Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İmam Hüseyinin Kerbeladaki tavrını nasıl algılamak gerekiyor?
08-07-2013, 09:47 PM
Mesaj: #1
İmam Hüseyinin Kerbeladaki tavrını nasıl algılamak gerekiyor?
İmam Hüseyin, yaşantısıyla, davranışlarıyla, cesaretiyle
sadece İslâm âleminde değil, bütün insanlık için
görkemli bir abidedir. İmam Hüseyin‟in yaşadığı
dönemde zalim Emevi eEmevi iktidarını kurumlaştıran Muaviye, İmam
Hüseyin‟in babası Hz. Ali‟yi ve abisi ikinci İmam
Hasan‟ı kendi iktidarı için tehlikeli görmüş ve binbir
entrikayla onları şehit etmişti. Muaviye ölünce yerine
oğlu Yezid‟i tayin etmişti. Oğul Yezid‟te babasının
kanlı iktidarını korumak istiyordu. Muaviye, Hz.
Peygamberle yıllarca savaşmış olan, Mekkeli
müşriklerin önderi olan bir ailedendi. Hz. Peygamberin
hicretinden sonraki dönemde İslâmiyet‟in gelişmesi ile
beraber bu aile artık Müslümanları yenemeyeceğini
görünce takkiye yaparak İslamiyet‟i seçmişlerdi. Oysa
bilinir ki; bu ve benzer ailelerin amacı gelişen
İslâmiyet‟in değerlerine sahip olmaktı. Bunlar bu
amaçla İslâmiyet‟i benimsiyorlardı. Dolayısıyla
İslâmiyet‟in ilk temsilcileri olanları, yani gerçek
Müslümanları saf dışı bırakıyorlardı. Bu müşrikler
günümüze değin sürecek bir çatışmanın tohumlarını o
zaman başarıyla ektiler. İşte sevgili İmam Hüseyin,
böylesi bir çağda ya dedesinin, babasının ve abisinin
yolunda gidecekti, yani Hak yolunu bütün zorluklarına
rağmen taviz vermeden savunacaktı, ya da müşriklerin
temsilcisi Yezid‟e boyun eğip, biat edecekti.
İmam Hüseyin, Emevi iktidarının halkı baskı ve zulüm
altında inlettiği bu dönemde Küfe kentindeki halktan
bir davet aldı. Bu davette Küfeliler artık Yezid‟in gemenliği hüküm sürüyordu.


zulmünden bıktıklarını ve kendisini önder (Halife)
olarak kabul ettiklerini belirtiyorlardı. İmam Hüseyin
insanları dolayısıyla Küfelileri iyi tanıyordu. Ve giderse
başına neler geleceğini biliyordu. Bütün bunlara
rağmen İmam Hüseyin kendisine bağlı ailesi ve bir
grupla Küfe şehrine doğru yola çıktı. İmam Hüseyin`in
yola çıktığını haber alır almaz hemen planlara başlayan
Yezid, onu durdurmanın ve kendisine biat ettirmenin
yollarını aradı. Yezid binlerce kişilik bir orduyla
Kerbelâ çölünde İmam Hüseyin‟e pusu kurdu. Ordunun
komutanları, İmam Hüseyin‟e Yezid‟e biat ettiğini
beyan etmesini istediler. İmam Hüseyin Yezid‟e boyun
eğmekten ve onun kanlı zulüm iktidarını tanımaktansa
şehit olmayı yeğlediğini kararlılıkla Yezid‟in gözlerini
para hırsı bürümüş askerlerine ve korkup sözlerinin
arkasında durmayan Küfelilere haykırdı. Bundan
sonrası dünyanın gördüğü en haksız savaşlardan
biriydi. Bir tarafta İslâmın peygamberinin torunu, diğer
tarafta kanlı iktidarın temsilcileri. İmam Hüseyin‟in
gücü 72 kişiydi. Yezid‟in askerleri ise binlerce. İmam
Hüseyin ve arkadaşları şerefli bir şekilde Yezid‟in
askerlerine karşı direndiler.
İmam Hüseyin aldığı onlarca kılıç ve ok darbesi sonucu
yaralı düştü. Yezid‟in askerleri vahşete doymuyordu.
Ve Yezid‟in komutanlarından Şimr İmam Hüseyin`in
mübarek başını keserek bir tepsi içinde Şam‟daki
sarayında Yezid‟e sundu. Daha sonra sevgili imamın
başı Şam sokaklarında gezdirildi.
İmam Hüseyin sadece yaşantısıyla değil, şahadetiyle
bütün insanlığa bir mesaj vermiştir. İmam Hüseyin bir
semboldür. Yiğitliğin, fedakârlığın, mazlum olmanın
sembolü. İmam Hüseyin, verdiği mesajda sonu ne
olursa olsun asla ama asla Yezid‟e, dolayısıyla zalime
ve onun zulmüne boyun eğmeyeceğini bütün dünyaya
şahadetiyle kanıtlamıştır. İnsanlık var oldukça İmam
Hüseyin var olacaktır.

Kaynak;http://www.alevitentum.de/Sorularla_Alevilik_Kitap.pdf

My Last Threads
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir