Bu Konuyu Okuyanlar: 1 ZiyaretÇi
Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
TAVASİN -HALAC-I MANSUR
08-07-2013, 05:43 PM
Mesaj: #1
TAVASİN -HALAC-I MANSUR
Degerli Canlar ,

TANRI-İNSAN Bütünlüğü ile ilgili olarak, Alevilerin en büyük Velilerinden olan,ve tasavvufun kurucuları arasında gösterilen, Hallac-ı Mansur'dan ve kitabı tavasin'den bahsetmek istiyorum... Kitap yaba yayıncılık tarafından yayımlanmış, günümüz Türkçe'sine çeviren ise Yasar GÜNENÇ... tarafından çevrilmiştir.


Hallac-ı Mansur: Asıl adı Ebu Muğis el Hüseyin bin Mansur el- Hallac, 857 yılında İran'ın Tur kasabasında doğdu. Tasavfufu eğitimi aldıktan sonra Huzistan'da, Tanrı'yla birleşme yolunu öğretmek için konuşmalar yaptı. Birçok yandaş topladı ama o kadar da düşman edindi. Kendisini yalancılıkla suçlamaları ve halkı alehine kışkırtmaları üzerine Horasana gitti. Orada 5 yıl kalıp görüşlerini yaydıktan sonra Bagdat a geldi. Müritleriyle birlikte Hacca gitti. Mekke'de onu büyücülük ile suçladılar. Daha sonra Hindistan ve Türkistana gitti. 902 yılında Mekke'ye geldi."Enel Hak= Ben Tanrıyım" demesi nedeniyle... Yakalanıp hapse atıldı.. " Mucizeler göstermek, Tanrı'nın gücünü ele geçirip kötü amaçla kullanmak, Tanrı ile insan arasında aşk bağlantısı kurulabileceğini öne sürmek," ölüm cezasının nedenleri olarak gösterildi. Mansur 9 yıllık hapis hayatı süresince: "Ta Sin el- Azal", "Mirac" adlı eserlerini yazdı.

Mansur'u önce, astılar... Başını kesip bedeninden ayırdılar... Bedenini yaktılar... ve küllerini Dicle nehrine attılar. İdam sırasında büyük bir ayaklanma oldu güç bir şekilde bastırıldı...

Ancak Mansur birçok tefekkür ehline ilham kaynağı oldu... feridüddin Attar "Bisername" adlı eserinde: " Hallac'ın gönlüne düşen ateş, benimde yaşamıma düştü"
demiştir.

Mevlana, Yunus Emre, Nesimi, Pir Sultan Abdal, Kaygusuz Abdal onun takipcileridir...


Şimdidi size Hallac-ı Mansur'un Eseri Olan Ta-Sin bir bölüm sunmak istiyorum... (Hz. Muhammed ve Allah arasındaki ilişki)

" Bir ışık çıktı, Görünmez'in Nur'undan. Çıktı ve geri dönerek diğer ışıklara egemen oldu. Bir aydı o; diğer ayların içinde ışık saçarak kendini açığa vuran, ayların sultanıydı. Evi, göğün en yüce katında bir yıldız. Tanrı onu "okumaz yazmaz" diye adlandırdı; çünkü o, soluğunu "hu"ı çıkarmaya adamıştı; Tanrı onu, "kutsanmış" diye adlandırdı. Dualarını görkeminden dolayı; "Mekkeli" diye adlandırdı, kendisinin bulunduğu yerde oturduğundan dolayı."

Tanrı, onun gögsünü genişletti, gücünü arttırdı ve üzerinden kaldırdı "senin sırtına ağır gelen" yükü, ve kendi yetkisini yükledi. tanrı onun bedr'ini görünür kıldı, böylece o tüm bir ay olarak yemame'nin bulutundan sıyrıldı ve güneş olarak Tihame (Mekke)'nin yan tarafından yükseldi ve ışığını tanrısal bağış kaynağından aldı...

O, kendi içinde gördüğünden başka bir şey bildirmedi, kendi davranışının gösterdiği gerçek dışında bir şeyin örnek alınmasını buyurmadı. kendisi, Tanrının varlığında bulundu, başkalrını da tanrı'nın varlığına kavuşturdu. Gördü, gördüğüne benzedi. Yol gösterici bir ışık olarak bırakıldı, böylece rehberliğin sınırlarını belirledi.

Hiç kimse, onun gerçekten neyi simgelediğini anlayamaz, Katıksız Olan'dan başka. Çünkü o, katıksız Olan'ın varlığını doğruladı ve ona eşlik etti, öyleki aralarında hiçbir fark kalmadı.

Bilgeler, onun gerçek niteliğine ilişkin bilgileri olduğu halde, kendisini öz olarak tanımlayamadılar. Onun niteliği, ancak Tanrı'nın açıklamayı uygun bulduğu kimseler için açık kılındı.

"kendilerine kitap verdiğimiz kimseler; bunlar o zaman çocuklarını tanıdılar; bunların bir bölümü, bile bile gerçeği gizli tuttular (Bakara Suresi; 146)

Peygamberlik ışığı, onun ışığından çıktı, onun ışığıysa Giz'in ışığından doğdu. Tüm ışıklarların içinde, en parlak, en tanınır olanı, yaratılmamışın en yaratılmamaşı olanı, Sonsuz Bağış Sahibinin ışığı.

O'nun varlığı, var olmayandan üstün; O'nun adı, Kelamdan üstündür, çünkü daha önce var oldu.

Bu işleve sahip olandan daha gönül okşayıcı, daha soylu, daha akıllı, daha adaletli,daha nazik, Bir kimse... Ne ufuklarda ne ufukların ötesinde, ne de ufukların altında var. O'nun unvanı, yaratılmışların Efendisi'dir, adı Ahmet, sıfatı Muhammed'dir. Buyruğu en keskin, özü en üstün, sıfatı en görkemli, soluk alışı kendine özgü...

Allah Eyvalla Şeyhen İlallah

Saygılarımla...

My Last Threads
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


[-]
Hemen Paylaş! (Hepsini Göster)
Facebook Twitter Technorati Linkedin Digg MySpace Delicious

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir