Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kerbela Katliamı ve Türklerde Ehl-i Beyt Sevgisi
09-19-2013, 08:28 PM
Mesaj: #1
Kerbela Katliamı ve Türklerde Ehl-i Beyt Sevgisi
Yüce Resul’ün (s.a.v) ailesine ve evlatlarına Ehl-i Beyt denir. Müminlerin annesi Hz.Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hüseyin, Ehl-i Beyt’in şerefli fertleridir. Yüce Resul’ün (s.a.v) soyu; oğulları fazla yaşamadığı için kızları vasıtasıyla sürmüştür. Bu sebeple, onların kıyamete kadar gelecek olan evlatları, Ehl-i Beyt’in birer parçaları olarak kabul edilmiştir. Bu nadide insanları sevmek ve onların manevi miraslarına sahip çıkmak tüm Müslümanların vazifesidir. Yüce Rab (c.c) Kuran-ı Kerim’de Ehl-i Beyt’i şu şekilde tarif etmiştir: “Ey Peygamber hanımları! Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resulü’ne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah, sizden sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor” (Ahzab/33)

Ehl-i Beyt’i kısaca tarif ettikten sonra, asırlardır Müslümanların yüreğini kanatan Kerbela Katliamı’na bilgim nispetinde değinmek istiyorum.

Muaviye’nin oğlu Yezit, haksız ve hukuksuz bir biçimde Şam’da iktidarı ele geçirmiştir. Hz. Hüseyin ise, Yezit’in bu haksız uygulamasına başkaldırarak ona biat etmeyi reddetmiştir. Yezit’in pervasızca iktidarı ele geçirmesi sadece Hz. Hüseyin’in tepkisini çekmemiştir. Küfeliler de bu durumdan rahatsız olmuşlar ve Hz. Hüseyin’i Küfe’ye davet etmişlerdir. Bu davet üzerine, askerleriyle birlikte 680 senesinde Mekke’den Küfe’ye hareket etmiştir. İslam adına haksızlığın ve hukuksuzluğun önderi olarak tarihe geçen Yezit, Hz. Hüseyin’in Kerbela’ya gelmekte olduğunu öğrenmiş ve derhal ordusunu Kerbela’ya yollamıştır. Hakkı savunan ile haksızlık üzerine iktidar olan iki ordu karşı karşıya gelmiştir. Yezit’in ordusu, Hz. Hüseyin’in ordusunun önünü keserek onların hareket etmelerini önlemiştir. Bu durum günlerce sürmüştür. Hz. Hüseyin ve ordusu açlık ve sefalet içinde bırakılmıştır. Sıkıntı, tahammül sınırlarını aşınca; Fırat Nehri’nden su almak isteyen kafile oklanarak şehit edilmiştir. Muharrem Ayı’nın onuncu günü de Hz. Hüseyin’in henüz on sekiz yaşındaki oğlu Ali Ekber ve beşikteki oğlu Ali Asgar hunharca oklanarak katledilmiştir. İnsanlık dışı bu katliamın hemen ardından, Hz. Hüseyin savaş meydanına çıkmış; Yezit’in kırk askerini öldürdükten sonra sağ kalanlarla helalleşip yeniden savaş meydanına dönmüştür. Ancak o anda yağmur gibi yağan okların hedefi olmuş ve orada şahadet şerbetini içmiştir. (10 Ekim 680) Gözü dönmüş Yezit’in askerlerinden biri, Hz. Hüseyin’in başını orada kesmiş; gövdeyi burada bırakıp, başını önce Küfe’ye, sonra da Şam’a küfürlü içerikürmüştür. Hz. Hüseyin’in kesik başını önünde bulan Yezit, ne hazindir ki ve ne düşündürücüdür ki şu sözleri söylemek zelilliğine düşmüştür. “Peygamber’den borçlarımı geri aldım”

Kerbela Katliamı, Anadolu Alevilerinde her yıl ‘Muharrem Ayında’ anılır ve lanetlenir. Hz. Hüseyin’in haksızlığa karşı bu cesur direnişi ve ölümüne mücadelesi; Anadolu Aleviliğinde çocuk eğitiminde haksızlığa karşı gelmek, haksızlık yapmamak, haksızlığa uğrayanların yanında olmak şeklinde çok önemli bir yer tutar. Hz. İmam Zeynel Abidin, hasta olduğu için bu savaşa katılamamış ve hayatta kalmıştır. Bu nedenle, Hz. Ali’nin soyunun devam etmesi nedeniyle Yüce Allah’a (c.c) şükredilir.

Gerek Hz. Hasan’ın zehirlenerek öldürülmesi, gerekse Hz. Hüseyin’in ve çocuklarının katledilmeleri hem Sünnilerin, hem Alevilerin ve hem de Caferilerin ortak meselesi ve ortak acısı olmuştur. Bu olay, yüreğimizde çok derin izler bırakırken; İslam içine fitnelerin nasıl ustaca serpiştirildiğini de çok iyi araştırıp, öğrenmemiz gerekmektedir.

Ben ülkemin mümin olmaya çalışan bir ferdi olarak, Alevi kardeşlerimin Sünnilere ‘Yezit’ demelerini doğru bulmuyorum. Sünnilerin de Alevi kardeşlerime başka yakıştırmalarda bulunmalarını asla doğru bulmuyorum. Bu yakıştırmaların ta o zamanlarda İslam içine serpiştirilmiş nifak ve nefret tohumları olduğundan şüphemiz yoktur Elhamdülillah.

Muharrem aylarında, Alevi kardeşlerimiz gibi Sünni kardeşlerimizde oruç tutarlar, Kuran okurlar. Yapılan aşureler karşılıklı olarak paylaşılır ve ardından dualar edilir. Sünni kardeşlerimiz de Alevi kardeşlerimiz gibi Ehl-i Beyt’e olan sevdalarını yüreklerinde yaşatabilmek için oğullarının adlarını Muhammed, Hasan, Hüseyin, Zeynel, Ali, Abidin, Ekber koyarlar. Kızlarının adlarını da Fatma, Ümmügülsüm, Hatice, Rukiye ve Zeynep koyarlar. Sünni kardeşlerimiz arasında oğullarının adlarını Muaviye ya da Yezit koyanı gördünüz mü hiç? Görmek mümkün değildir. Çünkü Yezit, Alevi kardeşlerimiz tarafından ne kadar nefret edilen bir kişi ise, bilinmelidir ki Sünniler tarafından da sevilmeyen ve nefret edilen bir kişidir.

Zaman içinde dini inançlarımız farklılıklar göstererek günümüze kadar ulaşmıştır. Çeşit çeşit mezhepler kurulmuş olsa da; bu çeşitliliğin sebebinin İslam’ı anlama ve algılama farkından kaynaklandığını kabul etmemiz icap ed er. Her inanç sahibi inandığı gibi yaşar ve inandığı gibi ebedi âleme göç eder.

Fitne ve fesada geçit vermeden, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularıyla yaşamak dileklerimle…

Yazar Hakkında
1960 yılında Kırıkkale'de doğdum. İlk ve ortaokulu Kırıkkale'de, liseyi de Ankara'da tamamladım. Üç çocuk babasıyım. Okumayı, araştırmayı, yorum ve eleştiri yapmayı severim. Bu birikimlerimden faydalanarak "Mevtadan Mektup Var! isimli birde kurgu romanım yayınlanmıştır. Roman sevenlere tavsiye ediyorum. Ortaokul ve lise yıllarımda oluşturduğum arşivimden ve günümüz teknolojisinden faydalanarak bu sitede makale yazmaya başladım. Amacım; makaleseverlere doğru bilgiye dayanan yazılar hazırlamaktır. Bilgi birikimlerimi kişisel dünya görüşümle harmanlayıp, okuyucusu ile buluşturmaktır. Okuyucularımdan beklentim şudur; yazdıklarımı beğenin veya beğenmeyin, lütfen yorum yapın, beğenip beğenmediğinizi belirtin. Çünkü; sonuçta yazarlarda insandır, yanılabilir. Hatalarımı göstermeniz dileğimle, hepinize saygılarımı ve selamlarımı sunuyorum.
Allah'a emanet olunuz...
E-mail: atessbeyy@mynet.com
My Last Threads


Alevi forum,alevi köyleri,alevi türküleri,alevi ünlüler,alevi sözleri,alevilik nedir,alevi nedir
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Neden Hz. Ali ve Ehli Beyt Anıtkabir 0 1,294 08-12-2013 11:00 PM
Son Mesaj: Anıtkabir
  Geçmiş Peygamberler Döneminde Ehl-i Beyt Anıtkabir 0 741 08-12-2013 10:49 PM
Son Mesaj: Anıtkabir
  Ehl-i Beyt Kimlerdir? Dede-baba 0 751 08-07-2013 05:26 PM
Son Mesaj: Dede-baba

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir