Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Köln'de Alevi kadınların sorunları masaya yatırıldı
05-06-2014, 01:38 AM
Mesaj: #1
Köln'de Alevi kadınların sorunları masaya yatırıldı
Almanya'nın Köln kentinde Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) tarafından, Alevi kadınlarına ilişkin bir konferans düzenlendi.

"Hakikat arayışındaki Alevi kadınlar" başlıklı konferansa Avrupa'nın bir çok yerinde delegeler katıldı. İki günlük konferansın bugünkü bölümünde önce bir panel düzenlendi, ardından gelen mesajlar okundu.

Alevi kadınlarının dünü ve bugünü, Alevilikte kadının rolü ve soykırım kıskacındaki Alevilik inancı ve kadın konularının ele alındığı panelde sosyalbilimci ve yazar Nil Mutluer ile antropolog-Yazar Dilşah Deniz, sunumlarda bulundu.

Açılış konuşmasını ise Feda Eşbaşkanı Ayten Arslan yaptı. Arslan, Alevilik inancının bir kadın inancı olduğunu, fakat kamusal alanda hakkettiği yeri bulamadığına dikkat çekti. "Özünde adalet ve sevgiyi barındıran, doğa ve kadın eksenli yaşamın özünü barındıran Aleviliği ne kadar yaşatıyoruz, çocuklarımıza ne kadar aktarıyoruz?" diye sordu. Arslan bu konferansın hedefinin Alevi kadınlarının örgütlülüğünü güçlendirmek olduğunu belirtti.

Kısa bir sunum yapan Elif Sonzamancı ise inanç olarak tarih içersinde kırıma uğrayan Alevilik gerçeğine değindi. Sonzamancı, katliamları, sürgünleri ve asimilasyonu anlattı.

Sosyal Bilimci-Yazar Nil Mutluer, barış sürecine dikkat çekerek "Varolan barış süreci hepimizde umut yarattı. Ama kendi içinde tam barışı getiriyor mu, bunun sorgulamasını yapar olduk" diye konuştu.

Mutluer, "Türkiye’de ciddi bir şiddet sarmalı var. En çok kadınlar ve çocuklar zarar görüyor. Bunun getirdiği militarist dil içimize işledi. Gündelik hayatta normalleşti. Türkiye’de adalet sistemi yoktu şuan da yok" şeklinde konuştu.

Dünyaya feminist ve Alevilik gözüyle baktığını belirten Mutluer, Aleviliğin Anadolu'nun ruhu ve ahlakı olduğunu savundu. Alevilere yönelik Türkiye'deki ayrımcılıktan örnekler veren Mutluer, eğitim sistemindeki ayrımcılığa da işaret etti.

ALEVİLİKTE DE KADINLAR EŞİT DEĞİL

"Aleviler diğer inançlara nazara daha derin sıkıntılar ve acılar yaşıyorlar" diyen Mutluer, Aleviler, Süryaniler ve Ezidîlerin Lozan’da bile tanınmadığını vurguladı.

Antropolog-Yazar Dilşa Deniz, Dersim’deki Aleviciliğe değindi. Dersim merkezinin devlet sisteminin dışında kaldığını söyleyen Deniz, Alevilikte de kadınların "malesef" eşit olmadığını söyledi. Deniz, "Alevilikte kadınlar eşit değil maalesef. İçinde bulunduğu kültürel sistemden etkilenmiştir. Erkek egemen bir karakter var Alevilikte" dedi.

Konferansta çok sayıda örgüt ve kesimden mesajlar da okundu.

Demokratik Alevi Federasyonu Kadın Birimi, konferansa sunduğu raporunda federasyonu ve faaliyetlerini anlatırken, "Kadınlar olarak kendi yaşadığımız sorunlara daha cesur yaklaşma ve kendi hakikatimizi tanımlamaya ihtiyacımız vardır" tespitinde bulundu.

"Alevi kadınlar olarak oldukça üst boyuta ulaşmış olan ve artık varlık yokluk sorunu haline gelen kültürel soykırım ve asimilasyon politikalarına karşı ciddi olarak durma kararlılığı göstermek durumundayız" diyen Federasyon, diğer bir konunun özgürlük sorunu olduğunu belirterek, Kürt Alevilerin hem inanç bazında hem de etnik kimliğinden ötürü yaşadığı varlık sorunlarına işaret etti.

Örgütlenme sorununa da değinen Federasyon, tarihsel belleğin yeniden canlandırılması gerektiğini ifade ederken, ele alınması gereken bir sorunun da Alevi kurumları ve örgütleri arasındaki birlik sorunu olduğuna işaret etti. Aleviliğin toplumsal olduğu ve iktidar karşıtı bir konumunun olduğunu belirten Federasyon, "Alevilik direnişçi, zulme karşı duruşunu koruduğu ve kendini doğanın bir parçası olarak gördüğü müddetçe insanı ve doğayı can gören anlayışıyla yeniden buluşacaktır" dedi.

ALEVİ ERKEĞİ SİSTEME DAHA FAZLA ENTEGRE OLMUŞ!

Selver Yıldrım, Nevin Balta, Nuray Atmaca, Hatice Demir ve Aynur Gök isimli kadın tutsaklar gönderdikleri mesajda, bir dizi öneride bulundu. Tutsaklar, kadın-erkek ilişkileri, doğa ile ilişki, diğer dini inanç ve toplumlarla ilişkiler konusunda Aleviliğin olumlu bir zemine sahip olmak kadar öncü rol oynayabilecek bir potansiyelde olduğunu vurguladı.

"Alevi erkeği, kadına göre daha çok sisteme entegre olmuş" tespitini yapan tutsaklar, "Dolaysıyla kadın konusundaki çabaların yoğunlaştırılması doğru ve olumlu bir gelişme" diye kaydetti.

"Tarihsel olarak direngen kadın kahramanlar var. Onların gerçeğinin daha fazla açığa çıkarılması, bu konuda çalışmaların yapılması bizimde önerimiz" diyen tutsaklar, ortak çalışmaların önemine işaret etti ve komünlerden bahsetti. Tutsaklar halk oyunları olarak ifade ettikleri semahın daha da canlandırılması ve gençliğin katılımını teşvik edilmesini önerirken, geri dönüşlerin de ciddi şekilde gündemleştirilmesi üzerinde durdu.

ALEVİ KÜLTÜRÜ TEHLİKE ALTINDA

Kürt Kadın Hareketi ise mesajında "Aleviler soykırım çemberinde yaşayan kesimlerdir ve tedbirleri alınmazsa ve alevi kültürü, inancı yaşayışı yeni toplumsallık olarak kendini yaşamsal kılmazsa yok olacaktır" dedi.

"Devlet dışı örgütlenmiş toplumun yaşam tarzı olarak gelişen Alevilik, kadın gerçeğinde kimlik haline gelmiştir" ifadelerinin kullanan Kürt Kadın Hareketi, Alevi olmanın sadece kimliği söz ile taşımak olmadığını belirterek, "İnancın gerektirdiği yaşam ilke ve ölçülerini her alanda somutlaştırmak ve büyütmek, toplumun toplumsallığını korumak ve süreklileştirmek için şarttır" diye kaydetti.

Avrupa’da yaşayan Alevi kadınların da öncelikle kapitalist sistemin ortasında ne kadar sistemden etkilendiklerini, Alevilerin bu sistem etkisiyle nasıl kendi kültürlerinden koparıldıklarını bilince çıkarmaları gerektiğini söyleyen Kadın Hareketi, "Tüm alevi Kürt kadınları, alevi kültürünü tanımak, sahiplenmek kadar yaşatmak ve süreklileştirmek sorumluluğunun bilincinde olmalılar, Alevi inancının musayip kardeşliğinde olduğu gibi özgürlükle sözleşmeli, inancın kız kardeşliklerini oluşturmalıdır" diye belirtti.

Bugün yeni bir dönemin, yeni bir çağın başladığı bir eşikte olduklarını dile getiren hareket, "Demokratik ulus anlayışının pratikleşmesi demek Alevi inancının da özgürce yaşanması demektir ki bu, Aleviler için bir müjdedir. Yeniyi yaşamanın, demokratik moderniteyi yaşamanın gerekliliklerini yerine getirmekle can çekişen bir beden olmaktan kurtuluş mümkündür" dedi.

http://www.bestanuce1.com
My Last Threads


Alevi forum,alevi köyleri,alevi türküleri,alevi ünlüler,alevi sözleri,alevilik nedir,alevi nedir
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Alevilerin sorunları nerede duruyor? çerağ 0 291 03-30-2016 03:07 AM
Son Mesaj: çerağ
  Tunceli'de İnanç Merkezlerinin Sorunları Çözülüyor çerağ 0 268 12-11-2015 10:58 PM
Son Mesaj: çerağ

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir