<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Alevi Forum - Felsefe]]></title>
		<link>https://www.aleviforum.net/</link>
		<description><![CDATA[Alevi Forum - https://www.aleviforum.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:14:06 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Leonardo da vinci ' nin 7 temel prensibi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-leonardo-da-vinci-nin-7-temel-prensibi.html</link>
			<pubDate>Mon, 27 Jan 2020 23:59:10 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-leonardo-da-vinci-nin-7-temel-prensibi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">LEONARDO DA VINCI ' NİN 7 TEMEL PRENSİBİ</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. CURIOSITA (Merak)</span><br />
Yaşama doymak bilmeyen bir merak ve öğrenmeyle bağlı olmaktır. Hiçbir konu, hiçbir dal ayrımı yapmaksızın, çevremizdekilerin düşünecek ve söyleyeceklerinden çekinmeden, merekımızı kaybetmeden sormak, araştırmak, öğrenmek gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. DIMOSTRAZIONE (İspat)</span><br />
Bilgiyi deneme yolu ile test etme, sebatkarlık ve hatalardan ders alma arzusu anlamına gelir. Öğrenilen her şey mutlaka denenerek test edilmeli, doğruluğuna ondan sonra karar verilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. SENSAZIONE (Hissetme)</span><br />
Duyguların özellikle hayati deneyimlerin bir aracı olan görüşün devamlı olarak rafine edilmesi anlamına gelir. Müzik dinlemeli, resim çizmeli, müzeler gezmeli, kitap okumalıyız. değişik yiyecek ve içecekler tatmalı, çevremizdeki her şeye dokunmalıyız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. SFUMONE (Pus)</span><br />
Belirsizliği, paradoksu ve kararsızlığı kucaklama arzusu anlamına gelir. Gelişen dünyadabaşarılı olmak için belirsizlikler altında çalışmaya alışmalıyız. paradoksla karşılaştığımızda sükunetimizi koruyarak etkili ve sağlikli bir zihne sahip olabiliriz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. ARTE / SCIENZA (Sanat ve Bilim)</span><br />
Mantık ve hayal arasındaki dengenin geliştirilmesi anlamına gelir. her insan doğuştan her türlü yeteneğe sahiptir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. CORPORALITA (Vücudi olma)</span><br />
Zerafet; her iki eli de aynı şekilde kullanabilmenin filtresi ve dengenin sağlanması anlamına gelir. Başarı için kişinin öncelikle kendisiyle barışık olması gerekir. Bunu sağlayacak bir etkende insanın sağlıklı, zarif ve dengeli bir vücuda sahip olmasıdır. Bunun için kişinin sahip olduğu fiziki yapısını geliştirmesi gerekir. Bunu sağlamak amacıyla kişi: stresten uzak durmalı, zihnini şen tutmalı , dengeli bir beslenme yapmalı, uykusunu düzenli olarak almalı, zarafetine dikkat etmeli ve sağlığını korumalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. CONNESSIONE (İlişkilendirme)</span><br />
Bütün olayların ve her şeyin ilişkisini anlamak ve değerlendirmek, sistemli düşünme anlamına gelir. Kısaca yaşadığımız her şeyin birbiriyle olan ilişkisini anlamaya çalişmalı, her şeyi bir arada değerlendirmeliyiz...<br />
<br />
Alıntıdır...</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">LEONARDO DA VINCI ' NİN 7 TEMEL PRENSİBİ</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. CURIOSITA (Merak)</span><br />
Yaşama doymak bilmeyen bir merak ve öğrenmeyle bağlı olmaktır. Hiçbir konu, hiçbir dal ayrımı yapmaksızın, çevremizdekilerin düşünecek ve söyleyeceklerinden çekinmeden, merekımızı kaybetmeden sormak, araştırmak, öğrenmek gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. DIMOSTRAZIONE (İspat)</span><br />
Bilgiyi deneme yolu ile test etme, sebatkarlık ve hatalardan ders alma arzusu anlamına gelir. Öğrenilen her şey mutlaka denenerek test edilmeli, doğruluğuna ondan sonra karar verilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. SENSAZIONE (Hissetme)</span><br />
Duyguların özellikle hayati deneyimlerin bir aracı olan görüşün devamlı olarak rafine edilmesi anlamına gelir. Müzik dinlemeli, resim çizmeli, müzeler gezmeli, kitap okumalıyız. değişik yiyecek ve içecekler tatmalı, çevremizdeki her şeye dokunmalıyız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. SFUMONE (Pus)</span><br />
Belirsizliği, paradoksu ve kararsızlığı kucaklama arzusu anlamına gelir. Gelişen dünyadabaşarılı olmak için belirsizlikler altında çalışmaya alışmalıyız. paradoksla karşılaştığımızda sükunetimizi koruyarak etkili ve sağlikli bir zihne sahip olabiliriz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. ARTE / SCIENZA (Sanat ve Bilim)</span><br />
Mantık ve hayal arasındaki dengenin geliştirilmesi anlamına gelir. her insan doğuştan her türlü yeteneğe sahiptir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. CORPORALITA (Vücudi olma)</span><br />
Zerafet; her iki eli de aynı şekilde kullanabilmenin filtresi ve dengenin sağlanması anlamına gelir. Başarı için kişinin öncelikle kendisiyle barışık olması gerekir. Bunu sağlayacak bir etkende insanın sağlıklı, zarif ve dengeli bir vücuda sahip olmasıdır. Bunun için kişinin sahip olduğu fiziki yapısını geliştirmesi gerekir. Bunu sağlamak amacıyla kişi: stresten uzak durmalı, zihnini şen tutmalı , dengeli bir beslenme yapmalı, uykusunu düzenli olarak almalı, zarafetine dikkat etmeli ve sağlığını korumalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. CONNESSIONE (İlişkilendirme)</span><br />
Bütün olayların ve her şeyin ilişkisini anlamak ve değerlendirmek, sistemli düşünme anlamına gelir. Kısaca yaşadığımız her şeyin birbiriyle olan ilişkisini anlamaya çalişmalı, her şeyi bir arada değerlendirmeliyiz...<br />
<br />
Alıntıdır...</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Buddha Sözleri]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-buddha-sozleri.html</link>
			<pubDate>Mon, 22 Jan 2018 00:11:41 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-buddha-sozleri.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir mumdan binlerce mum yakılır da, mumun ömrü kısalmaz.Mutluluk asla paylaşmaktan azalmaz.<br />
Öfkeye tutunmak, zehiri kendin içip ötekinin ölmesini beklemek gibidir.<br />
Sorun, zamanınız olduğunu sanmanız.<br />
Ne ettiysen o'sun.Şimdi ne edersen, o olursun.<br />
Sen kendin, tüm evrendeki herkes kadar, kendi sevgi ve şefkatini hakediyorsun.<br />
Varoluşun sırrı korkusuz olmaktır.Ne olacağınızdan korkmayın, kimseye güvenmeyin.Yalnız tüm yardımı reddettiğiniz an özgürsünüzdür.<br />
Ne alev ne yel, ne doğum ne ölüm, hiçbir şey iyiliklerinizi silemez.<br />
Öfkeye sarılmak birine atmak için kavradığınız sıcak bir kömür parçası gibidir; yanan aslında sizsinizdir.<br />
Önce kendi gideceğin yolu öğren, sonra öğretmeye kalk.<br />
Geçmişle yaşamayın, geleceğin hayalini kurmayın, aklınızı şu ana yoğunlaştırın.<br />
Kendine bir ışık ol, kendi hakikatının içine doğru tut. İnsanlar arasında nehri geçip karşı kıyıya ulaşan azdır. Büyük bir çoğunluk nehrin kıyısında bir aşağı bir yukarı doğru koşup durur.<br />
Ikiyüzlü ve kötü bir arkadaş, vahşi bir yaratıktan daha fazla korkulmalıdır; vahşi bir yaratık vücudunuzu yaralayabilir, ancak kötü bir arkadaş aklınızı yaralar<br />
Aylak olmak ölüme doğru kısa bir yoldur ve çalışkan olmak bir yaşam biçimidir; ahmaklar aylaktır, zeki kişiler ise çalışkan.<br />
Formlar, benlik/ruh değildir; algılama benlik değildir, kavrayışlar benlik değildir, mental oluşumlar ve hisler de "ben" değildir, hiçbiri "ben"/"ruh" değildir, bunların hepsi değişime tabiidir ve kalıcı değildir.<br />
Nedensellik, etkileşim, koşullar ve ayırt edici algılama...Dört büyük element bunlardandır.<br />
Fiziksel objelerin aslında kendilerinden gerçekliklerinin olmadığını öğretiyorum, bunların ancak zihnin ürünleri olduğunu söylüyorum, aslında hepsi bir hayaldir. Bunların duyularla algılandığı ve ayırt edildiği doğrudur fakat aslında diğer yandan hiçbirinin kendiliğinden kendi doğaları, gerçeklikleri yoktur. Onlar gerçekte görülmüyorlar ama zihin tarafından ‘tasarımlanıyorlar’. Bir bakıma kavranabiliyorlar ama bir bakıma da gerçekte kavranamıyorlar.<br />
Nefret hiçbir zaman nefretle yok edilemez. Nefret sevgiyle yok edilir bu ölümsüz kanundur.<br />
Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen.<br />
Hınca hınçla cevap verilirse, hınç ortadan kalkar mı?<br />
Uykuda yaşayan insanı uyandırmak için belirli şartların yerine getirilmesi gerekir. Belirli şartlar sağlanamazsa farkındalık oluşmaz.<br />
İnsan isimlere, formlara ve maddesel dünyaya bağlanır ve onların zihnin bir yanılsaması olduğunu, zihinde oluştuğunu unutur ve hata yapar böylece zihnin özgürlüğü engellenmiş olur.<br />
Bizim olan her şey düşüncelerimiz sonucundadır. Düşüncelerimizde kurulur,düşüncelerimizde oluşur. Eğer bir kimse kötü düşünceyle konuşur ya da davranırsa onu tıpkı tekerleğin kağnı çeken bir öküzü izlemesi gibi, acı izler.<br />
Nedensellikler, zerreler, en küçük şeyler, madde, fiziksellikler hepsi gerçekte zihinde oluşan, zihnin oluşturduğu şeylerdir.<br />
Sizi kendinizden başka hiç kimse kurtaramaz. Kendi kendinize ışık olun.<br />
Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun.<br />
Bu dünyayı bir hava kabarcığı bir serap gibi düşün. Dünyayı böyle gören kişiyi ölüm görmez.<br />
Damı basit yapılmış bir eve yağmur dolması gibi, derin düşünmeyen beyine de tutku öyle dolar.<br />
Derin düşünen bilge kişinin tek bir günlük yaşamı, bilgisiz ve kontrolsüz kişinin bütün bir yaşamından daha değerlidir.<br />
Nasıl ki okçu okların düz olmasına özen gösterir,usta da dağınık düşüncelerini öyle toparlayıp yönlendirir.<br />
Kimse 'nasıl olsa bana zararı dokunmaz' diyerek küçücük de olsa kötülük düşünmesin. Su damlalarının damlaya damlaya su kabını doldurması gibi, budala kimse de azar azar toplayarak kendini kötülükle doldurur.<br />
Gökten altın yağsa insanın arzuları doyurulamaz. İsteğin küçük bir zevk verdiğini ve aslında acıya neden olduğunu bilen kişi, bilge kişidir.<br />
Bizden nefret edenlerden nefret etmeden yaşayalım. Gelin, bizden nefret edenler arasında nefretten kurtulmuş olarak yaşayalım.<br />
Sağlık en büyük hediyedir, doyumluluk en büyük zenginlik, güven en iyi akrabalıktır. Nirvana ise en büyük mutluluk.<br />
Başkalarının kusurları kolayca görülür ama kendi kusurumuz görülmez; kişi komşusunun kusurlarını ayıklar bulur, kendi kusurlarını ise kumarda hile ile zar saklar gibi saklar.<br />
Yaşayan varlıkların hepsi; zayıf, güçlü, uzun, kısa, büyük, orta veya küçük görünen, görünmeyen; doğmuş olan veya doğmakta olan, hepsi mutlu olsun! Kimse kimseyi aldatmasın, kimse kimseyi küçümsemesin, kimse kimseye öfke ile darılma ile zarar vermek istemesin.<br />
Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan, ne yaptığına bak.<br />
Aklınla ve sağlıklı zihninle uzlaşmıyorsa hiçbir şeye inanma, onu ben demiş olsam bile.<br />
Kin taşımak yanan bir kömür parçasını başkasına atmak için eline almak gibidir. Sadece kendini yakarsın.<br />
Bırakmayı öğren. Mutluluğun anahtarı budur.<br />
Övmek veya yermek bilge kişinin dengesini bozamaz.<br />
Bir derdin varsa, derman bulmaya çalış; bulamıyorsan da, onu dert etme.<br />
Buddha denizinin kıyıları yoktur.<br />
Bu dünyayı yaratan, zihninizdir.<br />
Ne anne, ne baba ne de herhangi bir akraba insana iyi yönetilen bir akıldan daha fazla yararlı olabilir.<br />
Bir kişinin kendi kendini yenerek kazandığı zafer, bir başkasının savaşta bin kişiyi bin kez yenerek kazandığı zaferden daha iyidir.<br />
Bütün biçimler gerçek dışıdır, bunu idrak edebilen kişi acılara tepki vermez; işte bu saflık yoludur.<br />
Varlığın öteki kıyısına vardığında önce, sonra ve ortada olandan vazgeç.<br />
Öfkeniz yüzünden cezalandırılmayacaksınız, öfkeniz tarafından cezalandırılacaksınız.<br />
İnsan hayatı aslında acılardan ibarettir; bu acıların sebebi bencil ve doymak bilmez isteklerdir; insanın bencilliği ve istekleri sona erdirilebilir; sonuçta bütün bu doymak bilmez arzu ve iştah ortadan kaldırıldığında, ulaşılan durum nirvana olarak adlandırılır. Bencillik ve isteklerden kaçışın yöntemi, "Sekiz Katlı Asil Yol" diye adlandırılır: Doğru görüş, doğru niyet, doğru konuşma, doğru hareket, doğru geçim kaynağı, doğru çaba, doğru düşünme ve doğru meditasyon.<br />
<br />
<br />
tilqi.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir mumdan binlerce mum yakılır da, mumun ömrü kısalmaz.Mutluluk asla paylaşmaktan azalmaz.<br />
Öfkeye tutunmak, zehiri kendin içip ötekinin ölmesini beklemek gibidir.<br />
Sorun, zamanınız olduğunu sanmanız.<br />
Ne ettiysen o'sun.Şimdi ne edersen, o olursun.<br />
Sen kendin, tüm evrendeki herkes kadar, kendi sevgi ve şefkatini hakediyorsun.<br />
Varoluşun sırrı korkusuz olmaktır.Ne olacağınızdan korkmayın, kimseye güvenmeyin.Yalnız tüm yardımı reddettiğiniz an özgürsünüzdür.<br />
Ne alev ne yel, ne doğum ne ölüm, hiçbir şey iyiliklerinizi silemez.<br />
Öfkeye sarılmak birine atmak için kavradığınız sıcak bir kömür parçası gibidir; yanan aslında sizsinizdir.<br />
Önce kendi gideceğin yolu öğren, sonra öğretmeye kalk.<br />
Geçmişle yaşamayın, geleceğin hayalini kurmayın, aklınızı şu ana yoğunlaştırın.<br />
Kendine bir ışık ol, kendi hakikatının içine doğru tut. İnsanlar arasında nehri geçip karşı kıyıya ulaşan azdır. Büyük bir çoğunluk nehrin kıyısında bir aşağı bir yukarı doğru koşup durur.<br />
Ikiyüzlü ve kötü bir arkadaş, vahşi bir yaratıktan daha fazla korkulmalıdır; vahşi bir yaratık vücudunuzu yaralayabilir, ancak kötü bir arkadaş aklınızı yaralar<br />
Aylak olmak ölüme doğru kısa bir yoldur ve çalışkan olmak bir yaşam biçimidir; ahmaklar aylaktır, zeki kişiler ise çalışkan.<br />
Formlar, benlik/ruh değildir; algılama benlik değildir, kavrayışlar benlik değildir, mental oluşumlar ve hisler de "ben" değildir, hiçbiri "ben"/"ruh" değildir, bunların hepsi değişime tabiidir ve kalıcı değildir.<br />
Nedensellik, etkileşim, koşullar ve ayırt edici algılama...Dört büyük element bunlardandır.<br />
Fiziksel objelerin aslında kendilerinden gerçekliklerinin olmadığını öğretiyorum, bunların ancak zihnin ürünleri olduğunu söylüyorum, aslında hepsi bir hayaldir. Bunların duyularla algılandığı ve ayırt edildiği doğrudur fakat aslında diğer yandan hiçbirinin kendiliğinden kendi doğaları, gerçeklikleri yoktur. Onlar gerçekte görülmüyorlar ama zihin tarafından ‘tasarımlanıyorlar’. Bir bakıma kavranabiliyorlar ama bir bakıma da gerçekte kavranamıyorlar.<br />
Nefret hiçbir zaman nefretle yok edilemez. Nefret sevgiyle yok edilir bu ölümsüz kanundur.<br />
Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen.<br />
Hınca hınçla cevap verilirse, hınç ortadan kalkar mı?<br />
Uykuda yaşayan insanı uyandırmak için belirli şartların yerine getirilmesi gerekir. Belirli şartlar sağlanamazsa farkındalık oluşmaz.<br />
İnsan isimlere, formlara ve maddesel dünyaya bağlanır ve onların zihnin bir yanılsaması olduğunu, zihinde oluştuğunu unutur ve hata yapar böylece zihnin özgürlüğü engellenmiş olur.<br />
Bizim olan her şey düşüncelerimiz sonucundadır. Düşüncelerimizde kurulur,düşüncelerimizde oluşur. Eğer bir kimse kötü düşünceyle konuşur ya da davranırsa onu tıpkı tekerleğin kağnı çeken bir öküzü izlemesi gibi, acı izler.<br />
Nedensellikler, zerreler, en küçük şeyler, madde, fiziksellikler hepsi gerçekte zihinde oluşan, zihnin oluşturduğu şeylerdir.<br />
Sizi kendinizden başka hiç kimse kurtaramaz. Kendi kendinize ışık olun.<br />
Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun.<br />
Bu dünyayı bir hava kabarcığı bir serap gibi düşün. Dünyayı böyle gören kişiyi ölüm görmez.<br />
Damı basit yapılmış bir eve yağmur dolması gibi, derin düşünmeyen beyine de tutku öyle dolar.<br />
Derin düşünen bilge kişinin tek bir günlük yaşamı, bilgisiz ve kontrolsüz kişinin bütün bir yaşamından daha değerlidir.<br />
Nasıl ki okçu okların düz olmasına özen gösterir,usta da dağınık düşüncelerini öyle toparlayıp yönlendirir.<br />
Kimse 'nasıl olsa bana zararı dokunmaz' diyerek küçücük de olsa kötülük düşünmesin. Su damlalarının damlaya damlaya su kabını doldurması gibi, budala kimse de azar azar toplayarak kendini kötülükle doldurur.<br />
Gökten altın yağsa insanın arzuları doyurulamaz. İsteğin küçük bir zevk verdiğini ve aslında acıya neden olduğunu bilen kişi, bilge kişidir.<br />
Bizden nefret edenlerden nefret etmeden yaşayalım. Gelin, bizden nefret edenler arasında nefretten kurtulmuş olarak yaşayalım.<br />
Sağlık en büyük hediyedir, doyumluluk en büyük zenginlik, güven en iyi akrabalıktır. Nirvana ise en büyük mutluluk.<br />
Başkalarının kusurları kolayca görülür ama kendi kusurumuz görülmez; kişi komşusunun kusurlarını ayıklar bulur, kendi kusurlarını ise kumarda hile ile zar saklar gibi saklar.<br />
Yaşayan varlıkların hepsi; zayıf, güçlü, uzun, kısa, büyük, orta veya küçük görünen, görünmeyen; doğmuş olan veya doğmakta olan, hepsi mutlu olsun! Kimse kimseyi aldatmasın, kimse kimseyi küçümsemesin, kimse kimseye öfke ile darılma ile zarar vermek istemesin.<br />
Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan, ne yaptığına bak.<br />
Aklınla ve sağlıklı zihninle uzlaşmıyorsa hiçbir şeye inanma, onu ben demiş olsam bile.<br />
Kin taşımak yanan bir kömür parçasını başkasına atmak için eline almak gibidir. Sadece kendini yakarsın.<br />
Bırakmayı öğren. Mutluluğun anahtarı budur.<br />
Övmek veya yermek bilge kişinin dengesini bozamaz.<br />
Bir derdin varsa, derman bulmaya çalış; bulamıyorsan da, onu dert etme.<br />
Buddha denizinin kıyıları yoktur.<br />
Bu dünyayı yaratan, zihninizdir.<br />
Ne anne, ne baba ne de herhangi bir akraba insana iyi yönetilen bir akıldan daha fazla yararlı olabilir.<br />
Bir kişinin kendi kendini yenerek kazandığı zafer, bir başkasının savaşta bin kişiyi bin kez yenerek kazandığı zaferden daha iyidir.<br />
Bütün biçimler gerçek dışıdır, bunu idrak edebilen kişi acılara tepki vermez; işte bu saflık yoludur.<br />
Varlığın öteki kıyısına vardığında önce, sonra ve ortada olandan vazgeç.<br />
Öfkeniz yüzünden cezalandırılmayacaksınız, öfkeniz tarafından cezalandırılacaksınız.<br />
İnsan hayatı aslında acılardan ibarettir; bu acıların sebebi bencil ve doymak bilmez isteklerdir; insanın bencilliği ve istekleri sona erdirilebilir; sonuçta bütün bu doymak bilmez arzu ve iştah ortadan kaldırıldığında, ulaşılan durum nirvana olarak adlandırılır. Bencillik ve isteklerden kaçışın yöntemi, "Sekiz Katlı Asil Yol" diye adlandırılır: Doğru görüş, doğru niyet, doğru konuşma, doğru hareket, doğru geçim kaynağı, doğru çaba, doğru düşünme ve doğru meditasyon.<br />
<br />
<br />
tilqi.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bir Şamanın hayatla ilgili 30 öğüdü]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-bir-samanin-hayatla-ilgili-30-ogudu.html</link>
			<pubDate>Sun, 03 Dec 2017 16:41:10 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-bir-samanin-hayatla-ilgili-30-ogudu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır.<br />
<br />
Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.<br />
<br />
<br />
2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.<br />
<br />
<br />
3. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış. Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.<br />
<br />
<br />
4. Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir. Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!<br />
<br />
<br />
5. Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!<br />
<br />
6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”<br />
<br />
<br />
7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!<br />
<br />
<br />
8. Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.<br />
<br />
<br />
9. Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.<br />
<br />
<br />
10. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.<br />
<br />
11. Genelde geçmişimizi “altın çağ” yada “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır. Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.<br />
<br />
<br />
12. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.<br />
<br />
<br />
13. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.<br />
<br />
<br />
14. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.<br />
<br />
<br />
15. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.<br />
<br />
16. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın.<br />
<br />
<br />
17. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.<br />
<br />
<br />
18. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır.<br />
<br />
<br />
19. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.<br />
<br />
<br />
20. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.<br />
<br />
21. Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir. Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir ****ldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümseyin ve yabancılar da size gülümseyecektir, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!<br />
<br />
<br />
22. Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.<br />
<br />
<br />
23. İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!<br />
<br />
<br />
24. Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.<br />
<br />
25. hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız. Eğer böyle bir taş bulduysanız ve yanınıza almak istiyorsanız bulunduğunuz yerin ruh efendisine başvurun ve ona bir teklifte bulunun, ardından bu taşı yerde beyaz bir bezle kaplayın ve böyle alın.<br />
<br />
26. Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız. Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.<br />
<br />
<br />
27. Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin.<br />
<br />
<br />
28. Eğer durum sizin çözemeyeceğiniz bir hal aldıysa ve hiçbir çıkış yoksa elinizi yukarı kaldırın. Ve elinizi sertçe aşağı indirirken “zıkkımın köküne git” deyin. Çok güzel bir deyiş vardır: Sizi yeyip yutmuş olsalar bile en azından 2 çıkış yolunuz vardır.<br />
<br />
<br />
29. Kadınlar alışveriş yaparken ailelerinin önlerindeki günlerdeki mutluluğunu satın alırlar. Her bir taze, güzel, olgun ve güzel kokan meyve bu ailede mutlu ve sakin bir hayattır. Erkek, kendi tarafından kadına para sağlamalıdır. Böylece kadın en iyi kalitedeki ürünleri seçebilir. Yiyeceğe harcanan paradan kısan bir aile fakirleşir ve mutsuzlaşır. Bu kısıntı aslında sevdiklerinin mutluluğundan kısılır.<br />
<br />
<br />
30. Kendinizi yanlış ya da birşey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız.<br />
<br />
insan64.blogspot.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır.<br />
<br />
Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.<br />
<br />
<br />
2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.<br />
<br />
<br />
3. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış. Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.<br />
<br />
<br />
4. Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir. Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!<br />
<br />
<br />
5. Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!<br />
<br />
6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”<br />
<br />
<br />
7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!<br />
<br />
<br />
8. Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.<br />
<br />
<br />
9. Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.<br />
<br />
<br />
10. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.<br />
<br />
11. Genelde geçmişimizi “altın çağ” yada “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır. Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.<br />
<br />
<br />
12. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.<br />
<br />
<br />
13. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.<br />
<br />
<br />
14. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.<br />
<br />
<br />
15. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.<br />
<br />
16. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın.<br />
<br />
<br />
17. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.<br />
<br />
<br />
18. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır.<br />
<br />
<br />
19. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.<br />
<br />
<br />
20. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.<br />
<br />
21. Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir. Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir ****ldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümseyin ve yabancılar da size gülümseyecektir, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!<br />
<br />
<br />
22. Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.<br />
<br />
<br />
23. İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!<br />
<br />
<br />
24. Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.<br />
<br />
25. hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız. Eğer böyle bir taş bulduysanız ve yanınıza almak istiyorsanız bulunduğunuz yerin ruh efendisine başvurun ve ona bir teklifte bulunun, ardından bu taşı yerde beyaz bir bezle kaplayın ve böyle alın.<br />
<br />
26. Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız. Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.<br />
<br />
<br />
27. Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin.<br />
<br />
<br />
28. Eğer durum sizin çözemeyeceğiniz bir hal aldıysa ve hiçbir çıkış yoksa elinizi yukarı kaldırın. Ve elinizi sertçe aşağı indirirken “zıkkımın köküne git” deyin. Çok güzel bir deyiş vardır: Sizi yeyip yutmuş olsalar bile en azından 2 çıkış yolunuz vardır.<br />
<br />
<br />
29. Kadınlar alışveriş yaparken ailelerinin önlerindeki günlerdeki mutluluğunu satın alırlar. Her bir taze, güzel, olgun ve güzel kokan meyve bu ailede mutlu ve sakin bir hayattır. Erkek, kendi tarafından kadına para sağlamalıdır. Böylece kadın en iyi kalitedeki ürünleri seçebilir. Yiyeceğe harcanan paradan kısan bir aile fakirleşir ve mutsuzlaşır. Bu kısıntı aslında sevdiklerinin mutluluğundan kısılır.<br />
<br />
<br />
30. Kendinizi yanlış ya da birşey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız.<br />
<br />
insan64.blogspot.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nietzsche’den Sözler]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-nietzsche%E2%80%99den-sozler.html</link>
			<pubDate>Tue, 14 Nov 2017 23:49:58 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-nietzsche%E2%80%99den-sozler.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nietzsche, insanlara yeni değerler getirmeye çalışarak güçlü insanların egemenliğinde, çoğunluktan ibaret olan ve sürü olarak nitelendirdiği insanlıkta ilerlemenin mümkün olduğunu ileri sürmüştür. Sürü kendini feda ederek üst insanı belirleyecektir. Üst insan benim diyebilen, kendi gözleriyle gördüğü gerçekliği belirleyen insan olarak görülmektedir. Bütün varlığın temelinde daha güçlü olmaya yönelik irade vardır. Nietzsche’ye göre, insanoğlu sadece kendini korumak ve yaşamak istemez aksine asıl isteği daha da güçlü olmaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Friedrich Nietzsche’nin bazı sözleri:</span><br />
<br />
İnsan ağaca benzer.ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse,o kadar kök salar yere, aşağılara,karanlığa, derinlere kötülüğe.<br />
Gerçekten kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz<br />
İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir.<br />
Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır.<br />
Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…<br />
Tüm idealistler, hizmet ettikleri davaların her şeyden önce dünyanın tüm öteki davalarından üstün olduğunu düşünürler. Kendi davalarının biraz olsun başarılı olması için, bu davanın tüm öteki insan girişimlerine gerekli olan aynı pis kokulu gübreye açıkca ihtiyacı olduğuna inanmak da istemezler.<br />
Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az ..<br />
Küçücük bağışlarla büyük mutluluklar kazanmak büyüklüğün bir ayrıcalığıdır.<br />
İnsan, diğer insanlardan hiçbir şey istememeye, onlara hep vermeye alıştığı zaman, elinde olmadan soylu davranır.<br />
Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan …<br />
Bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır.<br />
Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.<br />
Hakikatin temsilcisinin en az olduğu zaman, onu dile getirmenin tehlikeli olduğu zaman değil, can sıkıcı olduğu zamandır.<br />
Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki …<br />
Uygarlaşmış dünya ilişkilerinde herkes, hiç değilse bir konuda kendini başkalarından üstün hisseder. Genel iyiyüreklilik buna dayanır. Çünkü, durum elverirse herkes yardım edebilir, o halde bir utanç duymaksızın bir yardımı da kabul edebilir.<br />
Yapacak çok şeyi olan insan inançlarını ve genel düşüncelerini hemen hemen hiç değiştirmeksizin korur.<br />
İnsan dilediği kadar bilgisiyle şişinip dursun, dilediği kadar nesnel görünsün, boşuna ! Sonunda her zaman ancak kendi yaşam öyküsünü elde edecektir.<br />
İnsanların tarih boyunca farkına vardıkları aşılmaz zorunluluk, bu zorunluluğun ne aşılmaz ne de zorunlu olduğudur.<br />
Bugün artık kimse ölümcül hakikatlerden ölmüyor; çok fazla panzehir var.<br />
Uygarlık tarafından yokedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz.<br />
Sevilmiş olma isteği kendini beğenmişliklerin en büyüğüdür.<br />
İnsanları şiddetle kendi üzerine çeken, bir oyunu her zaman kendi lehine çevirmiştir.<br />
Çok düşünen ve uygulamalı düşünen, kendi maceralarını kolayca unutur, ama başından geçenlerin çağrıştırdığı düşünceleri hiç unutmaz.<br />
Biri kendi düşüncesine bağlı kalır; çünkü ona kendi kendine ulaşmış olduğunu sanır. Öteki ise, onu zahmetle öğrendiği ve onu anlamış olmakla övündüğü için bağlıdır düşüncesine. Sonuç olarak, her ikisi de kendini beğenmişlik …<br />
İçine doldurulacak çok şey olduğu zaman, günün yüzlerce cebi vardır.<br />
Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmakta yararı vardır.<br />
Açıklanmamış karanlık bir konu apaçık bir konudan daha önemli sanılır.<br />
Sadece karşıtları cansıkıcı olmayı sürdürdükleri için, arada bir, bir davaya bağlı kalırız.<br />
Bir insan kendini hep çok büyük işlere adadığında, onun başka bir yeteneğinin olmadığı pek görülmez.<br />
Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz olduğunu gizlice kavrayıveren kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü de değildir. İşte o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır.<br />
Gür ırmaklar kendileriyle birlikte bir çok çakıl ve çalı çırpıyı da sürükler; güçlü ruhlar da bir çok aptal ve mankafayı.<br />
Bir insanın gerçekten ele almış olduğu düşünce özgürlüğü ile, onun tutkuları ve hatta arzuları da gizli gizli kendi üstünlüklerini göstereceklerini sanırlar.<br />
Bir insan yoğun ve kılı kırk yararak düşündüğü zaman, sadece yüzü değil gövdesi de çekinceli bir havaya bürünür.<br />
Ruh arayanda, hiç ruh yoktur.<br />
İnsan yığınlarının davranış biçimlerini önceden kestirmek için, onların güç bir durumdan kendilerini kurtarmak için hiçbir zaman çok önemli bir çaba göstermediklerini kabul etmek gerekir.<br />
İnsan kahkahalarla güldüğü zaman, kabalığı ile tüm hayvanları geride bırakır.<br />
Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar.<br />
Aşk ve nefret kör değillerdir; ama kendileriyle birlikte taşıdıkları ateş yüzünden kör olmuşlardır.<br />
İnsan hatasını bir başkasına itiraf ettiğinde unutur onu; ama çoğu kez öteki kişi bunu unutmaz.<br />
Alev, başka şeyleri aydınlattığı kadar aydınlatmaz kendini. Bilge de böyledir.<br />
Bir konu hakkında hazırlıksız sorguya çekildiğimizde, aklımıza gelen ilk düşünce çoğu zaman bizim kendi düşüncemiz değildir; ama bizim sınıfımıza, konumumuza ve soyumuza ait olan sıradan bir düşüncedir sadece. Öz düşünceler pek ender olarak su yüzüne çıkarlar.<br />
Bizzat kendimizde olan bir değeri övdüğü, okşadığı zaman mucizeyi de, usdışını da kabul ederiz.<br />
Yarı-bilim tam bilimden daha üstündür. O, sorunları olduklarından daha kolay görür ve bununla görüşünü daha anlaşılır, daha inandırıcı kılar.<br />
Çok düşünen partici olmaya uygun değildir; o, parti arasında düşüncesini çok çabuk sızdırır.<br />
Kötü belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır.<br />
Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.<br />
<br />
ugureskici.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nietzsche, insanlara yeni değerler getirmeye çalışarak güçlü insanların egemenliğinde, çoğunluktan ibaret olan ve sürü olarak nitelendirdiği insanlıkta ilerlemenin mümkün olduğunu ileri sürmüştür. Sürü kendini feda ederek üst insanı belirleyecektir. Üst insan benim diyebilen, kendi gözleriyle gördüğü gerçekliği belirleyen insan olarak görülmektedir. Bütün varlığın temelinde daha güçlü olmaya yönelik irade vardır. Nietzsche’ye göre, insanoğlu sadece kendini korumak ve yaşamak istemez aksine asıl isteği daha da güçlü olmaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Friedrich Nietzsche’nin bazı sözleri:</span><br />
<br />
İnsan ağaca benzer.ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse,o kadar kök salar yere, aşağılara,karanlığa, derinlere kötülüğe.<br />
Gerçekten kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz<br />
İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir.<br />
Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır.<br />
Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…<br />
Tüm idealistler, hizmet ettikleri davaların her şeyden önce dünyanın tüm öteki davalarından üstün olduğunu düşünürler. Kendi davalarının biraz olsun başarılı olması için, bu davanın tüm öteki insan girişimlerine gerekli olan aynı pis kokulu gübreye açıkca ihtiyacı olduğuna inanmak da istemezler.<br />
Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az ..<br />
Küçücük bağışlarla büyük mutluluklar kazanmak büyüklüğün bir ayrıcalığıdır.<br />
İnsan, diğer insanlardan hiçbir şey istememeye, onlara hep vermeye alıştığı zaman, elinde olmadan soylu davranır.<br />
Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan …<br />
Bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır.<br />
Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.<br />
Hakikatin temsilcisinin en az olduğu zaman, onu dile getirmenin tehlikeli olduğu zaman değil, can sıkıcı olduğu zamandır.<br />
Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki …<br />
Uygarlaşmış dünya ilişkilerinde herkes, hiç değilse bir konuda kendini başkalarından üstün hisseder. Genel iyiyüreklilik buna dayanır. Çünkü, durum elverirse herkes yardım edebilir, o halde bir utanç duymaksızın bir yardımı da kabul edebilir.<br />
Yapacak çok şeyi olan insan inançlarını ve genel düşüncelerini hemen hemen hiç değiştirmeksizin korur.<br />
İnsan dilediği kadar bilgisiyle şişinip dursun, dilediği kadar nesnel görünsün, boşuna ! Sonunda her zaman ancak kendi yaşam öyküsünü elde edecektir.<br />
İnsanların tarih boyunca farkına vardıkları aşılmaz zorunluluk, bu zorunluluğun ne aşılmaz ne de zorunlu olduğudur.<br />
Bugün artık kimse ölümcül hakikatlerden ölmüyor; çok fazla panzehir var.<br />
Uygarlık tarafından yokedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz.<br />
Sevilmiş olma isteği kendini beğenmişliklerin en büyüğüdür.<br />
İnsanları şiddetle kendi üzerine çeken, bir oyunu her zaman kendi lehine çevirmiştir.<br />
Çok düşünen ve uygulamalı düşünen, kendi maceralarını kolayca unutur, ama başından geçenlerin çağrıştırdığı düşünceleri hiç unutmaz.<br />
Biri kendi düşüncesine bağlı kalır; çünkü ona kendi kendine ulaşmış olduğunu sanır. Öteki ise, onu zahmetle öğrendiği ve onu anlamış olmakla övündüğü için bağlıdır düşüncesine. Sonuç olarak, her ikisi de kendini beğenmişlik …<br />
İçine doldurulacak çok şey olduğu zaman, günün yüzlerce cebi vardır.<br />
Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmakta yararı vardır.<br />
Açıklanmamış karanlık bir konu apaçık bir konudan daha önemli sanılır.<br />
Sadece karşıtları cansıkıcı olmayı sürdürdükleri için, arada bir, bir davaya bağlı kalırız.<br />
Bir insan kendini hep çok büyük işlere adadığında, onun başka bir yeteneğinin olmadığı pek görülmez.<br />
Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz olduğunu gizlice kavrayıveren kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü de değildir. İşte o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır.<br />
Gür ırmaklar kendileriyle birlikte bir çok çakıl ve çalı çırpıyı da sürükler; güçlü ruhlar da bir çok aptal ve mankafayı.<br />
Bir insanın gerçekten ele almış olduğu düşünce özgürlüğü ile, onun tutkuları ve hatta arzuları da gizli gizli kendi üstünlüklerini göstereceklerini sanırlar.<br />
Bir insan yoğun ve kılı kırk yararak düşündüğü zaman, sadece yüzü değil gövdesi de çekinceli bir havaya bürünür.<br />
Ruh arayanda, hiç ruh yoktur.<br />
İnsan yığınlarının davranış biçimlerini önceden kestirmek için, onların güç bir durumdan kendilerini kurtarmak için hiçbir zaman çok önemli bir çaba göstermediklerini kabul etmek gerekir.<br />
İnsan kahkahalarla güldüğü zaman, kabalığı ile tüm hayvanları geride bırakır.<br />
Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar.<br />
Aşk ve nefret kör değillerdir; ama kendileriyle birlikte taşıdıkları ateş yüzünden kör olmuşlardır.<br />
İnsan hatasını bir başkasına itiraf ettiğinde unutur onu; ama çoğu kez öteki kişi bunu unutmaz.<br />
Alev, başka şeyleri aydınlattığı kadar aydınlatmaz kendini. Bilge de böyledir.<br />
Bir konu hakkında hazırlıksız sorguya çekildiğimizde, aklımıza gelen ilk düşünce çoğu zaman bizim kendi düşüncemiz değildir; ama bizim sınıfımıza, konumumuza ve soyumuza ait olan sıradan bir düşüncedir sadece. Öz düşünceler pek ender olarak su yüzüne çıkarlar.<br />
Bizzat kendimizde olan bir değeri övdüğü, okşadığı zaman mucizeyi de, usdışını da kabul ederiz.<br />
Yarı-bilim tam bilimden daha üstündür. O, sorunları olduklarından daha kolay görür ve bununla görüşünü daha anlaşılır, daha inandırıcı kılar.<br />
Çok düşünen partici olmaya uygun değildir; o, parti arasında düşüncesini çok çabuk sızdırır.<br />
Kötü belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır.<br />
Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.<br />
<br />
ugureskici.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Freud'un İD, EGO, SÜPEREGO Üçlemi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-freud-un-id-ego-superego-uclemi.html</link>
			<pubDate>Mon, 22 May 2017 22:06:21 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-freud-un-id-ego-superego-uclemi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu konu belki de psikoloji tarihinin en ses getiren tartışmalarından biridir. Bundan daha önce Freud zihinsel çalışmayı daha iyi anlayabilmek amacıyla zihni bilinç ve bilinçdışı olarak iki bölmede incelemeye çalışmış ancak bu bölmeleme yetersiz kalınca yapısal bir bölmeleme biçimini ileri sürmüştür. Bilinç ve bilinçdışı için önce bölmesel (topoğrafik) deyimini kullanmış, ancak sonradan zihinsel nitelikler tanımını uygun görmüştür. Zihnin yapısal incelenmesinde ise ego (benlik), id (altbenlik), superego (üstbenlik) kavramlarını geliştirmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ego, superego, id zihnin yapılarını, bilinç ve bilinçdışı tanımları da bu bölmelerin nasıl işlemleme yaptığını tanımlamaktadır. Ego daha çok bilinçli bir işlemleme yaparken, id ve süperego daha çok bilinçdışı bir işlemleme yapmaktadır.<br />
<br />
Yine dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi de ego, id, süperego kavramlarının beynin herhangi bir beyin bölgesine karşılık olmadığı ve tamamen soyut olduklarıdır. Daha çok kastedilen şey bir türlü işlevler dizgesidir. Yine bu işlevler tamamen kesin sınırlarla birbirlerinden ayrı değil, tersine geçişlidir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İD</span> <br />
Ruhsal aygıtımızın en eski ve en ilkel parçası olduğu kabul edilmektedir. İçgüdülerimizi ve doğuştan varolan her şeyimizi içermektedir. İşlemleme biçimi tamamen gerçeklik ve mantıkla uyuşumsuzdur. Yani bilinçdışı kuralları (kuralsızlık) işlemektedir. Bu durumda buradaki duygu ve düşünceler zaman, yer, dış dünyaya uyum kavramı tanımazlar. Asıl olan dürtülerin tatmine ulaşmasıdır (haz ilkesi). İd bu dürtülerinin tatmin edilmesinde (boşaltılması) egoyu kullanmaktadır, egoya baskı yapmaktadır. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EGO </span><br />
Çocuk büyüdükçe dış dünyanın gerçeklikleri hazza ulaşmada bazı kuralların olduğunu öğretir. Bu durumda altbenliğin bir bölümü özel bir evrimleşme göstererek egoyu oluşturur. Egonun asıl görevi düzenlemedir. Bu nedenle "düzenleyici dizge" adını da bazıları uygun görmektedir. Ego insanoğlunun dış dünya ile uyum içerisinde yaşamasını sağlayan zihinsel işlevler bütünüdür. Yani gerçeklik kuralı egoda hakimdir (gerçeklik-reality- ilkesi).<br />
<br />
Ego dış dünyanın gerçekleri ve iç dünyanın haz arayışı arasında dengeyi sağlayan araçtır. Bu dengenin sağlanması için ego bazı yetilerle donanmıştır.<br />
<br />
Dürtülerin farkına varılması, algılanması (açlık, cinsellik)<br />
<br />
Dış dünyadaki koşulların farkına varılması (yiyecek nerede, nasıl ulaşılır) <br />
<br />
Dürtülerin üstbenliğin baskısıyla koşullara uyacak niteliğe getirilmesi (ekmek almak için para verilir, çalınmaz) <br />
<br />
İstemli ve uyumcul davranışın eyleme geçirilmesi <br />
<br />
<br />
Benliğin temel işlevi anlaşılacağı üzere dış dünyaya uyumdur. Türkçe'ye yerleşen egoist sözcüğünün bu nedenle yanlış kullanıldığı ileri sürülebilir. Burada anlaşılması gereken bir nokta da egonun Gerçeklik ilkesiyle çalıştığı, ama idin Haz ilkesiyle çalıştığıdır. Ego bu dengeyi sağlarken "savunma mekanizmaları" adı verilen bazı yöntemleri kullanır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SÜPEREGO (Üstbenlik) </span><br />
Zaman içerisinde egonun bir parçası toplumsallaşma ve değerlerle ilgili olarak evrimleşir. Bu evrimin sonucunda gelişen parçaya süperego (üstbenlik) adı verilir.<br />
<br />
<br />
Çocuk doğduğunda ayıp, yasak, günah, başkalarının hakkı, saygı gibi kavramlara sahip değildir. Haz ilkesi yaşamını yönlendirir. Ancak biraz büyüyüp haz ilkesini devam ettirince anne ve baba tarafından sosyal olarak uygunsuz davranışlar gösterdiğinde cezalandırılır. Çocuk artık bir yaramazlık yaptığında anne-babasının davranışını duyup-görüp cezalandırılacağını düşünerek davranışından çekinir. Çocuk biraz daha büyünce anne-baba yanında olmasa bile otomatik olarak uygunsuz davranışı yapmaktan vazgeçer. Çünkü anne-baba artık onun dışında birileri değildir. Artık anne-baba içselleştirilmiş ve çocuğun zihninin bir parçası olmuştur. Nereye giderse gitsin anne-baba zihninin içerisinde onunla gelecektir. Yargılayıcı dizge dediğimiz superegonun insan yaşantısındaki belirtisi "suçluluk duygusu"dur.<br />
<br />
Çocukluk döneminde gördüğümüz korku ve utanç duyguları ise superego gelişiminin belirtilerindendir. Superego bilinçdışı ve bilinç süreçleri beraberce barındırır. Vicdan, süperegonun bilinçli kısmında yer alır.<br />
<br />
Superegonun (frenleyici, yasaklayıcı) ve idin (haz ilkesi) baskıları altında ego uygun çözüm yolları arar.<br />
<br />
psikonet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu konu belki de psikoloji tarihinin en ses getiren tartışmalarından biridir. Bundan daha önce Freud zihinsel çalışmayı daha iyi anlayabilmek amacıyla zihni bilinç ve bilinçdışı olarak iki bölmede incelemeye çalışmış ancak bu bölmeleme yetersiz kalınca yapısal bir bölmeleme biçimini ileri sürmüştür. Bilinç ve bilinçdışı için önce bölmesel (topoğrafik) deyimini kullanmış, ancak sonradan zihinsel nitelikler tanımını uygun görmüştür. Zihnin yapısal incelenmesinde ise ego (benlik), id (altbenlik), superego (üstbenlik) kavramlarını geliştirmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ego, superego, id zihnin yapılarını, bilinç ve bilinçdışı tanımları da bu bölmelerin nasıl işlemleme yaptığını tanımlamaktadır. Ego daha çok bilinçli bir işlemleme yaparken, id ve süperego daha çok bilinçdışı bir işlemleme yapmaktadır.<br />
<br />
Yine dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi de ego, id, süperego kavramlarının beynin herhangi bir beyin bölgesine karşılık olmadığı ve tamamen soyut olduklarıdır. Daha çok kastedilen şey bir türlü işlevler dizgesidir. Yine bu işlevler tamamen kesin sınırlarla birbirlerinden ayrı değil, tersine geçişlidir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İD</span> <br />
Ruhsal aygıtımızın en eski ve en ilkel parçası olduğu kabul edilmektedir. İçgüdülerimizi ve doğuştan varolan her şeyimizi içermektedir. İşlemleme biçimi tamamen gerçeklik ve mantıkla uyuşumsuzdur. Yani bilinçdışı kuralları (kuralsızlık) işlemektedir. Bu durumda buradaki duygu ve düşünceler zaman, yer, dış dünyaya uyum kavramı tanımazlar. Asıl olan dürtülerin tatmine ulaşmasıdır (haz ilkesi). İd bu dürtülerinin tatmin edilmesinde (boşaltılması) egoyu kullanmaktadır, egoya baskı yapmaktadır. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EGO </span><br />
Çocuk büyüdükçe dış dünyanın gerçeklikleri hazza ulaşmada bazı kuralların olduğunu öğretir. Bu durumda altbenliğin bir bölümü özel bir evrimleşme göstererek egoyu oluşturur. Egonun asıl görevi düzenlemedir. Bu nedenle "düzenleyici dizge" adını da bazıları uygun görmektedir. Ego insanoğlunun dış dünya ile uyum içerisinde yaşamasını sağlayan zihinsel işlevler bütünüdür. Yani gerçeklik kuralı egoda hakimdir (gerçeklik-reality- ilkesi).<br />
<br />
Ego dış dünyanın gerçekleri ve iç dünyanın haz arayışı arasında dengeyi sağlayan araçtır. Bu dengenin sağlanması için ego bazı yetilerle donanmıştır.<br />
<br />
Dürtülerin farkına varılması, algılanması (açlık, cinsellik)<br />
<br />
Dış dünyadaki koşulların farkına varılması (yiyecek nerede, nasıl ulaşılır) <br />
<br />
Dürtülerin üstbenliğin baskısıyla koşullara uyacak niteliğe getirilmesi (ekmek almak için para verilir, çalınmaz) <br />
<br />
İstemli ve uyumcul davranışın eyleme geçirilmesi <br />
<br />
<br />
Benliğin temel işlevi anlaşılacağı üzere dış dünyaya uyumdur. Türkçe'ye yerleşen egoist sözcüğünün bu nedenle yanlış kullanıldığı ileri sürülebilir. Burada anlaşılması gereken bir nokta da egonun Gerçeklik ilkesiyle çalıştığı, ama idin Haz ilkesiyle çalıştığıdır. Ego bu dengeyi sağlarken "savunma mekanizmaları" adı verilen bazı yöntemleri kullanır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SÜPEREGO (Üstbenlik) </span><br />
Zaman içerisinde egonun bir parçası toplumsallaşma ve değerlerle ilgili olarak evrimleşir. Bu evrimin sonucunda gelişen parçaya süperego (üstbenlik) adı verilir.<br />
<br />
<br />
Çocuk doğduğunda ayıp, yasak, günah, başkalarının hakkı, saygı gibi kavramlara sahip değildir. Haz ilkesi yaşamını yönlendirir. Ancak biraz büyüyüp haz ilkesini devam ettirince anne ve baba tarafından sosyal olarak uygunsuz davranışlar gösterdiğinde cezalandırılır. Çocuk artık bir yaramazlık yaptığında anne-babasının davranışını duyup-görüp cezalandırılacağını düşünerek davranışından çekinir. Çocuk biraz daha büyünce anne-baba yanında olmasa bile otomatik olarak uygunsuz davranışı yapmaktan vazgeçer. Çünkü anne-baba artık onun dışında birileri değildir. Artık anne-baba içselleştirilmiş ve çocuğun zihninin bir parçası olmuştur. Nereye giderse gitsin anne-baba zihninin içerisinde onunla gelecektir. Yargılayıcı dizge dediğimiz superegonun insan yaşantısındaki belirtisi "suçluluk duygusu"dur.<br />
<br />
Çocukluk döneminde gördüğümüz korku ve utanç duyguları ise superego gelişiminin belirtilerindendir. Superego bilinçdışı ve bilinç süreçleri beraberce barındırır. Vicdan, süperegonun bilinçli kısmında yer alır.<br />
<br />
Superegonun (frenleyici, yasaklayıcı) ve idin (haz ilkesi) baskıları altında ego uygun çözüm yolları arar.<br />
<br />
psikonet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Buda’dan yaşam felsefenizi değiştirecek 20 hayat öğretisi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-buda%E2%80%99dan-yasam-felsefenizi-degistirecek-20-hayat-ogretisi.html</link>
			<pubDate>Thu, 17 Dec 2015 21:42:18 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-buda%E2%80%99dan-yasam-felsefenizi-degistirecek-20-hayat-ogretisi.html</guid>
			<description><![CDATA[Budizm öğretisi, yaşam hakkında güzel dersler çıkarabileceğimiz bazı güçlü felsefeler ve bakış açıları barındırır. Bugün sizlerle, birçoğu Buda’nın sözleri olan ve Budizm öğretisinin ana felsefesini oluşturan 20 ilginç ve öğretici bilgiyi paylaşacağız.<br />
<br />
İşte Buda’dan yaşama bakış açınızı değiştirebilecek güçteki 20 öğretici ders;<br />
<br />
1. Sevgi her şeyin ilacıdır.<br />
“Nefretin açtığı yaralar nefretle tedavi edilemez. Ruhta açılan yaraları tedavi edebilecek tek güç sevgidir ve bu, yaşadığımız evrenin en temek kuralıdır.’’<br />
<br />
2. Sizi siz yapan söyledikleriniz değil, uygulamaya geçirebildiklerinizdir.<br />
“Birini sırf çok konuştuğu için bilge olarak tanımlayamazsınız. Kişinin bilgeliği ancak içindeki huzur, sevgi ve cesaretle ölçülebilir.’’<br />
<br />
3. Sağlıklı yaşamın sırrı, anı yaşamakta gizlidir.<br />
‘’Geçmişe takılıp kalma, geleceğin hayalini kurma. Zihnini yalnıca içinden bulunduğun ana odakla ve yaşa.’’<br />
‘’Bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı olabilmenin sırrı ne geçmişin yasını tutmakta, ne de gelecekle ilgili endişe duymakta. Sağlıklı olabilmenin sırrı bilgece ve farkında olarak anda yaşamakta.’’<br />
<br />
4. İçine dönebilen herkes görünmeyeni görmeye başlar<br />
“Sonsuz huzura giden yol göklere değil, yüreğe uzanır.’’<br />
<br />
5. Kelimeler hem silah hem de merhemdir.<br />
“Kelimeler bir insanı hem yaralayacak hem de iyileştirebilecek güce sahiptir. Hatta doğru ve ince olabilenleri, dünayayı bile değiştirebilir.’’<br />
<br />
6. Akışına bırak, istediğin her şey sana gelir.<br />
“Sürekli çevresinde dönüp durduğun şeyi en çabuk kaybedersin.’’<br />
<br />
7. Kimse hayat yolunuzu sizin için yürümez<br />
“Bizi kendimizden başka kimse kurtaramaz.. Hepimiz kendi yolumuzu kendimiz yürümek zorundayız.”<br />
<br />
8. Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır.<br />
“Binlerce mum, tek bir mumun ışığıyla yanabilir ve o mumun ömründen hiç bir şey küfürlü içerikürmez. Mutluluk da mum ışığı gibi paylaşıldıkça çoğalır.’’<br />
<br />
9. Çevrenizdekilere karşı yardımsever olun.<br />
“Zengin ya da fakir…Herkesin başa çıkmaya çalıştığı problemler var. Bazılarınınki çok, bazılarınınki az.’’<br />
<br />
10. Sizden inanmanız beklenen şeyleri sorgulayın.<br />
“Herhangi bir şey yalnızca öyle duyduğunuz için öyle olmak zorunda değil. Duyduğunuz şeylere ne kadar çok kişi inanıyor olursa olsun koru koruna inanmayın. Dini kitaplarda yazdığı için, deneyimli insanlar söylediği için ya da gelenekleriniz bunu gerektirdiği için inanmayın. Gözlem ve analiz yapın. Düşündüğünüz şeyin sebeplerini araştırın ve olası sonuçlarıyla ilgili çıkarımlarda bulunun. Deneyimleyin ve kendi deneyimlerinizle öğrenin.’’<br />
<br />
12. Cesur olun<br />
“Var olmanın en büyük sırrı korkusuz olmaktır. Geleceğin size getireceklerinden korkmayın. Korkularınız yüzünden başkalarına bağımlı yaşamayın. Cesur olmak özgürlük kilidinin anahtarıdır. ‘’<br />
<br />
13. Gerçekler bir şekilde gün yüzüne çıkacaktır.<br />
“Hayatta asla gizlenemeyecek 3 şey vardır: Güneş, ay ve gerçekler.’’<br />
<br />
14. Zihninizin kontrolünü sağlayamazsanız o sizi kontrol etmeye başlar.<br />
“Sağlıklı olabilmek, gerçek mutluluğa ulaşabilmek ve huzuru bulabilmek için zihninizi kontrol edebilmelisiniz. Kontrol edemediğiniz bir zihin sizi kendi karanlığına çeker ve bilgeliğe ulaşmanızı engeller.’’<br />
<br />
15. Şüphe ayrıştırır, güven birleştirir.<br />
“Şüphe kadar zihni kemiren başka bir alıkanlık yoktur. Şüphe, insanları ayrıştırır. Arkadaşlıkların ve en büyük aşkların ölümüne sebep olan zehir, şüphedir. ‘’<br />
<br />
16. Hayatınızdaki kimseyi kendinizden daha çok sevmeyin.<br />
“Hayatımız boyunca kendimizden daha çok seveceğimiz birilerini arar dururuz. Bu kişiyi çok uzaklarda ararız ancak bize kendimiz kadar yakındır. Hayatta en çok sevmeniz gereken ve sevginizi en çok hakeden kişi kendinizsiniz.’’<br />
<br />
17. Herşeyi bilmek, bilgeliktir; kendini bilmek ise aydınlanma.<br />
“Binlerce savaşı kazanmak için savaşmak yerine kendinizi fethetmeyi deneyin. Zafer, sizsiniz.’’<br />
<br />
18. Maneviyat bir lüks değil, ihtiyaçtır.<br />
“Tıpkı bir mumun ateş olmadan ışık veremeyeceği gibi, bir insanın da maneviyat taşımadan aydınlanabilmesi mümkün değildir.’’<br />
<br />
19. Kıskanmak yerine takdir etmeyi öğrenin.<br />
“Çevrenizdekilerin sahip olduğu iyi şeyleri kıskanmak yerine takdir edin ve daha iyilerine sahip olabilmek için çalışın.’’<br />
<br />
20. Huzuru içinizde arayın.<br />
“Huzur içinizdedir, dışarıda aramayın.’’<br />
<br />
<br />
uplifers.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Budizm öğretisi, yaşam hakkında güzel dersler çıkarabileceğimiz bazı güçlü felsefeler ve bakış açıları barındırır. Bugün sizlerle, birçoğu Buda’nın sözleri olan ve Budizm öğretisinin ana felsefesini oluşturan 20 ilginç ve öğretici bilgiyi paylaşacağız.<br />
<br />
İşte Buda’dan yaşama bakış açınızı değiştirebilecek güçteki 20 öğretici ders;<br />
<br />
1. Sevgi her şeyin ilacıdır.<br />
“Nefretin açtığı yaralar nefretle tedavi edilemez. Ruhta açılan yaraları tedavi edebilecek tek güç sevgidir ve bu, yaşadığımız evrenin en temek kuralıdır.’’<br />
<br />
2. Sizi siz yapan söyledikleriniz değil, uygulamaya geçirebildiklerinizdir.<br />
“Birini sırf çok konuştuğu için bilge olarak tanımlayamazsınız. Kişinin bilgeliği ancak içindeki huzur, sevgi ve cesaretle ölçülebilir.’’<br />
<br />
3. Sağlıklı yaşamın sırrı, anı yaşamakta gizlidir.<br />
‘’Geçmişe takılıp kalma, geleceğin hayalini kurma. Zihnini yalnıca içinden bulunduğun ana odakla ve yaşa.’’<br />
‘’Bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı olabilmenin sırrı ne geçmişin yasını tutmakta, ne de gelecekle ilgili endişe duymakta. Sağlıklı olabilmenin sırrı bilgece ve farkında olarak anda yaşamakta.’’<br />
<br />
4. İçine dönebilen herkes görünmeyeni görmeye başlar<br />
“Sonsuz huzura giden yol göklere değil, yüreğe uzanır.’’<br />
<br />
5. Kelimeler hem silah hem de merhemdir.<br />
“Kelimeler bir insanı hem yaralayacak hem de iyileştirebilecek güce sahiptir. Hatta doğru ve ince olabilenleri, dünayayı bile değiştirebilir.’’<br />
<br />
6. Akışına bırak, istediğin her şey sana gelir.<br />
“Sürekli çevresinde dönüp durduğun şeyi en çabuk kaybedersin.’’<br />
<br />
7. Kimse hayat yolunuzu sizin için yürümez<br />
“Bizi kendimizden başka kimse kurtaramaz.. Hepimiz kendi yolumuzu kendimiz yürümek zorundayız.”<br />
<br />
8. Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır.<br />
“Binlerce mum, tek bir mumun ışığıyla yanabilir ve o mumun ömründen hiç bir şey küfürlü içerikürmez. Mutluluk da mum ışığı gibi paylaşıldıkça çoğalır.’’<br />
<br />
9. Çevrenizdekilere karşı yardımsever olun.<br />
“Zengin ya da fakir…Herkesin başa çıkmaya çalıştığı problemler var. Bazılarınınki çok, bazılarınınki az.’’<br />
<br />
10. Sizden inanmanız beklenen şeyleri sorgulayın.<br />
“Herhangi bir şey yalnızca öyle duyduğunuz için öyle olmak zorunda değil. Duyduğunuz şeylere ne kadar çok kişi inanıyor olursa olsun koru koruna inanmayın. Dini kitaplarda yazdığı için, deneyimli insanlar söylediği için ya da gelenekleriniz bunu gerektirdiği için inanmayın. Gözlem ve analiz yapın. Düşündüğünüz şeyin sebeplerini araştırın ve olası sonuçlarıyla ilgili çıkarımlarda bulunun. Deneyimleyin ve kendi deneyimlerinizle öğrenin.’’<br />
<br />
12. Cesur olun<br />
“Var olmanın en büyük sırrı korkusuz olmaktır. Geleceğin size getireceklerinden korkmayın. Korkularınız yüzünden başkalarına bağımlı yaşamayın. Cesur olmak özgürlük kilidinin anahtarıdır. ‘’<br />
<br />
13. Gerçekler bir şekilde gün yüzüne çıkacaktır.<br />
“Hayatta asla gizlenemeyecek 3 şey vardır: Güneş, ay ve gerçekler.’’<br />
<br />
14. Zihninizin kontrolünü sağlayamazsanız o sizi kontrol etmeye başlar.<br />
“Sağlıklı olabilmek, gerçek mutluluğa ulaşabilmek ve huzuru bulabilmek için zihninizi kontrol edebilmelisiniz. Kontrol edemediğiniz bir zihin sizi kendi karanlığına çeker ve bilgeliğe ulaşmanızı engeller.’’<br />
<br />
15. Şüphe ayrıştırır, güven birleştirir.<br />
“Şüphe kadar zihni kemiren başka bir alıkanlık yoktur. Şüphe, insanları ayrıştırır. Arkadaşlıkların ve en büyük aşkların ölümüne sebep olan zehir, şüphedir. ‘’<br />
<br />
16. Hayatınızdaki kimseyi kendinizden daha çok sevmeyin.<br />
“Hayatımız boyunca kendimizden daha çok seveceğimiz birilerini arar dururuz. Bu kişiyi çok uzaklarda ararız ancak bize kendimiz kadar yakındır. Hayatta en çok sevmeniz gereken ve sevginizi en çok hakeden kişi kendinizsiniz.’’<br />
<br />
17. Herşeyi bilmek, bilgeliktir; kendini bilmek ise aydınlanma.<br />
“Binlerce savaşı kazanmak için savaşmak yerine kendinizi fethetmeyi deneyin. Zafer, sizsiniz.’’<br />
<br />
18. Maneviyat bir lüks değil, ihtiyaçtır.<br />
“Tıpkı bir mumun ateş olmadan ışık veremeyeceği gibi, bir insanın da maneviyat taşımadan aydınlanabilmesi mümkün değildir.’’<br />
<br />
19. Kıskanmak yerine takdir etmeyi öğrenin.<br />
“Çevrenizdekilerin sahip olduğu iyi şeyleri kıskanmak yerine takdir edin ve daha iyilerine sahip olabilmek için çalışın.’’<br />
<br />
20. Huzuru içinizde arayın.<br />
“Huzur içinizdedir, dışarıda aramayın.’’<br />
<br />
<br />
uplifers.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sokrates özlü sözleri]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-sokrates-ozlu-sozleri.html</link>
			<pubDate>Thu, 03 Dec 2015 00:48:54 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">bektasi</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-sokrates-ozlu-sozleri.html</guid>
			<description><![CDATA[Umut her daim vardır.<br />
<br />
Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.<br />
<br />
Bilgi ruhun gıdasıdır.<br />
<br />
Bir insanın onsuz yapabileceği ne kadar çok şey vardır.<br />
<br />
Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.<br />
<br />
Bilen insan kötülük yapmaz.<br />
<br />
Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir.<br />
<br />
En faziletli insan, ruhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.<br />
<br />
Endişelerinizden kurtulmak istiyorsaniz , yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.<br />
<br />
Fazilet, ruhun güzelliğidir.<br />
<br />
Felsefe hayretle başlar.<br />
<br />
Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.<br />
<br />
Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir.<br />
<br />
Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.<br />
<br />
İnsan bildiğini öğrenir.<br />
<br />
Kadın erkekle bir kez eşit hale getirildi mi, artık ondan üstün olur.<br />
<br />
Kainatta tesadüfe tesadüf edilmez.<br />
<br />
Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?<br />
<br />
Kendini bil.<br />
<br />
Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün.<br />
<br />
Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.<br />
<br />
Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz,yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz.<br />
<br />
Öğrenmek, eskiden bilinmiş bir şeyi yeniden hatırlamaktan başka birşey değildir.<br />
<br />
Sadece bir iyi vardır, bilgi; ve sadece bir kötü vardır, cehalet.<br />
<br />
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.<br />
<br />
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.<br />
<br />
Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.<br />
<br />
İnsanlar her zaman her yerde acıkmışlardır ama her zaman her yerde erdemli olmamışlardır.<br />
<br />
Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.<br />
<br />
Bir şey bilmediğim dışında başka bir şey bilmiyorum.<br />
<br />
Sadece bir iyi vardır, bilgi; ve sadece bir kötü vardır, cehalet.<br />
<br />
Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir. 12 Aralık 2011    (Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.)<br />
<br />
Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz, yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz.<br />
<br />
Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?<br />
<br />
İnsan bildiğini öğrenir.<br />
<br />
Kadın erkekle bir kez eşit hale getirildi mi, artık ondan üstün olur.<br />
<br />
Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.<br />
<br />
Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir.<br />
<br />
Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.<br />
<br />
Endişelerinizden kurtulmak istiyorsanız , yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.<br />
<br />
Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.<br />
<br />
Felsefe hayretle başlar.<br />
<br />
Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün.<br />
<br />
Bir insanın onsuz yapabileceği ne kadar çok şey vardır.<br />
<br />
Kainatta tesadüfe, tesadüf edilmez.<br />
<br />
En faziletli insan, rûhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.<br />
<br />
Fazilet, ruhun güzelliğidir.Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.<br />
<br />
Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Umut her daim vardır.<br />
<br />
Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.<br />
<br />
Bilgi ruhun gıdasıdır.<br />
<br />
Bir insanın onsuz yapabileceği ne kadar çok şey vardır.<br />
<br />
Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.<br />
<br />
Bilen insan kötülük yapmaz.<br />
<br />
Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir.<br />
<br />
En faziletli insan, ruhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.<br />
<br />
Endişelerinizden kurtulmak istiyorsaniz , yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.<br />
<br />
Fazilet, ruhun güzelliğidir.<br />
<br />
Felsefe hayretle başlar.<br />
<br />
Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.<br />
<br />
Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir.<br />
<br />
Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.<br />
<br />
İnsan bildiğini öğrenir.<br />
<br />
Kadın erkekle bir kez eşit hale getirildi mi, artık ondan üstün olur.<br />
<br />
Kainatta tesadüfe tesadüf edilmez.<br />
<br />
Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?<br />
<br />
Kendini bil.<br />
<br />
Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün.<br />
<br />
Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.<br />
<br />
Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz,yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz.<br />
<br />
Öğrenmek, eskiden bilinmiş bir şeyi yeniden hatırlamaktan başka birşey değildir.<br />
<br />
Sadece bir iyi vardır, bilgi; ve sadece bir kötü vardır, cehalet.<br />
<br />
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.<br />
<br />
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.<br />
<br />
Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.<br />
<br />
İnsanlar her zaman her yerde acıkmışlardır ama her zaman her yerde erdemli olmamışlardır.<br />
<br />
Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.<br />
<br />
Bir şey bilmediğim dışında başka bir şey bilmiyorum.<br />
<br />
Sadece bir iyi vardır, bilgi; ve sadece bir kötü vardır, cehalet.<br />
<br />
Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir. 12 Aralık 2011    (Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.)<br />
<br />
Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz, yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz.<br />
<br />
Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?<br />
<br />
İnsan bildiğini öğrenir.<br />
<br />
Kadın erkekle bir kez eşit hale getirildi mi, artık ondan üstün olur.<br />
<br />
Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.<br />
<br />
Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir.<br />
<br />
Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.<br />
<br />
Endişelerinizden kurtulmak istiyorsanız , yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.<br />
<br />
Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.<br />
<br />
Felsefe hayretle başlar.<br />
<br />
Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün.<br />
<br />
Bir insanın onsuz yapabileceği ne kadar çok şey vardır.<br />
<br />
Kainatta tesadüfe, tesadüf edilmez.<br />
<br />
En faziletli insan, rûhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.<br />
<br />
Fazilet, ruhun güzelliğidir.Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.<br />
<br />
Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Felsefenin yararları nelerdir?]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-felsefenin-yararlari-nelerdir.html</link>
			<pubDate>Fri, 19 Jun 2015 23:19:37 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-felsefenin-yararlari-nelerdir.html</guid>
			<description><![CDATA[Felsefenin yararı veya gerekliliği onun toplumsal-kültürel işlevi ve felsefenin tarihsel gelişimi ile ilgili olarak birkaç şey söylemek gerekir. Mongolfier kardeşler icat etmiş oldukları balonla ilk uçuşlarını yapmak istedikleri sırada gösteriyi izlemek için meydanda toplanan seyirciler arasından biri yanında bulunan tonton tavırlı, yaşlı, saygıdeğer bir baya dönerek biraz saf bir tavırla şu soruyu sorar: "İyi de bu ne işe yarıyor bayım?" Sözü edilen yaşlı bay - ki o sıralarda Fransa'yı ziyaret etmekte olan ünlü Amerikalı bilgin ve siyaset adamı Benjamin Franklin'dir - aynı ölçüde hoşgölürü bir şekilde gülümseyerek şu cevabı verir: "Yeni doğmuş bir bebek ne işe yarar bayım?"<br />
<br />
Kanımızca bu cevap, felsefenin ve aslında daha genel olarak diğer temel kültürel etkinliklerin son tahlilde ne işe yaradıkları sorusuna verilebilecek en güzel ve en anlamlı cevaptır. Konuya bir işe yaramak açısından baktığımızda en çok işe yaradığı düşünülen bazı etkinliklerimiz in bir işe yaramadığını da görebiliriz. Örneğin bilim bile çoğu kez bir işe yaramaz.<br />
<br />
Felsefe; insanı insan yapan ve bir hiç olmaktan kurtaran araştırma ruhunun, anlamlandırma, yorumlama ve değerlendirme etkinliğinin, önemli sorular sorma ve onlara ciddi olarak cevaplar arama özelliğinin, erdemli olma ve mutlu yaşama talebinin, kısacası bilgeliğe ulaşma özleminin en hakiki ifadesidir.<br />
<br />
Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM<br />
Kaynak: Prof. Dr. Ahmet Arslan - Felsefeye Giriş Kitabı<br />
<br />
Ek Bilgiler<br />
<br />
Felsefe; insanı insan yapan ve bir hiç olmaktan kurtaran araştırma ruhunun, anlamlandırma, yorumlama ve değerlendirme etkinliğinin, önemli sorular sorma ve onlara ciddi olarak cevaplar arama özelliğinin, erdemli olma ve mutlu yaşama talebinin, kısacası bilgeliğe ulaşma özleminin en hakiki ifadesidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Felsefenin yararı veya gerekliliği onun toplumsal-kültürel işlevi ve felsefenin tarihsel gelişimi ile ilgili olarak birkaç şey söylemek gerekir. Mongolfier kardeşler icat etmiş oldukları balonla ilk uçuşlarını yapmak istedikleri sırada gösteriyi izlemek için meydanda toplanan seyirciler arasından biri yanında bulunan tonton tavırlı, yaşlı, saygıdeğer bir baya dönerek biraz saf bir tavırla şu soruyu sorar: "İyi de bu ne işe yarıyor bayım?" Sözü edilen yaşlı bay - ki o sıralarda Fransa'yı ziyaret etmekte olan ünlü Amerikalı bilgin ve siyaset adamı Benjamin Franklin'dir - aynı ölçüde hoşgölürü bir şekilde gülümseyerek şu cevabı verir: "Yeni doğmuş bir bebek ne işe yarar bayım?"<br />
<br />
Kanımızca bu cevap, felsefenin ve aslında daha genel olarak diğer temel kültürel etkinliklerin son tahlilde ne işe yaradıkları sorusuna verilebilecek en güzel ve en anlamlı cevaptır. Konuya bir işe yaramak açısından baktığımızda en çok işe yaradığı düşünülen bazı etkinliklerimiz in bir işe yaramadığını da görebiliriz. Örneğin bilim bile çoğu kez bir işe yaramaz.<br />
<br />
Felsefe; insanı insan yapan ve bir hiç olmaktan kurtaran araştırma ruhunun, anlamlandırma, yorumlama ve değerlendirme etkinliğinin, önemli sorular sorma ve onlara ciddi olarak cevaplar arama özelliğinin, erdemli olma ve mutlu yaşama talebinin, kısacası bilgeliğe ulaşma özleminin en hakiki ifadesidir.<br />
<br />
Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM<br />
Kaynak: Prof. Dr. Ahmet Arslan - Felsefeye Giriş Kitabı<br />
<br />
Ek Bilgiler<br />
<br />
Felsefe; insanı insan yapan ve bir hiç olmaktan kurtaran araştırma ruhunun, anlamlandırma, yorumlama ve değerlendirme etkinliğinin, önemli sorular sorma ve onlara ciddi olarak cevaplar arama özelliğinin, erdemli olma ve mutlu yaşama talebinin, kısacası bilgeliğe ulaşma özleminin en hakiki ifadesidir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Felsefe Tarihi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-felsefe-tarihi.html</link>
			<pubDate>Fri, 05 Jun 2015 16:42:37 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-felsefe-tarihi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Çağ (Antik Çağ) Felsefesi Tarihi</span><br />
<br />
Felsefeyi geçmişiyle olan bağlarından ayrı düşünmek mümkün değildir; çünkü bugün kullandığımız birçok felsefi kavramın anlamsal içeriği, binlerce yıllık düşünsel katkıların ve evrensel bir fikirsel iş birliğinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle felsefi kavramların anlamlarını ortaya koymak, bir anlamda onların tarihlerini yazmakla eş değerdir. Bu da felsefe tarihi disiplinini felsefe yapmanın ayrılmaz bir parçası haline getirir. Adına felsefe dediğimiz etkinliğin, büyük ölçüde, geçmiş dönemlerin büyük düşünürlerinin yapıtlarında vücut bulan bir disiplin olduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir. <br />
<br />
Felsefenin 2500 yıllık uzun öyküsü Antik Yunan dünyasının büyük filozoflarının bin yıllara ışık saçan eşsiz başarılarıyla başlıyor. Antik Yunan uygarlığı, düşünce tarihinin ilk filozoflarını yetiştirmiş, ilk kavram ve sorunlarını ortaya koymuştur ve bu bakımdan özellikle Batı düşüncesi tarihinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir.<br />
<br />
Felsefe, isim babaları olan Antik Yunan düşünürlerine çok şey borçludur. Felsefe tarihinde hiçbir sorun yoktur ki Antik Yunan düşüncesine ama örtük, ama açık bir gönderme içermiyor olsun. Tarihin ilk filozofu olan Thales ile başlayan Antik Yunan düşüncesinin Platon ve Aristoteles gibi görece geç dönem düşünürler eliyle ulaştığı doruk noktası, düşünce tarihinde bir tekrarı daha olmayan parlak bir başarı olarak kabul edilir. Bu iki adam, felsefe tarihinin, tartışmasız, en büyük düşünürleri olarak, kendilerinden sonraki düşünürlerin el atacakları tüm sorunları felsefe disiplininin yöntem ve icaplarına uygun şekilde teşhis etmiş, ortaya koydukları kavramlar adeta başlı başına bir felsefe lügati oluşturmuş ve bu lügat, felsefenin gelişim süreci boyunca filozofların baş vurdukları belki de en kullanışlı düşünme aletini oluşturmuştur.<br />
<br />
Antik Yunan düşünürleri, bugün her biri felsefenin farklı alt disiplinlerince konu edinilen varlık, bilgi, insan, ahlak, toplum ve sanat sorunlarını, bin yıllar boyunca hayranlıkla karşılanmış eşsiz bir bütünlük ve sistematiklik içinde ele alıp tartışmış, etkileri çağları aşan büyük felsefe yapıtları kaleme almışlardır.<br />
<br />
Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM <br />
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Çağ (Antik Çağ) Felsefesi Tarihi</span><br />
<br />
Felsefeyi geçmişiyle olan bağlarından ayrı düşünmek mümkün değildir; çünkü bugün kullandığımız birçok felsefi kavramın anlamsal içeriği, binlerce yıllık düşünsel katkıların ve evrensel bir fikirsel iş birliğinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle felsefi kavramların anlamlarını ortaya koymak, bir anlamda onların tarihlerini yazmakla eş değerdir. Bu da felsefe tarihi disiplinini felsefe yapmanın ayrılmaz bir parçası haline getirir. Adına felsefe dediğimiz etkinliğin, büyük ölçüde, geçmiş dönemlerin büyük düşünürlerinin yapıtlarında vücut bulan bir disiplin olduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir. <br />
<br />
Felsefenin 2500 yıllık uzun öyküsü Antik Yunan dünyasının büyük filozoflarının bin yıllara ışık saçan eşsiz başarılarıyla başlıyor. Antik Yunan uygarlığı, düşünce tarihinin ilk filozoflarını yetiştirmiş, ilk kavram ve sorunlarını ortaya koymuştur ve bu bakımdan özellikle Batı düşüncesi tarihinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir.<br />
<br />
Felsefe, isim babaları olan Antik Yunan düşünürlerine çok şey borçludur. Felsefe tarihinde hiçbir sorun yoktur ki Antik Yunan düşüncesine ama örtük, ama açık bir gönderme içermiyor olsun. Tarihin ilk filozofu olan Thales ile başlayan Antik Yunan düşüncesinin Platon ve Aristoteles gibi görece geç dönem düşünürler eliyle ulaştığı doruk noktası, düşünce tarihinde bir tekrarı daha olmayan parlak bir başarı olarak kabul edilir. Bu iki adam, felsefe tarihinin, tartışmasız, en büyük düşünürleri olarak, kendilerinden sonraki düşünürlerin el atacakları tüm sorunları felsefe disiplininin yöntem ve icaplarına uygun şekilde teşhis etmiş, ortaya koydukları kavramlar adeta başlı başına bir felsefe lügati oluşturmuş ve bu lügat, felsefenin gelişim süreci boyunca filozofların baş vurdukları belki de en kullanışlı düşünme aletini oluşturmuştur.<br />
<br />
Antik Yunan düşünürleri, bugün her biri felsefenin farklı alt disiplinlerince konu edinilen varlık, bilgi, insan, ahlak, toplum ve sanat sorunlarını, bin yıllar boyunca hayranlıkla karşılanmış eşsiz bir bütünlük ve sistematiklik içinde ele alıp tartışmış, etkileri çağları aşan büyük felsefe yapıtları kaleme almışlardır.<br />
<br />
Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM <br />
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Felsefe nedir Felsefenin Tanımı Felsefenin Anlamı Kısaca Bilgi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-felsefe-nedir-felsefenin-tanimi-felsefenin-anlami-kisaca-bilgi.html</link>
			<pubDate>Sat, 23 May 2015 14:33:27 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=1">Admin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-felsefe-nedir-felsefenin-tanimi-felsefenin-anlami-kisaca-bilgi.html</guid>
			<description><![CDATA[FELSEFE TANIMI<br />
<br />
Felsefe sözcüğünün Yunanca aslı φιλοσοφία( philosophia)’ dır ve iki ayrı sözcüktür: “Philio” sevgi anlamına gelir;  “sophia” ise, “bilgelik” ya da genel olarak “bilgi” demektir.  “Philosophia”, bilgi veya bilgelik sevgisi anlamına gelir.  “Philosophos (filozof) da, “bilgeliği seven”, “bilgiyi arayan ve ona ulaşmak isteyen” dir. “Filozof” adını ilk defa Pisagor(mö.570-495) kullanmıştır. Kendine “bilge” yerine bilgelik sevdalısı demiştir. Diğer insanlarca verilen bilge,zeki,üstat gibi unvanlardansa; ancak bilgelik sevdalısı olabileceğini söylemiştir. Filozof, bilge olmama tevazusunu gösteren kişidir.<br />
<br />
ZAMANDA FELSEFE<br />
<br />
Soru işareti Felsefe nedir filozof kimdir Nasıl ortaya çıktı Felsefe özellikleriKelime anlamından yola çıkarak hayati ihtiyaçlarını gidermiş ve düşünmeye vakit bulmuş insanlarca yapılan bir etkinlik olduğunu söyleyebiliriz. Terimin ortaya çıktığı Antik Yunanistan’da insanlar fiziksel ihtiyaçlarını gidermiş, güzel iklimin ve benzersiz coğrafi konumun etkisiyle Akdeniz’i hüküm altına almıştı. Diğer halklardan akan serveti  iyi kullanan Yunanlılar boş zamanlarında öğrendi ve hayal kurdular. Felsefe, bilge kişilerin olayların aslına ait sorularıyla belirlemeye başladı.  Çoğu insan boş zamanlarını geçici heveslerle geçirdi. Filozof denilen kişiler ise geçici olanı değil, kalıcı olanı aradılar. Hayatın bir kısmından keyif almak yerine, onu sorgulayarak geçici zevkler perdesinin ardındaki kalıcı güzelliğe ulaşmaya çabaladılar.<br />
<br />
Bugünkü felsefe algısı tarihin başlangıcından beri izleri takip edilebilen bir etkinliğe aittir. Adı felsefe olmasa da merak eden, sorgulayan çalışmalar, bugün felsefe adıyla anılmaktadır. Felsefe terimlerini oluşturan ve onu sistematik hale getiren Yunanlı filozoflardan önce de felsefi etkinlikler yürütülmüştür. Asya’daki bilgelerce hayat sorgulanmış, ancak bir ihtisas alanı olmamış, ferdi mücadelelerde kalmıştır. Yunanlılar ve onun mirasçısı Avrupa, felsefe çabasını  biriken bir çalışmaya dönüştürmüştür.<br />
<br />
Felsefe nedir? Kelime anlamı her ne kadar bilgelik sevgisi anlamına gelse ve Yunan kaynaklı görünse de felsefe, anlam genişlemesine uğramıştır. Kimi zaman dinle kimi zaman kişisel motivasyonla bir tutulmuştur. Filozoflarca övülmüş, yerilmiş yok olduğu iddia edilmiştir. Çoğu zaman farklı imgelere atfedilmiş ya da karıştırılmıştır. Dilin engelli yapısı ve göreliliği yüzünden felsefe sözcüğünden birçok şey anlamaktayız. Güncel sözlükte: 1. Varlık, evren, insan ve bilgiyle ilgili düşüncelerin bütünü. 2. Bir bilimin ya da bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü 3. Evreni, dünyayı, yaşamı yorumlama biçimi, dünya görüşü, ideoloji. gibi en çok bilinen anlamları yer alır.<br />
<br />
FELSEFE NEDİR ?<br />
<br />
Platon: “Felsefe merakla başlar” der. Ona göre felsefe: insanı doğadan ayıran ve kendi doğasını oluşturmasına fırsat veren “doyumsuz merak” anlayışıdır. Felsefe merakla başlamıştır, merakın farklı şekilleri olarak yaşamını sürdürmüştür. Felsefe şahsi olandansa evrensel olanı, olayların görünmeyen taraflarını, işin aslını; günlük olandansa genele ilişkin olanı merak eder. Merakı merak etmektir, ya da düşünmeyi düşünmektir denilebilir.<br />
<br />
İnsanlık tarihi merak ve arayışla şekillenmiştir. İnsanlar vahşi doğada ayakta kalmak ve ötekilere karşı savunmak için yeni yollar türetmiştir. Doğanın olumsuz taraflarından merak sayesinde sıyrılmıştır. İnsan yaşamını tehdit eden olayları sorgulayarak olumsuz etkilere çözümler bulmuştur. Peki yaşamsal ihtiyaçları temin edince, geriye ne kalmıştır? Kendini oluşturma imkanı diyebiliriz. Boş bir zaman ortaya çıkar ve özgün üretimlere olanak sağlar. Kimileri bunu, diğerlerini sömürme fırsatı olarak değerlendirmiştir. Kimi de sorgulamaya başlamıştır. Burada felsefe, sadece zor durumlarda değil, rahatlıkta da sorgulayan, merak eden, düşünen insanlarda ortaya çıkar.<br />
<br />
helis bulutsusu Felsefe nedir? filozof kimdir? Nasıl ortaya çıktı? Felsefe özellikleriDoğadan merak yönümüzle ayrılmıştık. Önce insanlar arasındaki ilişkilerimizi sorguladık. Toplumsal canlılar olduk. Karşımdakine neden saldırayım? Belki öldürmek yerine yaşatmak ve işbirliği yapmak daha iyidir? Vahşiliği sorguladık ve toplumsal canlılar olduk. Birbirimize acımak, iletişim kurmak, eğitmek, öğrenmek yoluyla bugünkü anlamda insan olmuştuk. Birbirimizin farkına varmıştık. Önceleri doğayı sorgulamıştık. Şimdi de insanın doğasını sorgulamalıydık. Filozof adlı kişiler de  burada ortaya çıkar. İnsanlık gerçeğini fark eder. Doğal olayları sorgulayarak insan olunur, insanı da sorgulayarak filozof olunmuştur.  İnsanı doğadan farklılaştıran, filozofu da insandan ayrı kılan benzer bir merak anlayışıdır. Filozof olmayanların yarı yolda bıraktığını söyleyebiliriz. Filozof ise yetinmeden sorgulamaya, merak etmeye devam etmiştir.<br />
<br />
Birçok felsefe anlayışı, sınırsız felsefe düşüncesi olduğu bir gerçektir. Dilin uzlaşı esasına ve hayatın kararsız yapısına bağlı olarak tanımlar değişir. Üstelik felsefe gibi her şeyi sorgulayan bir etkinliğin tanımı daha da kesinsizleşir. Yine de var olmak iletişimdir. Felsefenin kısa bir ifadesi neden olmasın? Felsefeye, kısaca “aşkın bir merak anlayışı” diyebiliriz. Aşkın olmak zorlama ya da içgüdüsel ihtiyaç gibi olaylardan azade şekilde davranmaktır. Sadece zora düştüğünde değil, iyi zamanlarda da düşünebilmektir. Başkalarının diktelerini aşmak ve onlardan bağımsız hareket edebilmektir.<br />
<br />
İnsanlar felsefe yaparak hayatın yönlendirmelerini sorgulamış, onun kalıcı acılarını ve geçici heveslerini anlamaya çalışmıştır. Böylelikle kendi kararlarını verme, hayatı yaşanabilir kılma ve anlayabilme imkanı doğmuştur. Hayatı kabullenebilmek, olayların ardına bakabilmek ve yaşanabilir kılmak için felsefe yapılmıştır. Sorgulanmayanı sorgulamak, şüphe duymak, hayal etmek, evrensel olmak  felsefenin temel nitelikleri olmuştur. Görünenin ardına bakmak, fark etmek, keşfetmek, hayatın anlamını ve niteliklerini düşünmeye çalışmak da temel etkinliklerindendir.<br />
<br />
AYRICA BAKINIZ<br />
<br />
Felsefe sitesi Felsefe resmi Sokrates<br />
<img src="http://www.dmy.info/resim/felsefe.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: felsefe.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Felsefe Yapmak Nedir?  →  Neye Yarar?  →  Gerekli midir?<br />
<br />
Bilgi Nedir? –   Felsefenin Anlamı- E-Kitap –  Gerçek Nedir?<br />
<br />
Merhamet →  Hikmet → Filozof Nedir?  ← Erdem ← İyilik</span><br />
<br />
Tags:<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">düşünce, felsefe, felsefe anlamı, felsefe mezunu ne iş yapar, felsefe yürütme, felsefeci, felsefecilik, felsefenin amacı, felsefenin tanımı, felsefi sorgulama, felsefi soruşturma, fikir, filozof, filozof nedir, filozofların meslekleri, filozofluk, filozofun tanımı, maslow, Philosophy, ruh, sorgulama, zeka</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[FELSEFE TANIMI<br />
<br />
Felsefe sözcüğünün Yunanca aslı φιλοσοφία( philosophia)’ dır ve iki ayrı sözcüktür: “Philio” sevgi anlamına gelir;  “sophia” ise, “bilgelik” ya da genel olarak “bilgi” demektir.  “Philosophia”, bilgi veya bilgelik sevgisi anlamına gelir.  “Philosophos (filozof) da, “bilgeliği seven”, “bilgiyi arayan ve ona ulaşmak isteyen” dir. “Filozof” adını ilk defa Pisagor(mö.570-495) kullanmıştır. Kendine “bilge” yerine bilgelik sevdalısı demiştir. Diğer insanlarca verilen bilge,zeki,üstat gibi unvanlardansa; ancak bilgelik sevdalısı olabileceğini söylemiştir. Filozof, bilge olmama tevazusunu gösteren kişidir.<br />
<br />
ZAMANDA FELSEFE<br />
<br />
Soru işareti Felsefe nedir filozof kimdir Nasıl ortaya çıktı Felsefe özellikleriKelime anlamından yola çıkarak hayati ihtiyaçlarını gidermiş ve düşünmeye vakit bulmuş insanlarca yapılan bir etkinlik olduğunu söyleyebiliriz. Terimin ortaya çıktığı Antik Yunanistan’da insanlar fiziksel ihtiyaçlarını gidermiş, güzel iklimin ve benzersiz coğrafi konumun etkisiyle Akdeniz’i hüküm altına almıştı. Diğer halklardan akan serveti  iyi kullanan Yunanlılar boş zamanlarında öğrendi ve hayal kurdular. Felsefe, bilge kişilerin olayların aslına ait sorularıyla belirlemeye başladı.  Çoğu insan boş zamanlarını geçici heveslerle geçirdi. Filozof denilen kişiler ise geçici olanı değil, kalıcı olanı aradılar. Hayatın bir kısmından keyif almak yerine, onu sorgulayarak geçici zevkler perdesinin ardındaki kalıcı güzelliğe ulaşmaya çabaladılar.<br />
<br />
Bugünkü felsefe algısı tarihin başlangıcından beri izleri takip edilebilen bir etkinliğe aittir. Adı felsefe olmasa da merak eden, sorgulayan çalışmalar, bugün felsefe adıyla anılmaktadır. Felsefe terimlerini oluşturan ve onu sistematik hale getiren Yunanlı filozoflardan önce de felsefi etkinlikler yürütülmüştür. Asya’daki bilgelerce hayat sorgulanmış, ancak bir ihtisas alanı olmamış, ferdi mücadelelerde kalmıştır. Yunanlılar ve onun mirasçısı Avrupa, felsefe çabasını  biriken bir çalışmaya dönüştürmüştür.<br />
<br />
Felsefe nedir? Kelime anlamı her ne kadar bilgelik sevgisi anlamına gelse ve Yunan kaynaklı görünse de felsefe, anlam genişlemesine uğramıştır. Kimi zaman dinle kimi zaman kişisel motivasyonla bir tutulmuştur. Filozoflarca övülmüş, yerilmiş yok olduğu iddia edilmiştir. Çoğu zaman farklı imgelere atfedilmiş ya da karıştırılmıştır. Dilin engelli yapısı ve göreliliği yüzünden felsefe sözcüğünden birçok şey anlamaktayız. Güncel sözlükte: 1. Varlık, evren, insan ve bilgiyle ilgili düşüncelerin bütünü. 2. Bir bilimin ya da bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü 3. Evreni, dünyayı, yaşamı yorumlama biçimi, dünya görüşü, ideoloji. gibi en çok bilinen anlamları yer alır.<br />
<br />
FELSEFE NEDİR ?<br />
<br />
Platon: “Felsefe merakla başlar” der. Ona göre felsefe: insanı doğadan ayıran ve kendi doğasını oluşturmasına fırsat veren “doyumsuz merak” anlayışıdır. Felsefe merakla başlamıştır, merakın farklı şekilleri olarak yaşamını sürdürmüştür. Felsefe şahsi olandansa evrensel olanı, olayların görünmeyen taraflarını, işin aslını; günlük olandansa genele ilişkin olanı merak eder. Merakı merak etmektir, ya da düşünmeyi düşünmektir denilebilir.<br />
<br />
İnsanlık tarihi merak ve arayışla şekillenmiştir. İnsanlar vahşi doğada ayakta kalmak ve ötekilere karşı savunmak için yeni yollar türetmiştir. Doğanın olumsuz taraflarından merak sayesinde sıyrılmıştır. İnsan yaşamını tehdit eden olayları sorgulayarak olumsuz etkilere çözümler bulmuştur. Peki yaşamsal ihtiyaçları temin edince, geriye ne kalmıştır? Kendini oluşturma imkanı diyebiliriz. Boş bir zaman ortaya çıkar ve özgün üretimlere olanak sağlar. Kimileri bunu, diğerlerini sömürme fırsatı olarak değerlendirmiştir. Kimi de sorgulamaya başlamıştır. Burada felsefe, sadece zor durumlarda değil, rahatlıkta da sorgulayan, merak eden, düşünen insanlarda ortaya çıkar.<br />
<br />
helis bulutsusu Felsefe nedir? filozof kimdir? Nasıl ortaya çıktı? Felsefe özellikleriDoğadan merak yönümüzle ayrılmıştık. Önce insanlar arasındaki ilişkilerimizi sorguladık. Toplumsal canlılar olduk. Karşımdakine neden saldırayım? Belki öldürmek yerine yaşatmak ve işbirliği yapmak daha iyidir? Vahşiliği sorguladık ve toplumsal canlılar olduk. Birbirimize acımak, iletişim kurmak, eğitmek, öğrenmek yoluyla bugünkü anlamda insan olmuştuk. Birbirimizin farkına varmıştık. Önceleri doğayı sorgulamıştık. Şimdi de insanın doğasını sorgulamalıydık. Filozof adlı kişiler de  burada ortaya çıkar. İnsanlık gerçeğini fark eder. Doğal olayları sorgulayarak insan olunur, insanı da sorgulayarak filozof olunmuştur.  İnsanı doğadan farklılaştıran, filozofu da insandan ayrı kılan benzer bir merak anlayışıdır. Filozof olmayanların yarı yolda bıraktığını söyleyebiliriz. Filozof ise yetinmeden sorgulamaya, merak etmeye devam etmiştir.<br />
<br />
Birçok felsefe anlayışı, sınırsız felsefe düşüncesi olduğu bir gerçektir. Dilin uzlaşı esasına ve hayatın kararsız yapısına bağlı olarak tanımlar değişir. Üstelik felsefe gibi her şeyi sorgulayan bir etkinliğin tanımı daha da kesinsizleşir. Yine de var olmak iletişimdir. Felsefenin kısa bir ifadesi neden olmasın? Felsefeye, kısaca “aşkın bir merak anlayışı” diyebiliriz. Aşkın olmak zorlama ya da içgüdüsel ihtiyaç gibi olaylardan azade şekilde davranmaktır. Sadece zora düştüğünde değil, iyi zamanlarda da düşünebilmektir. Başkalarının diktelerini aşmak ve onlardan bağımsız hareket edebilmektir.<br />
<br />
İnsanlar felsefe yaparak hayatın yönlendirmelerini sorgulamış, onun kalıcı acılarını ve geçici heveslerini anlamaya çalışmıştır. Böylelikle kendi kararlarını verme, hayatı yaşanabilir kılma ve anlayabilme imkanı doğmuştur. Hayatı kabullenebilmek, olayların ardına bakabilmek ve yaşanabilir kılmak için felsefe yapılmıştır. Sorgulanmayanı sorgulamak, şüphe duymak, hayal etmek, evrensel olmak  felsefenin temel nitelikleri olmuştur. Görünenin ardına bakmak, fark etmek, keşfetmek, hayatın anlamını ve niteliklerini düşünmeye çalışmak da temel etkinliklerindendir.<br />
<br />
AYRICA BAKINIZ<br />
<br />
Felsefe sitesi Felsefe resmi Sokrates<br />
<img src="http://www.dmy.info/resim/felsefe.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: felsefe.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Felsefe Yapmak Nedir?  →  Neye Yarar?  →  Gerekli midir?<br />
<br />
Bilgi Nedir? –   Felsefenin Anlamı- E-Kitap –  Gerçek Nedir?<br />
<br />
Merhamet →  Hikmet → Filozof Nedir?  ← Erdem ← İyilik</span><br />
<br />
Tags:<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">düşünce, felsefe, felsefe anlamı, felsefe mezunu ne iş yapar, felsefe yürütme, felsefeci, felsefecilik, felsefenin amacı, felsefenin tanımı, felsefi sorgulama, felsefi soruşturma, fikir, filozof, filozof nedir, filozofların meslekleri, filozofluk, filozofun tanımı, maslow, Philosophy, ruh, sorgulama, zeka</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>