PM
Mesaj: #1
Es- Seyid Ebu'l Vefa Menakıbnamesi (Bir Kıssa)
Degerli canlar bugün size...Tacü'l Arifin Es- Seyid Ebu'l Vefa Menakıbnamesi'nden bir bölüm sunmak istedim..

İsmi Şah Bism-i Şah Allah Allah, hayırlar fet ola, şerler def ola Hak-Muhammed-Ali yol göstericimiz ola, Gerçeğin demine hu diyelim...

Evvelden Hakk' a selam getirelim... Peygamber ve nesli al-i abaya salavat getirelim...

Allahümme Salli Ala Seyyid'ina Muhammed-in ve Al'a Ali Muhammed...


"....Vakit tamam oldu...Ol yüceler yücesi Allah küfre sapmış halka acıdı... İçlerinden sıdk ile iman edenlerin.. Dualarına ve salatlarına karşılık verdi .. Gayp alemi Erenlerinden, bir kulunu gönderdi... Ceddi Muhammed... Nesli Ali'den... İmam Zeynel Abidin oğullarından Es-seyid Ebu'l Vefa, batın aleminden zahire doğdu...

Tac-ül arifin derledi Künyesine ... Sene tamam olunca Hakk'tan emroldu geldi fena alemine... Konuşurdu sadece lisanı Kürtçe, bilmezdi hem yoktu nasibi başkada ilimde ...

Bir gece rüyasına girdi ceddi Muhammed.. Ağzından verdi hem nasibini de.. gözünden perdeler kalktı... cümle eşya sırrın O'na açtı... Hakikat ilminde bahri ummana daldı... Bir gece vakti idi Ali sırrı verildiğinde...

Hakk'tan emrolunca cümle sırlar açığa vuruldu... Pek çok kürt, mecusi, dini Muhammedi'yeye girip... Ehli Beyt'e gönül verip etrafında toplandı...Nerde kelam eylese.. Ceddi Ehli Beyt'en söylese, birçokları imana gelip tövbe ederdi...

İşte bu zamanlarda Halife, Kaim bi-Emrillah idi...Çevresinde münkirler vede gerçekleri göremeyen Ehl-i Beyt düşmanı pek çoktu...Ebu'l Vefa'yı kötülediler halifeye... akıllarınca saraya davet edip rezil edeceklerdi Ehli sünnetin en tanımış alimlerince..

Halife Kaim bi-Emrillah'ın huzuruna çıktılar bu gösteriş islamını benimseyen küfr ehli ve dediler ki...

---" Zeynel Âbidin oğlullarından bir kimse zahir oldu.. cümle ahali O'nunla Ehli Beyt'e iman eyledi... ve hilafet dahi benim atalarımın der imiş... Kadınlı erkekli Cem olup...içki içip... sema eylermiş.. Eğer şimdiden buna bir çare bulmazsak. fitne-fucur çıkar.. halifeliğin tehlikeye girer dediler...

Halife merak eyledi.. Es-seyidi görmek diledi.. haberciler gönderdiler.. Davete icabet dilediler...

Hazreti Seyid de davete icabet lazımdır diyerek... halifeden gelen bu daveti kabul eylediler.... Bu yolculuğa bir çok kabileden kimse de çıkmak diledi.. Hazret halkı men eyledi ama ne çare, birini men ederdi başka kabile daha gelirdi...

Hazret-i Seyyid Bagdat Şehri'ne girdiğinde... Takip eden taliplerinin sayısı için, kimisi der on bin idi, kimisi der onbinden fazla idi.. . sözün özü peşi sıra pek çok insan cem olmuş Hazretin izindeydi... Rivayet odurki.. Bir o kadar daha büyük bir kalabalık.. karşı geldi... Seyyide bağlılıklarını sundu.. hep birlikte... Şehr-i Bagdat'a girdiler...

Her kim Seyid-i görse... Kelamına nail olsa tövbe eder.... Ehl-i Beyt kervanına dahil olurdu...Seyidi gören Cümle Bağdat halkı fikir birliği ettiler ki.. Hazret-i Seyid.. Evliyaların Büyüklerindendi....Seyid Bagdat sokaklarında bir mescide girdi... Halk o kadar etrafında cem olduki.. yukardan darı saçsalar yere düşmez idi..

Hazret-i Seyyid... Minbere çıktı... Evvel emirde Allah'ı zikretti.. Cedd-i Muhammed'i ve dahi Evlad-ı Resul'ü andı... salat-ı selam getirdi... cümle halkı tövbeye çağırdı... ve Nice Hakk'a kapalı gönüllerin kilidini açtı...Ehl-i beyt aşkına göz yaşı döküldü..

Günlerden Cuma.. vakitlerden Akşam vaktiydi.. Cümle erkan cem olup namaza durdu... Peygamber namazı eda edildi...12 İmam adına göz yaşı döküldü... Ol mescidde zikir hiç bitmedi... Daim-i bir zikir var idi...Durmadan yeni kullar gelir tövbe ederdi... bağlılıklarını sunarlardı...

Durumdan haberdar edilen Halife... Seyidi .. Tebdil-i Kıyafet içinde ziyeret etmek diledi...yanına Said İbni Nasr derlerdi Şafiii ulemanın en ileri gelenlerinden ve pek saygı gösterilenlerindendi. yanına aldı.
Seyid'in buluınduğu mescide girdiler. Ahaliye nazar eyledi. Gördü ki.. Seyid Nurlar içinde oturur... etrafında cümle azizler.. Hakk'ın ismini Okur... halifeye dehşet geldi... kalbine ikilik düştü... yanındaki Ebu Nasr'a dönüp:

----Ben Seyid-i imtihan etmek isterim ne dersin?

Said ibni Ebi Nasr:
---Ya halife! İmtihana ne hacet... Zira Bu Seyid'in Hakk üzre olduğu gün gibi ortadadır... dedi

Halife, Nasr-ı dinlemedi.. cematin arasına karıştı...hatunlar ve er kişiler birlikte cem olmuşlardı...yanlarına vardı... Bir hatunun eline yapışıp sıktı...

Hatun:

---Ya halife! Benden Uzak ol.... ki ben Hakk ile meşkulum.. dedi..
Halife hemen elini çekti.. başka bir yere gitti..Bir kız gördü, onun da yanına varıp elini sıktı...

Kız:
--- Ya Halife utanmaz mısın? ve Allah'tan korkmaz mısın?... evvel eline yapıştığın benim kız kardeşimdi.. seni rüsva eder, halife olduğunu halka bildirirdi... Yürü bizden uzak ol... Biz Allah'tan gayrısıyla meşkul değiliz...
Soyu temiz Seyid'in nuru itişamı, Halife'nin her tarafını sardı... zor durumda kaldı... ve sarayına geri döndü..

Said Halife'ye söyle hitap etti:

--- Ya Emir el mü'minin, ben size tecrübe etmemize gerek yoktur, O'nun nuru herkesi kaplamıştır demedim mi? malumdur ki, bu kişi veliullahtır. Eğer imtihan etmen şartsa ilmi konularda tartışabilecek, bu işin ehli kimseler bulalım, en zor soruları sorsunlar eğer yenilirse yalancı olduğunu anlarız, eğer bilirse O'na bağlanmak gerekir...

Halife'ye bu söz çok hoş geldi.. Bir elçiye yanında yedi tulum dolusu içki ile seyyide bir mesaj gönderdi...

Mesaj söyle yazıldı:

"... Halifenin sizlere selamı var, Duydukki içki içip cem olurmuşssunuz? Kadınlı erkekli toplanıp bu içkiden içesenüz, ol sebeten Bu yedi tulup şarap halifefen hediyedir...Sizler için!!!"

Halife'nin Mesajını taşıyan elçiye Muhammed kadiri derlerdi...Halife'nin en güvendiği ve has adamlarından biri idi...

Muhammed Kadiri, yedi tulum şarabı aldı, Hazret-i Seyid'in huzuruna vardır... korku ve dehşet baskın geldi... Mesajı söyleme kudretini gösteremedi...

Hazret-i Seyyid'e durum malüm oldu... Ve şöyle buyurdu:

-Ya Çaker ( Kul-hizmetçi), Bu tulumlarda baldan ve yağdan gayri nesne yoktur... halife dervişlere selam edip, hediye getirmiştir.. ve sözüne devam etti...

---Ya Dervişler! Çanaklarınızı getirin, Dervişler çanaklarını getirdiler...
Seyyid, Muhammed kadiriye döndü.

---Ya çaker sen kendi elinle taksim eyle! diye buyurdu.

Muhammed Kadiri, tulumun birini açtıki, şarap değil, bir bal varki.. beraklığından yüzü gözükür... Bir kokusu vardırki, misk-i anber...ve dahi birin dahi açtıki, şarap yağ olmuş.

Hakk'ın kudreti... Hazreti seyyid'in himmetiyle, bal ile yağ taksim edildi... bal-ü yağın kokusundan akıllar durdu, çaker bunu görüp kendinden geçti.. Hazret-i Seyid'in ayağına düştü...tevdi eyledi, pirin hizmetine girmeye destur istedi...

Seyyid, Bir tas getirdi...Bir tafarına, ateş... diğer tarafına pamuk orta yerinede kar koydu... Tasın ağzını kapadı... Çaker ile halifeye gönderdi...
Seyyid demek istediki. " erenler şehveti ateş gibidir, ve hatunların şehveti pamuk gibidir, ateş ile pamuk bir arada bulunmaz... Amma Ayin-i cemimizde seyid'in himmetiyle ateş pamuğu yakmaz..."

Nitekim... halife tası açtığında, ateş pamuğu yakmamıştı...halife anlatılmak isteneni anladı...tası boşalttı.. içine bir yılan yavrusu koydu... ağzını sıkıca kapatıp, içinde ne olduğunu kimsenin söylememesini tembihi ile, seyyide tası geri gönderdi...

Muhammed Kadiri, tası getirdi, Hazret-i Seyyid'in önüne koydu...

Hazret-i Seyyid:
---Ya çaker, utangaç halifeden, getirdiğin nedir?

Çaker;
---Ya Seyyid, Halifemiz, bu tasın içindeki nesneyi söylemenizi istediler...

Seyyid:
---Erenleri, böyle basit birşeyle mi denemek isterler, Bu düşük mertebedekilerin sınanmasıdır... Hemen yanında duran kardeşinin ağlu Seyid Matar vardı ve yaşı çok küçüktü, el ile Ona işaret buyurdu,

--Ya matar, bu tasın içinde ne vardır keşf ile bunlara bildir..

Matar:
---Ya seyyid, Cümle yerleri, gökleri ve cem-i makamları seyrettim, bir yılan yavrusunu anası yanında bulamadım. kaybolmuş,, Meğerki bu tasın içindeki kaybolan yılandır..

Çaker bunu iitince,nara atıp yere düştü, aklı başından gitti, Üzerindeki kıymetli elbiseleri çıkardı, çul ve kötü elbiseler giydi. Şan ve Rütbeyi terk eyledi. Tövbe diledi, Ona bağlandı...

Allah Eyvallah

My Last Threads
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir