Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yunanistan eski Başbakanı Venizelos'un, Nobel Barış Ödülü için Atatürk'ü aday gösterd
01-13-2019, 01:58 AM
Yorum: #1
Yunanistan eski Başbakanı Venizelos'un, Nobel Barış Ödülü için Atatürk'ü aday gösterd
12 OCAK 1934 - Yunanistan eski Başbakanı Venizelos'un, Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı'na Atatürk'ü, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiğini bildiren mektubu:
"Barışı sağlamlaştırma hareketi, yeni ve seçkin Türk Devleti'ne bugünkü görüntüsünü veren tüm iç reform hareketleri ile birlikte yürümüştür. Mustafa Kemal Paşa'yı, Yüksek Nobel Barış Ödülü için aday göstermekle şeref kazanırım."

Venizelos, Oslo’daki Nobel Barış Komitesi’ne gönderdiği mektupta Atatürk’ü neden Nobel’e aday gösterdiğini şöyle açıklamıştır:
“Barış arzusunu besleyecek olurlarsa en tehlikeli anlaşmazlıkların ayırdığı halklar, anlaşma olanağı için bir örnek oluşturacak bu yakınlaşmadan ilgili iki ülke için olduğu kadar, Yakındoğu’da barış düzeninin korunması için de yalnızca olumlu sonuçlar ortaya çıkmıştır. İşte barış sorununa katkıyı sağlayan bu kişi, Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Mustafa Kemal Paşa’dır...”

Venizelos, Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermek için, Norveç’in başkenti Oslo’da bulunan Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı’na, 12 Ocak 1934 tarihli üç sayfadan oluşan Fransızca olarak yazılmış bir mektup göndermiştir. Venizelos’un Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı’na gönderdiği bu mektubunun Türkçe tercümesi şöyledir:

12 Ocak 1934, Atina
Sayın Başkan,
Yaklaşık yedi asır boyunca Yakın Doğu'nun tamámı ve Orta Avrupa'nın büyük kısmı kanlı savaşlara sahne oldu. Bunun temel sebebi Osmaİmparatorluğu ve onun sultanlarının mutlákiyetçi yönetim sistemiydi.
Hıristiyan halklara boyun eğdirilmesini kaçınılmaz olarak takip eden Haç'ın Hilâl'e karşı díní savaşları ve ardından da özgürlüklerine düşkün bütün halkların başarılı diriliş hareketleri, Osmanlı İmparatorluğu sultanların etkisinde kaldığı sürece dáimá devam eden bir tehlike ortamıydı.
Mustafa Kemal Paşa'nın milli hareketinin rakiplerine galip gelmesiyle 1922'de kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu belirsizlik ve hoşgörüsüzlük devletine kesin bir son verdi.
Hakikaten, bir milletin hayatında bu kadar kısa zamanda bu kadar köklü bir değişiklik nadiren gerçekleştirilebilmiştir.
Hukuk ve dinin birbirine karıştığı dini bir rejim altında yaşayan, çöküş halindeki bir imparatorluk tamamen hayat ve canlılık dolu modern bir ulus devlete dönüştürüldü.
Büyük reformcu Mustafa Kemal Paşa'nın sağladığı hızla, sultanların mutlakiyetçi rejimi sona erdirildi ve devlet tamamen laik oldu. Haklı olarak medeni milletlerin en ön saflarında yer almaya büyük istek duyan bütün millet gelişmeleri benimsedi.
Fakat, barışın sağlamlaştırılması etnik Türk kimliğinin baskın olduğu devletin şu günlerdeki haline dönüşmesine yol açan inkılaplarla birlikte yürütüldü. Hakikaten, Türkiye diğer milletlerin meskun olduğu illerini hukuka uygun bir şekilde kaybetmiş olmayı kabullenmede tereddüt etmedi ve anlaşmalarla belirlenen siyasi ve etnik sınırlardan razı olup Yakın Doğu için gerçek bir barış dayanağı haline geldi.
Türkiye'yle sürekli devam eden anlaşmazlıkların neticesinde asırlarca kanlı savaşlara sürüklenmiş olan biz Yunanlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun halefi olan bu ülkede gerçekleşen derin değişikliğin etkilerini ilk hissedenler olduk.
Küçük Asya Felaketi'nden hemen sonra, savaştan bir ulus devlet olarak çıkmış olan yeniden doğan Türkiye'yi anlama fırsatını farkederek ona, elimizi uzattık ve o da samimiyetle karşılık verdi.
Samimi barış arzusuyla dolu olduklarında en derin farklılıklara sahip halkların bile tekrar yakınlaşabileceklerini gösteren bu yeniden birbirimize yakınlaşma faaliyeti hem iki ülke için hem de Yakın Doğu'daki barışı sürdürmek için faydalı oldu.
Barışı tesis etmek için yapılan bu paha biçilmez katkıyı gerçekleştiren kişi elbette Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'dır.
Bu yüzden, 1930 Yunanistan Hükümeti'nin lideri olarak, Yunan-Türk anlaşmasının imzalanmasının Yakın Doğu'nun barışa doğru yürüyüşünde yeni bir dönemi başlattığı şu zamanda, Mustafa Kemal Paşa'nın Nobel Barış Ödülü'ne sahip olmanın ayırt edici itibarıyla ödüllendirilmesini teklif etmekten onur duyarım.
Saygılarımla,
E. K. Venizelos

Bu olaydan yıllar sonra UNESCO Genel Kurulu, Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılının tüm üye ülkelerde kutlanmasına karar vermiştir. Böylece Atatürk’ün barışseverliği uluslararası düzeyde bir kere daha hatırlanmıştır. UNESCO’nun 27 Kasım 1978 tarihli kararında Atatürk’ten “sürekli barışın öncüsü”, “İnsanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen bir işbirliği çağının doğacağına inanan birisi,” “her zaman barış, uluslar arası anlayış ve insana saygı yönünde eylemlerde bulunan bir kişi” olarak söz etmiştir.

alıntıdır...
Web Sitesini Ziyaret Et Tüm Mesajlarına Bak
Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


[-]
 ()
Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Akıllı Telefon İçin 'Atatürk' Uygulaması Geliştiren Kamerunlu Tumenta çerağ 0 764 02-25-2018 01:43 AM
Son Yorum: çerağ
  Abdülhamid'in Atatürk hayranı torunu için Bakanlar Kurulu kararı çerağ 0 1,251 02-12-2017 11:59 PM
Son Yorum: çerağ
  Lise öğrencisi Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuduğu için disiplinlik oldu çerağ 0 1,848 06-30-2016 07:05 PM
Son Yorum: çerağ

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi