Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Hz. Mevlananın dilinden İmam Ali
07-31-2015, 02:15 AM
Mesaj: #1
Hz. Mevlananın dilinden İmam Ali
Geçen hafta değerli ağabeyim, dostum Cavit Özdoğan ile Ehl-i Beyt hakkında sohbet ederken gönül ve aşk ocağı Hz. Mevlana’nın, İmam Ali Efendimiz ile ilgili görüşlerinden daha doğrusu hayranlığından, muhabbetinden, aşkından bahsetti. Aldığı notları benimle paylaştı. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aşk kokan satırları sizlerle paylamadan önce şunu ifade etmek isterim ki!


Yüz yıllarca Ehl-i Beyt gerçeği milletimizden saklanmış. Hem de gözümüzün önünde saklanmış. Din alimi, Allah dostu, diye milletimizin önüne çıkanlar, Hz. Mevlana’dan, Yunus Emre’den, İmam Gazali’den, dört mezhep imamından, Kütüb-ü Sitte sahiplerinden bin bir övgüyle bahsettiler. Ama bu büyük insanların, ilmin şehri Hz.Muhammed’e (sav) İmam Ali (a.s) kapısından girdiklerini ısrarla sakladılar. Muhabbetullah’a erişmelerinin sırrının ancak ve ancak Ali (a.s) kapısından geçmekle mümkün olduğunu gizlediler.


Allah, kendisinden razı olsun ki, Muhterem Hocam Prof. Dr. Haydar Baş, münafıkların bin bir gayretle örtmeye çalıştıkları iman aynası Ehl-i Beyt gerçeğini hem milletimizin hem de İslam aleminin önüne koydu. Bu aynaya bakanların kimi hayran olurken, kimileri de Muaviye’nin, Yezid’in, Ehl-i Beyt’e saldırdıkları gibi Prof. Dr. Haydar Baş’a saldırmaya kalktılar. Netice kesindir; “Hak batıla galip gelmiştir ve gelecektir…” Hz. Mevlana’nın aşkına geçelim…

Na’ti Hz. Ali


“O açıklayıcı imam, o Allah’ın velisi, safa ehlinin vücut güneşidir. Yerde, gökte, mekânda, zamanda Hakla duran o imamın zatı, iç ve dış temizliğiyle vasıflanmak vaciptir. Çünkü küfürden, ikiyüzlülükten kurtulmuştur, temizdir...
… Peygamberlere yardım eden O idi, velilerin gören gözü de hakikaten odur. Yüzünün nurlu parıltısı, kendi ziyasından bir güneş yarattı. O, Hakk iledir; Hakk, O’ndan görünür. Hakka ki, O hak ile ebedidir.
Âdem’in toprağı O’nun nurundan idi. O sebeple meleklerin tacı oldu; Allah’ın isimleri ondan belirdi. O temiz ve yüce imamın ilmi sayesinde, Âdem her şeyi anladı. O nur tek olan yaradanın nuru olduğu içindir ki, melekût O’nun huzurunda secde ettiler. Evet, muhakkak ki, Âdem, O imamın nuru ile bütün ilâhi isimleri bildi...
O, şeriatta ilim şehrinin kapısıdır. Hakikatte ise iki cihanın beyidir. İki cihanın sultanı Muhammed, hakka yakınlık gecesinde, Allah’a kavuşmanın harem yerinde onun sırrını gördü…
Allah yolunda gidenler isteyicidirler; Ali istenilendir. Söyleyenler söylerler, susarlar. O susmaz söyler. Ebedî ilim, onun göğsünde parlayıp göründü. Vahyolunanların sırlarını, o hakikat olarak bildi ve bildirdi. Ümmetlere haykırdı: “Allah yolunda Ali, sizin kılavuzunuzdur. ”
Allah’a içi doğru olanlar yüzlerini, O’na çevirmişlerdir. Zira O şahtır, doğru yolu gösterendir, efendidir...
O, bütün peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa: “Benimle açıkça beraber bulundu” dedi…
Ey efendi! Benimle boşuna kavga etme, bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz odur.
Ey Şems-i din, madem ki sen aşıksın, Mevlâna için aşkta canını feda et ki, canın canana kavuşsun ve aşkta ulaştırıcı kılavuz olsun…”
(Divan-ı Kebir’ den Seçme Şiirler c.1, s.3,4,5 – Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları – Şark İslam Klasikleri 15)


Cihan var oldukça Ali var olur
Cihan var olurken de Ali vardı.
Cihanın temeli suret buluncaya kadar var olan Ali idi. Yer resmedilinceye, zaman husule gelinceye kadar var olan Ali idi. Veli, vasiy olan Şah Ali, cömertliğin, keremin, bağışın Sultani Ali idi…


Nefsin tamamından ötürü cihan sofrası üzerinde elini bulaştırmayan kahraman aslan Ali idi. Kuran’ın yer yer ayetlerinde Allah’ın ismetini vasıf ile övdüğü Kuran sırlarının kâşifi Ali idi.


Kapısının toprağı kadir ve kıymette Arşın semasından daha ileri geçen, o durmadan hakka secde eden arif Ali idi. İslam yolunda iş düzelmedikçe, durup dinlenmeyen o şerefli, vakarlı Şah Ali idi. Hayber kalesinin kapısını bir hamlede koparıp açan o kaleler fatihi Ali idi.
Afaka her bakışımda gördüm ki, yakin yüzünden her varlıkta var olan Ali idi. Bu küfür olmaz, küfür olan söz bu değildir. Cihan var oldukça Ali var olur, cihan var olurken de Ali vardı.


Tebriz’in Şems-ül Hakkı cihanın gizli ve açık sırlarından her ne gösterdinse hepsi de Ali idi…”
(Divan-ı Kebir’ den Seçme Şiirler c.2, s.156-157 Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları – Şark İslam Klasikleri 15)

yenimesaj.com.t r/?artikel,120114 02/

My Last Threads
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir