<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Alevi Forum - Siyaset]]></title>
		<link>https://www.aleviforum.net/</link>
		<description><![CDATA[Alevi Forum - https://www.aleviforum.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 12:32:44 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Kalın'dan hükümet sistemi ve kabine revizyonu açıklaması]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-kalin-dan-hukumet-sistemi-ve-kabine-revizyonu-aciklamasi.html</link>
			<pubDate>Fri, 05 Jul 2019 15:55:02 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-kalin-dan-hukumet-sistemi-ve-kabine-revizyonu-aciklamasi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kalın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. <br />
<br />
S-400 hava savunma sistemlerinin tam olarak ne zaman geleceği, sistemin nereye konuşlandırılacağı, sistemin aktif şekilde çalışıp çalışmayacağı yönündeki soru üzerine Kalın, S-400 konusunun ülkenin hava savunma sistemi ihtiyacını karşılamak amacıyla ortaya çıkmış bir süreç olduğunu ve artık nihai aşamalarına hızla ilerlendiğini ifade etti. Daha önce Patriot savunma sisteminin alınması için uzun mesailer harcandığını, uzun mesailer sarf edildiğini ancak Türkiye'nin beklentilerini karşılayacak bir teklif sunulmadığı için S-400 alternatifinin gündeme geldiğini ve bunun hayata geçirildiğini belirten Kalın, şunları söyledi: "S-400'ler yakın bir zamanda, size tam gününü vermeyeceğim ama çok yakın bir tarihte teslimatı başlayacak ve aktif bir şekilde kullanılacak. Yani bazı görüşler, teoriler ya da senaryolar ortaya atılıyor, 'Getirilecek ama kullanılmayacak, kutusunda duracak, aktif hale getirilmeyecek.' Biliyorsunuz bu, ülkemizin hava savunma sistemi ihtiyaçları, hava savunma güvenliği ihtiyaçları çerçevesinde hayata geçirilen bir projedir ve bunu egemen bir ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti kararını vermiştir ve bunu da aktif olarak kullanacaktır. Fakat bu bizim mevcut özellikle NATO sistemi içerisinde yer alan güvenlik sistemimize bir tehdit ya da tehlike oluşturacak bir savunma sistemi değildir. Adı üstünde her şeyden önce bir savunma sistemidir, bir başka ülkeye karşı bir taarruz sistemi değildir. Bir başka ülkeye tehdit oluşturması zaten söz konusu değildir. Tam tersine ülkemizin savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla getirilen bir sistemdir. Dolayısıyla bir başka ne NATO sistemine ne diyelim ki F-35'lere geldikten sonra ya da mevcut hava savunma sistemimize tehdit oluşturacak bir yönü, boyutu kesinlikle bulunmamaktadır. S-400'lerin nereye konuşlandırılacağı konusunda da çalışmaları Milli Savunma Bakanlığımız, Hava Kuvvetleri Komutanlığımız ve kuvvet komutanlıklarımız birlikte yürütüyorlar."<br />
Bunun bir süreç olduğunu, birçok teknik boyutu bulunduğunu ifade eden Kalın, "Eğitim boyutu var, konuşlanma boyutu var, aktif hale getirilmesi boyutu var, işletilmesi boyutu var. Bu komplike bir sistem bildiğiniz gibi. Bununla ilgili çalışmalarını sürdürüyorlar, nihayete erdiği zaman bunu da kamuoyuyla paylaşırız. Ama dediğim gibi S-400'ler Türkiye'nin ihtiyaçları çerçevesinde ortaya çıkmış bir tercihtir ve bu yönde de Sayın Cumhurbaşkanımızın koyduğu irade çerçevesinde de çok yakın bir zamanda, günler içerisinde diyebilirim bu sistem gelecek, Türkiye'de konuşlandırılacak ve kullanılacaktır." diye konuştu. -<br />
"Türkiye hızlı büyüyen, dinamik bir toplum"<br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin geride kalan bir yılına ilişkin ortaya çıkan tablonun Kabine toplantısına nasıl yansıdığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın nasıl bir değerlendirme yaptığı sorusuna karşılık Kalın, şunları kaydetti: "Türkiye hızlı büyüyen, dinamik bir toplum. Nüfusumuz büyüyor, gençleşiyor hamdolsun. Türkiye'nin ihtiyaçları değişiyor, artıyor. Bu ihtiyaçları karşılayacak dinamik bir sürecin de mutlaka yürütülmesi gerekiyor. Başkanlık sistemi bu ihtiyaçtan doğdu. Ama burada durmamız mümkün değil. Yeni ihtiyaçlar meydana çıktıkça, yeni sınamalar ortaya çıktıkça buna göre de sistemin güncellenmesi, yeni adımların atılması, yeni unsurların ilave edilmesi gayet normaldir ama ana yapısı itibariyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi şu anda uygulanan, kabul edilmiş olan, halkın referansıyla, oyuyla, desteğiyle hayata geçirilmiş olan bir sistemdir." Bunun değişik unsurları bulunduğunu, kabinenin bunun bir ayağı, başkanlıklar olarak ifade edilen Milli İstihbarat Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumların bir başka ayağı olduğunu belirten Kalın, ayrıca politika kurullarının, yatırım ofisi, dijitalleşme ofisi gibi ofislerin bu sistemin önemli unsurlarından olduğunu dile getirdi. <br />
İbrahim Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
"Bu kurumlar, her biri kendi alanlarında yoğun bir şekilde çalışmakta ama aynı zamanda diğer kurumlarla eş güdüm halinde hareket etmektedir ve bütün bunlar Cumhurbaşkanlığı makamına arz edilmekte, özellikle önemli konularda Cumhurbaşkanımızın talimat ve onaylarıyla iş yapmaktadır. Performans da buna göre ölçülmektedir. Yani önümüze koyduğumuz hedeflere ne kadar sürede ne kadar ulaşabildik? Temel kriterimiz de budur. Bu konuda elimizde objektif kriterlere dayalı güzel bir sistem var. Bununla ilgili her bir kurumun değerlendirmesi yapılmakta. Biliyorsunuz daha önce 100 günlük eylem planları ya da icraat planları açıklamıştık. Şimdi bunu yılda iki defa yapacak şekilde programlamış bulunuyoruz. Bunların hayata geçirilmesi sürecinde de millete hizmet doğrudan, daha etkin ve hızlı bir şekilde küfürlü içerikürülebiliyor mu? Temel kriterimiz bu. küfürlü içerikürülen hizmetin maliyeti düşürülüyor mu? Diyelim ki e-Devlet uygulamalarının ekonomiye çok ciddi bir katkısı oldu yani kağıt türü sarfiyatın, vatandaşın vaktinin en önemlisi de minimuma indirilmesi noktasında çok önemli kazanımlar sağlandı." <br />
Kalın, 9 politika kurulu olduğunu ve her bir kurulda sağlıktan milli eğitime, dış politika ve güvenlikten diğer alanlara kadar yeni sistemin politika üretme süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak görüşlerin bir araya getirildiğini, uzmanlardan görüşler alındığını, ilgili bakanlıklardan, birimlerden, kurumlardan brifingler alındığını ve bu politika kurullarının toplanan bu bilgiler çerçevesinde bir perspektif geliştirerek önerilerini Cumhurbaşkanlığı makamına sunduğunu anlattı.<br />
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, şunları kaydetti: <br />
"Ben de Güvenlik ve Dış Politika Kurul Başkanvekili olarak bu çalışmanın bizzat içindeyim ama diğer kurullarımız da aynı hedef çerçevesinde bir çalışma yapmakta, çalışmalarını Cumhurbaşkanımıza arz etmekte. Bunların her biri her hafta, her gün doğal olarak kamuoyuyla, basınla paylaşılmıyor ama bütün kurullarımız düzenli şekilde bildiğiniz gibi toplanıyor. Toplantılarında ilgili kurumlardan bilgi, belge, brifing almak suretiyle o büyük fotoğrafın içerisinde yeni politikalar nasıl oluşturulur, bunun çalışmasını yapıyor. Periyodik olarak kurul başkanvekilleri de bir araya geliyorlar. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın başkanlığında da toplantılar yapılıyor bildiğiniz gibi dolayısıyla bu sistemin önemli ayaklarından biri olarak politika kurullarına verilen bu görevler politikaların belirlenmesinde biraz daha makro perspektiften bakıp sürecin nasıl yönetileceğine dair önemli teklifler geliştiriyor, bunları Cumhurbaşkanlığı makamına arz etmek suretiyle de bu işleyişin hızlı şekilde gerçekleşmesini sağlıyor. Diğer birimler de zaten yine ilgili birimlerle kendi koordinasyonunu yapmak suretiyle bu çalışmalarını sürdürüyor. Dolayısıyla burada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin hedefleri açısından bakıldığında biz büyük bir gayretin, çabanın ve başarının olduğunu görüyoruz. Ama dediğim gibi Türkiye gibi dinamik, ihtiyaçları sürekli yenilenen, gelişen bir ülkenin ihtiyaçlara göre belli değerlendirmeler yapması gayet normaldir. Revizyonlar yapması, güncellemeler yapması gayet normaldir. Bu dinamik sürecin önemli unsurlarından bir tanesidir. Cumhurbaşkanımız da bizzat icranın başı olarak ve başkomutan sıfatıyla da elbette bütün bu süreçleri birebir değerlendirmekte, bunlar kabine toplantılarında değerlendirilmekte, kendisine rapor olarak verilmektedir. Bu sistemin nihai amacı millete hizmeti en etkin ve kolay bir şekilde en kaliteli bir şekilde ulaştırmaktır."<br />
<br />
<br />
<br />
ogretmenlerhaber.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kalın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. <br />
<br />
S-400 hava savunma sistemlerinin tam olarak ne zaman geleceği, sistemin nereye konuşlandırılacağı, sistemin aktif şekilde çalışıp çalışmayacağı yönündeki soru üzerine Kalın, S-400 konusunun ülkenin hava savunma sistemi ihtiyacını karşılamak amacıyla ortaya çıkmış bir süreç olduğunu ve artık nihai aşamalarına hızla ilerlendiğini ifade etti. Daha önce Patriot savunma sisteminin alınması için uzun mesailer harcandığını, uzun mesailer sarf edildiğini ancak Türkiye'nin beklentilerini karşılayacak bir teklif sunulmadığı için S-400 alternatifinin gündeme geldiğini ve bunun hayata geçirildiğini belirten Kalın, şunları söyledi: "S-400'ler yakın bir zamanda, size tam gününü vermeyeceğim ama çok yakın bir tarihte teslimatı başlayacak ve aktif bir şekilde kullanılacak. Yani bazı görüşler, teoriler ya da senaryolar ortaya atılıyor, 'Getirilecek ama kullanılmayacak, kutusunda duracak, aktif hale getirilmeyecek.' Biliyorsunuz bu, ülkemizin hava savunma sistemi ihtiyaçları, hava savunma güvenliği ihtiyaçları çerçevesinde hayata geçirilen bir projedir ve bunu egemen bir ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti kararını vermiştir ve bunu da aktif olarak kullanacaktır. Fakat bu bizim mevcut özellikle NATO sistemi içerisinde yer alan güvenlik sistemimize bir tehdit ya da tehlike oluşturacak bir savunma sistemi değildir. Adı üstünde her şeyden önce bir savunma sistemidir, bir başka ülkeye karşı bir taarruz sistemi değildir. Bir başka ülkeye tehdit oluşturması zaten söz konusu değildir. Tam tersine ülkemizin savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla getirilen bir sistemdir. Dolayısıyla bir başka ne NATO sistemine ne diyelim ki F-35'lere geldikten sonra ya da mevcut hava savunma sistemimize tehdit oluşturacak bir yönü, boyutu kesinlikle bulunmamaktadır. S-400'lerin nereye konuşlandırılacağı konusunda da çalışmaları Milli Savunma Bakanlığımız, Hava Kuvvetleri Komutanlığımız ve kuvvet komutanlıklarımız birlikte yürütüyorlar."<br />
Bunun bir süreç olduğunu, birçok teknik boyutu bulunduğunu ifade eden Kalın, "Eğitim boyutu var, konuşlanma boyutu var, aktif hale getirilmesi boyutu var, işletilmesi boyutu var. Bu komplike bir sistem bildiğiniz gibi. Bununla ilgili çalışmalarını sürdürüyorlar, nihayete erdiği zaman bunu da kamuoyuyla paylaşırız. Ama dediğim gibi S-400'ler Türkiye'nin ihtiyaçları çerçevesinde ortaya çıkmış bir tercihtir ve bu yönde de Sayın Cumhurbaşkanımızın koyduğu irade çerçevesinde de çok yakın bir zamanda, günler içerisinde diyebilirim bu sistem gelecek, Türkiye'de konuşlandırılacak ve kullanılacaktır." diye konuştu. -<br />
"Türkiye hızlı büyüyen, dinamik bir toplum"<br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin geride kalan bir yılına ilişkin ortaya çıkan tablonun Kabine toplantısına nasıl yansıdığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın nasıl bir değerlendirme yaptığı sorusuna karşılık Kalın, şunları kaydetti: "Türkiye hızlı büyüyen, dinamik bir toplum. Nüfusumuz büyüyor, gençleşiyor hamdolsun. Türkiye'nin ihtiyaçları değişiyor, artıyor. Bu ihtiyaçları karşılayacak dinamik bir sürecin de mutlaka yürütülmesi gerekiyor. Başkanlık sistemi bu ihtiyaçtan doğdu. Ama burada durmamız mümkün değil. Yeni ihtiyaçlar meydana çıktıkça, yeni sınamalar ortaya çıktıkça buna göre de sistemin güncellenmesi, yeni adımların atılması, yeni unsurların ilave edilmesi gayet normaldir ama ana yapısı itibariyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi şu anda uygulanan, kabul edilmiş olan, halkın referansıyla, oyuyla, desteğiyle hayata geçirilmiş olan bir sistemdir." Bunun değişik unsurları bulunduğunu, kabinenin bunun bir ayağı, başkanlıklar olarak ifade edilen Milli İstihbarat Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumların bir başka ayağı olduğunu belirten Kalın, ayrıca politika kurullarının, yatırım ofisi, dijitalleşme ofisi gibi ofislerin bu sistemin önemli unsurlarından olduğunu dile getirdi. <br />
İbrahim Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
"Bu kurumlar, her biri kendi alanlarında yoğun bir şekilde çalışmakta ama aynı zamanda diğer kurumlarla eş güdüm halinde hareket etmektedir ve bütün bunlar Cumhurbaşkanlığı makamına arz edilmekte, özellikle önemli konularda Cumhurbaşkanımızın talimat ve onaylarıyla iş yapmaktadır. Performans da buna göre ölçülmektedir. Yani önümüze koyduğumuz hedeflere ne kadar sürede ne kadar ulaşabildik? Temel kriterimiz de budur. Bu konuda elimizde objektif kriterlere dayalı güzel bir sistem var. Bununla ilgili her bir kurumun değerlendirmesi yapılmakta. Biliyorsunuz daha önce 100 günlük eylem planları ya da icraat planları açıklamıştık. Şimdi bunu yılda iki defa yapacak şekilde programlamış bulunuyoruz. Bunların hayata geçirilmesi sürecinde de millete hizmet doğrudan, daha etkin ve hızlı bir şekilde küfürlü içerikürülebiliyor mu? Temel kriterimiz bu. küfürlü içerikürülen hizmetin maliyeti düşürülüyor mu? Diyelim ki e-Devlet uygulamalarının ekonomiye çok ciddi bir katkısı oldu yani kağıt türü sarfiyatın, vatandaşın vaktinin en önemlisi de minimuma indirilmesi noktasında çok önemli kazanımlar sağlandı." <br />
Kalın, 9 politika kurulu olduğunu ve her bir kurulda sağlıktan milli eğitime, dış politika ve güvenlikten diğer alanlara kadar yeni sistemin politika üretme süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak görüşlerin bir araya getirildiğini, uzmanlardan görüşler alındığını, ilgili bakanlıklardan, birimlerden, kurumlardan brifingler alındığını ve bu politika kurullarının toplanan bu bilgiler çerçevesinde bir perspektif geliştirerek önerilerini Cumhurbaşkanlığı makamına sunduğunu anlattı.<br />
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, şunları kaydetti: <br />
"Ben de Güvenlik ve Dış Politika Kurul Başkanvekili olarak bu çalışmanın bizzat içindeyim ama diğer kurullarımız da aynı hedef çerçevesinde bir çalışma yapmakta, çalışmalarını Cumhurbaşkanımıza arz etmekte. Bunların her biri her hafta, her gün doğal olarak kamuoyuyla, basınla paylaşılmıyor ama bütün kurullarımız düzenli şekilde bildiğiniz gibi toplanıyor. Toplantılarında ilgili kurumlardan bilgi, belge, brifing almak suretiyle o büyük fotoğrafın içerisinde yeni politikalar nasıl oluşturulur, bunun çalışmasını yapıyor. Periyodik olarak kurul başkanvekilleri de bir araya geliyorlar. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın başkanlığında da toplantılar yapılıyor bildiğiniz gibi dolayısıyla bu sistemin önemli ayaklarından biri olarak politika kurullarına verilen bu görevler politikaların belirlenmesinde biraz daha makro perspektiften bakıp sürecin nasıl yönetileceğine dair önemli teklifler geliştiriyor, bunları Cumhurbaşkanlığı makamına arz etmek suretiyle de bu işleyişin hızlı şekilde gerçekleşmesini sağlıyor. Diğer birimler de zaten yine ilgili birimlerle kendi koordinasyonunu yapmak suretiyle bu çalışmalarını sürdürüyor. Dolayısıyla burada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin hedefleri açısından bakıldığında biz büyük bir gayretin, çabanın ve başarının olduğunu görüyoruz. Ama dediğim gibi Türkiye gibi dinamik, ihtiyaçları sürekli yenilenen, gelişen bir ülkenin ihtiyaçlara göre belli değerlendirmeler yapması gayet normaldir. Revizyonlar yapması, güncellemeler yapması gayet normaldir. Bu dinamik sürecin önemli unsurlarından bir tanesidir. Cumhurbaşkanımız da bizzat icranın başı olarak ve başkomutan sıfatıyla da elbette bütün bu süreçleri birebir değerlendirmekte, bunlar kabine toplantılarında değerlendirilmekte, kendisine rapor olarak verilmektedir. Bu sistemin nihai amacı millete hizmeti en etkin ve kolay bir şekilde en kaliteli bir şekilde ulaştırmaktır."<br />
<br />
<br />
<br />
ogretmenlerhaber.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Akp erken seçim için kapiyi araladi…]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-akp-erken-secim-icin-kapiyi-araladi%E2%80%A6.html</link>
			<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 15:14:10 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-akp-erken-secim-icin-kapiyi-araladi%E2%80%A6.html</guid>
			<description><![CDATA[Mus<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">tafa Elitaş, Kayseri’de milletvekili mazbatasını aldıktan sonra ziyaret ettiği Demirören Haber Ajansı’na (DHA) gündemdeki TBMM başkanlık seçimi, tutuklu CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun durumu, Bakanlar Kurulu’na seçilebilecek milletvekillerinin sayısı, erken yerel seçim tartışmaları, OHAL’in kaldırılması, çocuk istismarcılarının durumu ve hayvan hakları konularında değerlendirmelerde bulundu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘TBMM BAŞKANINI 3’ÜNCÜ TURDA SEÇERİZ’</span><br />
<br />
AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş , MHP ile birlikte hareket ederek TBMM başkanını 3’üncü turda seçeceklerini belirterek, ”Sayın Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanımızı ziyareti sırasında Meclis başkanlığına aday çıkarmayacaklarını belirttiler. Demek ki biz 3’üncü turda Meclis başkanını seçebileceğiz. Son turda salt çoğunluk olan 301 oy gerekiyor. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin oyu 344 olduğuna göre, biz, 3’üncü turda Meclis başkanını seçeceğiz. İttifakla ilgili hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hem de Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bu ittifakın 2023 yılına kadar gideceğiyle ilgili irade beyanları oldu. Bizler parti teşkilatları olarak bu ittifakı bozmamak için elimizden gelen gayreti göstermemiz gerekir. Tepede bir uzlaşma varsa tabanda da bu uzlaşma şarttır” diye konuştu.<br />
<br />
‘<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BERBEROĞLU’NUN DURUMU YARGININ İŞİ’</span><br />
<br />
Elitaş, CHP’den yeniden milletvekili seçilen, İstanbul’da tutuklu Enis Berberoğlu’nun durumu ile ilgili de konuştu. Elitaş, “Enis Berberoğlu konusu hukuki bir durum. Yargının yapacağı bir iş. Biliyorsunuz 2011 yılındaki seçimde de tutuklu milletvekilleri vardı. O dönemde Cumhuriyet Halk Partisi, o dönem adı BDP olan parti, Meclis’i boykot etmişlerdi. Şu an bildiğim tek tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu. Onunla ilgili yargı tutuksuz yargılanmasına karar verirse, Sayın Berberoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin edebilir. Aksi halde yemin etmesi mümkün değil. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünde ‘milletvekilleri Meclis kürsüsünde Anayasa’daki metni okuyarak göreve başlarlar’ ifadesi sözkonusu. Onun için Berberoğlu’nun durumu yargının işidir” diye görüşlerini dile getirdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘3 MİLLETVEKİLİ İSTİFA EDERSE SIKINTI OLMAZ’</span><br />
<br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde bakanların Meclis dışından seçilecek olmasıyla ilgili, TBMM’deki dengeler açısından yeni Bakanlar Kurulu için  AKP ‘den milletvekili istifalarının olup olmayacağı yönündeki soruyu ise Mustafa Elitaş şöyle yanıtladı:<br />
<br />
“3 civarında milletvekili arkadaşımız istifa ederse bizim Meclis’teki sayımızda herhangi bir değişiklik olmuyor. Hem başkanlık divanında hem de komisyonlarda bir değişiklik söz konusu olmuyor. AK Parti komisyonlarda tek başına yarısını temsil etme imkanı mevcut. Yani 3 civarında arkadaşımızda böyle bir sıkıntı olmayabilir. Tabii takdir Cumhurbaşkanımızın.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HDP’DEN PENAHİ İÇİN İRAN BÜYÜKELÇİSİNE MEKTUP<br />
‘3 SİYASİ PARTİ ANLAŞIRSA ERKEN YEREL SEÇİM OLUR’</span><br />
<br />
Mustafa Elitaş, yerel seçimlerin sohbaharda yapılacağı yönündeki iddiaları da değerlendirdi. Elitaş, bu konuda şunları söyledi:<br />
<br />
”Yerel seçimlerle ilgili biz AK Parti olarak 2013 yılında bir girişimde bulunmuştuk. O dönemde CHP ve MHP ‘evet’ demişti. Bunun halk oylamasına gitmeden yapılması şarttı. O dönem yerel seçimler için CHP uzlaşmak yerine vazgeçmişti. Ondan dolayı seçimlerin kasım ayında yapılması gerçekleşmemişti. Biliyorsunuz rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu 2009 yılındaki yerel seçimlerde ‘hava şartlarının olumsuz olması’ diye ifade ettiğimiz bir şehadet şerbetini içti. Ondan sonra bütün siyasi partiler, sonbaharda kasım ayının ilk haftası veya ikinci haftası aslında ekim ayının da son haftası olabilirdi, ancak, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olduğundan dolayı böyle bir şeyin olmaması gerektiğini ifade ettiler. Kasım ayının ilk pazar ya da ikinci pazar günü, bu da 1 ile 8’i arasını içeren bir zaman dilimini içeriyor, bu tarihte olmasının benim kanaatimce uygun olduğunu düşünüyorum. Anayasa’nın ilgili maddesi değiştiğinde bu yapılır. Bunun referanduma gitmeyecek şekilde değişmesi lazım. Çünkü referanduma giderse referandumun halk oyunu sunulmasıyla ilgili kanunun 60 günlük süresi var. Parlamentodan geçmesi 1 aylık bir süre. 60 günlük süre dediğimizde Ekim ayına geliyor. Ekim’de referandumdan geçirilse bile 90 günlük bir süre var. Bu sefer Mart yerine Şubat ayına alması gerekiyor. Bu konuda 3 siyasi partinin anlaşması gerekiyor. AK Parti, CHP ve MHP’nin bu konuda uzlaşması gerekiyor. Bizim gündemimizde yerel seçimlerin öne alınmasıyla ilgili bir durum sözkonusu değil. Milliyetçi Hareket Partisi de böyle bir şeyin olmadığını ifade etti ama diğer siyasi partiler böyle bir beyanda bulunursa yetkili kurullar değerlendirme yapar.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’18 TEMMUZ GECESİ OHAL KALKMIŞ OLUR’</span><br />
<br />
OHAL’in kaldırılıp kaldırılmayacağı tartışmaları için de görüşlerini açıklayan Elitaş, normal şartlar altında, 18 Temmuz’da, yeni kurulan hükümetin OHAL’in devamı ile ilgili bir tezkere göndermemesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin OHAL’i uzatma yetkisi olmadığını vurguladı.  Mustafa Elitaş , ”Sayın Cumhurbaşkanı 8 Temmuz’da yemin ettiği takdirde yeni sisteme başlamış oluyoruz. Eski hükümet bitiyor. Yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi başlıyor. Sayın Cumhurbaşkanı eğer böyle bir tezkere gönderirse Milli Güvenlik Kurulu’nun tavsiye kararıyla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi bunu görüşür, uzatıp uzatmama konusunda kararını beyan eder. Aldığımız izlenim; Sayın Cumhurbaşkanının böyle bir irade beyanında bulunmayacağını görüyoruz. Bu açından ’18 Temmuz gecesi OHAL kalkmış olacak’ diye düşünüyoruz”  dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘İLK KANUN TASARISI ÇOCUK TACİZCİLERİ VE HAYVAN HAKLARI’</span><br />
<br />
AKP Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş , çocuk tacizcilerine ve hayvana şiddet uygulayanlara cezalarla ilgili de konuştu. TBMM’nin açılmasının ardından ilk görüşülecek kanun tasarılarının bu konularla ilgili olacağını söyleyen Elitaş, şunları kaydetti:<br />
“Hem çocuklara tacizle hem de hayvanlarla ilgili, aslında erken seçim kararı alınmasaydı, İçişleri ve Adalet Bakanlığı olarak biz bir kanun tasarısı üzerinde çalışmıştık. Son noktalarına gelmiştik. O süreçte Meclis erken seçim kararı alınca bunu gerçekleştiremedik. Burada çocuk tacizcilerine karşı büyük yaptırımlar ve hayvan haklarıyla ilgili önemli müeyyideler getiren kanun tasarısı vardı. O tasarının son noktasını koymuştuk. Rötuşlar da tamamlanmıştı. Ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığında ilk gündem maddelerimizden birisi bu olabilir. İdam cezasının getirilebilmesi için Anayasa değişikliği şartı var. Bizim de temel ilkelerimiz insan hakkıyla ilgili olan konuların referanduma küfürlü içerikürülmemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi partilerin mutabakatıyla bu işin ancak olabileceği ile ilgili bir durum söz konusudur. Anayasa değişikliği olmadan idamı getirebilmek söz konusu değil. Fakat ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiği takdirde bunun af konusuna girmesi de mümkün değil. Şu an Anayasa değişikliği ile ilgili AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin beyanı tek başına yetmiyor. 147 milletvekili ile temsil edilen Cumhuriyet Halk Partisi’nin buna ‘evet’ demesi gerekir. Yani şu çerçevede bir görüşme henüz söz konusu değil.”<br />
<br />
alevinet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Mus<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">tafa Elitaş, Kayseri’de milletvekili mazbatasını aldıktan sonra ziyaret ettiği Demirören Haber Ajansı’na (DHA) gündemdeki TBMM başkanlık seçimi, tutuklu CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun durumu, Bakanlar Kurulu’na seçilebilecek milletvekillerinin sayısı, erken yerel seçim tartışmaları, OHAL’in kaldırılması, çocuk istismarcılarının durumu ve hayvan hakları konularında değerlendirmelerde bulundu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘TBMM BAŞKANINI 3’ÜNCÜ TURDA SEÇERİZ’</span><br />
<br />
AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş , MHP ile birlikte hareket ederek TBMM başkanını 3’üncü turda seçeceklerini belirterek, ”Sayın Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanımızı ziyareti sırasında Meclis başkanlığına aday çıkarmayacaklarını belirttiler. Demek ki biz 3’üncü turda Meclis başkanını seçebileceğiz. Son turda salt çoğunluk olan 301 oy gerekiyor. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin oyu 344 olduğuna göre, biz, 3’üncü turda Meclis başkanını seçeceğiz. İttifakla ilgili hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hem de Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bu ittifakın 2023 yılına kadar gideceğiyle ilgili irade beyanları oldu. Bizler parti teşkilatları olarak bu ittifakı bozmamak için elimizden gelen gayreti göstermemiz gerekir. Tepede bir uzlaşma varsa tabanda da bu uzlaşma şarttır” diye konuştu.<br />
<br />
‘<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BERBEROĞLU’NUN DURUMU YARGININ İŞİ’</span><br />
<br />
Elitaş, CHP’den yeniden milletvekili seçilen, İstanbul’da tutuklu Enis Berberoğlu’nun durumu ile ilgili de konuştu. Elitaş, “Enis Berberoğlu konusu hukuki bir durum. Yargının yapacağı bir iş. Biliyorsunuz 2011 yılındaki seçimde de tutuklu milletvekilleri vardı. O dönemde Cumhuriyet Halk Partisi, o dönem adı BDP olan parti, Meclis’i boykot etmişlerdi. Şu an bildiğim tek tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu. Onunla ilgili yargı tutuksuz yargılanmasına karar verirse, Sayın Berberoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin edebilir. Aksi halde yemin etmesi mümkün değil. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünde ‘milletvekilleri Meclis kürsüsünde Anayasa’daki metni okuyarak göreve başlarlar’ ifadesi sözkonusu. Onun için Berberoğlu’nun durumu yargının işidir” diye görüşlerini dile getirdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘3 MİLLETVEKİLİ İSTİFA EDERSE SIKINTI OLMAZ’</span><br />
<br />
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde bakanların Meclis dışından seçilecek olmasıyla ilgili, TBMM’deki dengeler açısından yeni Bakanlar Kurulu için  AKP ‘den milletvekili istifalarının olup olmayacağı yönündeki soruyu ise Mustafa Elitaş şöyle yanıtladı:<br />
<br />
“3 civarında milletvekili arkadaşımız istifa ederse bizim Meclis’teki sayımızda herhangi bir değişiklik olmuyor. Hem başkanlık divanında hem de komisyonlarda bir değişiklik söz konusu olmuyor. AK Parti komisyonlarda tek başına yarısını temsil etme imkanı mevcut. Yani 3 civarında arkadaşımızda böyle bir sıkıntı olmayabilir. Tabii takdir Cumhurbaşkanımızın.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HDP’DEN PENAHİ İÇİN İRAN BÜYÜKELÇİSİNE MEKTUP<br />
‘3 SİYASİ PARTİ ANLAŞIRSA ERKEN YEREL SEÇİM OLUR’</span><br />
<br />
Mustafa Elitaş, yerel seçimlerin sohbaharda yapılacağı yönündeki iddiaları da değerlendirdi. Elitaş, bu konuda şunları söyledi:<br />
<br />
”Yerel seçimlerle ilgili biz AK Parti olarak 2013 yılında bir girişimde bulunmuştuk. O dönemde CHP ve MHP ‘evet’ demişti. Bunun halk oylamasına gitmeden yapılması şarttı. O dönem yerel seçimler için CHP uzlaşmak yerine vazgeçmişti. Ondan dolayı seçimlerin kasım ayında yapılması gerçekleşmemişti. Biliyorsunuz rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu 2009 yılındaki yerel seçimlerde ‘hava şartlarının olumsuz olması’ diye ifade ettiğimiz bir şehadet şerbetini içti. Ondan sonra bütün siyasi partiler, sonbaharda kasım ayının ilk haftası veya ikinci haftası aslında ekim ayının da son haftası olabilirdi, ancak, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olduğundan dolayı böyle bir şeyin olmaması gerektiğini ifade ettiler. Kasım ayının ilk pazar ya da ikinci pazar günü, bu da 1 ile 8’i arasını içeren bir zaman dilimini içeriyor, bu tarihte olmasının benim kanaatimce uygun olduğunu düşünüyorum. Anayasa’nın ilgili maddesi değiştiğinde bu yapılır. Bunun referanduma gitmeyecek şekilde değişmesi lazım. Çünkü referanduma giderse referandumun halk oyunu sunulmasıyla ilgili kanunun 60 günlük süresi var. Parlamentodan geçmesi 1 aylık bir süre. 60 günlük süre dediğimizde Ekim ayına geliyor. Ekim’de referandumdan geçirilse bile 90 günlük bir süre var. Bu sefer Mart yerine Şubat ayına alması gerekiyor. Bu konuda 3 siyasi partinin anlaşması gerekiyor. AK Parti, CHP ve MHP’nin bu konuda uzlaşması gerekiyor. Bizim gündemimizde yerel seçimlerin öne alınmasıyla ilgili bir durum sözkonusu değil. Milliyetçi Hareket Partisi de böyle bir şeyin olmadığını ifade etti ama diğer siyasi partiler böyle bir beyanda bulunursa yetkili kurullar değerlendirme yapar.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’18 TEMMUZ GECESİ OHAL KALKMIŞ OLUR’</span><br />
<br />
OHAL’in kaldırılıp kaldırılmayacağı tartışmaları için de görüşlerini açıklayan Elitaş, normal şartlar altında, 18 Temmuz’da, yeni kurulan hükümetin OHAL’in devamı ile ilgili bir tezkere göndermemesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin OHAL’i uzatma yetkisi olmadığını vurguladı.  Mustafa Elitaş , ”Sayın Cumhurbaşkanı 8 Temmuz’da yemin ettiği takdirde yeni sisteme başlamış oluyoruz. Eski hükümet bitiyor. Yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi başlıyor. Sayın Cumhurbaşkanı eğer böyle bir tezkere gönderirse Milli Güvenlik Kurulu’nun tavsiye kararıyla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi bunu görüşür, uzatıp uzatmama konusunda kararını beyan eder. Aldığımız izlenim; Sayın Cumhurbaşkanının böyle bir irade beyanında bulunmayacağını görüyoruz. Bu açından ’18 Temmuz gecesi OHAL kalkmış olacak’ diye düşünüyoruz”  dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘İLK KANUN TASARISI ÇOCUK TACİZCİLERİ VE HAYVAN HAKLARI’</span><br />
<br />
AKP Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş , çocuk tacizcilerine ve hayvana şiddet uygulayanlara cezalarla ilgili de konuştu. TBMM’nin açılmasının ardından ilk görüşülecek kanun tasarılarının bu konularla ilgili olacağını söyleyen Elitaş, şunları kaydetti:<br />
“Hem çocuklara tacizle hem de hayvanlarla ilgili, aslında erken seçim kararı alınmasaydı, İçişleri ve Adalet Bakanlığı olarak biz bir kanun tasarısı üzerinde çalışmıştık. Son noktalarına gelmiştik. O süreçte Meclis erken seçim kararı alınca bunu gerçekleştiremedik. Burada çocuk tacizcilerine karşı büyük yaptırımlar ve hayvan haklarıyla ilgili önemli müeyyideler getiren kanun tasarısı vardı. O tasarının son noktasını koymuştuk. Rötuşlar da tamamlanmıştı. Ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığında ilk gündem maddelerimizden birisi bu olabilir. İdam cezasının getirilebilmesi için Anayasa değişikliği şartı var. Bizim de temel ilkelerimiz insan hakkıyla ilgili olan konuların referanduma küfürlü içerikürülmemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi partilerin mutabakatıyla bu işin ancak olabileceği ile ilgili bir durum söz konusudur. Anayasa değişikliği olmadan idamı getirebilmek söz konusu değil. Fakat ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiği takdirde bunun af konusuna girmesi de mümkün değil. Şu an Anayasa değişikliği ile ilgili AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin beyanı tek başına yetmiyor. 147 milletvekili ile temsil edilen Cumhuriyet Halk Partisi’nin buna ‘evet’ demesi gerekir. Yani şu çerçevede bir görüşme henüz söz konusu değil.”<br />
<br />
alevinet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CHP açıkladı! 15 Milletvekili İYİ Parti'ye geçti]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-chp-acikladi-15-milletvekili-iyi-parti-ye-gecti.html</link>
			<pubDate>Sun, 22 Apr 2018 14:21:31 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-chp-acikladi-15-milletvekili-iyi-parti-ye-gecti.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Son dakika gelişmesi... 24 Haziran 2018'de yapılacak seçime girip giremeyeceği tartışılan İYİ Parti B planını devreye soktu. CHP'li 15 milletvekili istifa ederek İYİ Parti'ye katılacak. Bu hamleyle İYİ Parti'nin Meclis'te grup kurarak seçime girmesi sağlandı. CHP'li Altay yaptığı açıklamada istifa eden milletvekillerini duyurdu. Parti sözcüsü Tezcan ise, "Seçimde yarışları ortadan kaldıracak hiçbir şeye müsaade etmeyiz" dedi.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İYİ Parti'nin seçime girip giremeyeceği tartışılırken CHP ve İYİ Parti, B planını hayata geçirdi. CHP'den 15 milletvekili istifa ederek İYİ Parti'ye geçti. İYİ Parti'nin grup kurmasıyla seçime girmesi sağlanacak. Cumhurbaşkanlığı adaylığı için 20 milletvekilinin imzası yeterli oluyor. İYİ Parti'nin Meclis'te 5 vekili bulunuyor.<br />
<br />
[b]CHP'Lİ ALTAY İSTİFA EDEN VEKİLLERİ AÇIKLADI</span><br />
CHP Grup Başkanvekili Altay TBMM'de basın açıklaması düzenledi. Açıklama sırasında partiden istifa eden vekiller de hazır bulundu. Altay, "5 milletvekilimiz bugün CHP´den istifa edip İYİ Parti´ye katıldılar. YSK´nın bir demokrasi ayıbına zorlanması, bir demokrasi ayıbına imza atmaması ve atamasına da fırsat ve imkan sağlamak istiyoruz. Türkiye´de bir rahatlamaya ve herksin bütün kamu vicdanının şimdi oldu, seçime katılan herkes seçime girebiliyor görüş ve algısının toplumda oluşmasını işitiyoruz. Demokrasi herkes için. Demokrasinin kazanması için yargının bu siyasi tasarrufunun ortadan kaldırılması için siyasi değil ama demokratik bir tasarruf ile CHP´ye mensup 15 sayın milletvekili bugün partimizden istifa ettiler İYİ Parti´ye katıldılar" dedi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEZCAN: YARIŞI ORTADAN KALDIRACAK HİÇBİR ŞEYE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ</span><br />
Altay'dan sonra kararın gerekçesine dair açıklamalarda bulunan Tezcan, "15 milletvekilimiz Genel Başkanımızın talimatıyla istifa ederek İyi Parti'ye geçmiştir. Tarih bu arkadaşlarımızı demokrasi kahramanları olarak hatırlayacaktır. Demokrasinin önüne kurulan tuzakları temizleme adımıdır. İyi Parti'nin seçimlere girme hakkı olduğunu herkes biliyor. 15 milletvekili arkadaşımızın katılmasına gerek olmadan İyi Parti'nin seçimlere girme hakkının var olduğunu herkes biliyor. Seçimlere girme hakkı olan bir partiyi seçimlere sokmamaya çalışıyorlar. Seçimlerde yarışı ortadan kaldıracak hiçbir şeye müsade etmeyeceğiz. " dedi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İSTİFA EDEN VEKİLLERİN LİSTESİ</span><br />
İYİ Parti'ye geçen CHP'li 15 milletvekilinin isimleri şöyle;<br />
Afyonkarahisar milletvekili Burcu Köksal<br />
Amasya milletvekili Mustafa Tuncer<br />
Ankara milletvekili Nihat Yeşil<br />
Aydın milletvekili Hüseyin Yıldız<br />
Balıkesir milletvekili Ahmet Akın<br />
Burdur milletvekili Mehmet Göker<br />
Bursa milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu<br />
Bursa milletvekili Erkan Aydın<br />
Çorum milletvekili Tufan Köse<br />
Edirne milletvekili Okan Gaytancıoğlu<br />
İzmir milletvekili Tacettin Bayır<br />
Kayseri milletvekili Çetin Arık<br />
Kocaeli milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet<br />
Niğde milletvekili Ömer Fethi Gürer<br />
Zonguldak milletvekili Ünal Demirtaş<br />
EVRAKLAR YSK'YA VERİLDİ<br />
CHP'li vekillerin istifa ederek İYİ Parti sıralarına katılmasına dair gereken evrak YSK'ya teslim edildi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YSK BAŞKANINDAN AÇIKLAMA</span><br />
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, "Seçim takvimi için uyum yasalarının geçmesi gerekiyor. Seçim takvimini açıklamak için onu bekliyoruz" dedi. <br />
YSK Başkanı Sadi Güven, İYİ Parti'nin seçimlere katılıp katılmayacağı konusunda, "Siyasi partilerin ne şekilde seçime girebilecekler Siyasi Partiler Kanunu'nda yazıyor. Herhangi bir siyasi parti ile ilgili bir tespitimiz yok" açıklamasında bulundu.<br />
Güven, seçim takvimine ilişkin ise kamuoyunda yıpratıcı şekilde açıklamaların yer aldığını ifade ederek, bu tür açıklamaların hem YSK'ya hem de Türk demokrasisine zarar verdiğini belirtti. Güven, "Seçim takvimi için uyum yasalarının geçmesi gerekiyor. Seçim takvimini açıklamak için onu bekliyoruz" dedi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEZCAN VE ÖZEL 16.00'DA İYİ PARTİ'Yİ ZİYARET EDECEK</span><br />
Habertürk TV'den Ömer Topsakal'ın aktardığına göre, CHP ile İYİ Parti kurmayları görüşüyor. Saat 16.00'da CHP Sözcüsü Bülent Tezcan ve CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, İYİ Parti'ye ziyarette bulunacak.<br />
<br />
haberturk.com</span>[/b]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Son dakika gelişmesi... 24 Haziran 2018'de yapılacak seçime girip giremeyeceği tartışılan İYİ Parti B planını devreye soktu. CHP'li 15 milletvekili istifa ederek İYİ Parti'ye katılacak. Bu hamleyle İYİ Parti'nin Meclis'te grup kurarak seçime girmesi sağlandı. CHP'li Altay yaptığı açıklamada istifa eden milletvekillerini duyurdu. Parti sözcüsü Tezcan ise, "Seçimde yarışları ortadan kaldıracak hiçbir şeye müsaade etmeyiz" dedi.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İYİ Parti'nin seçime girip giremeyeceği tartışılırken CHP ve İYİ Parti, B planını hayata geçirdi. CHP'den 15 milletvekili istifa ederek İYİ Parti'ye geçti. İYİ Parti'nin grup kurmasıyla seçime girmesi sağlanacak. Cumhurbaşkanlığı adaylığı için 20 milletvekilinin imzası yeterli oluyor. İYİ Parti'nin Meclis'te 5 vekili bulunuyor.<br />
<br />
[b]CHP'Lİ ALTAY İSTİFA EDEN VEKİLLERİ AÇIKLADI</span><br />
CHP Grup Başkanvekili Altay TBMM'de basın açıklaması düzenledi. Açıklama sırasında partiden istifa eden vekiller de hazır bulundu. Altay, "5 milletvekilimiz bugün CHP´den istifa edip İYİ Parti´ye katıldılar. YSK´nın bir demokrasi ayıbına zorlanması, bir demokrasi ayıbına imza atmaması ve atamasına da fırsat ve imkan sağlamak istiyoruz. Türkiye´de bir rahatlamaya ve herksin bütün kamu vicdanının şimdi oldu, seçime katılan herkes seçime girebiliyor görüş ve algısının toplumda oluşmasını işitiyoruz. Demokrasi herkes için. Demokrasinin kazanması için yargının bu siyasi tasarrufunun ortadan kaldırılması için siyasi değil ama demokratik bir tasarruf ile CHP´ye mensup 15 sayın milletvekili bugün partimizden istifa ettiler İYİ Parti´ye katıldılar" dedi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEZCAN: YARIŞI ORTADAN KALDIRACAK HİÇBİR ŞEYE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ</span><br />
Altay'dan sonra kararın gerekçesine dair açıklamalarda bulunan Tezcan, "15 milletvekilimiz Genel Başkanımızın talimatıyla istifa ederek İyi Parti'ye geçmiştir. Tarih bu arkadaşlarımızı demokrasi kahramanları olarak hatırlayacaktır. Demokrasinin önüne kurulan tuzakları temizleme adımıdır. İyi Parti'nin seçimlere girme hakkı olduğunu herkes biliyor. 15 milletvekili arkadaşımızın katılmasına gerek olmadan İyi Parti'nin seçimlere girme hakkının var olduğunu herkes biliyor. Seçimlere girme hakkı olan bir partiyi seçimlere sokmamaya çalışıyorlar. Seçimlerde yarışı ortadan kaldıracak hiçbir şeye müsade etmeyeceğiz. " dedi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İSTİFA EDEN VEKİLLERİN LİSTESİ</span><br />
İYİ Parti'ye geçen CHP'li 15 milletvekilinin isimleri şöyle;<br />
Afyonkarahisar milletvekili Burcu Köksal<br />
Amasya milletvekili Mustafa Tuncer<br />
Ankara milletvekili Nihat Yeşil<br />
Aydın milletvekili Hüseyin Yıldız<br />
Balıkesir milletvekili Ahmet Akın<br />
Burdur milletvekili Mehmet Göker<br />
Bursa milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu<br />
Bursa milletvekili Erkan Aydın<br />
Çorum milletvekili Tufan Köse<br />
Edirne milletvekili Okan Gaytancıoğlu<br />
İzmir milletvekili Tacettin Bayır<br />
Kayseri milletvekili Çetin Arık<br />
Kocaeli milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet<br />
Niğde milletvekili Ömer Fethi Gürer<br />
Zonguldak milletvekili Ünal Demirtaş<br />
EVRAKLAR YSK'YA VERİLDİ<br />
CHP'li vekillerin istifa ederek İYİ Parti sıralarına katılmasına dair gereken evrak YSK'ya teslim edildi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YSK BAŞKANINDAN AÇIKLAMA</span><br />
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, "Seçim takvimi için uyum yasalarının geçmesi gerekiyor. Seçim takvimini açıklamak için onu bekliyoruz" dedi. <br />
YSK Başkanı Sadi Güven, İYİ Parti'nin seçimlere katılıp katılmayacağı konusunda, "Siyasi partilerin ne şekilde seçime girebilecekler Siyasi Partiler Kanunu'nda yazıyor. Herhangi bir siyasi parti ile ilgili bir tespitimiz yok" açıklamasında bulundu.<br />
Güven, seçim takvimine ilişkin ise kamuoyunda yıpratıcı şekilde açıklamaların yer aldığını ifade ederek, bu tür açıklamaların hem YSK'ya hem de Türk demokrasisine zarar verdiğini belirtti. Güven, "Seçim takvimi için uyum yasalarının geçmesi gerekiyor. Seçim takvimini açıklamak için onu bekliyoruz" dedi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEZCAN VE ÖZEL 16.00'DA İYİ PARTİ'Yİ ZİYARET EDECEK</span><br />
Habertürk TV'den Ömer Topsakal'ın aktardığına göre, CHP ile İYİ Parti kurmayları görüşüyor. Saat 16.00'da CHP Sözcüsü Bülent Tezcan ve CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, İYİ Parti'ye ziyarette bulunacak.<br />
<br />
haberturk.com</span>[/b]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CHP genel başkanını seçti]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-chp-genel-baskanini-secti.html</link>
			<pubDate>Sun, 04 Feb 2018 01:08:59 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-chp-genel-baskanini-secti.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">CHP'nin 36’ncı Olağan Kurultayı'nda ilk gün sona erdi. Genel başkanlık için Kemal Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce'nin yarıştığı kurultayda 790 oy alan Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin yeniden genel başkanı oldu. Muharrem İnce ise 447 oyda kaldı.<br />
<br />
CHP’nin 36. Olağan Kurultayı’nda Kemal Kılıçdaroğlu, 790 oyla beşinci kez genel başkan seçildi. Muharrem İnce ise 447 oy aldı. Ankara Arena Spor Salonu’ndaki kurultayda delegeler 25 sandıkta oy verdi. Oy verme işlemi yaklaşık 2 saat sürdü. Kılıçdaroğlu, 1 numaralı sandıkta, rakibi İnce ise 4 numaralı sandıkta oy kullandı. Yapılan oylama sonucu bin 266 delegeden bin 253’ü oy kullandı. 16 oy geçersiz sayıldı. İnce 447 oy alırken Kılıçdaroğlu 790 oyla genel başkan seçildi. Kılıçdaroğlu seçilmesinin ardından yaptığı teşekkür konuşmasında şunları söyledi:<br />
<br />
BİRİLERİNİN UYKUSU KAÇACAK<br />
“Üstlendiğim görevin sorumluluğunu çok iyi biliyorum, sıradan bir görev değil, çok önemli. Bu ülkenin her ferdinin hakkını, hukukunu ve adaletini sağlamak için her türlü mücadeleyi yapacağıma söz veriyorum. Bugün yaşadığımız ortamda CHP’ye Genel Başkanlık yapmanın sıradan bir olay olmadığını gayet iyi biliyorum. Birilerinin uykusunun kaçacağını da iyi biliyorum. Ama biz, haklı davamızı sonuna kadar küfürlü içeriküreceğiz.<br />
<br />
HUZURU VATANA YAYACAĞIZ<br />
Önümüzdeki süreç, sıradan bir süreç değlidir. Zor koşullarda mücadele vereceğiz. Ülkesini seven her yurttaş zor koşullarda mücadele verirken yanımda olmanızı istiyorum. Biz kendi ülkemizde barış içinde özgürce yaşamak istiyoruz. Huzuru, vatanın bütün topraklarına yayacağız.<br />
<br />
AFRİN ŞEHİTLERİNİ ANDI<br />
Bu akşam yedi şehidimiz var, altı şehidimiz Afrin’de. Gerçekten de hepimiz çok üzüntülüyüz. Kahraman askerlerimize minnet borçuluyuz, Allah rahmet eylesin diyoruz, ailelerine, milletimize baş sağlığı diyoruz. Onların mücadelesi Türkiye ve gelecek mücadelesidir. Onlar bizim onurumuzdur. Biz bu toprakları şehitlerin kanlarıyla suladık. Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak, Türkiye’yi beka sorunudan kurtarmanın yolu, bizim ülkemize sahip çıkmamızdan geçiyor. Beka sorunu var, bu sorunu açanlar bugün Türkiye’yi yönetenler. Bunun hesabını sormak boynumuzun borcudur.<br />
<br />
BAŞIMIN ÜZERİNDE YERİ VAR<br />
Farklı arkadaşlarımız aday olabilirler. Ama kimse unutmasın, bizimle aynı paralelde oy kullanmayan bütün arkadaşlarımın başımın üzerinde yeri var. Hiçbir ayrım yapmayacağım. 80 milyonun güvenini kazanmak bizim görevimizdir.”<br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">CHP'nin 36’ncı Olağan Kurultayı'nda ilk gün sona erdi. Genel başkanlık için Kemal Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce'nin yarıştığı kurultayda 790 oy alan Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin yeniden genel başkanı oldu. Muharrem İnce ise 447 oyda kaldı.<br />
<br />
CHP’nin 36. Olağan Kurultayı’nda Kemal Kılıçdaroğlu, 790 oyla beşinci kez genel başkan seçildi. Muharrem İnce ise 447 oy aldı. Ankara Arena Spor Salonu’ndaki kurultayda delegeler 25 sandıkta oy verdi. Oy verme işlemi yaklaşık 2 saat sürdü. Kılıçdaroğlu, 1 numaralı sandıkta, rakibi İnce ise 4 numaralı sandıkta oy kullandı. Yapılan oylama sonucu bin 266 delegeden bin 253’ü oy kullandı. 16 oy geçersiz sayıldı. İnce 447 oy alırken Kılıçdaroğlu 790 oyla genel başkan seçildi. Kılıçdaroğlu seçilmesinin ardından yaptığı teşekkür konuşmasında şunları söyledi:<br />
<br />
BİRİLERİNİN UYKUSU KAÇACAK<br />
“Üstlendiğim görevin sorumluluğunu çok iyi biliyorum, sıradan bir görev değil, çok önemli. Bu ülkenin her ferdinin hakkını, hukukunu ve adaletini sağlamak için her türlü mücadeleyi yapacağıma söz veriyorum. Bugün yaşadığımız ortamda CHP’ye Genel Başkanlık yapmanın sıradan bir olay olmadığını gayet iyi biliyorum. Birilerinin uykusunun kaçacağını da iyi biliyorum. Ama biz, haklı davamızı sonuna kadar küfürlü içeriküreceğiz.<br />
<br />
HUZURU VATANA YAYACAĞIZ<br />
Önümüzdeki süreç, sıradan bir süreç değlidir. Zor koşullarda mücadele vereceğiz. Ülkesini seven her yurttaş zor koşullarda mücadele verirken yanımda olmanızı istiyorum. Biz kendi ülkemizde barış içinde özgürce yaşamak istiyoruz. Huzuru, vatanın bütün topraklarına yayacağız.<br />
<br />
AFRİN ŞEHİTLERİNİ ANDI<br />
Bu akşam yedi şehidimiz var, altı şehidimiz Afrin’de. Gerçekten de hepimiz çok üzüntülüyüz. Kahraman askerlerimize minnet borçuluyuz, Allah rahmet eylesin diyoruz, ailelerine, milletimize baş sağlığı diyoruz. Onların mücadelesi Türkiye ve gelecek mücadelesidir. Onlar bizim onurumuzdur. Biz bu toprakları şehitlerin kanlarıyla suladık. Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak, Türkiye’yi beka sorunudan kurtarmanın yolu, bizim ülkemize sahip çıkmamızdan geçiyor. Beka sorunu var, bu sorunu açanlar bugün Türkiye’yi yönetenler. Bunun hesabını sormak boynumuzun borcudur.<br />
<br />
BAŞIMIN ÜZERİNDE YERİ VAR<br />
Farklı arkadaşlarımız aday olabilirler. Ama kimse unutmasın, bizimle aynı paralelde oy kullanmayan bütün arkadaşlarımın başımın üzerinde yeri var. Hiçbir ayrım yapmayacağım. 80 milyonun güvenini kazanmak bizim görevimizdir.”<br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nden 'imam' kararı]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-anayasa-mahkemesi-nden-imam-karari.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Dec 2017 00:06:02 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-anayasa-mahkemesi-nden-imam-karari.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anayasa Mahkemesi imamların siyasi faaliyette bulunamayacağına karar verdi. Mahkeme, Diyanet personeline siyaset yasağı ile ilgili maddenin iptal istemini oybirliği ile reddetti.</span><br />
<br />
<br />
Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karara göre imamlar, müftüler ve tüm diyanet personeli siyasi faaliyette bulunamayacak, herhangi bir partiyi övemeyecek, eleştiremeyecek.<br />
<br />
<br />
1965 tarihinde çıkarılan bu yasa maddesi, geçerli olmaya devam edecek.<br />
Habertürk’ün haberine göre, daha önce Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş, ilgili maddenin iptalini istemişti. Anayasa Yüksek Mahkeme'si, iptal başvurusu inceledikten sonra talebi reddetti ve Diyanet personeline siyaset yapma yasağının anayasaya uygun olduğuna karar verdi.<br />
<br />
<br />
Bu kararla Diyanet İşleri Başkanlığı personel yasasının 25. maddesi değişmezken, Diyanet personelinin siyasi faaliyette bulunmasını, herhangi bir partiyi övmesini ve eleştirmesini yasaklanmış oldu. Bu eylemlerde bulunan kişiler hakkında soruşturma açılmasını veya meslekten atılmasını öngörüyor.<br />
<br />
cumhuriyet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anayasa Mahkemesi imamların siyasi faaliyette bulunamayacağına karar verdi. Mahkeme, Diyanet personeline siyaset yasağı ile ilgili maddenin iptal istemini oybirliği ile reddetti.</span><br />
<br />
<br />
Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karara göre imamlar, müftüler ve tüm diyanet personeli siyasi faaliyette bulunamayacak, herhangi bir partiyi övemeyecek, eleştiremeyecek.<br />
<br />
<br />
1965 tarihinde çıkarılan bu yasa maddesi, geçerli olmaya devam edecek.<br />
Habertürk’ün haberine göre, daha önce Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş, ilgili maddenin iptalini istemişti. Anayasa Yüksek Mahkeme'si, iptal başvurusu inceledikten sonra talebi reddetti ve Diyanet personeline siyaset yapma yasağının anayasaya uygun olduğuna karar verdi.<br />
<br />
<br />
Bu kararla Diyanet İşleri Başkanlığı personel yasasının 25. maddesi değişmezken, Diyanet personelinin siyasi faaliyette bulunmasını, herhangi bir partiyi övmesini ve eleştirmesini yasaklanmış oldu. Bu eylemlerde bulunan kişiler hakkında soruşturma açılmasını veya meslekten atılmasını öngörüyor.<br />
<br />
cumhuriyet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi görevden uzaklaştırıldı]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-atasehir-belediye-baskani-battal-ilgezdi-gorevden-uzaklastirildi.html</link>
			<pubDate>Sat, 09 Dec 2017 17:22:36 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-atasehir-belediye-baskani-battal-ilgezdi-gorevden-uzaklastirildi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İçişleri Bakanlığı, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin Anayasa’nın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 06.12.2017 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verildiğini açıkladı.</span><br />
<br />
<br />
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle; “Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, hakkında Mülkiye Müfettişlerince düzenlenen raporlar ve adli mercilerce yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle, Anayasanın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 06.12.2017 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir. Battal İlgezdi’nin Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasında, İmar Kanununa, Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa, Devlet İhale Kanununa aykırı hareketle Görevi Kötüye Kullanma, Belediyenin/Kamunun zararına sebebiyet verme, İhaleye Fesat Karıştırma, Haksız Mal Edinme, kamu görevlilerinin Gerçeğe Aykırı Belge Düzenlemesine göz yumulması fiillerinin işlenmesi olarak nitelenen aşağıdaki hususlar göz önüne alınmıştır: Battal İlgezdi’nin, Ataşehir Belediye Başkanı seçilmeden önce yaptığı işleri Belediye Başkanı seçildikten sonra sonlandırdığı izlenimi verdiği halde, bu işlerine yakın akrabaları ile siyaset ve iş ilişkisinde içinde bulunduğu kişi ve şirketler aracılığıyla, kendi varlığını gizleyerek devam etmesi, Bu şahıs ve şirketler üzerinden yürütülen faaliyetlerin tam***** yakınının Battal İlgezdi ile ilişkili ve muvazaalı unsurlar içermesi ve gerektiğinde yeni şirket kurdurularak ya da yakın akrabalarının mevcut şirketlerde yönetim kurulu başkanı olarak görev alması sağlanarak yürütülmesi, Bu kişiler ve/veya şirketler aracılığıyla gerçekleştirilen inşaat işlerinin Ataşehir Belediyesinin yetki alanı içinde yürütülmesi, yapılan inşaat işlerinde imar mevzuatına ciddi aykırılıklar olmasına karşın Ataşehir Belediyesi görevlileri tarafından zamanında ve eksiksiz olarak gerekli yasal işlemlerin yapılmaması ve/veya yaptırılmaması, hatta gerçeğe aykırı belge düzenlenerek diğer yetkili mercilerin yanıltılması, Yakın akrabalarınca ekonomik durumlarına uygun olmayan şekilde ciddi miktarda gayrimenkul edinilmesi, Ataşehir Belediyesinin bazı taşınmazlardaki hissesinin satışında ve/veya ihalesinde mevzuata aykırı, Belediye Başkanının işbirliği içinde olduğu kişiler/firmalar lehine usulsüz işlemler yapılarak Belediyenin zararına sebebiyet verilmesi, Söz konusu hususlarla ilgili Bakanlığımıza intikal eden çeşitli yolsuzluk ve usulsüzlük iddia ve şikayetlerinin intikal etmiş olması; bunlardan bir kısmı ile ilgili bakanlığımızca işlem başlatılarak soruşturma izni verilmiş olması; ayrıca yetkili adli mercilere intikal etmiş adli mercilerin gereğini takdir etmekte olduğu iddia ve şikayetlerin bulunması ve İstanbul Anadolu Başsavcılığınca Battal İlgezdi hakkında İhaleye fesat karıştırma ve haksız mal edinme iddiaları ile ilgili açılmış derdest davanın bulunması.<br />
<br />
Söz konusu edilen bu yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına, kamuoyunun da bilgisi dahilinde olan; Buz Rezidans adlı yapının üzerinde inşa edildiği parseldeki belediye hissesinin muvazaalı işlemlerle devrinin sağlanması, Buz Rezidans’a ruhsata aykırılıklar olduğu halde yapı kullanma izni verilmesi, İmar Kanununun 32. ve 42. maddeleri uyarınca yaptırım uygulanmaması, yasal yaptırım uygulanma zorunluluğu doğduğunda ise yaptırımın gereği gibi uygulanmaması, Erguvan Parkı olarak bilinen alanda usulsüz, rant amaçlı imar mevzuatına aykırı yapılaşmaya gidilmesi, alanda yapılacak inşaatlar ve yapıların kullandırılması ihalesine fesat karıştırılması, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin akrabalık ilişkisi içinde bulunduğu yakını tarafından imar planında konut alanı olan bir parselin satın alınması, konut alanı olan bu parselde imar mevzuatına aykırı olarak özel eğitim kurumu inşa edilmesi ve daha sonra buranın yine Battal İlgezdi’nin yakın bir akrabasının yönetim kurulu başkanlığını yaptığı bir şirkete satılması, bu şirket tarafından da yüksek bedelle özel okul olarak kiraya verilmesi, Oda Kule 1 ve Oda Kule 2 olarak bilenen yapılarda imar mevzuatına aykırı işlemler yapılması, Bütün bu usulsüz, yolsuzluk içeren işlemlerin belediye başkanının yakın akrabaları ve iş ortakları ve onların yakın akrabaları ile karmaşık ilişkiler zinciri oluşturularak ve kendi kimliği gizlenerek gerçekleştirilmesi, Örnek teşkil etmektedir.” <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP İSTANBUL’DAN ÇAĞRI</span><br />
CHP İstanbul İl Başkanlığı, tüm milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları ve üyelere saat 19.00’da Ataşehir Belediye binası önünde toplanma çağrısı yaptı.<br />
<br />
alevinet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İçişleri Bakanlığı, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin Anayasa’nın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 06.12.2017 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verildiğini açıkladı.</span><br />
<br />
<br />
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle; “Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, hakkında Mülkiye Müfettişlerince düzenlenen raporlar ve adli mercilerce yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle, Anayasanın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 06.12.2017 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir. Battal İlgezdi’nin Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasında, İmar Kanununa, Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa, Devlet İhale Kanununa aykırı hareketle Görevi Kötüye Kullanma, Belediyenin/Kamunun zararına sebebiyet verme, İhaleye Fesat Karıştırma, Haksız Mal Edinme, kamu görevlilerinin Gerçeğe Aykırı Belge Düzenlemesine göz yumulması fiillerinin işlenmesi olarak nitelenen aşağıdaki hususlar göz önüne alınmıştır: Battal İlgezdi’nin, Ataşehir Belediye Başkanı seçilmeden önce yaptığı işleri Belediye Başkanı seçildikten sonra sonlandırdığı izlenimi verdiği halde, bu işlerine yakın akrabaları ile siyaset ve iş ilişkisinde içinde bulunduğu kişi ve şirketler aracılığıyla, kendi varlığını gizleyerek devam etmesi, Bu şahıs ve şirketler üzerinden yürütülen faaliyetlerin tam***** yakınının Battal İlgezdi ile ilişkili ve muvazaalı unsurlar içermesi ve gerektiğinde yeni şirket kurdurularak ya da yakın akrabalarının mevcut şirketlerde yönetim kurulu başkanı olarak görev alması sağlanarak yürütülmesi, Bu kişiler ve/veya şirketler aracılığıyla gerçekleştirilen inşaat işlerinin Ataşehir Belediyesinin yetki alanı içinde yürütülmesi, yapılan inşaat işlerinde imar mevzuatına ciddi aykırılıklar olmasına karşın Ataşehir Belediyesi görevlileri tarafından zamanında ve eksiksiz olarak gerekli yasal işlemlerin yapılmaması ve/veya yaptırılmaması, hatta gerçeğe aykırı belge düzenlenerek diğer yetkili mercilerin yanıltılması, Yakın akrabalarınca ekonomik durumlarına uygun olmayan şekilde ciddi miktarda gayrimenkul edinilmesi, Ataşehir Belediyesinin bazı taşınmazlardaki hissesinin satışında ve/veya ihalesinde mevzuata aykırı, Belediye Başkanının işbirliği içinde olduğu kişiler/firmalar lehine usulsüz işlemler yapılarak Belediyenin zararına sebebiyet verilmesi, Söz konusu hususlarla ilgili Bakanlığımıza intikal eden çeşitli yolsuzluk ve usulsüzlük iddia ve şikayetlerinin intikal etmiş olması; bunlardan bir kısmı ile ilgili bakanlığımızca işlem başlatılarak soruşturma izni verilmiş olması; ayrıca yetkili adli mercilere intikal etmiş adli mercilerin gereğini takdir etmekte olduğu iddia ve şikayetlerin bulunması ve İstanbul Anadolu Başsavcılığınca Battal İlgezdi hakkında İhaleye fesat karıştırma ve haksız mal edinme iddiaları ile ilgili açılmış derdest davanın bulunması.<br />
<br />
Söz konusu edilen bu yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına, kamuoyunun da bilgisi dahilinde olan; Buz Rezidans adlı yapının üzerinde inşa edildiği parseldeki belediye hissesinin muvazaalı işlemlerle devrinin sağlanması, Buz Rezidans’a ruhsata aykırılıklar olduğu halde yapı kullanma izni verilmesi, İmar Kanununun 32. ve 42. maddeleri uyarınca yaptırım uygulanmaması, yasal yaptırım uygulanma zorunluluğu doğduğunda ise yaptırımın gereği gibi uygulanmaması, Erguvan Parkı olarak bilinen alanda usulsüz, rant amaçlı imar mevzuatına aykırı yapılaşmaya gidilmesi, alanda yapılacak inşaatlar ve yapıların kullandırılması ihalesine fesat karıştırılması, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin akrabalık ilişkisi içinde bulunduğu yakını tarafından imar planında konut alanı olan bir parselin satın alınması, konut alanı olan bu parselde imar mevzuatına aykırı olarak özel eğitim kurumu inşa edilmesi ve daha sonra buranın yine Battal İlgezdi’nin yakın bir akrabasının yönetim kurulu başkanlığını yaptığı bir şirkete satılması, bu şirket tarafından da yüksek bedelle özel okul olarak kiraya verilmesi, Oda Kule 1 ve Oda Kule 2 olarak bilenen yapılarda imar mevzuatına aykırı işlemler yapılması, Bütün bu usulsüz, yolsuzluk içeren işlemlerin belediye başkanının yakın akrabaları ve iş ortakları ve onların yakın akrabaları ile karmaşık ilişkiler zinciri oluşturularak ve kendi kimliği gizlenerek gerçekleştirilmesi, Örnek teşkil etmektedir.” <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP İSTANBUL’DAN ÇAĞRI</span><br />
CHP İstanbul İl Başkanlığı, tüm milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları ve üyelere saat 19.00’da Ataşehir Belediye binası önünde toplanma çağrısı yaptı.<br />
<br />
alevinet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ve CHP için referandumu AİHM’e küfürlü içerikürme yolu açıldı]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-ve-chp-icin-referandumu-aihm%E2%80%99e-goturme-yolu-acildi.html</link>
			<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 21:10:42 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-ve-chp-icin-referandumu-aihm%E2%80%99e-goturme-yolu-acildi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YSK’nın mühürsüz pusula ve zarfları, 16 Nisan referandum oylaması devam ederken kabul etme kararı vermesine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yolu resmen açıldı. Üstelik, bu yolu da bizzat YSK, yayınladığı gerekçeli kararı ile açtı.</span><br />
<br />
<br />
CHP, mühürsüz pusula ve zarflar nedeniyle referendum oylamasında çıkan şaibe konusunda tüm hukuk yollarını denemeye karar vermişti. Bu yollar arasında, konuyu AİHM’e küfürlü içerikürmek de bulunuyordu. Ancak CHP kurmaylarında, AİHM’in dayandığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan bir ifade nedeniyle, uluslararası mahkemenin davayı “kabul etmeyebileceği” konusunda bir şüphe vardı.<br />
<br />
<br />
Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin Ek 1 Protokolündeki 3. maddesi “serbest seçim hakkını” düzenliyor. Ancak AİHM daha önce bu madde uyarınca yapılan başvurularda, maddenin sadece “milletvekili seçimlerine ilişkin seçme hakkını düzenlediğine” hükmetmişti. 2014 yerel seçimleri sırasında Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimi konusunda CHP’li adayın başvurusunu da, “ek protokolün sadece milletvekili seçme hakkını düzenlediğini” ifade ederek kabul etmemişti.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YSK GEREKÇELİ KARARINA KOYDU, CHP’NİN AİHM YOLU AÇILDI</span><br />
Ancak YSK, mühürsüz pusula ve zarflar konusunda aldığı tartışmalı kararını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin tam da bu maddesine dayandırdı. YSK gerekçeli kararında ayrıca, Sözleşmenin sözkonusu maddesinin “sadece milletvekili siçimine ilişkin seçme hakkını düzenlediğini” de vurguladı, ancak buna rağmen referandum için de “uygulanabilir” olduğuna hükmekti.<br />
YSK böylece, kendi aldığı gerekçeli kararla, kendi kendisinin AİHM’de dava edilmesinin yolunu da hukuki olarak açmış oldu.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İŞTE YSK’NIN GEREKÇELİ KARARINDAKİ O BÖLÜM</span><br />
YSK’nın mühürsüz pusula ve zarf konusunda, iki gün gecikme ile açıkladığı gerekçeli kararındaki o bölüm aynen şöyle yer aldı;<br />
“Serbest ve demokratik seçim hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 No.lu Protokolün 3. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Ek 1 Protokol 3. madde, sadece milletvekili seçimine ilişkin seçme hakkını düzenlemekle birlikte özü itibariyle serbest seçim hakkını önemsemekte ve koruma altına almaktadır. Zira söz konusu hak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre “gerçekten demokratik siyasal bir rejimin temel ilkelerinden biridir”<br />
<br />
ilk-kursun.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YSK’nın mühürsüz pusula ve zarfları, 16 Nisan referandum oylaması devam ederken kabul etme kararı vermesine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yolu resmen açıldı. Üstelik, bu yolu da bizzat YSK, yayınladığı gerekçeli kararı ile açtı.</span><br />
<br />
<br />
CHP, mühürsüz pusula ve zarflar nedeniyle referendum oylamasında çıkan şaibe konusunda tüm hukuk yollarını denemeye karar vermişti. Bu yollar arasında, konuyu AİHM’e küfürlü içerikürmek de bulunuyordu. Ancak CHP kurmaylarında, AİHM’in dayandığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan bir ifade nedeniyle, uluslararası mahkemenin davayı “kabul etmeyebileceği” konusunda bir şüphe vardı.<br />
<br />
<br />
Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin Ek 1 Protokolündeki 3. maddesi “serbest seçim hakkını” düzenliyor. Ancak AİHM daha önce bu madde uyarınca yapılan başvurularda, maddenin sadece “milletvekili seçimlerine ilişkin seçme hakkını düzenlediğine” hükmetmişti. 2014 yerel seçimleri sırasında Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimi konusunda CHP’li adayın başvurusunu da, “ek protokolün sadece milletvekili seçme hakkını düzenlediğini” ifade ederek kabul etmemişti.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YSK GEREKÇELİ KARARINA KOYDU, CHP’NİN AİHM YOLU AÇILDI</span><br />
Ancak YSK, mühürsüz pusula ve zarflar konusunda aldığı tartışmalı kararını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin tam da bu maddesine dayandırdı. YSK gerekçeli kararında ayrıca, Sözleşmenin sözkonusu maddesinin “sadece milletvekili siçimine ilişkin seçme hakkını düzenlediğini” de vurguladı, ancak buna rağmen referandum için de “uygulanabilir” olduğuna hükmekti.<br />
YSK böylece, kendi aldığı gerekçeli kararla, kendi kendisinin AİHM’de dava edilmesinin yolunu da hukuki olarak açmış oldu.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İŞTE YSK’NIN GEREKÇELİ KARARINDAKİ O BÖLÜM</span><br />
YSK’nın mühürsüz pusula ve zarf konusunda, iki gün gecikme ile açıkladığı gerekçeli kararındaki o bölüm aynen şöyle yer aldı;<br />
“Serbest ve demokratik seçim hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 No.lu Protokolün 3. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Ek 1 Protokol 3. madde, sadece milletvekili seçimine ilişkin seçme hakkını düzenlemekle birlikte özü itibariyle serbest seçim hakkını önemsemekte ve koruma altına almaktadır. Zira söz konusu hak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre “gerçekten demokratik siyasal bir rejimin temel ilkelerinden biridir”<br />
<br />
ilk-kursun.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tunceli'de helikopter düştü!]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-tunceli-de-helikopter-dustu.html</link>
			<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 15:43:19 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-tunceli-de-helikopter-dustu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tunceli'den kalktıktan sonra Pülümür ve Ovacılık'ta 16 Nisan referandumunda görev yapan hakim ve özel harekat timini taşıyan Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ait helikopterle telsiz teması Ovacık İlçesi'ne bağlı Çambulak kırsalı yakınlarında saat 11.30'da kesildi. </span><br />
<br />
İçerisinde 12 kişinin bulunduğu helikopter için alarm durumu verildi. <br />
<br />
Helikopterdekiler kazanın ardından 112'yi arayarak 7 kişinin yaralandığını bildirdi. <br />
<br />
Kar yağışının sürdüğü bölgede kurtarma çalışmaları zorlukla sürüyor.<br />
<br />
Helikopterin Diyarbakır merkezli Havacılık Şube Müdürlüğü´ne bağlı olduğu öğrenildi. Sabah saatlerinde Diyarbakır´dan kalkan helikopterin önce Tunceli´ye gittiği bildirildi. Tunceli´den kalkan helikopterde 1 hakim, 7 polis özel harekat timi, 1 astsubay ve 3 pilot bulunuyordu. Helikopter, referandumda görev yapan hakim ve polisleri görev noktalarına bırakmak üzere havalanmıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YOĞUN SİS VAR</span><br />
<br />
Bölgede yoğun sisle birlikte görüşün kısıtlı olduğu öğrenildi. Uzmanlar, muhtemel düşük görüş şartları nedeniyle kazanın gerçekleşmiş olabileceğine dikkat çekti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ARAMA KURTARMA UÇAKLARI SEVK EDİLDİ</span><br />
<br />
Hava Kuvvetleri, bölgede arama kurtarma çalışmaları için Diyarbakır´dan CN235 tipi uçağı yönlendirdi. Havadan İhbar Kontrol (HİK) olarak adlandırılan E-7T Barış Kartalı uçağı da Tunceli´de helikopterden gelecek sinyali tespit etmek için uçuyor. Özel donanıma sahip bu uçaklar, çarpma ile devreye giren özel sinyali tespit edebiliyor. Bölgede ayrıca Malatya´dan kalkan 2 Sikorsky S-70 arama kurtarma helikopteri de arama-kurtarma çalışmalarına destek veriyor.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HELİKOPTERDEN 112 ARANDI!</span><br />
<br />
Öte yandan helikopter personelinin acil kodla 112’yi aradığı ve ‘yaralılar var’ dediği bildirildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">S-70´LERİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ</span><br />
<br />
Amerikan Sikorsky şirketinin imalatı S-70 Black Hawk tipi helikopterler, genel maksat amaçlı kullanılıyor. Uçuş ekibi 2 pilot ve bir teknisyenden oluşan helikopter 18 tam teçhizatlı asker taşıyabiliyor. <br />
<br />
<br />
Tam yüklü 7 bin 375 kilogram ağırlıkla havalanabilen helikopter, 592 kilometre menzilli. Saatte 296 kilometre hıza çıkabilen S-70´ler 5 bin 790 metre yüksekliğe kadar yükselebiliyor.<br />
<br />
Tunceli Valiliğininden gelen ilk açıklamada “18 Nisan 2017 günü saat 11.40 sıralarında Pülümür İlçemizden havalanan Sikorsky tipi polis helikopterinden kalkışından yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımı kesilmiştir. Söz konusu helikopterde 7 polis memuru, 1 hakim, 1 astsubay ve 3 mürettebat olduğu değerlendirilmektedir. Helikopterin olumsuz hava şartlarından dolayı düştüğü değerlendirilmekte olup, bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edilmiş olup gelişmelerden kamuoyuna bilgi verilecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” denildi. <br />
<br />
<br />
Çevre köylerdeki vatandaşlardan da helikopterin bulunması konusunda yardım istendiği bildirildi.<br />
<br />
<br />
Kaynak: sözcü<br />
<br />
sarizeybekhaber.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tunceli'den kalktıktan sonra Pülümür ve Ovacılık'ta 16 Nisan referandumunda görev yapan hakim ve özel harekat timini taşıyan Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ait helikopterle telsiz teması Ovacık İlçesi'ne bağlı Çambulak kırsalı yakınlarında saat 11.30'da kesildi. </span><br />
<br />
İçerisinde 12 kişinin bulunduğu helikopter için alarm durumu verildi. <br />
<br />
Helikopterdekiler kazanın ardından 112'yi arayarak 7 kişinin yaralandığını bildirdi. <br />
<br />
Kar yağışının sürdüğü bölgede kurtarma çalışmaları zorlukla sürüyor.<br />
<br />
Helikopterin Diyarbakır merkezli Havacılık Şube Müdürlüğü´ne bağlı olduğu öğrenildi. Sabah saatlerinde Diyarbakır´dan kalkan helikopterin önce Tunceli´ye gittiği bildirildi. Tunceli´den kalkan helikopterde 1 hakim, 7 polis özel harekat timi, 1 astsubay ve 3 pilot bulunuyordu. Helikopter, referandumda görev yapan hakim ve polisleri görev noktalarına bırakmak üzere havalanmıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YOĞUN SİS VAR</span><br />
<br />
Bölgede yoğun sisle birlikte görüşün kısıtlı olduğu öğrenildi. Uzmanlar, muhtemel düşük görüş şartları nedeniyle kazanın gerçekleşmiş olabileceğine dikkat çekti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ARAMA KURTARMA UÇAKLARI SEVK EDİLDİ</span><br />
<br />
Hava Kuvvetleri, bölgede arama kurtarma çalışmaları için Diyarbakır´dan CN235 tipi uçağı yönlendirdi. Havadan İhbar Kontrol (HİK) olarak adlandırılan E-7T Barış Kartalı uçağı da Tunceli´de helikopterden gelecek sinyali tespit etmek için uçuyor. Özel donanıma sahip bu uçaklar, çarpma ile devreye giren özel sinyali tespit edebiliyor. Bölgede ayrıca Malatya´dan kalkan 2 Sikorsky S-70 arama kurtarma helikopteri de arama-kurtarma çalışmalarına destek veriyor.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HELİKOPTERDEN 112 ARANDI!</span><br />
<br />
Öte yandan helikopter personelinin acil kodla 112’yi aradığı ve ‘yaralılar var’ dediği bildirildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">S-70´LERİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ</span><br />
<br />
Amerikan Sikorsky şirketinin imalatı S-70 Black Hawk tipi helikopterler, genel maksat amaçlı kullanılıyor. Uçuş ekibi 2 pilot ve bir teknisyenden oluşan helikopter 18 tam teçhizatlı asker taşıyabiliyor. <br />
<br />
<br />
Tam yüklü 7 bin 375 kilogram ağırlıkla havalanabilen helikopter, 592 kilometre menzilli. Saatte 296 kilometre hıza çıkabilen S-70´ler 5 bin 790 metre yüksekliğe kadar yükselebiliyor.<br />
<br />
Tunceli Valiliğininden gelen ilk açıklamada “18 Nisan 2017 günü saat 11.40 sıralarında Pülümür İlçemizden havalanan Sikorsky tipi polis helikopterinden kalkışından yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımı kesilmiştir. Söz konusu helikopterde 7 polis memuru, 1 hakim, 1 astsubay ve 3 mürettebat olduğu değerlendirilmektedir. Helikopterin olumsuz hava şartlarından dolayı düştüğü değerlendirilmekte olup, bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edilmiş olup gelişmelerden kamuoyuna bilgi verilecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” denildi. <br />
<br />
<br />
Çevre köylerdeki vatandaşlardan da helikopterin bulunması konusunda yardım istendiği bildirildi.<br />
<br />
<br />
Kaynak: sözcü<br />
<br />
sarizeybekhaber.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CHP’den ‘Yeğen’ Yalanlaması ve Tepki]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-chp%E2%80%99den-%E2%80%98yegen%E2%80%99-yalanlamasi-ve-tepki.html</link>
			<pubDate>Sun, 19 Feb 2017 00:31:28 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-chp%E2%80%99den-%E2%80%98yegen%E2%80%99-yalanlamasi-ve-tepki.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP İl Başkanı Enver Kiraz, AKP’lilerin ziyaret ettiği ve CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in yeğeni olduğu öne sürülen bayanın, Tekin’in yeğeni olmadığını iddia etti.</span><br />
<br />
Kiraz, AKP’lilerin ‘Evet’ dedikleri için baskı altında oldukları gerekçesiyle ziyaret ettikleri vatandaşlar ve bu ziyaretteki açıklamalarına ilişkin şunları söyledi:<br />
“AKP’nin yönetiminde de, Malatya Milletvekillerinde de ve Türkiye genelindeki kadrosunda da, son derece bir telaş görüyoruz neyin telaşı bu? Mecliste bir anayasa değişiklik paketi geçti ama bu milletten geçemeyecek, halktan geçemeyecek telaşı. Her yaptıkları ankette, sokağa çıktıklarında, vatandaşlarla karşılaştıklarında, hayırın çok yüksek olduğunu görüyorlar ve bunun telaşıyla maalesef son günlerde ne yaptıklarını neredeyse bileme duruma gelmişler. Bu telaşla gerçek olmayan sahte yeğenlerde uydurmaya başladılar.<br />
<br />
Bir ziyaretlerinde, koskoca AKP’nin genel başkan yardımcısı olduğunu ifade eden, Malatya’nın Milletvekili Öznur Çalık, yine Malatya’nın koskoca Büyükşehir belediye başkanı Ahmet Çakır, iktidar partisinin il başkanı Hakan Kahtalı, birlikte bir ziyaret yapıyorlar. Nereye ziyaret yapıyorlar, bir muhtar evet demiş onu ziyaret ediyorlar, bir muhtar evet dedi diye. Malatya’da 700’ün üzerinde mahalle var, 700’ün üzerinde muhtar varken, bir muhtar evet dedi diye onu ziyaret ediyorlar.<br />
<br />
Orada bulunan bir bayanın,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> “ben Gürsel Tekin’in yeğeniyim, bende evet diyorum” </span>demesini kayda alıyorlar, bunu üzerinden bir değerlendirme yapıyorlar. Sayın Öznur Çalık diyor ki; “Gürsel Tekin’in öz yeğeni, Malatya’da yaşayan öz yeğeni evet diyor” Gürsel Tekin’in Malatya’da yaşayan bir yeğeni yok, Gürsel Tekin’in evet diyen bir yeğeni yok ve açıklamayı yapan kadın sıradan denk geldikleri, o an tesadüfen belki orada olan birisi. Yine bu bayanın, Haçova’da oturduğunu Öznur hanım ifade ediyor, iki şeyi ispata davet ediyoruz, birincisi bu kadını Gürsel Tekin’in yeğeni olduğunu ispat edecekler, ikincisi Haçova’da oturduğunu ispat edecekler, bu iki konuyu ispat etmezlerse hem genel başkan yardımcıları, hem il başkanları, hem de büyükşehir belediye başkanı müfteridir.<br />
<br />
Oradaki bir bayan öyle söyledi, bizde öyle değerlendirdik, maalesef siz o kadar saf değilsiniz, bunu bilinçli olarak yapıyorsunuz. Biri gelse size ben Enver Kiraz, CHP’nin il başkanıyım, bende evet diyorum dese, siz buna inanıp böyle mi haber yaptıracaksınız, bu gerçekten ahlak dışı bir durumdur, bu siyasi ahlaka sığmayan bir durumdur. Bir mezhebin bir etnik kimlik üzerinden siyaseti körüklemek de bu ülkeye çok şey kaybettirdi ve bunu da AKP Malatya yöneticileri ısrarla devam ediyorlar. Evet istiyorsanız insanlardan gidin çıkın, temeli olan, ayağı yere basan bir ifadeniz varsa bunu söyleyin. Ama bu yok, bunu söyleyemiyorsunuz, gidiyorsunuz şu Alevi muhtarın evet diyeceğini ifade etti. Çok önemli bir şey mi, Malatya’da onlarca Alevi temsilcisi olan dernek var, hiç birinin bir açıklaması var mı, yüzlerce Alevi vatandaşların yaşadığı mahalleler var köyler var, hiç birisinin bir açıklaması var mı? Ey belediye başkanı Ahmet Çakır, Daha birkaç gün önce, o muhtarlar sana ders vermedi mi, senin yine ziyaretine gelen sıradan, bir iki kişinin açıklamasına, “bu açıklama bizi bağlamıyor, bu açıklama bizim adımız yapılmış sahte bir açıklamadır” demediler mi, bütün Malatya’ya rezil olmadın mı? İşimdi sahte bir yeğen uydurarak bizi bütün Türkiye’ye niye rezil ediyorsunuz? Koskoca partinin genel başkan yardımcısısınız, koskoca belediye başkanısınız, koskoca il başkanısınız, iki kişinin peşine düşmüşsünüz, onlarında ağzına bal çaldınız, onları da çok iyi tanıyoruz, bu telaşınız anlıyoruz ama bu telaşınızda size ekmek çıkmaz.<br />
Öznur Çalık’ın, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“ CHP teröristlerin orkestralığını yapıyor”</span> demiş.Bir telaşla oy devşirme çabası içerisinde ama buradan bir sonuç alamazlar. Biz istiyoruz ki saadet partilisi de, AKP’lisi de, MHP’lisi de, HDP’lisi de bu ülkenin bütün vatandaşları hayır desin istiyoruz bunun için propaganda yapıyoruz. Kimin ne için hayır dediği de bizi bağlamıyor, vatandaşın kendisini bağlıyor, vatandaşın kendi düşüncesi. Vatandaş hayır diyor diye, böyle bir politika olabilir mi?<br />
<br />
Terör örgütleri ile kimin yan yana olduğunu, kimin kol kola yürüdüğünü de Türkiye’de yaşayan herkes çok açık ve net bir şekilde görüyor. Kimin Habur’da mahkemeler kurduğunu, kimin gizli görüşmeler yaptığını, kimin çözüm süreci bahanesi adı altında, terör örgütlerinin güçlenmesine göz yumduğunu, kimin geçmişte FETÖ terör örgütü ile de kol kola yürüdüğünü çok iyi biliyor. Şunu da herkes bilsin ki, biz hiçbir cemaatle, hiçbir tarikatla iktidar olduğumuz dönem de de, farklı dönmelerde de, örgütlenmesi noktasında, hiçbir katkımız söz konusu olmamıştır.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AİLEDEN AÇIKLAMA..</span><br />
Bu arada, CHP İl Başkanı Kiraz’ın açıklamasından sonra, Gürsel Tekin’in yeğeni olduğu öne sürülen Emel Duran’ın eşi Ali Duran tarafından basın kuruluşlarına gönderilen açıklamada ise şöyle denildi:<br />
<br />
“11 Şubat 2017 tarihinde T.C. Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliklerin ardından referandum tarihi 16 Nisan 2017 olarak belirlendi. Geçtiğimiz haftalarda Malatya’nın Akçadağ ilçesinde alevi vatandaşlarımızın yaşadığı Yaylımlı ile Yeşilyurt ilçesine bağlı Atalar (Haçova) köylerinin muhtar ve temsilcileri ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Çakır’ı ziyaret ederek referandumda ‘Evet’ oyu kullanacağımızı beyan etmiştik. Beyanımızın sonuna kadar arkasındayız. Demokrasi ile yönetilen her yerde isteyen istediği kişiye oyunu verir.<br />
<br />
Kararımızın arkasından AK Parti’nin çok değerli Genel Başkan Yardımcısı Sayın Öznur Çalık ve AK Parti İl Başkanımız Sayın Hakan Kahtalı teşekkür etmek maksadıyla bizleri evimizde ziyaret ettiler. Bizlerde aynı düşüncelerimizi burada paylaşarak kendilerini uğurladık. Kamuoyunda haberlerin yer almasıyla birlikte CHP İl Başkanı Enver Kiraz, basın açıklaması yapmış ve Eşim Emel Duran’ın CHP’li Gürsel Tekin ile bir akrabalığının bulunmadığını açıklamıştır. Ben Atalar Mahallesi sakinlerinden Ali Duran ve eşim Emel Duran olarak kimseye kimin akrabası olduğumuzu, kime oy vereceğimizi, hangi cephede yer alacağımızın hesabını vermeyiz. İspatlamam gerektiği kanısı bende oluşursa rahatlıkla ispatlarım. Ben AK Parti’nin kurulmasından itibaren gönülden bu partiye bağlıyım. Yaptıkları hizmetleri biliyorum. Siyaseti alevi yada Sünni ayrımı yaparak yorumlar isek çok büyük yanlışlara düşeriz. Başkanlık sisteminin Türkiye’nin geleceği ve istikrarlı bir şekilde büyümesi için şart olduğunu biliyorum. Bu şekilde baskılarla oyumuzun rengini değiştirmeyeceğiz. Özellikle CHP İl Başkanı Enver Kiraz’a şunları sormak istiyorum;<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">* Alevi vatandaşlar olarak sizlere oy verme mecburiyetliğimiz var mı?</span><br />
* Demokrasiyi savunuyorsunuz, düşünce özgürlüğü diyorsunuz, hak ve hukuktan bahsediyorsunuz, baskı ve zulümleri durdurmak istiyoruz diyorsunuz. Evet bizlerde bunu istiyoruz. Burada haklısınız ama neden bizim düşüncelerimize, seçme özgürlüğümüze saygı duymuyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bilmeyenlere referandum ne demek onu açıklayayım. Referandum:</span> “Anayasa değişikliği, yasaların kabulü veya önemli devlet meselelerinde halkın yapılacak değişikliklere karşı iradesini belirlemek amacıyla yapılan oylamadır. Referandumda halka yapılacak değişikliğin istenip istenmediği sorulmaktadır ve çıkan oylama sonuçlarına göre de yapılması planlanan değişiklik yürürlüğe girer veya iptal edilir” demektir. Kısacası Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylan ve halka sunulan bir oylama vardır. Bizlerde Bu ülkede yaşayan vatandaşlar olarak doğru bulduğumuz ve uygun gördüğümüz tarafı seçeriz.<br />
Son olarak, bu ülke sınırları içinde yaşayan herkesini seçme ve seçilme özgürlüğüne saygı duyması gerekmektedir. Eğer müdahale olursa bunu adı seçme ve seçilme özgürlüğü olmaz, bunun adı diktatörlük olur. Bizler, yıllardır halka zulmeden HDP ve PKK ile aynı safta yer almayacağız. Bizlerin kararı tüm alevi vatandaşımızın kararı değildir. Herkesin oyu kendisini bağlar.”<br />
<br />
malatyahabersitesi.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP İl Başkanı Enver Kiraz, AKP’lilerin ziyaret ettiği ve CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in yeğeni olduğu öne sürülen bayanın, Tekin’in yeğeni olmadığını iddia etti.</span><br />
<br />
Kiraz, AKP’lilerin ‘Evet’ dedikleri için baskı altında oldukları gerekçesiyle ziyaret ettikleri vatandaşlar ve bu ziyaretteki açıklamalarına ilişkin şunları söyledi:<br />
“AKP’nin yönetiminde de, Malatya Milletvekillerinde de ve Türkiye genelindeki kadrosunda da, son derece bir telaş görüyoruz neyin telaşı bu? Mecliste bir anayasa değişiklik paketi geçti ama bu milletten geçemeyecek, halktan geçemeyecek telaşı. Her yaptıkları ankette, sokağa çıktıklarında, vatandaşlarla karşılaştıklarında, hayırın çok yüksek olduğunu görüyorlar ve bunun telaşıyla maalesef son günlerde ne yaptıklarını neredeyse bileme duruma gelmişler. Bu telaşla gerçek olmayan sahte yeğenlerde uydurmaya başladılar.<br />
<br />
Bir ziyaretlerinde, koskoca AKP’nin genel başkan yardımcısı olduğunu ifade eden, Malatya’nın Milletvekili Öznur Çalık, yine Malatya’nın koskoca Büyükşehir belediye başkanı Ahmet Çakır, iktidar partisinin il başkanı Hakan Kahtalı, birlikte bir ziyaret yapıyorlar. Nereye ziyaret yapıyorlar, bir muhtar evet demiş onu ziyaret ediyorlar, bir muhtar evet dedi diye. Malatya’da 700’ün üzerinde mahalle var, 700’ün üzerinde muhtar varken, bir muhtar evet dedi diye onu ziyaret ediyorlar.<br />
<br />
Orada bulunan bir bayanın,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> “ben Gürsel Tekin’in yeğeniyim, bende evet diyorum” </span>demesini kayda alıyorlar, bunu üzerinden bir değerlendirme yapıyorlar. Sayın Öznur Çalık diyor ki; “Gürsel Tekin’in öz yeğeni, Malatya’da yaşayan öz yeğeni evet diyor” Gürsel Tekin’in Malatya’da yaşayan bir yeğeni yok, Gürsel Tekin’in evet diyen bir yeğeni yok ve açıklamayı yapan kadın sıradan denk geldikleri, o an tesadüfen belki orada olan birisi. Yine bu bayanın, Haçova’da oturduğunu Öznur hanım ifade ediyor, iki şeyi ispata davet ediyoruz, birincisi bu kadını Gürsel Tekin’in yeğeni olduğunu ispat edecekler, ikincisi Haçova’da oturduğunu ispat edecekler, bu iki konuyu ispat etmezlerse hem genel başkan yardımcıları, hem il başkanları, hem de büyükşehir belediye başkanı müfteridir.<br />
<br />
Oradaki bir bayan öyle söyledi, bizde öyle değerlendirdik, maalesef siz o kadar saf değilsiniz, bunu bilinçli olarak yapıyorsunuz. Biri gelse size ben Enver Kiraz, CHP’nin il başkanıyım, bende evet diyorum dese, siz buna inanıp böyle mi haber yaptıracaksınız, bu gerçekten ahlak dışı bir durumdur, bu siyasi ahlaka sığmayan bir durumdur. Bir mezhebin bir etnik kimlik üzerinden siyaseti körüklemek de bu ülkeye çok şey kaybettirdi ve bunu da AKP Malatya yöneticileri ısrarla devam ediyorlar. Evet istiyorsanız insanlardan gidin çıkın, temeli olan, ayağı yere basan bir ifadeniz varsa bunu söyleyin. Ama bu yok, bunu söyleyemiyorsunuz, gidiyorsunuz şu Alevi muhtarın evet diyeceğini ifade etti. Çok önemli bir şey mi, Malatya’da onlarca Alevi temsilcisi olan dernek var, hiç birinin bir açıklaması var mı, yüzlerce Alevi vatandaşların yaşadığı mahalleler var köyler var, hiç birisinin bir açıklaması var mı? Ey belediye başkanı Ahmet Çakır, Daha birkaç gün önce, o muhtarlar sana ders vermedi mi, senin yine ziyaretine gelen sıradan, bir iki kişinin açıklamasına, “bu açıklama bizi bağlamıyor, bu açıklama bizim adımız yapılmış sahte bir açıklamadır” demediler mi, bütün Malatya’ya rezil olmadın mı? İşimdi sahte bir yeğen uydurarak bizi bütün Türkiye’ye niye rezil ediyorsunuz? Koskoca partinin genel başkan yardımcısısınız, koskoca belediye başkanısınız, koskoca il başkanısınız, iki kişinin peşine düşmüşsünüz, onlarında ağzına bal çaldınız, onları da çok iyi tanıyoruz, bu telaşınız anlıyoruz ama bu telaşınızda size ekmek çıkmaz.<br />
Öznur Çalık’ın, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“ CHP teröristlerin orkestralığını yapıyor”</span> demiş.Bir telaşla oy devşirme çabası içerisinde ama buradan bir sonuç alamazlar. Biz istiyoruz ki saadet partilisi de, AKP’lisi de, MHP’lisi de, HDP’lisi de bu ülkenin bütün vatandaşları hayır desin istiyoruz bunun için propaganda yapıyoruz. Kimin ne için hayır dediği de bizi bağlamıyor, vatandaşın kendisini bağlıyor, vatandaşın kendi düşüncesi. Vatandaş hayır diyor diye, böyle bir politika olabilir mi?<br />
<br />
Terör örgütleri ile kimin yan yana olduğunu, kimin kol kola yürüdüğünü de Türkiye’de yaşayan herkes çok açık ve net bir şekilde görüyor. Kimin Habur’da mahkemeler kurduğunu, kimin gizli görüşmeler yaptığını, kimin çözüm süreci bahanesi adı altında, terör örgütlerinin güçlenmesine göz yumduğunu, kimin geçmişte FETÖ terör örgütü ile de kol kola yürüdüğünü çok iyi biliyor. Şunu da herkes bilsin ki, biz hiçbir cemaatle, hiçbir tarikatla iktidar olduğumuz dönem de de, farklı dönmelerde de, örgütlenmesi noktasında, hiçbir katkımız söz konusu olmamıştır.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AİLEDEN AÇIKLAMA..</span><br />
Bu arada, CHP İl Başkanı Kiraz’ın açıklamasından sonra, Gürsel Tekin’in yeğeni olduğu öne sürülen Emel Duran’ın eşi Ali Duran tarafından basın kuruluşlarına gönderilen açıklamada ise şöyle denildi:<br />
<br />
“11 Şubat 2017 tarihinde T.C. Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliklerin ardından referandum tarihi 16 Nisan 2017 olarak belirlendi. Geçtiğimiz haftalarda Malatya’nın Akçadağ ilçesinde alevi vatandaşlarımızın yaşadığı Yaylımlı ile Yeşilyurt ilçesine bağlı Atalar (Haçova) köylerinin muhtar ve temsilcileri ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Çakır’ı ziyaret ederek referandumda ‘Evet’ oyu kullanacağımızı beyan etmiştik. Beyanımızın sonuna kadar arkasındayız. Demokrasi ile yönetilen her yerde isteyen istediği kişiye oyunu verir.<br />
<br />
Kararımızın arkasından AK Parti’nin çok değerli Genel Başkan Yardımcısı Sayın Öznur Çalık ve AK Parti İl Başkanımız Sayın Hakan Kahtalı teşekkür etmek maksadıyla bizleri evimizde ziyaret ettiler. Bizlerde aynı düşüncelerimizi burada paylaşarak kendilerini uğurladık. Kamuoyunda haberlerin yer almasıyla birlikte CHP İl Başkanı Enver Kiraz, basın açıklaması yapmış ve Eşim Emel Duran’ın CHP’li Gürsel Tekin ile bir akrabalığının bulunmadığını açıklamıştır. Ben Atalar Mahallesi sakinlerinden Ali Duran ve eşim Emel Duran olarak kimseye kimin akrabası olduğumuzu, kime oy vereceğimizi, hangi cephede yer alacağımızın hesabını vermeyiz. İspatlamam gerektiği kanısı bende oluşursa rahatlıkla ispatlarım. Ben AK Parti’nin kurulmasından itibaren gönülden bu partiye bağlıyım. Yaptıkları hizmetleri biliyorum. Siyaseti alevi yada Sünni ayrımı yaparak yorumlar isek çok büyük yanlışlara düşeriz. Başkanlık sisteminin Türkiye’nin geleceği ve istikrarlı bir şekilde büyümesi için şart olduğunu biliyorum. Bu şekilde baskılarla oyumuzun rengini değiştirmeyeceğiz. Özellikle CHP İl Başkanı Enver Kiraz’a şunları sormak istiyorum;<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">* Alevi vatandaşlar olarak sizlere oy verme mecburiyetliğimiz var mı?</span><br />
* Demokrasiyi savunuyorsunuz, düşünce özgürlüğü diyorsunuz, hak ve hukuktan bahsediyorsunuz, baskı ve zulümleri durdurmak istiyoruz diyorsunuz. Evet bizlerde bunu istiyoruz. Burada haklısınız ama neden bizim düşüncelerimize, seçme özgürlüğümüze saygı duymuyorsunuz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bilmeyenlere referandum ne demek onu açıklayayım. Referandum:</span> “Anayasa değişikliği, yasaların kabulü veya önemli devlet meselelerinde halkın yapılacak değişikliklere karşı iradesini belirlemek amacıyla yapılan oylamadır. Referandumda halka yapılacak değişikliğin istenip istenmediği sorulmaktadır ve çıkan oylama sonuçlarına göre de yapılması planlanan değişiklik yürürlüğe girer veya iptal edilir” demektir. Kısacası Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylan ve halka sunulan bir oylama vardır. Bizlerde Bu ülkede yaşayan vatandaşlar olarak doğru bulduğumuz ve uygun gördüğümüz tarafı seçeriz.<br />
Son olarak, bu ülke sınırları içinde yaşayan herkesini seçme ve seçilme özgürlüğüne saygı duyması gerekmektedir. Eğer müdahale olursa bunu adı seçme ve seçilme özgürlüğü olmaz, bunun adı diktatörlük olur. Bizler, yıllardır halka zulmeden HDP ve PKK ile aynı safta yer almayacağız. Bizlerin kararı tüm alevi vatandaşımızın kararı değildir. Herkesin oyu kendisini bağlar.”<br />
<br />
malatyahabersitesi.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Belçika'da Fehriye Erdal kararı]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-belcika-da-fehriye-erdal-karari.html</link>
			<pubDate>Mon, 05 Dec 2016 22:12:07 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-belcika-da-fehriye-erdal-karari.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<br />
<img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2016/12/5/640515_resource/_36.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: _36.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Belçika'da savcı, Fehriye Erdal için Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı 30 yıl, terör örgütü üyeliği suçundan dolayı ise 15 yıl ağır ceza talep etti.<br />
<br />
NTV'nin haberine göre, mahkeme heyeti firari olan Fehriye Eral'ın 30 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.<br />
<br />
Mahkmeye heyetinin Erdal'ın terör örgütü üyeliği suçundan vereceği kararı ise 2 Ocak 2017'de açıklayacağı ifade edildi.<br />
<br />
cumhuriyet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<br />
<img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2016/12/5/640515_resource/_36.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: _36.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Belçika'da savcı, Fehriye Erdal için Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı 30 yıl, terör örgütü üyeliği suçundan dolayı ise 15 yıl ağır ceza talep etti.<br />
<br />
NTV'nin haberine göre, mahkeme heyeti firari olan Fehriye Eral'ın 30 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.<br />
<br />
Mahkmeye heyetinin Erdal'ın terör örgütü üyeliği suçundan vereceği kararı ise 2 Ocak 2017'de açıklayacağı ifade edildi.<br />
<br />
cumhuriyet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Atatürk de, İnönü de seçim kazanıp gelmedi; bu halk CHP'yi iktidara getirmez!]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-de-inonu-de-secim-kazanip-gelmedi-bu-halk-chp-yi-iktidara-getirmez.html</link>
			<pubDate>Thu, 17 Nov 2016 18:24:38 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-de-inonu-de-secim-kazanip-gelmedi-bu-halk-chp-yi-iktidara-getirmez.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sabah yazarı Engin Ardıç, "Atatürk muazzam prestiji ve halkın şükran dolu sevgisiyle her seçimi birey olarak çatır çatır kazanırdı ama aynı şeyi İnönü ve CHP için söyleyemiyoruz" dedi. "Bu halk CHP'yi iktidara getirmez" iddiasında bulunan Ardıç, "Çünkü 2002 yılından beri zaten halkın kendisi iktidarda. Biz bunları yazmaktan bıktık, arkadaşlar CHP'yi kurtarmaya çalışmaktan bıkmadılar. İnsan üzülüyor akıntıya çekilen küreklere" ifadesini kullandı.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ardıç'ın Sabah'ta "Ge-le-bi-le-meeez!" başlığıyla yayımlanan (17 Kasım 2016) yazısı şöyle:</span><br />
Bazı iyi niyetli, saf ve temiz meslekdaşlarımız, CHP'li olmamakla birlikte bu partinin içler acısı durumuna samimi olarak üzülüyorlar...<br />
Ona yol göstermeye, "kurtarmaya" çalışıyorlar. Çünkü "güçlü muhalefet" şartmış. (Pratikte ne işe yarayacaksa?) Muhalefetin güçlüsü ya da zayıfı farketmez.<br />
Yeterince güçlüysen zaten iktidara gelirsin!<br />
Öbür türlü, koltuk sayın 35 de olsa 235 de olsa, elin kolun bağlıdır.<br />
Bir yasanın çıkmasını engelleyebiliyorsan güçlüsün.<br />
Yok eğer güçten "sözünün dinlenmesini" anlıyorsan, istediğin kadar en okkalı lafları et, iktidar seni "kaale" almayacaktır.<br />
Bazı arkadaşlarımız da CHP'nin "kadersizliğinin" sırrını çözmeye çalışıyorlar...<br />
Sanıyorlar ki CHP "etkili" muhalefet yapabilse ileride iktidara da oynayacak...<br />
Ya da "sosyallik" falan etse, ne bileyim işte...<br />
Sevgili arkadaşlar, CHP sert de olsa mülayim de olsa, sağa da yatsa sola da yatsa, ortadan da gitse, iktidara gelemez.<br />
Hele şimdi başkanlık sistemine geçiliyor ya, 1961, 1974, 1977 gibi yıllarda yakalamış olduğu "koalisyon" umudu da artık tarihe karışıyor.<br />
CHP'nin kadersizliği onun bizatihi "varoluşunda", kuruluşunda saklıdır!<br />
Bu parti bir memur partisidir.<br />
Adında halk olmakla birlikte halkla bir ilgisi yoktur. Bir zümre partisidir.<br />
Kökeninde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetleri vardır ama bu dernekler halk tarafından kurulmamışlardı.<br />
(Doksan yıldır hep aksi söylenir.) Bunları "kılıç artığı" İttihatçılar kurdular.<br />
Kurtuluş savaşını kazanarak da, bir dünya savaşında yenilmiş ve bir imparatorluk batırmış olmanın korkunç sorumluluğundan büyük ölçüde kurtuldular ama halkı da kazanamadılar, çünkü "radikal Batılılaşma" yönüne gittiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha sonra CHP'ye dönüşen de, işte İttihatçılar'ın bu B takımının örgütüdür.</span><br />
Bu bir subay, sivil memur ve eşraf ittifakıdır.<br />
Eşraf bu ittifaktan 1944 gibi kopup ayrılmış (DP hareketi) ve CHP hepten memur partisine dönüşmüştür.<br />
CHP ancak "tek parti diktasıyla" yani zart zurtla iktidarda tutunabilmiş, daha sonra da hiçbir serbest seçimi kazanamamıştır.<br />
Unutmayalım arkadaşlar: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ATATÜRK OLSUN İNÖNÜ OLSUN HİÇBİR<br />
SERBEST SEÇİMİ KAZANIP DA<br />
GELMİŞ DEĞİLLERDİR.</span><br />
Atatürk muazzam prestiji ve halkın şükran dolu sevgisiyle her seçimi birey olarak çatır çatır kazanırdı ama aynı şeyi İnönü ve CHP için söyleyemiyoruz...<br />
Tabii bugünün seçmeni o yıllarda hayatta değildi ama kuşaktan kuşağa "kollektif bilinç", daha da önemlisi "kollektif bilinçaltı" sürüyor.<br />
Bu halk CHP'yi iktidara getirmez.<br />
Çünkü 2002 yılından beri zaten halkın kendisi iktidarda!<br />
Biz bunları yazmaktan bıktık, arkadaşlar CHP'yi kurtarmaya çalışmaktan bıkmadılar. İnsan üzülüyor akıntıya çekilen küreklere...<br />
<br />
t24.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sabah yazarı Engin Ardıç, "Atatürk muazzam prestiji ve halkın şükran dolu sevgisiyle her seçimi birey olarak çatır çatır kazanırdı ama aynı şeyi İnönü ve CHP için söyleyemiyoruz" dedi. "Bu halk CHP'yi iktidara getirmez" iddiasında bulunan Ardıç, "Çünkü 2002 yılından beri zaten halkın kendisi iktidarda. Biz bunları yazmaktan bıktık, arkadaşlar CHP'yi kurtarmaya çalışmaktan bıkmadılar. İnsan üzülüyor akıntıya çekilen küreklere" ifadesini kullandı.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ardıç'ın Sabah'ta "Ge-le-bi-le-meeez!" başlığıyla yayımlanan (17 Kasım 2016) yazısı şöyle:</span><br />
Bazı iyi niyetli, saf ve temiz meslekdaşlarımız, CHP'li olmamakla birlikte bu partinin içler acısı durumuna samimi olarak üzülüyorlar...<br />
Ona yol göstermeye, "kurtarmaya" çalışıyorlar. Çünkü "güçlü muhalefet" şartmış. (Pratikte ne işe yarayacaksa?) Muhalefetin güçlüsü ya da zayıfı farketmez.<br />
Yeterince güçlüysen zaten iktidara gelirsin!<br />
Öbür türlü, koltuk sayın 35 de olsa 235 de olsa, elin kolun bağlıdır.<br />
Bir yasanın çıkmasını engelleyebiliyorsan güçlüsün.<br />
Yok eğer güçten "sözünün dinlenmesini" anlıyorsan, istediğin kadar en okkalı lafları et, iktidar seni "kaale" almayacaktır.<br />
Bazı arkadaşlarımız da CHP'nin "kadersizliğinin" sırrını çözmeye çalışıyorlar...<br />
Sanıyorlar ki CHP "etkili" muhalefet yapabilse ileride iktidara da oynayacak...<br />
Ya da "sosyallik" falan etse, ne bileyim işte...<br />
Sevgili arkadaşlar, CHP sert de olsa mülayim de olsa, sağa da yatsa sola da yatsa, ortadan da gitse, iktidara gelemez.<br />
Hele şimdi başkanlık sistemine geçiliyor ya, 1961, 1974, 1977 gibi yıllarda yakalamış olduğu "koalisyon" umudu da artık tarihe karışıyor.<br />
CHP'nin kadersizliği onun bizatihi "varoluşunda", kuruluşunda saklıdır!<br />
Bu parti bir memur partisidir.<br />
Adında halk olmakla birlikte halkla bir ilgisi yoktur. Bir zümre partisidir.<br />
Kökeninde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetleri vardır ama bu dernekler halk tarafından kurulmamışlardı.<br />
(Doksan yıldır hep aksi söylenir.) Bunları "kılıç artığı" İttihatçılar kurdular.<br />
Kurtuluş savaşını kazanarak da, bir dünya savaşında yenilmiş ve bir imparatorluk batırmış olmanın korkunç sorumluluğundan büyük ölçüde kurtuldular ama halkı da kazanamadılar, çünkü "radikal Batılılaşma" yönüne gittiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha sonra CHP'ye dönüşen de, işte İttihatçılar'ın bu B takımının örgütüdür.</span><br />
Bu bir subay, sivil memur ve eşraf ittifakıdır.<br />
Eşraf bu ittifaktan 1944 gibi kopup ayrılmış (DP hareketi) ve CHP hepten memur partisine dönüşmüştür.<br />
CHP ancak "tek parti diktasıyla" yani zart zurtla iktidarda tutunabilmiş, daha sonra da hiçbir serbest seçimi kazanamamıştır.<br />
Unutmayalım arkadaşlar: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ATATÜRK OLSUN İNÖNÜ OLSUN HİÇBİR<br />
SERBEST SEÇİMİ KAZANIP DA<br />
GELMİŞ DEĞİLLERDİR.</span><br />
Atatürk muazzam prestiji ve halkın şükran dolu sevgisiyle her seçimi birey olarak çatır çatır kazanırdı ama aynı şeyi İnönü ve CHP için söyleyemiyoruz...<br />
Tabii bugünün seçmeni o yıllarda hayatta değildi ama kuşaktan kuşağa "kollektif bilinç", daha da önemlisi "kollektif bilinçaltı" sürüyor.<br />
Bu halk CHP'yi iktidara getirmez.<br />
Çünkü 2002 yılından beri zaten halkın kendisi iktidarda!<br />
Biz bunları yazmaktan bıktık, arkadaşlar CHP'yi kurtarmaya çalışmaktan bıkmadılar. İnsan üzülüyor akıntıya çekilen küreklere...<br />
<br />
t24.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Savcı FETÖ sanığı]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-savci-feto-sanigi.html</link>
			<pubDate>Thu, 03 Nov 2016 19:25:56 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-savci-feto-sanigi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyet ile Cumhuriyet Vakfı yöneticisi 17 kişi hakkında, ‘FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ gerekçesiyle soruşturma yürüten Basın Suçları Bürosu Savcısı Murat İnam’ın, 54 hâkim-savcı hakkında açılan FETÖ davasında sanık olduğu ortaya çıktı.</span><br />
<br />
<br />
SELAM Tevhid örgütüne yönelik soruşturmada kumpas yapıldığı iddialarına ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 54 hâkim ve savcı hakkında iddianame hazırlanmıştı. İddianamede, İstanbul Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu Savcısı Murat İnam’ın da aralarında yer aldığı şüpheli hâkim ve savcılar hakkında birçok suçtan birer kez ağırlaştırılmış müebbet, birer kez müebbet hapis ile 31-67 yıl hapis cezaları istendi. Bakırköy Başsavcılığı’nın talebiyle sanıklara Bakırköy 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 3 Kasım 2015’te yurtdışına çıkış yasağı konuldu.<br />
<br />
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame, 54 şüpheli 1. sınıf savcı ve hâkim oldukları için Yargıtay’a gönderildi. HSYK tarafından 49’u meslekten ihraç edildi. 1’i emekli, 4’ü halen görevde olan 54 hâkim ve savcının yargılanması Yargıtay’da sürüyor. Sanıklardan Murat İnam’ın da geçtiğimiz günlerde Yargıtay’a gidip ifade verdiği öğrenildi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ERDOĞAN DA MÜŞTEKİ</span><br />
Yargıtay’daki davanın geçen ay yapılan duruşmasında, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında tutuklama talep eden, eski Ergenekon savcısı firari Cihan Kansız hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına karar verildi. Duruşma 22 Kasım’a ertelendi. Bu davada, ilk sırada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın olduğu 997 müşteki var.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İZLEME İSTEMİŞ</span><br />
3149 sayfalık iddianamede, “Murat İnam’ın kolluktan gelen talep yazılarında haklı ve ikna edici bilgi ve belgeler sunulamadığı halde 5 Temmuz 2013’te, şüpheli Abdullah G.’nin işyeri faaliyetlerinin ve işyerlerinin 4 hafta süreyle teknik araçlarla izlenmesi ve gizli olarak ses ve görüntü kaydı alınmasına dair talepte bulunduğu” öne sürüldü. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DERHAL BIRAKILMALILAR</span><br />
Cumhuriyet gazetesi avukatı Fikret İlkiz dün yaptığı açıklamada Savcı İnam’ın iddianamede 28 numaralı şüpheli olarak geçtiğini belirterek, “Eğer bir nebze hukuk güvenliği, adalet ve vicdan kalmışsa Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SUÇLAMALAR</span><br />
İSTANBUL Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu Savcısı Murat İnam dahil 54 şüpheli hâkim ve savcıya, davanın iddianamesinde şu suçlamalar yöneltildi: <br />
<br />
- Siyasal ve askeri casusluk <br />
- Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, kurulan örgüte üye olma <br />
- Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs<br />
- Gizli bilgileri açıklama <br />
- Suç uydurma <br />
- Özel hayatın gizliliğini ihlal <br />
- Hukuka aykırı olarak elde edilen verileri kaydetme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ŞİMŞEK: O SAVCI SANIK</span><br />
CUMHURİYET gazetesi soruşturmasını yürüten savcı Murat İnam dün Meclis’te tartışmalara neden oldu. CHP sözcüleri savcı Murat İnam’ın FETÖ soruşturmasında sanık olup olmadığıyla ilgili bilgi istedi. İnam’ın yargılandığı dosya numarasını da veren Levent Gök’e Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek yanıt verdi. Şimşek, “Cumhuriyet Savcısı Murat İnam, Selam Tevhid soruşturması nedeniyle Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesinde açılan davada sanıktır. Hakkında isnat olunan eylem usulsüz dinleme kararı vermesi değil, sadece bir dosyada uzatma kararı vermesidir. FETÖ’ye karşı yürütülen soruşturmalar kapsamında hakkında herhangi bir açığa alma veya ihraç işlemi yapılmamıştır” dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MESLEKTAŞLARIMIZ SERBEST BIRAKILSIN</span><br />
150’den fazla ülkede binlerce gazetecinin üye olduğu dünyanın önde gelen 14 basın meslek örgütü, Kadri Gürsel ve Murat Sabuncu başta olmak üzere gözaltına alınan meslektaşlarının serbest bırakılması çağrısı yaptı ve Ankara’dan “acil toplantı” talebinde bulundu. “Uluslararası basın özgürlüğü koalisyonu” olarak açıklama yapan 14 kuruluş, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) yönetim kurulu üyesi Gürsel ile üyesi Sabuncu’nun gözaltına alınmasının dünya gazetecileri arasında “derin rahatsızlık yarattığını” bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım, Adalet Bakanı Bozdağ ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na dün birer mektup yazan koalisyonun açıklamasında, “Endişelerimizi zât-ı âlilerinize doğrudan iletme fırsatını bulursak çok memnun oluruz. Bu amaçla acil toplantı için randevu talep edildi” denildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BU İŞYERİNDE CESARET VAR</span><br />
CUMHURİYET’e destek kapsamında Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), gazetebinasına ‘Bu işyerinde cesaret var’ yazılı bir pankart astı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Haber-Sen ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) temsilcileri Cumhuriyet yazıişlerinde haber nöbetlerini tuttu. Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin ile Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök ve eşi Tansu Özkök de Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç’i ziyaret etti. <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NÖBET ZİYARETİ</span><br />
CUMHURİYET okuyucuları ve sendikaların başlattığı ‘Cumhuriyet Nöbeti’ devam ediyor. Pazartesi günü yöneticileri gözaltına alınan Cumhuriyet gazetesini dün sanatçılar Rutkay Aziz, Ferhat Tunç ve Sabahat Akkiraz ziyaret etti. Rutkay Aziz, “Cumhuriyet gazetesi kalemleri yıllardır terörle çok ciddi bir kavga veriyor ve bu uğurda insanlarını kaybetti. Başta İlhan ağabey (İlhan Selçuk), Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı olmak üzere... Hücumun siyasi bir karar olduğu kesin” dedi. Sabahat Akkiraz da “Çalışanlara destek olmaya geldik” diye konuştu. <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ARBEDE: 1 GÖZALTI</span><br />
Polis ekipleri Şişli’deki Cumhuriyet gazetesine çıkan yollarda geniş güvenlik önlemi aldı. Gazete binasına destek olmak için gelen vatandaşlar arama noktasından geçerek sokağa girebildi. Kontrolde yaşanan gerginlik sırasında bir kişi gözaltına alındı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HEPİNİZ FETÖ'DEN YARGILANACAKSINIZ</span><br />
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Darbecileri o mevkilere getirenler şu an ülkeyi yönetenlerdir! Türkiye bu darbe sürecine bilinçli olarak sokulmuştur! Herkesten şüphe duyuyorsunuz. Çünkü FETÖ’yü ne kadar büyüttüğünüzü en iyi siz biliyorsunuz. FETÖ’ye devleti teslim edeceksiniz sonra da mağdur olacaksınız öyle mi? Adalet bir gün tecelli edecek ve hepiniz FETÖ’den yargılanacaksınız!”<br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyet ile Cumhuriyet Vakfı yöneticisi 17 kişi hakkında, ‘FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ gerekçesiyle soruşturma yürüten Basın Suçları Bürosu Savcısı Murat İnam’ın, 54 hâkim-savcı hakkında açılan FETÖ davasında sanık olduğu ortaya çıktı.</span><br />
<br />
<br />
SELAM Tevhid örgütüne yönelik soruşturmada kumpas yapıldığı iddialarına ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 54 hâkim ve savcı hakkında iddianame hazırlanmıştı. İddianamede, İstanbul Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu Savcısı Murat İnam’ın da aralarında yer aldığı şüpheli hâkim ve savcılar hakkında birçok suçtan birer kez ağırlaştırılmış müebbet, birer kez müebbet hapis ile 31-67 yıl hapis cezaları istendi. Bakırköy Başsavcılığı’nın talebiyle sanıklara Bakırköy 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 3 Kasım 2015’te yurtdışına çıkış yasağı konuldu.<br />
<br />
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame, 54 şüpheli 1. sınıf savcı ve hâkim oldukları için Yargıtay’a gönderildi. HSYK tarafından 49’u meslekten ihraç edildi. 1’i emekli, 4’ü halen görevde olan 54 hâkim ve savcının yargılanması Yargıtay’da sürüyor. Sanıklardan Murat İnam’ın da geçtiğimiz günlerde Yargıtay’a gidip ifade verdiği öğrenildi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ERDOĞAN DA MÜŞTEKİ</span><br />
Yargıtay’daki davanın geçen ay yapılan duruşmasında, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında tutuklama talep eden, eski Ergenekon savcısı firari Cihan Kansız hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına karar verildi. Duruşma 22 Kasım’a ertelendi. Bu davada, ilk sırada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın olduğu 997 müşteki var.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İZLEME İSTEMİŞ</span><br />
3149 sayfalık iddianamede, “Murat İnam’ın kolluktan gelen talep yazılarında haklı ve ikna edici bilgi ve belgeler sunulamadığı halde 5 Temmuz 2013’te, şüpheli Abdullah G.’nin işyeri faaliyetlerinin ve işyerlerinin 4 hafta süreyle teknik araçlarla izlenmesi ve gizli olarak ses ve görüntü kaydı alınmasına dair talepte bulunduğu” öne sürüldü. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DERHAL BIRAKILMALILAR</span><br />
Cumhuriyet gazetesi avukatı Fikret İlkiz dün yaptığı açıklamada Savcı İnam’ın iddianamede 28 numaralı şüpheli olarak geçtiğini belirterek, “Eğer bir nebze hukuk güvenliği, adalet ve vicdan kalmışsa Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SUÇLAMALAR</span><br />
İSTANBUL Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu Savcısı Murat İnam dahil 54 şüpheli hâkim ve savcıya, davanın iddianamesinde şu suçlamalar yöneltildi: <br />
<br />
- Siyasal ve askeri casusluk <br />
- Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, kurulan örgüte üye olma <br />
- Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs<br />
- Gizli bilgileri açıklama <br />
- Suç uydurma <br />
- Özel hayatın gizliliğini ihlal <br />
- Hukuka aykırı olarak elde edilen verileri kaydetme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ŞİMŞEK: O SAVCI SANIK</span><br />
CUMHURİYET gazetesi soruşturmasını yürüten savcı Murat İnam dün Meclis’te tartışmalara neden oldu. CHP sözcüleri savcı Murat İnam’ın FETÖ soruşturmasında sanık olup olmadığıyla ilgili bilgi istedi. İnam’ın yargılandığı dosya numarasını da veren Levent Gök’e Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek yanıt verdi. Şimşek, “Cumhuriyet Savcısı Murat İnam, Selam Tevhid soruşturması nedeniyle Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesinde açılan davada sanıktır. Hakkında isnat olunan eylem usulsüz dinleme kararı vermesi değil, sadece bir dosyada uzatma kararı vermesidir. FETÖ’ye karşı yürütülen soruşturmalar kapsamında hakkında herhangi bir açığa alma veya ihraç işlemi yapılmamıştır” dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MESLEKTAŞLARIMIZ SERBEST BIRAKILSIN</span><br />
150’den fazla ülkede binlerce gazetecinin üye olduğu dünyanın önde gelen 14 basın meslek örgütü, Kadri Gürsel ve Murat Sabuncu başta olmak üzere gözaltına alınan meslektaşlarının serbest bırakılması çağrısı yaptı ve Ankara’dan “acil toplantı” talebinde bulundu. “Uluslararası basın özgürlüğü koalisyonu” olarak açıklama yapan 14 kuruluş, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) yönetim kurulu üyesi Gürsel ile üyesi Sabuncu’nun gözaltına alınmasının dünya gazetecileri arasında “derin rahatsızlık yarattığını” bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım, Adalet Bakanı Bozdağ ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na dün birer mektup yazan koalisyonun açıklamasında, “Endişelerimizi zât-ı âlilerinize doğrudan iletme fırsatını bulursak çok memnun oluruz. Bu amaçla acil toplantı için randevu talep edildi” denildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BU İŞYERİNDE CESARET VAR</span><br />
CUMHURİYET’e destek kapsamında Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), gazetebinasına ‘Bu işyerinde cesaret var’ yazılı bir pankart astı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Haber-Sen ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) temsilcileri Cumhuriyet yazıişlerinde haber nöbetlerini tuttu. Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin ile Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök ve eşi Tansu Özkök de Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç’i ziyaret etti. <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NÖBET ZİYARETİ</span><br />
CUMHURİYET okuyucuları ve sendikaların başlattığı ‘Cumhuriyet Nöbeti’ devam ediyor. Pazartesi günü yöneticileri gözaltına alınan Cumhuriyet gazetesini dün sanatçılar Rutkay Aziz, Ferhat Tunç ve Sabahat Akkiraz ziyaret etti. Rutkay Aziz, “Cumhuriyet gazetesi kalemleri yıllardır terörle çok ciddi bir kavga veriyor ve bu uğurda insanlarını kaybetti. Başta İlhan ağabey (İlhan Selçuk), Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı olmak üzere... Hücumun siyasi bir karar olduğu kesin” dedi. Sabahat Akkiraz da “Çalışanlara destek olmaya geldik” diye konuştu. <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ARBEDE: 1 GÖZALTI</span><br />
Polis ekipleri Şişli’deki Cumhuriyet gazetesine çıkan yollarda geniş güvenlik önlemi aldı. Gazete binasına destek olmak için gelen vatandaşlar arama noktasından geçerek sokağa girebildi. Kontrolde yaşanan gerginlik sırasında bir kişi gözaltına alındı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HEPİNİZ FETÖ'DEN YARGILANACAKSINIZ</span><br />
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Darbecileri o mevkilere getirenler şu an ülkeyi yönetenlerdir! Türkiye bu darbe sürecine bilinçli olarak sokulmuştur! Herkesten şüphe duyuyorsunuz. Çünkü FETÖ’yü ne kadar büyüttüğünüzü en iyi siz biliyorsunuz. FETÖ’ye devleti teslim edeceksiniz sonra da mağdur olacaksınız öyle mi? Adalet bir gün tecelli edecek ve hepiniz FETÖ’den yargılanacaksınız!”<br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Basın Bildirisi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-avrasya-turk-dernekleri-federasyonu-basin-bildirisi.html</link>
			<pubDate>Sun, 23 Oct 2016 15:28:09 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-avrasya-turk-dernekleri-federasyonu-basin-bildirisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Basın Bildirisi<br />
<br />
<br />
KERKÜK, TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU SİGORTASIDIR<br />
<br />
Türkmen Gençlerine Hızlandırılmış Askeri Eğitim Verilmelidir.</span><br />
<br />
2014’ten beri başta Telafer ve Musul olmak üzere Irak’ta Türkmen bölgelerinin önemli bir kısmını işgal eden DAİŞ Terör Örgütüne mensup uyuyan hücrelerin Kerküke yönelik saldırısı, hiç bir güvenliği ve dayanağı olmayan bölgedeki soydaşlarımızı endişeye sevk etmektedir. <br />
<br />
Soydaşlarımızı endişeye sevk eden bir diğer husus; DAİŞ’le mücadele bahanesiyle, başta Kerkük olmak üzere, Türkmenlerin yoğun olarak bulunduğu Dakuk, Tuzhurmatu, Altunköprü gibi merkezlere “Peşmerge kılığında” yerleşen PKK mensuplarının varlığı ve mezhep düşmanlığını hedef alan ve İran tarafından desteklenen katillerin mevcudiyeti soydaşlarımızı tedirgin etmektedir.<br />
<br />
13 Haziran 2016 tarihinden itibaren PYD lideri Salih Müslim, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ve Kerkük’ün Kürt Valisi Necmettin Kerim ile PKK mensuplarının perde gerisindeki buluşma ve görüşmelerinden sonra Türkmeneli bölgesinde soydaşlarımıza yönelik tehdit, adam kaçırma, gibi benzeri baskılarının artığı ve bu şekilde kardeşlerimizi yıldırmak suretiyle evlerinden ve verimli arzilerinden uzaklaştımayı ve bu şekilde Türkmen bölgelerini ele geçirerek “Terörist Kürtlerin PKK/PYD’nin Mekanı” haline getirmeyi hedefledikleri anlaşılmaktadır. Ne var ki bu karanlık planlardan ne Irak Hükümeti ne de Bölgesel Kürt Yönetimi hiç bir rahatsızlık duymamıştır. Çünkü bölgedeki asıl hedef; Türklüğü yok etmek, etkisizleştirmektir…<br />
<br />
Türkmenleri asimile etmeyi hedefleyen karanlık güçlerin ve DAİŞ Terör örgütünün saldırıları karşısında Türkmen halkı, liderleri Erşah Salihi’nin etrafında birleşerek sokak sokak, ev ev direnmeye başlamıştır. “Ankara”, nasıl Başika’da Peşmergeleri eğitiyorsa, bölgedeki Türkmen gençleri de ya bulundukları yerlerde veya Türkiye’de “hızlandırılmış askeri eğitim”e tabi tutularak silahlandırılmalı ve kendilerini, topraklarını, namuslarını savunmalarına destek olunmalıdır.<br />
<br />
Türkmen Cephesi lideri Erşat Salihi’nin halkına yaptığı çağrısına hem “Ankara” hem de Türk Dünyası kulak vermelidir:<br />
<br />
“Bu bir emirdir… Sokaklarınıza ve evlerinize sahip çıkın…<br />
<br />
Toprağınız için, Namusunuz için, Bayrağınız için Silahlarınızı sıkın!..<br />
<br />
"İSMAİL CENGİZ<br />
Genel Başkan<br />
<br />
Destekliyoruz: "Avrasya TÃ¼rk Dernekleri Federasyonu BasÄ±n Bildirisi"</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Basın Bildirisi<br />
<br />
<br />
KERKÜK, TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU SİGORTASIDIR<br />
<br />
Türkmen Gençlerine Hızlandırılmış Askeri Eğitim Verilmelidir.</span><br />
<br />
2014’ten beri başta Telafer ve Musul olmak üzere Irak’ta Türkmen bölgelerinin önemli bir kısmını işgal eden DAİŞ Terör Örgütüne mensup uyuyan hücrelerin Kerküke yönelik saldırısı, hiç bir güvenliği ve dayanağı olmayan bölgedeki soydaşlarımızı endişeye sevk etmektedir. <br />
<br />
Soydaşlarımızı endişeye sevk eden bir diğer husus; DAİŞ’le mücadele bahanesiyle, başta Kerkük olmak üzere, Türkmenlerin yoğun olarak bulunduğu Dakuk, Tuzhurmatu, Altunköprü gibi merkezlere “Peşmerge kılığında” yerleşen PKK mensuplarının varlığı ve mezhep düşmanlığını hedef alan ve İran tarafından desteklenen katillerin mevcudiyeti soydaşlarımızı tedirgin etmektedir.<br />
<br />
13 Haziran 2016 tarihinden itibaren PYD lideri Salih Müslim, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ve Kerkük’ün Kürt Valisi Necmettin Kerim ile PKK mensuplarının perde gerisindeki buluşma ve görüşmelerinden sonra Türkmeneli bölgesinde soydaşlarımıza yönelik tehdit, adam kaçırma, gibi benzeri baskılarının artığı ve bu şekilde kardeşlerimizi yıldırmak suretiyle evlerinden ve verimli arzilerinden uzaklaştımayı ve bu şekilde Türkmen bölgelerini ele geçirerek “Terörist Kürtlerin PKK/PYD’nin Mekanı” haline getirmeyi hedefledikleri anlaşılmaktadır. Ne var ki bu karanlık planlardan ne Irak Hükümeti ne de Bölgesel Kürt Yönetimi hiç bir rahatsızlık duymamıştır. Çünkü bölgedeki asıl hedef; Türklüğü yok etmek, etkisizleştirmektir…<br />
<br />
Türkmenleri asimile etmeyi hedefleyen karanlık güçlerin ve DAİŞ Terör örgütünün saldırıları karşısında Türkmen halkı, liderleri Erşah Salihi’nin etrafında birleşerek sokak sokak, ev ev direnmeye başlamıştır. “Ankara”, nasıl Başika’da Peşmergeleri eğitiyorsa, bölgedeki Türkmen gençleri de ya bulundukları yerlerde veya Türkiye’de “hızlandırılmış askeri eğitim”e tabi tutularak silahlandırılmalı ve kendilerini, topraklarını, namuslarını savunmalarına destek olunmalıdır.<br />
<br />
Türkmen Cephesi lideri Erşat Salihi’nin halkına yaptığı çağrısına hem “Ankara” hem de Türk Dünyası kulak vermelidir:<br />
<br />
“Bu bir emirdir… Sokaklarınıza ve evlerinize sahip çıkın…<br />
<br />
Toprağınız için, Namusunuz için, Bayrağınız için Silahlarınızı sıkın!..<br />
<br />
"İSMAİL CENGİZ<br />
Genel Başkan<br />
<br />
Destekliyoruz: "Avrasya TÃ¼rk Dernekleri Federasyonu BasÄ±n Bildirisi"</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[PKK'lılar, DAEŞ'le savaşma bahanesiyle Kerkük'te Türk soykırımı yapıyor!]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-pkk-lilar-daes-le-savasma-bahanesiyle-kerkuk-te-turk-soykirimi-yapiyor.html</link>
			<pubDate>Sun, 23 Oct 2016 15:08:24 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-pkk-lilar-daes-le-savasma-bahanesiyle-kerkuk-te-turk-soykirimi-yapiyor.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ABD’nin, Türkiye’yi Ortadoğu’dan koparmayı amaçlayan “terör koridoru” projesi Musul ve Kerkük’e uzandı. 2014-2015’te Tel Abyad ile Ayn el Arab’ı (Kobani) DAEŞ’ten kurtarma bahanesiyle PYD/PKK’ya teslim eden ABD, aynı oyunu Musul ve Kerkük’te oynuyor. PYD son 2 günde Kerkük’e 600’ü aşkın terörist gönderdi.<br />
</span><br />
Son belirlemelere göre yaklaşık yüze yakın PKK'lı, Kerkük kolluk kuvveti olan Peşmergenin işbirliği ile Irak Türkmen Cephesi binası etrafına ve hücre evlerine yerleştirildi.<br />
Şehirde Deaş’le mücadele yapıyorum bahanesi ile Kerkük’ün önemli Türkmen mıntıkalarına yerleştikleri görüldü.<br />
<br />
<br />
21.10.2016 tarihinden önce resmi bir araçla Kerkük’e giriş yapan PKK, ilde peşmerge eli ile yerleşti.<br />
<br />
Araçlarla girişinin sağlandığı Kerkük Yönetimine bildirildiği halde önlem almak yerine PKK'lıları peşmerge aracılığı ile şehre yerleştirdiler.<br />
<br />
Aynı şekilde eş zamanlı olarak dışarıdan getirilen DEAŞ militanları içerideki hücre evlerininde desteği ile saldırıya geçti. <br />
<br />
Yakalanan ve öldürülen birçok DAEŞ'li ne sakallı ne de Kerkük’lü. Çoğu entarili PKKlılardan oluşuyor.<br />
<br />
PKK planlı olarak da Dahok plakalı araç ve Süleymaniye’den gelen biji örgütü ile DAEŞ ile mücadele ediyoruz maskesi altında şehri işgale ve Türkmenlere suikastlere başladı.<br />
<br />
<br />
Kaynak: Türkmeneli Cephesi<br />
<br />
<a href="http://www.turkcenindirilisi.com/gundem/pkklilar-daesle-savasma-bahanesiyle-kerkukte-turk-soykirimi-yapiyor/282#.WAyhKdppECs.facebook" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.turkcenindirilisi.com/gundem/...s.facebook</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ABD’nin, Türkiye’yi Ortadoğu’dan koparmayı amaçlayan “terör koridoru” projesi Musul ve Kerkük’e uzandı. 2014-2015’te Tel Abyad ile Ayn el Arab’ı (Kobani) DAEŞ’ten kurtarma bahanesiyle PYD/PKK’ya teslim eden ABD, aynı oyunu Musul ve Kerkük’te oynuyor. PYD son 2 günde Kerkük’e 600’ü aşkın terörist gönderdi.<br />
</span><br />
Son belirlemelere göre yaklaşık yüze yakın PKK'lı, Kerkük kolluk kuvveti olan Peşmergenin işbirliği ile Irak Türkmen Cephesi binası etrafına ve hücre evlerine yerleştirildi.<br />
Şehirde Deaş’le mücadele yapıyorum bahanesi ile Kerkük’ün önemli Türkmen mıntıkalarına yerleştikleri görüldü.<br />
<br />
<br />
21.10.2016 tarihinden önce resmi bir araçla Kerkük’e giriş yapan PKK, ilde peşmerge eli ile yerleşti.<br />
<br />
Araçlarla girişinin sağlandığı Kerkük Yönetimine bildirildiği halde önlem almak yerine PKK'lıları peşmerge aracılığı ile şehre yerleştirdiler.<br />
<br />
Aynı şekilde eş zamanlı olarak dışarıdan getirilen DEAŞ militanları içerideki hücre evlerininde desteği ile saldırıya geçti. <br />
<br />
Yakalanan ve öldürülen birçok DAEŞ'li ne sakallı ne de Kerkük’lü. Çoğu entarili PKKlılardan oluşuyor.<br />
<br />
PKK planlı olarak da Dahok plakalı araç ve Süleymaniye’den gelen biji örgütü ile DAEŞ ile mücadele ediyoruz maskesi altında şehri işgale ve Türkmenlere suikastlere başladı.<br />
<br />
<br />
Kaynak: Türkmeneli Cephesi<br />
<br />
<a href="http://www.turkcenindirilisi.com/gundem/pkklilar-daesle-savasma-bahanesiyle-kerkukte-turk-soykirimi-yapiyor/282#.WAyhKdppECs.facebook" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.turkcenindirilisi.com/gundem/...s.facebook</a></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ahmet Altan ve Mehmet Altan gözaltına alındı]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-ahmet-altan-ve-mehmet-altan-gozaltina-alindi.html</link>
			<pubDate>Sat, 10 Sep 2016 20:57:02 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-ahmet-altan-ve-mehmet-altan-gozaltina-alindi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kapatılan Taraf Gazetesi'nin eski Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan ile kardeşi Prof. Dr. Mehmet Altan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı olan ve İstanbul'daki darbe girişimi soruşturmasını yürüten Can Tuncay'ın talimatı üzerine İstanbul'da gözaltına alındı.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"DARBECİLERLE İŞTİRAK HALİNDE..."</span><br />
Savcılığın gözaltı yazısında, Youtube üzerinden yayın yapan "Özgür düşünce" isimli TV programına darbeden bir gün önce konuk olarak katılan Ahmet Altan ile programı sunan Nazlı Ilıcak ve Mehmet Altan'ın bu programda, darbe çağırışımıyla subliminal mesaj içeren söylemlerde bulundukları iddia edildi. Bu söylemler kapsamında hükümeti ve Cumhurbaşkanını tehdit ettikleri iddia edilen yazıda, şüphelilerin darbenin gerçekleşeceğini beyan ettikleri ifade edildi. Darbe girişiminin, terör örgütüyle fikir ve eylem birlikteliği içinde olmadan bir gün öncesinden bilmelerinin mümkün olmayacağı belirtilen yazıda, bu nedenle şüphelilerin, darbe girişiminde bulunan bir kısım terör örgütü mensubu askerlerle iştirak halinde atılı suçu işledikleri iddialarına yer verildi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NAZLI ILICAK'IN DA İFADESİ ALINACAK</span><br />
Soruşturma kapsamında programda FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine konulan Nazlı Ilıcak'ın da ifadesinin alınacağı öğrenildi. Altan kardeşlerin, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri devam ediyor.<br />
<br />
Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) da Twitter'dan paylaştığı mesaj da Ahmet Altan ile Mehmet Altan gözaltına alındığını duyurdu.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALTAN AİLESİNDEN İLK AÇIKLAMA</span> <br />
Gözaltılardan sonra Ahmet Altan'ın kızı Sanem Altan Twitter üzerinden bir açılama yaptı. Sanem Altan'ın açıklaması şöyle: "Ne yazacağım diye merak edenlere;demokrasi yolunda böyle şeylere şaşırmak üzülmek Altan geni için pek mümkün değil,her türlü haksız olsa da!"<br />
<br />
<br />
<img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/thumbs/575x189/Archive/2016/9/10/598414_resource/Screenshot_1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: Screenshot_1.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Darbe girişiminin ardından başlatılan 'FETÖ' soruşturmaları kapsamında 35 gazeteci hakkında gözaltı kararı verilmiş, hakkında gözaltı kararı verilen 10 gazeteci tutuklanmıştı.<br />
<br />
cumhuriyet</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kapatılan Taraf Gazetesi'nin eski Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan ile kardeşi Prof. Dr. Mehmet Altan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı olan ve İstanbul'daki darbe girişimi soruşturmasını yürüten Can Tuncay'ın talimatı üzerine İstanbul'da gözaltına alındı.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"DARBECİLERLE İŞTİRAK HALİNDE..."</span><br />
Savcılığın gözaltı yazısında, Youtube üzerinden yayın yapan "Özgür düşünce" isimli TV programına darbeden bir gün önce konuk olarak katılan Ahmet Altan ile programı sunan Nazlı Ilıcak ve Mehmet Altan'ın bu programda, darbe çağırışımıyla subliminal mesaj içeren söylemlerde bulundukları iddia edildi. Bu söylemler kapsamında hükümeti ve Cumhurbaşkanını tehdit ettikleri iddia edilen yazıda, şüphelilerin darbenin gerçekleşeceğini beyan ettikleri ifade edildi. Darbe girişiminin, terör örgütüyle fikir ve eylem birlikteliği içinde olmadan bir gün öncesinden bilmelerinin mümkün olmayacağı belirtilen yazıda, bu nedenle şüphelilerin, darbe girişiminde bulunan bir kısım terör örgütü mensubu askerlerle iştirak halinde atılı suçu işledikleri iddialarına yer verildi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NAZLI ILICAK'IN DA İFADESİ ALINACAK</span><br />
Soruşturma kapsamında programda FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine konulan Nazlı Ilıcak'ın da ifadesinin alınacağı öğrenildi. Altan kardeşlerin, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri devam ediyor.<br />
<br />
Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24) da Twitter'dan paylaştığı mesaj da Ahmet Altan ile Mehmet Altan gözaltına alındığını duyurdu.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALTAN AİLESİNDEN İLK AÇIKLAMA</span> <br />
Gözaltılardan sonra Ahmet Altan'ın kızı Sanem Altan Twitter üzerinden bir açılama yaptı. Sanem Altan'ın açıklaması şöyle: "Ne yazacağım diye merak edenlere;demokrasi yolunda böyle şeylere şaşırmak üzülmek Altan geni için pek mümkün değil,her türlü haksız olsa da!"<br />
<br />
<br />
<img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/thumbs/575x189/Archive/2016/9/10/598414_resource/Screenshot_1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: Screenshot_1.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Darbe girişiminin ardından başlatılan 'FETÖ' soruşturmaları kapsamında 35 gazeteci hakkında gözaltı kararı verilmiş, hakkında gözaltı kararı verilen 10 gazeteci tutuklanmıştı.<br />
<br />
cumhuriyet</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>