Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İçki ve Kur'an
06-26-2016, 02:50 AM (Bu Mesaj 06-26-2016 02:55 AM değiştirilmiştir. Değiştiren : Dede-baba.)
Mesaj: #1
İçki ve Kur'an
Benden Muhammet Mustafa’ ya saygı ve selam:
Deyin ki, hoş görünürse, bir şey soracak Hayyam:
Neden Yüce Efendimizin buyruklarında
Ekşi ayran helal da güzelim şarap haram?

Benden Hayyam’ a selam söyleyin demiş peygamber;
Sözlerimi yanlış anlamışsa çiylik eder:
Ben şarabı herkese haram etmiş değilim ki
Hamlara haramdır, doğru, ama olgunlar içer.

Ömer hayyam



İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed..

"...Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar İbadet yapmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır." Nisa Suresi Ayet 43


Şimdi Yukardaki ayetin inişine sebebi olan olayı sünni hadis kaynaklarından nakledelim:


Ayet acaba içkiyi kimlere ne için yasaklamış :

"...
İbnu Avf (ra) bizim için yemek hazırlayarak bizi davet etti, gittik, yemeği yedik. Arkadan şarap ikram etti, içtik. Şarab beni sarhoş etmişti. Namaz vakti gelince imam olmamı istediler.

Namazda Kafirun suresini okudum. Ancak

"sizin taptığınıza ben tapmam" diyecek yerde

"biz, sizin taptığınıza taparız"

şeklinde yanlış okudum. Bunun üzerine:

"Ey iman edenler! sarhoşken, ne dediğinizi bilene kadar, cünubken -yolcu olan müstesna- gusledene kadar namaza yaklaşmayın..." ayeti nazil oldu."


İlgili hadis Ayetin muhaplarını bildirir bize, Ayetten şu çıkarımlar yapılabilir..

1- İçki islam öncesinde ve Kur'an indiği dönemlerde de içiliyordu..

2- Nisa suresi öncesinde içki ile ilgili inen 2 Ayet, ne sahabe, ne hz. Muhammed tarafından, içkinin tamamen yasakalanması şeklinde yorumlanmamıştır...

3-İçkinin muhatabı tüm içki içenler değil, içki içipsarhoş olan akli melekelerini yitiren ne dediğinin farkında olmayacak derecede içenleredir...

4- ayet içkinin İbadet halinde sarhoşluk derecesinde içilmesine karşıdır... kendini kaybeden bir insan İbadeti elbette kabul olmaz.. yine ayetten sarhoş olmayan fakat içkili olanlara dahi ibadet serbesttir. sonucu dahi çıkarılabir..

5- çünkü ayet SARHOŞLUK DURUMUNA VURGU YAPAR..

kaynak:

1- Tirmizi, hadis no: 556

Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun
Haşa! Cennet-i Ala meyhane midir?
Her Mü'mi' ne iki Huri diyorsun?
Haşa! Cennet-i Ala kerhane midir?

Tanrı Bize cennette vaat ettiği şarabı
Niçin haram etsin bu dünyada, akla sığar mı?
Bir sarhoş arap devesini vurmuş hamza'nın
Peygamber'de yasak etmiş o araba şarabı

Ömer Hayyam



İsmişah! Bismişah Allah Allah

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...
Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...

".....Hurma ve üzümden, şeker (hurma şerbeti, üzüm suyu, şıra) ve güzel bir rızık edinirsiniz. Muhakkak ki bunda, akıl eden bir kavim için elbette bir âyet vardır....."Nahl Suresi Ayet 67


"... Hurma meyvelerinden, üzümden şarap yapar, Güzel beslenirsiniz, yiyip istenen kadar. Kuşkusuz Aklı erenler için Bunda ibret var, bilin.." Bedri Noyan Dede-baba Kur'an tefsiri s.272

Degerli canlar,

Gerek içki ile ilgili Ayetler üzerine inen hadis kaynakları incelendiğinde ve gerekse ayetlerin bizzat kendi incelendiğinde, Ortaya çıkan gerçek içkinin bizzat kendisinin haramlığı değil, aşırıya kaçan içkinin sarhoşluğun haramı söz konusudur..


Nitekim Yukardaki Ayet, açık ve nettir... içki konusunda aklı eenler için İbret vardır.. Yani HARAM DEĞİLDİR...

içkiyi tümden haram eden kimse Allah'a, Peygamber'e, ve Kur'an'a isyan halindedir. Allah'ı sözünden dönen, kendisiyle çelişen konumuna sokar.. bu ise Allah'ı aciz, hata yapan ve yanılan yapar ki Allah böyleniteliklerden Münnezzehtir..

Allah Bizzat Kur'an da

“....Artık onlar öncekilerinin sünnetinden başkasını mı bekliyorlar? Allah’ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın. Allah’ın sünnetinde dönüşümde bulamazsın” FATR SURESİ AYET: 43

ve devam edelim.. ne diyordunuz siz, Allah önce içkiye izin verdi sonra yasakladımı diyordunuz..


hiç mi Allah'tan korkunuz yok.. Kur'an damı okumazsınızda kendi kafanızdan haram helal uydurusunuz.. Kur'anda yazmayını varmış gibi gösterirsiniz..


“....Daha önceden gelip geçenler hakkında Allah’ın sünnetidir. Allah’ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın....” AHZAB SURESİ AYET 62


ŞİMDİ Soralım:

sizin apaçık Kur'an ayetlerine demi İmanınız yok* Allah'ı sözünden dönen, hata yapan, koyduğu yasaları ve ayetleri değiştiren ve dönüştüren yapıyorsunuz?

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...
Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed..


"....Ey İnananlar, içki, kumar, tapınılmak için dikilmiş taşlar (putlar), fal okları, ancak şeytanın işinden birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz..." Maide Suresi Ayet 90

Bakalım Yukardaki Ayet neden inmiş, ve Muhatabı kimler:



"... Ensardan Mâlik oğlu Itbâ evinde davet veriyordu...


ziyâfetinde dâvetliler haddinden fazla içip sarhoş oldular. Sa'd b. Ebî Vakkas bir şiir okuyarak kendi soyunu övdü, ensârı ise yerdi.


Ensârdan bir zât da, sofrada yedikleri devenin çene kemiğini Sa'd'a vurup başını yardı...."


Olay büyüdü,

Sa'd, Hz. Peygamber (s.a.s)'e şikâyette bulundu. O zaman:

aşağıdaki ayet nazil oldu:


"...Ey İnananlar, içki, kumar, tapınılmak için dikilmiş taşlar (putlar), fal okları, ancak şeytanın işinden birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz..."

Ayet'in iniş nedeni incelendiğinde, içkinin akli unsurları kaybedecek aşırı derecede alınması ve bunun kötü sonuçlarına vurgu vardır..

İçkinin haramlığı tüm içenlere değil,, SARHOŞ OLUP KENDİNE KAYBEDENLEREDİR.

Bu anlamda elbette SARHOŞLUK KATRESİNE değin içilen içki içenleri zillete ve her türlü kötülüğe meyl eder..


İçki'nin helalliği ve haramlığı Noktasında, Alevi-Bektaşi batıni Yorumun ne kadar doğru olduğunu Bugün Sünni Alimlerde kabul etmek durumunda kaldı...

Sünni kesimin Tanınan en büyük alimlerimderinden biri olan yasar Nuri ÖZTÜRK yaptığı açıklamlarda bakınız ne diyor:

İmam-ı Azam'a göre,

"...Hanefilerde şarap dışındaki içkilerin sarhoşluk kaydıyla haram..."

Fıkıh ve kelam bilgini İmam-ı Azam'ın hocası ırak fıkıhının babası sayılan

İbrahim El Nehaiye'nin bir anısını şöyle aktardı:

"...Nehaiye'ye soruyorlar:

-----Nebiz (şarap dışındaki sarhoş eden içkilerin tümü) içtim' diyor, '10 kadeh içtim, hiçbir şey olmadı. 11. kadehte sarhoş oldum.

Şimdi ben 11. kadehten mi sorumlu olacağım?, 0 beni sarhoş eden son kadehten mi?'

---O son kadehten' diyor..."


İbn-i Abbas'tan Rivayettir:


"... Sahabi gelmiş İbn-i Abbas'a sordu:

----9 kadeh içtim 10. da sarhoş oldum"

--- İbn-i Abbas

"Hamr yani şarap Kuran'da ismen haram olduğu için azı da çoğu da haramdır.

Şarap dışındaki içecekler nebizgillerdir.

Bunlar sarhoşluk kaydıyla haramdır"

Yukardaki hadislerden sonra Yasar Nuri öztürk bakınız ne diyor:

"...Sarhoş olmadan içiyorum diyene İslam açısından kızamam!!!!

Ama biri çıkar da bana "iki tek rakı içiyorum,

ama sarhoş olmuyorum.

Ben hanefiyim. Hanefi fikhının bu fetvasına saygım var" derse,

ben bu adamı islam açısından sorgulamayam, ona kızamam.

Bin yıllık fıkıh ortada...."

Peki Alevi-bektaşi Pirleri dedeleri ne diyordu: içki konusunda:

İÇKİ NE ZAMAN HARAMDI?

1- Kişi içki içtiğinde kendisine.. çevresine... zarar veriyorsa... HARAMDIR.

2- Kişi akli unsurlarını kaybedecek derecede Aşırıya kaçıyorsa HARAMDIR.

3- Kişi bakmakla hükümlü olduğu kimselerin rızkını içki içerek harcıyorsa HARAMDIR.

Dozunda içilen içki haram değildir..

içki Ehline Helal na-Ehle haramdır..


Benden Muhammet Mustafa’ ya saygı ve selam:
Deyin ki, hoş görünürse, bir şey soracak Hayyam:
Neden Yüce Efendimizin buyruklarında
Ekşi ayran helal da güzelim şarap haram?

Benden Hayyam’ a selam söyleyin demiş peygamber;
Sözlerimi yanlış anlamışsa çiylik eder:
Ben şarabı herkese haram etmiş değilim ki
Hamlara haramdır, doğru, ama olgunlar içer.

Ömer hayyam

kaynak:

1- Yasar Nuri ÖZTÜRK, habercem Web Sitesi,http://www.habercem.com/Iki-duble-ra...gil_76411.html

ALEVİ-BEKTAŞİ İNANCINDA İÇKİ NE ZAMAN HARAMDIR



Alevi bektaşi içkiyi aşağıdaki hallerdeki sonuçlara neden açıyorsa HARAM SAYAR.

1- Kişi içki içtiğinde kendisine.. çevresine... zarar veriyorsa... HARAMDIR.

2- Kişi akli unsurlarını kaybedecek derecede Aşırıya kaçıyorsa HARAMDIR.

3- Kişi bakmakla hükümlü olduğu kimselerin rızkını içki içerek harcıyorsa HARAMDIR.



Bektaşi Ayin-i Cem'lerinde sembolik olarak dem (RAKI) alınır. Şarap içilmez.

Bektaşilerin irşat yeri genellikle sofralardır. Sofrada dem almak asla herkesin istediği kadar içmesi şeklinde değildir.

Sofrayı idare eden Dede-Baba dem almadan kimse dem almaz. "aşk olsun" diye müsade etmeden asla yemeğe içkiye el sürülmez. her şey disiplin içinde yapılır.

Bektaşilikte saglık problemi hariç, hiç dem almayana da nasip verilmez, çok dem alan çevreyi rahatsız edecek kadar nefsine hakim olmayana da nasip (dem) verilmez.

Bektaşilikte ağızdan alınanın hiç önemi yoktur, kulaktan alınan dem önemlidir. o da sohbettir. Ağızdan alınan mideye tesir eder, kulaktan alınan akla ve gönüle tesir eder..

Dem'in fazla alınması nefse düşkünlüğün en somut örneğidir.

Nefsin terbiyesi ile özel olarak uğraşmaz, ruhun yüceltilmesine çalışılır, ruhun yüceltilmesi ise zaten nefsin dizginlenmesi ile mümkündür...

İçeriz Sarap

Ey zahit saraba eyle ihtiram
Müslüman ol terk et bu kilükali
Ehline helaldir na-ehle haram
Biz içeriz bize yoktur verbali

Sevaba girmek çün içeriz sarap
Içmezsek oluruz duçar-i azap
Senin aklin ermez bu baska hesap
Meyhanede bulduk biz bu kemali

Kandil geceleri kandil oluruz
Kandilin içinde fitil oluruz
Hakki göstermeye delil oluruz
Fakat kör olanlar görmez bu hali

Sen münkirsin sana haramdir bade
Bekle ki içesin öbür dünyada
Bahs açma HARABI bundan ziyade
Çünkü bilmez haram ile helali

[b]ALLAH EYVALLAH ŞEYHEN İLALLAH

Saygı ve Sevgilerimle....

HAYIRLAR FETOLA , ŞERLER DEF OLA HAK-MUHAMMED-ALİ YOL GÖSTERENİMİZ OLA

Gerçekleri söylemeyen, dine yeni hükümler ekleyen halkı yanıltan "Hakkikati bile bile ve mazereti olmaksizin soylemeyen dilsiz seytandir" Bilerek yada bilmeyerek bütün yanlışlarından ve hatalarımdan Allah'a sığınırım...

Kur'an'nın konu ile ilgili ayetleri incelendiğinde, tam ve doğru tesfirlerde...

"Ey Muhammed! Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır. Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür. Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin. İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor. Umulur ki siz düşünürsünüz." (Bakara/219)

"Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?" (Maide/90-91)

İçki kısmı "aşırıya kaçan" olacak)

İçkinin tam olarak yasaklanmadığı, fakat tamamen de helal kılınmadığı burada düşünülmesi ve açıklanması gereken bir durum bulunduğu açıktır.

İçki: kişinin düşünme kabiliyetini yitirene kadar içmesi durumunda yada ailesinin geçimini rızkını tehlikeye atacak şekilde içmesi veyahut ta; içki sonucu çevresine zarar vermesi durumundaHARAMDIR. bu basit çıkarımı Ayetlerden de anlayabilirsiniz...

Yine konuyla ilgili Hadisler incelendiğinde de...

***" peygamber bir gece mekke sokaklarında dolaşıyordu... Bir meclisten içeri girdi. İçerde içki içiliyordu hoş bir ortam vardı.. sohbete eşlik etti selam verdi selam aldı çıktı... Başka bir gün tekrar bir meclise girdi. İnsanların Ahlaka ters bir şekilde kadınlı erkekli bir şekilde adaba aykırı davranışları gördü.. kavga ve kargaşaya tanık oldu. Peygamber selam vermedi yüzünü çevirip meclisi terk eyledi..."

Degerli Canlar, gerek hadisler ve gerekse yukarıdaki hadisler incelendiğinde... ve şu soruyu sorduğumuzda "İçki neden haramdır?

Yukarıda sıraladığım nedenlerle haram kılınmıştır. Peki O zaman aşırıya gitmeden alınan dozunda olan içki de buna dahil midir? Yoksa içki tümüyle islam dininde yasak mıdır? Sanırım açık ayetlerden ve hadislerden, anlaşıldığı üzere dozunda alınan , bektaşi deyimiyle "dem niyetine" alınan içki helaldir...

Yine Sizin verdiğiniz Ehl-i Beyit imamları da, aşırı şekilde alınan içkiye ve bunun yol açtığı kötü durumlara dikkat cekmiş bu şekilde alınan içkinin haram olduğunu belitmişlerdir. burada bir çelişkimiz yok....

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah akılları korumak için şarap içmenin terkedilmesini farz kılmıştır." Nehc'ul-Belağa, 252. hikmet

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sürekli şarap içen kimse aziz ve celil olan Allah'ı bir putperest gibi karşılar." Kendisine, "Sürekli şarap içen kimdir?" denilince şöyle buyurmuştur: "Her şarap bulduğunda içen kimsedir." el-Hisal, 632/10

Degerli Can, dikkat et "sürekli içen " diyor

İmam Ali (a.s): "İmtihan üç şeydir: Kadını sevmek ki bu şeytanın kılıcıdır; şarap içmek ki bu da şeytanın tuzağıdır; dirhem ve dinarı sevmek ki bu da şeytanın okudur. Her kim kadınları severse, hayatından nasiplenemez; her kim (alkollü) içecekleri severse, cennet kendisine haram olur ve her kimde dirhem ve dinarı severse, dünyanın kulu olur." [15]el-Bihar, 73/140/12

Doğrudur. içki dikkat edilmez ise , mümtelası olursa her kötülüğün kilidini açandır..

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dünyada sarhoş edici şeyleri kanasıya içen kimse, susuz olarak ölür, susuz olarak haşrolur ve susuz olarak cehenneme girer." Sevab'ul-A'mal, 290/5

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah şarabı içenin aklını değiştirmesi, şarap içeni aziz ve celil olan Allah'ı inkara sürüklemesi, Allah'ı ve elçilerini iftiraya sevketmesi, fesat ve cinayet gibi diğer bir çok kötülüklere sebep olması sebebiyle haram kılmıştır." Uyun-u Ahbar'ir-Rıza (a.s), 2/98/2

İŞTE İÇKİNİN HARAM olduğu durumlar bunlardır. Yoksa Bektaşi erkanında alınan "dem" in haramlığı ya da dozunda alınan içki haram değildir.

ALLAH EYVALLAH, ŞEYHEN İLALLAH

Saygı ve Sevgilerimle....

İÇKİ İÇEN HALİFELER!

OSMANZADE Taib Ahmed’in "Telhisü Mehasini’l-adab" kitabında İslam halifelerinin içkiyle ilişkileri de yer alıyor.

Halifeler fethettikleri topraklarda içkiyle tanışmışlardı. Oysa İslam’ın ilk yıllarında olmasa bile mekke'nin Fethinden sonra avama sert bir yasak vardı.

Hz. Ömer, hamamda vücudunu şaraplı suyla yıkayan Halid Bin Velid’e, "Şarabın içilmesi kadar vücuda sürülmesi de yasak" demişti.

Gelelim Halifelere...

Tarihçi Taib Ahmed Efendi, halifeler hakkındaki bilgileri, İslam dünyasının önemli ilim adamları arasında gösterilen Cahiz’in (776-868) "Minhacü’s-süluk" adlı kitabından almıştı.

Bu kitapta, içki içen Emevi ve Abbasi hükümdarları şunlardı:

"Müslümanlar arasında içkinin yayılmasının nedenlerinden biri de, Emevi halifelerinden Yezid Bin Muaviye, Abdulmülk Bin Mervan, Yezid Bin Abdulmülk, Velid Bin Yezid gibi kimselerin içki düşkünü olmalarıydı. Arap hükümdarlarından Numan ve Hişşam ile küçük emirliklerden çoğu haftada bir gün işret ederlerdi (içerlerdi).

(...) Emevi hükümdarlarından Yezid bin Velid ayyaş idi; vaktini sarhoş olup ayılmakla geçirirdi. Abdülmelik ayda bir kere; Velid Bin Abdülmelik haftada bir kere; Süleyman ve Merdan Bin Mehmed üç günde bir kere içerlerdi.

(...) Abbasiler’den zevkusefa sofralarına en ziyade rağbet eden halifeler; Hadi, Reşid, Emin, Me’mun, Mu’tasam, Vasık, Mütevekkil idi. Abbasi halifelerinden Ebul Abbas haftada bir kere salı gecesi içerdi. Hadi ve Mehdi iki günde bir kere; Harun ve Me’mun haftada iki kere içerdi. Bunlar nihayet giderek ayyaş olmuşlardır. Mu’tasım, perşembe ve cuma günlerinde ve toplantılarda içerdi. Ama Vasık, cuma gecesi ve toplantı günlerinde içmez, diğer geceler içmezse uyuyamaz, rahat edemezdi."

Emevi ve Abbasiler’den içki düşkünleri olduğu gibi içkiye karşı hükümdarlar da vardı. Örneğin, Emeviler’den Ömer Bin Abdülaziz ve Abbasilerden Muhtedi ile Mansur gibi birçok halife de içkiye karşı mücadele vermişlerdi.

Fatimiler’den Mustansır içki sofraları kurdurmasıyla bilinirken, Hakim Biemrillah tam tersine içkiye düşmandı.

Sünni İslam inancına göre içkinin bir damlası bile haramdı. İçki murdardı. Bu nedenle içenlerin cezaya çaptırılması gerekiyordu.

Bin Harep, Velid Bin Akabe, Yezid Bin Muaviye, Ömer Bin Hattab vs. İslam’da içki cezası alan ilk isimlerdi. Aslında mazeretleri vardı: "Biraz ferahlamak" ve "türlü düşüncelerden kafalarını kurtarmak!" gibi.

Nedeni ne olursa olsun, yasağa, cezaya rağmen, bazı halifeler hem de konumlarını bile göz ardı ederek, haram olduğunu bile bile içki içmişlerdi.

BUNLARI BiLiYOR MUYDUNUZ?

TÜRKLERİN milli içkisi, kısrak sütünden mayalanma yoluyla yapılan kımızdır. 1960’lı yıllarda bazı Türkçü/Bozkurtçu gençler rakı, şarap değil, "milli içki" diye kımız içerlerdi. Ülkücülüğe ne zaman "Türk-İslam Sentezi" yerleşti, bu hareket içinde kımız içme geleneği son buldu.

İçki yasağı hiçbir dönemde hiçbir ülkede tam olarak uygulanamaz. Ayrıca bazı İslam düşünürleri, kimi hadislere dayanarak İslam’ın içkiye izin verdiğini ispat etmeye çalışırlar. Bunlardan biri de Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un damadı, ilahiyatçı Ömer Rıza Doğrul’dur. İslamiyet ve dinler tarihi üzerine eserler vermiş Doğrul, iyi bir içiciydi. Sirkeci’deki Konyalı Lokantası’nda hem içkisini içer, hem de yazılarını kaleme alırdı. Kuran-ı Kerim’i "Tanrının Buyruğu" adıyla Türkçe’ye çevirdi. "Çeviri parasını içkiye yatırdı" diye çok eleştirildi.

****Milli Şair Mehmet Akif Ersoy, 24 yaşına kadar içti, sonra bıraktı. Yakın arkadaşı Neyzen, Mehmet Akif’i içkiye başlatmak, Mehmet Akif ise Neyzen’e içkiyi bıraktırmak için çok uğraştı. İkisi de başarılı olamadı.

Türk ressamları arasında en çok içki içenlerden biri de Çallı İbrahim’di. Neyzen, bir akşam elinde rakı şişesi Çallı İbrahim’e giderken, Bakırköy Hastanesi’nin başhekimi Mazhar Osman’la karşılaştı.

Mazhar Osman, daha hastaneden yeni çıkan Neyzen’i elinde şişe ile görünce çok kızdı. Hemen şişeyi kendisine vermesini istedi. Neyzen, içkinin yarısının Çallı İbrahim’e ait olduğunu söyledi. Mazhar Osman, "O halde hemen yarısını boşalt" dedi. Neyzen, "Boşaltamam, üstteki bölüm Çallı’nın" yanıtını verdi!

Türkiye’deki siyasal İslam’ın manevi lideri Necip Fazıl Kısakürek, uzun bir dönem içki içip kumar oynadı. Ama daha sonra ikisine de tövbe etti.

Şair Yahya Kemal, içki masasında en küçük bir münasebetsizliği bile hoş karşılamazdı. Yakın arkadaşı Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ndan öğrendiği Bektaşilerin, "Masaya nasıl oturdunuz ise öyle kalkınız" sözünü pek severdi.

İslami temelde gelenekten kopmayan Batılı bir yaşamı savunan şair Namık Kemal, rakıya pek düşkündü. Babası, II. Abdülhamid’in Müneccimbaşısı Mustafa Asım her mektubunda adeta oğluna yalvarırdı: "N’olur şu içkiyi biraz azalt!"

Bülent Ecevit içki sevmezdi. Turgut Özal, Semra Hanım’ın ısrarıyla sadece bir kadeh konyağa hayır demezdi. Süleyman Demirel ise keyifli olduğunda bir iki kadeh içerdi.
***Osmanzade Taib Ahmed (1660-1724). "Hadikatü’l-müluk" adlı eserinde; Sultan I. Osman’dan II. Mustafa’ya kadar 22 padişahın hayatını kaleme aldı. Buna göre;

"Hadikatü’l-vüzera" adlı kitabında ise, ilk Osmanlı veziri Alaaddin Paşa’dan, Rami Mehmed Paşa’ya kadar 108 sadrazamının hal tercümelerini yazdı.

Buna göre;

***Osman Gazi Bizanslı beylerle (tekfur) şarap içmişti. Taib Ahmed’e göre, Osman Gazi’nin oğlu Orhan da içkiden uzaktı.

**"Fatih Sultan Mehmed Han ve Sultan Bayezid-i Veli, komutanları ve vezirleriyle arada sırada iyşü nuş (içki álemi) ederlerdi. Hatta Bayezid-i Veli, Sadrazam Gedik Ahmed Paşa’yı işret (içki) sırasında katletmişti".

***Yıldırım Bayezid içki içiyordu. Padişahın içki ve bezm (içki meclisi) düşkünlüğünün sebebi, eşi Sırp prensesi Maria Despina (Olivera) idi.

***Yavuz Sultan Selim içki kadehine fazla iltifat etmezdi, ancak ara sıra içerdi. Heyhat, çabuk sarhoş olup şiir okurdu. Bir gün bir eğlence sırasında yine sarhoş oldu; ayağa kalktı; elindeki kadehi öne doğru uzattı ve üzümden ilk şarabı çıkardığı iddia edilen İran Şahı’nı anımsayıp şiir okudu:

***Kanuni Sultan Süleyman’ın, ilk zamanlarında musiki dinlerken içki içmişliği vardı. Ancak daha sonra içkiyi yasakladı.

***Padişahlar arasında içkiye en düşkün isim II. Selim’di. Lakabı "Sarhoş" idi. Bu dönemde sınırsız içki serbestliği vardı.

***MEYHANEYİ ÖVEN ŞEYHÜLİSLAM

IV. Murad kendisi içmesine rağmen halka alkol, sigara ve kahve kullanılmasını yasakladı. İçki içenler darağaçlarında sallandırılırken IV. Murad’ın Şeyhülislamı Zekeriyazade Yahya Efendi bakın şiirinde ne diyordu:

"Mescitte riyamişler etsin ko riyayı/
Meyhaneye gel kim ne riya var ne mürai..." (
Bırak mescitte ikiyüzlüler devam etsin riyakárlığa/
Sen meyhaneye gel ki orada ne riya var ne riyakár.)

***Rakıyı Osmanlı Sarayı da pek sevdi. III. Ahmed, çoğunlukla geceleri hünkár sofasında, balkonda yumuşak yastıklar içinde yarı yatmış bir halde oturur, sadrazamı, şairleri ve dalkavuklarıyla rakı içerdi.

***III. Mustafa, yemeğine zehir konularak öldürüleceği korkusu nedeniyle hep panzehirler kullandı ve bunun sonucu uyuşturucu bağımlısı oldu!

***Osmanlı padişahları arasında içkiye en düşkün kişi II. Mahmud, yasakları deliverdi.

***Abdülmecid içki bağımlısıydı; bazı geceler körkütük sarhoş durumda mabeyinciler tarafından arabasına konulup saraya küfürlü içerikürülürdü

Saygı ve Sevgilerimle....

konuyla ilgili olarak Erkan Uğur'dan değişi dinlemenizi öneririm

My Last Threads
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir