Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kentleşen Alevilik ve Siyasal Tercihleri
02-24-2015, 11:57 AM
Mesaj: #1
Kentleşen Alevilik ve Siyasal Tercihleri
Alevilerin gelişen siyasal tercihleri, emekçilerden, yoksul köylülükten, kültürel kimliğini ve Ana Dilde Eğitim isteyen Kürt’ten yanadır.

Alevilik ilk uygarlığın beşiği olarak anılan Mezopotamya'yı da içine alan ve yüzlerce uygarlığın geçtiği Anadolu'da son şeklini almıştır. "Sömürgeci ve baskıcı devlet organizasyonlar ına" karşı halkların başkaldırı ve yaşam öğretisine dönüşümünde kırsal yaşam alanında geliştirdikleri felsefenin büyük bir önemi vardır. Kır ilişkilerinin yarattığı kapalı ekonomik ve siyasi koşullar Alevi felsefesinin doğuşuna neden olmuştur.

İslam devletinin (Asr-ı saadet dönemi) “Kent kolonileri” yaratmasıyla birlikte ilk geri kentsel ilişkilerde ve özelliklede Pazar ilişkilerinde etkili olamayan Aleviler yaşam alanı olarak topografyası bozuk alanlarda yaşamaya başlamışlardır. Kent ilişkilerinden yararlanamayan Aleviler de; Kır-Köy yapılanması içerisinde “kendi kendine yeter” düzeyde olan Alevi yerleşim alanlarında farklı toplumsal yapıların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yapılan üretimin sonucunda elde edilen değerlerin dağılımında “müsahiplik” ya da akrabalık ilişkilerinin kullanılması nedeniyle eşitlikçi bir yapının da gelişmesine neden olmuştur.

Köy ilişkileri içerisinde, pazardan yararlanamamakt an kaynaklanan zorunlu ilişkiler, karşılıklı yardımlaşma, zayıfa yardımcı olmak gibi üst toplumsal ilişkilerin gelişmesine neden olmuştur.

Kent ilişkileri içerisinde (özellikle Anadolu’da) üretimden koparılan Aleviler yaşadıkları zor coğrafi koşullara rağmen tarım dışı alanları, tarıma açmaları, hayvancılığı geliştirmeleri oldukça önemsenecek düzeye ulaşmıştır. Şeriatçı devlet örgütlenmeleri ile Osmanlının merkezi feodal sömürgeci politikalarına ve egemen hukuk sistemini tanımayarak kendi iç hukuk düzenlerini kurmuşlardır.

Kır ilişkileri içerisinde devletlerle buluşamayan ve tanımazlık politikaları Alevilerin toplumsal iç sorunlarını çözmek içinde kurumlarını yaratmışlardır. (Dedelik kurumu vb ) Ancak bu kurumlar “klasik” kurumlar gibi olmayıp, kendi toplumsal gelişmelerinin bir sonucu olarak geliştirdikleri yapılardır. (Müsahiplik, Kirvelik, Cem vb) Yukarıda tanımlanmak istenen süreçte Alevilerin geliştirdikleri iç hukuk ve toplumsal düzeyleri nedeni ile siyasal tercihleri; katliam ve jenoisid’e karşı direniş olmuştur.

Kentlerde bu süreçte kendilerine yer bulan ve kent Alevileri olarak da nitelendirilebi lecek olan Bektaşiler korunma amaçlı olarak Takiyye yaparak devletle buluşmak zorunda kalmışlardır. Devletçi ilk Alevi bakışı bu süreçte şekillenmiştir. (Osman Bey zamanında) Sıbiyen mekteplerinde okuyan kentli Aleviler (Bektaşiler), Türk-İslam sentezci bir eğitimden geçirildikten sonra tekkelerde faaliyetlerine izin verilmiş, kutsal devlet kavramı belleklerine yerleştirilmişt ir. Böylece siyasal tercihlerde egemenlerin kendi aralarındaki yarışta Alevilerin tercihte bulunması zorunlu hale getirilmiştir.

Halkların Kapitalizm ile birlikte uyanışı sömürgeci feodal Osmanlı devletinin dağılma sürecine sokmuştur. Osmanlıyı kurtarma projesi, Emperyalizme karşı savaşa dönüşünce Anadolu da yaşayan farklı etnik ve inanç gurubundan insanlar hiçbir muhasebe yapmaksızın Cumhuriyet’in oluşmasına katkıda bulunmuşlardır. Bu süreçte Anadolu Alevileri ilk siyasal tercihlerini Cumhuriyetten yana koymuşlardır. Siyasal ilk tercihlerinin başarı ile sonuçlanması ile kırdan şehre ilk hareketlerde başlamıştır. 1950’li yıllara kadar kentlerde yaşayan Alevilerin, tüm Türkiye nüfusuna oranı %5 iken Kırsal kesimde yaşayan Alevilerin sayısı% 15 civarındadır. (Bu oranın % 20 si Kürt Alevilerdir) Köyden kente göç eden Aleviler kapalı toplumsal ilişkilerden kopan Aleviler kentin en geri ve kentsel çok az verinin olduğu yeni coğrafi alanlarda toplanmaya başlamışlardır. Bu coğrafi alanların adı Gecekondu mahalleleridir. Kapitalizmin olanaklarını sadece seyreder konumda olan sınıfsal olarak yoksul köylülükten kurtuluşun olanaklarını ararken kırdan getirdiği iç hukuk ve de felsefesinden hızlıca uzaklaşmak zorunda kalmışlardır. 1950’li yıllarda Türk-İslam sentezci DP “Demokrasi” getireceğiz söylemine olumlu yanıt veren Aleviler ilk kez ciddi bir siyasi tercihte yanılmışlardır.

Kentleşmenin olanaklarından yararlanamayan, en geri Kapitalist ilişkiler içerisinde, geçmişten gelen toplumsal başkaldırı dinamiği kentlerde sınıf mücadelesindeki tarihi yerini ancak 1960’lı yıllarda alarak toplumsal gelişmesine yeni bir süreç katmıştır. Siyasal tercihlerini belirgin olarak sol ve sosyalist parti ve örgütlenmelerde n yana koyan Anadolu Alevileri, yoğun bir şiddet ve baskı altında tutulmuşlardır. Ancak bu durum Alevilerin yeni kentsel konumlarında ve politik anlamda tecrübe kazanmalarına neden olmuştur.

Tüm kurucularının (otuz üç kişi) Alevi olduğu Birlik Partisi 1969 seçimlerinde % 2,8 oy alan alırken diğer siyasi partilerde siyasi tercih olarak değerlendirilir ken kent koşullarında önemli ilk siyasal tercihte Alevilerin toplumsal dokusunda ortaya çıkmıştır.

Türk-İslam sentezli resmi anlayışın asimilasyon politikaları nedeni ile kentlerde toplumsal dokuları bozulmaya başlayan Alevilerin kendi kurumlarını yaratma çabaları ile birlikte, bir iç hesaplaşma, ya da yeni koşullarda muhasebe yapmanın da zamanın geldiği tespitini yapmıştır. SHP’yi yerel yönetimlerde iktidar yapan Aleviler 1993 Sivas Katliamından sonra kendilerini “oy deposu” olarak gören sistemin en eski partisi CHP den desteğini çekerek bu partinin meclis dışında kalmasına büyük oranda neden olmuşlardır. İlk muhasebeden sonra ortaya konulan belirleyici siyasal tavır gün geçtikçe nitelik kazanır hale gelmiştir. Bu süreçte Kürt sorununu merkezine koyan HADEP Alevilerden büyük destek almıştır.

Son yirmi yıllık kesit incelendiğinde özellikle 1980 Askeri yönetimle birlikte organize bir biçimde uygulanan asimilasyon politikaları ters tepki vermiştir. Bu yüzdendir ki bu süreç Alevilerin ve Kürt’lerin siyasal tavırlarının şekillenmesinde çok önemli bir rol oynamıştır.

Kürt sorununun ortaya konuş biçimi ile seçilen mücadele biçimi karşısında Sistem tarafından Alevilerin, kullanılma girişimi de Anadolu Aleviliğinin taşıdığı öz nedeniyle gerçekleşmemişt ir. Bu konuda “Devlet bilinci bulanmamıştır”. Sonuç olarak ruhi şekillenmesini kırda tamamlayan, önemli toplumsal verilerini gün be gün kaybeden özgün Anadolu Alevi’si ve öğretisi yeni koşullarda yani kent koşullarında; iç hukukunu yitirmiş olarak kendisini özgür hisseden bir birey olarak yeni koşullara uymayı becermiştir.

Yüz yıllardır yaratamadığı kurumlarını cem-kültür evlerini (655 adet) kendi olanakları ile kurmuşlardır. Toplumsal sorunlarının sünni yurttaşlardan farklı olmadığını sendikalarda, derneklerde, partilerde birlikte örgütlenerek öğrenmişlerdir. Bu bilinçlenme ve gelişme düzeyi, toplumsal barışı, kardeşliği istemeyen sistemin yanında yer edinmiş, sistemin olanakları ile var olabilen kesimleri büyük oranda rahatsız etmektedir.
Sistem destekli bu örgütlenmeler “Bırakın ya biz Şii’leştirelim ya da siz Sünnileştirin” çabalarından farksızdır.

Ancak Alevilerin gelişen siyasal tercihleri, emekçilerden, yoksul köylülükten, kültürel kimliğini, ana dilde eğitim isteyen Kürt’ten yanadır.

Kendal Doğan
Araştırmacı

http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber...post160335
My Last Threads


Alevi forum,alevi köyleri,alevi türküleri,alevi ünlüler,alevi sözleri,alevilik nedir,alevi nedir
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  ALEVİ AÇILIMI; DEVLETİN VE SİYASAL İSLAMIN KALIPLARINDA BETONLAŞMAK Admin 0 1,321 07-09-2013 07:18 PM
Son Mesaj: Admin

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir