<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Alevi Forum - Alevi İbadetleri]]></title>
		<link>https://www.aleviforum.net/</link>
		<description><![CDATA[Alevi Forum - https://www.aleviforum.net]]></description>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2026 00:49:03 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Hz.Ali'nin Yas-ı Matemi (18-19-20 OCAK)]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-hz-ali-nin-yas-i-matemi-18-19-20-ocak.html</link>
			<pubDate>Sun, 20 Jan 2019 01:28:50 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-hz-ali-nin-yas-i-matemi-18-19-20-ocak.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şahların Şahı Şahımerdan Ali'nin, bir milcanın elinden şehit edildiği ve Yas-ı Mateminin tutulduğu tarihler 18-19-20 Ocaktır.<br />
Pir aşkına ilk olarak bu gece sahura kalkılacak ve 18-19-20 Ocak tarihlerinde Pirin Yas-ı Matemi tutulacaktır.<br />
Şahımerdan Ali, tutulan Yas-ı Matemleri kabul eder inşallah...<br />
<br />
<br />
***<br />
<br />
Gelen Ali, giden Ali, Ölmez Ali Ölmez Ali !..<br />
<br />
İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali,Milcan (Sıddık) tarafından tuzak kurularak, sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir. Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu küfürlü içerikürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.<br />
<br />
Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.<br />
<br />
Evet, Hz.Ali kendi cenazesini kendi kaldırmıştır...<br />
<br />
Hz.Ali , Arap sıfatına girerek önce selâsını acı bir avazla haykırarak okumuştur. Oradaki insanlara Hz.Ali'nin cenazesi üzerinden vurgulamak istediği sözleri açıklamıştır.<br />
<br />
"...<br />
Seni kim küfürlü içerikürür sensin yaradan,<br />
İllâ kefen biçem sabunla yuyan,<br />
Ali'yi bilmeyen mağarada kalan,<br />
Kulların önünde toprağa koyan.<br />
...<br />
"<br />
<br />
Cenaze sırasında ; Allah tarafından gökyüzü kararır, yer göğe kavuşur ve güneş ay ile tutularak her tarafı karartıp mateme boğulur. Böylece cenazeyi yıkayan Arap 'ın kim olduğunu ve teninin sırrının öğrenilmemesini sağlar. Arap kendini gizleyerek kendi cesatına sokularak kimseye el vurdurmadan abdestini aldırır ve cenazeyi yıkar... <br />
<br />
Hz.Ali, göç ederken de Arap huzurunda kendini üç sıfatta ispat eder. Hem devesi hem cenazesi hem de Arap olarak görünür. Arap, Hz.Ali 'nin kim olduğunu cenazeyi küfürlü içerikürmeden öce şu dörtlükleri okuyarak yine bildirir:<br />
<br />
Üç sıfat içinde deveye binen,<br />
Kendi sahibiydi kendine veren<br />
Taşlara basıp ta Ali iz eden,<br />
Bin bir dondan baş gösteren Aliyem.<br />
<br />
Allah'ın Mürşidi ve Aslan'ı Şahımerdan Ali'nin iki cihanda da ışığı yanmaktadır. O tarihte anlatıldığı gibi 4'üncü halife değildir. Haşa haşa saltanat, köşk,koltuk peşinde koşan Üç harfli tarihi bir kişilik de değildir !.. O, bizi var eden yaradanın postuna oturan bir varlıktır. Yüzyıllardır her gelen ermişin, evliyanın dilinde, kalbinde olan ve gerçek sıfatı ispat edilen Hz. Ali'yi sıradan bir "kul" olarak görülemez...<br />
<br />
Ali evvel (ilk) ve Ali ahir (son) varlıktır, Ali zahirdir (görünen) ve batındır (gizli). Yaradan, Hz. Ali'de tecelli etmiştir. Hz. Ali, Hakk'ın yüzüdür, dilidir. Hz.Ali, zahirde Hz. Muhammed'le beraber göründü batında ise Hakk'ın kendisiydi. Hz. Ali, nur ehline nur, beşere beşer olarak görünür. Hz. Ali, yerde imam, gökte nurdur.-Hüseyin Türk / NUSAYRİLİK<br />
<br />
Hz. Ali, her karanlık dönemde farklı bir yüzle dünyaya gelir. Peygamberler, Ehlibeyt evliyaları Hz. Ali'nin bin bir donundan sadece biridir. Pir Sultan Abdal'ın :" Bilmeyenler bilsin beni, Ben Ali'yim Ali benim" nefesinin altında bu hakikat yatar. <br />
<br />
Din içinde din arama<br />
Din Muhammet Ali'nindir<br />
Yol içinde yol arama<br />
Yol Muhammet Ali'nindir<br />
72 dil sorarsan, dil Muhammet Ali'nindir<br />
Her dilleri söyleten Ali'dir.<br />
<br />
Her kavme bir peygamber göndermiştir.<br />
<br />
Yakup Yusuf Yahya'da<br />
Tur dağında Musa'da<br />
Bir zaman da Davut oldu<br />
Nesimi'de ten soya<br />
<br />
Gökyüzünde İsa oldu<br />
Tur dağında Musa durdu<br />
Yahya kana belendi<br />
Davut oldu duyuldu<br />
<br />
Bir zamanlar Yusuf duran<br />
Mısır'a Sultan olan<br />
Bin bir dondan donu geldi <br />
Şimdi gelin dolana<br />
<br />
Dört kitapta Hz. Ali şar kapısını açmıştır .<br />
<br />
Şarın kapısı kimdir? <br />
İlmin deryası, Allah'ın; ulaşılmayan, çıkılmayan, sesi sözü bitmeyen bir deryasıdır. İlim deryasının da Şar kapısını açan Ali'dir. <br />
<br />
Hz.Ali; Miraç'ta Muhammet Mustafa'dan döndüğünde demiştir ki:<br />
<br />
Deryada yüzen,<br />
Gökte gezen,<br />
Yerde tezen,<br />
Elif olmuş kevser düzen<br />
Ya Muhammet Mustafa<br />
Kuran sende ilim veren<br />
Benim ilmin şehrimin kapısı, Ali'dedir Ali'de<br />
Ali'yi bilmeyen beni bilmesin<br />
Beni sevmeyen Ali'yi sevmesin<br />
Muhammet Mustafa , Ali'yi bilmeyene şefaatını vermesin<br />
<br />
Hz.Ali'yi bilmeyene Muhammet Mustafa'dan şefaat yoktur !.. Bu Alevi'sine de Sünni'sine de kim olursa olsun böyledir...<br />
<br />
Hz.Ali'ye kast edenler kesinlikle Hz.Ali'nin kapısı açılmadan Muhammet Mustafa'ya kimse ulaşamaz.<br />
<br />
Hz.Üseyin'e can vermeyen, bilmeyen Fatıma Zöhre 'den şefaat alamaz.<br />
<br />
<br />
***<br />
<br />
Yeşil Deve Üstünde Tabuta Bindi<br />
İmam Hasan'ım da Zehiri Yedi<br />
Fatma Bugün Karalar Giydi<br />
Şahı Merdan Ali'm Karalar İçinde<br />
***<br />
Yetiş Ya Üseyin Baban Gidiyo<br />
İmam Hasan'ım da Yolun Gözlüyo<br />
Bugün Kerbela Gülü Soluyo<br />
Yetiş Ya Üseyin Baban Gidiyo<br />
<br />
Bildiren: Pir Zöhre Ana<br />
<br />
Kendi bedenini kendi yıkayan, deveyle kendi çeken ; Allah'ın Aslanı, yer gök var olmadan var olan, Onsekizbin alemin sabibi, cömertler cömerdi, yüceler yücesi, darda kalanların imdadına yetişen, bakmadan gören çağırmadan duyan, iki cihanın nuru Şahımerdan Âli' nin gayba girmesi dolayısıyla değerli Ehlibeyt doatlarının tutacakları yası matemlerini Hak kabul etsin.<br />
<br />
Ahir zamanda Şahımerdan Ali'nin nefesini saçan, hakikatleri bildiren Ehlibeyt Evliyası, Mürşit Zöhre Ana'mıza da tüm canlar adına niyaz ederiz...<br />
<br />
<br />
<br />
NOT: Yukarıdaki nefesler ve bilgileri Pir Zöhre Ana'nın 3'üncü kitabı "ALİ PİRİMDİR YOLU BİZİMDİR" kitabından, bir kısmı da Ehlibeyt sohbetlerinden tutulan notlardan aktarılmıştır.<br />
<br />
kaynak : <a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/10517-hz-alinin-yas-i-matemi-18-19-20-ocak.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...-ocak.html</a><br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şahların Şahı Şahımerdan Ali'nin, bir milcanın elinden şehit edildiği ve Yas-ı Mateminin tutulduğu tarihler 18-19-20 Ocaktır.<br />
Pir aşkına ilk olarak bu gece sahura kalkılacak ve 18-19-20 Ocak tarihlerinde Pirin Yas-ı Matemi tutulacaktır.<br />
Şahımerdan Ali, tutulan Yas-ı Matemleri kabul eder inşallah...<br />
<br />
<br />
***<br />
<br />
Gelen Ali, giden Ali, Ölmez Ali Ölmez Ali !..<br />
<br />
İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali,Milcan (Sıddık) tarafından tuzak kurularak, sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir. Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu küfürlü içerikürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.<br />
<br />
Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.<br />
<br />
Evet, Hz.Ali kendi cenazesini kendi kaldırmıştır...<br />
<br />
Hz.Ali , Arap sıfatına girerek önce selâsını acı bir avazla haykırarak okumuştur. Oradaki insanlara Hz.Ali'nin cenazesi üzerinden vurgulamak istediği sözleri açıklamıştır.<br />
<br />
"...<br />
Seni kim küfürlü içerikürür sensin yaradan,<br />
İllâ kefen biçem sabunla yuyan,<br />
Ali'yi bilmeyen mağarada kalan,<br />
Kulların önünde toprağa koyan.<br />
...<br />
"<br />
<br />
Cenaze sırasında ; Allah tarafından gökyüzü kararır, yer göğe kavuşur ve güneş ay ile tutularak her tarafı karartıp mateme boğulur. Böylece cenazeyi yıkayan Arap 'ın kim olduğunu ve teninin sırrının öğrenilmemesini sağlar. Arap kendini gizleyerek kendi cesatına sokularak kimseye el vurdurmadan abdestini aldırır ve cenazeyi yıkar... <br />
<br />
Hz.Ali, göç ederken de Arap huzurunda kendini üç sıfatta ispat eder. Hem devesi hem cenazesi hem de Arap olarak görünür. Arap, Hz.Ali 'nin kim olduğunu cenazeyi küfürlü içerikürmeden öce şu dörtlükleri okuyarak yine bildirir:<br />
<br />
Üç sıfat içinde deveye binen,<br />
Kendi sahibiydi kendine veren<br />
Taşlara basıp ta Ali iz eden,<br />
Bin bir dondan baş gösteren Aliyem.<br />
<br />
Allah'ın Mürşidi ve Aslan'ı Şahımerdan Ali'nin iki cihanda da ışığı yanmaktadır. O tarihte anlatıldığı gibi 4'üncü halife değildir. Haşa haşa saltanat, köşk,koltuk peşinde koşan Üç harfli tarihi bir kişilik de değildir !.. O, bizi var eden yaradanın postuna oturan bir varlıktır. Yüzyıllardır her gelen ermişin, evliyanın dilinde, kalbinde olan ve gerçek sıfatı ispat edilen Hz. Ali'yi sıradan bir "kul" olarak görülemez...<br />
<br />
Ali evvel (ilk) ve Ali ahir (son) varlıktır, Ali zahirdir (görünen) ve batındır (gizli). Yaradan, Hz. Ali'de tecelli etmiştir. Hz. Ali, Hakk'ın yüzüdür, dilidir. Hz.Ali, zahirde Hz. Muhammed'le beraber göründü batında ise Hakk'ın kendisiydi. Hz. Ali, nur ehline nur, beşere beşer olarak görünür. Hz. Ali, yerde imam, gökte nurdur.-Hüseyin Türk / NUSAYRİLİK<br />
<br />
Hz. Ali, her karanlık dönemde farklı bir yüzle dünyaya gelir. Peygamberler, Ehlibeyt evliyaları Hz. Ali'nin bin bir donundan sadece biridir. Pir Sultan Abdal'ın :" Bilmeyenler bilsin beni, Ben Ali'yim Ali benim" nefesinin altında bu hakikat yatar. <br />
<br />
Din içinde din arama<br />
Din Muhammet Ali'nindir<br />
Yol içinde yol arama<br />
Yol Muhammet Ali'nindir<br />
72 dil sorarsan, dil Muhammet Ali'nindir<br />
Her dilleri söyleten Ali'dir.<br />
<br />
Her kavme bir peygamber göndermiştir.<br />
<br />
Yakup Yusuf Yahya'da<br />
Tur dağında Musa'da<br />
Bir zaman da Davut oldu<br />
Nesimi'de ten soya<br />
<br />
Gökyüzünde İsa oldu<br />
Tur dağında Musa durdu<br />
Yahya kana belendi<br />
Davut oldu duyuldu<br />
<br />
Bir zamanlar Yusuf duran<br />
Mısır'a Sultan olan<br />
Bin bir dondan donu geldi <br />
Şimdi gelin dolana<br />
<br />
Dört kitapta Hz. Ali şar kapısını açmıştır .<br />
<br />
Şarın kapısı kimdir? <br />
İlmin deryası, Allah'ın; ulaşılmayan, çıkılmayan, sesi sözü bitmeyen bir deryasıdır. İlim deryasının da Şar kapısını açan Ali'dir. <br />
<br />
Hz.Ali; Miraç'ta Muhammet Mustafa'dan döndüğünde demiştir ki:<br />
<br />
Deryada yüzen,<br />
Gökte gezen,<br />
Yerde tezen,<br />
Elif olmuş kevser düzen<br />
Ya Muhammet Mustafa<br />
Kuran sende ilim veren<br />
Benim ilmin şehrimin kapısı, Ali'dedir Ali'de<br />
Ali'yi bilmeyen beni bilmesin<br />
Beni sevmeyen Ali'yi sevmesin<br />
Muhammet Mustafa , Ali'yi bilmeyene şefaatını vermesin<br />
<br />
Hz.Ali'yi bilmeyene Muhammet Mustafa'dan şefaat yoktur !.. Bu Alevi'sine de Sünni'sine de kim olursa olsun böyledir...<br />
<br />
Hz.Ali'ye kast edenler kesinlikle Hz.Ali'nin kapısı açılmadan Muhammet Mustafa'ya kimse ulaşamaz.<br />
<br />
Hz.Üseyin'e can vermeyen, bilmeyen Fatıma Zöhre 'den şefaat alamaz.<br />
<br />
<br />
***<br />
<br />
Yeşil Deve Üstünde Tabuta Bindi<br />
İmam Hasan'ım da Zehiri Yedi<br />
Fatma Bugün Karalar Giydi<br />
Şahı Merdan Ali'm Karalar İçinde<br />
***<br />
Yetiş Ya Üseyin Baban Gidiyo<br />
İmam Hasan'ım da Yolun Gözlüyo<br />
Bugün Kerbela Gülü Soluyo<br />
Yetiş Ya Üseyin Baban Gidiyo<br />
<br />
Bildiren: Pir Zöhre Ana<br />
<br />
Kendi bedenini kendi yıkayan, deveyle kendi çeken ; Allah'ın Aslanı, yer gök var olmadan var olan, Onsekizbin alemin sabibi, cömertler cömerdi, yüceler yücesi, darda kalanların imdadına yetişen, bakmadan gören çağırmadan duyan, iki cihanın nuru Şahımerdan Âli' nin gayba girmesi dolayısıyla değerli Ehlibeyt doatlarının tutacakları yası matemlerini Hak kabul etsin.<br />
<br />
Ahir zamanda Şahımerdan Ali'nin nefesini saçan, hakikatleri bildiren Ehlibeyt Evliyası, Mürşit Zöhre Ana'mıza da tüm canlar adına niyaz ederiz...<br />
<br />
<br />
<br />
NOT: Yukarıdaki nefesler ve bilgileri Pir Zöhre Ana'nın 3'üncü kitabı "ALİ PİRİMDİR YOLU BİZİMDİR" kitabından, bir kısmı da Ehlibeyt sohbetlerinden tutulan notlardan aktarılmıştır.<br />
<br />
kaynak : <a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/10517-hz-alinin-yas-i-matemi-18-19-20-ocak.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...-ocak.html</a><br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alevilikte mum yakılması]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-alevilikte-mum-yakilmasi.html</link>
			<pubDate>Wed, 23 May 2018 23:53:58 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-alevilikte-mum-yakilmasi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mum Yakılması ; Evliyaların ışığı, yeşil güneşin nurudur, o nurun saçılmasıdır..Yeşil nur ise Muhammed Ali'nin dünyayı aydınlatan cemalinin varlığıdır.. Sonsuz rahmetini akıtıp üzerine nurunu doğurmasıdır..Mum, Kırklar meydanında Ehlibeyt Cemi'nde Evliyaların yaktığı çıradır...O çıra şimdi ki mumdur..'' Pir Zöhre Ana<br />
<br />
Ehlibeytin yaşadığı dönemde Evliyaların kendi ibadetlerinde yaktığı mum ne kadar gerçekse, bugün yakılan mumlar da o kadar gerçektir..Mum yakılmaz diyenler Ehlibeytin varlığını inkar edenlerdir kanımca..Çünkü mum yakılırken Hak Muhammed Ali'nin ışığının varlığı diye yakılıyor, buna rağmen mum yakmanın bir gerçekliği yok diyenler Hak Muhammed Ali'nin ışığını görmezden gelmeye çalışanlardır..İnanmıyorsan da yapmıyorsan da Hakkın adının geçtiği bir inanca saygı duymak gerekir..Çünkü İslamiyet'in en önemli özelliği hoşgörü dini olmasıdır..</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mum Yakılması ; Evliyaların ışığı, yeşil güneşin nurudur, o nurun saçılmasıdır..Yeşil nur ise Muhammed Ali'nin dünyayı aydınlatan cemalinin varlığıdır.. Sonsuz rahmetini akıtıp üzerine nurunu doğurmasıdır..Mum, Kırklar meydanında Ehlibeyt Cemi'nde Evliyaların yaktığı çıradır...O çıra şimdi ki mumdur..'' Pir Zöhre Ana<br />
<br />
Ehlibeytin yaşadığı dönemde Evliyaların kendi ibadetlerinde yaktığı mum ne kadar gerçekse, bugün yakılan mumlar da o kadar gerçektir..Mum yakılmaz diyenler Ehlibeytin varlığını inkar edenlerdir kanımca..Çünkü mum yakılırken Hak Muhammed Ali'nin ışığının varlığı diye yakılıyor, buna rağmen mum yakmanın bir gerçekliği yok diyenler Hak Muhammed Ali'nin ışığını görmezden gelmeye çalışanlardır..İnanmıyorsan da yapmıyorsan da Hakkın adının geçtiği bir inanca saygı duymak gerekir..Çünkü İslamiyet'in en önemli özelliği hoşgörü dini olmasıdır..</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[10-11 Mayıs Hıdır ve İlyas'ın Yası Matemi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-10-11-mayis-hidir-ve-ilyas-in-yasi-matemi--2648.html</link>
			<pubDate>Tue, 09 May 2017 20:58:59 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-10-11-mayis-hidir-ve-ilyas-in-yasi-matemi--2648.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HIDIR ve İLYAS’ın YASI MATEMİ (10 – 11 MAYIS)<br />
<br />
ZÖHRE ANA'NIN MEHTAPTAKİ ERENLER KİTABINDAN ALINMIŞTIR.</span><br />
<br />
Zöhre Ana’nın, Hakkın sırrına erdiği ilk dergâhındaki türbelerden, biri Battal biri Gazi’dir. <br />
<br />
Tezveren ve Karyağdı Sultan türbelerinde yatan Şehriban ve Zekine Anaların oğulları, Hz. Üseyin’in torunlarıdır. Büyük Battal Gazi’nin ismini alan küçük Battal Gazi’lerdir. Binbeşyüz sene önce bu vadide bulunan göle düşerek suda boğulmuşlardır.<br />
<br />
Bu iki gerçek, Kayseri Urum diyarındaki dayıları, Battal Gazi’nin şehit düşmesinden sonra, anneleri, babaları, amcaları ve dedelerinin peşinden, Kerkük Kerbelâ’dan çıkıp, Anadolu’ya, şimdiki Ankara yöresine gelmiş, burada kayba girmişlerdir.<br />
<br />
Göl kenarına geldiklerinde su yüzünde kendi cemallerini görünce birbirlerine Hıdır, İlyas isimlerini vermişlerdir? Gazi sekiz yaşında Battal ise beş yaşındaydı. Göl kenarına geldiklerinde, göle taş atıp oynamaya başlarlar. Bu oyun sırasında ikisi de suya düşer kendilerini kurtaramazlar. İki turna kuşu onları kurtarmak için, omuz başlarından tutup çekmeye çalışırlar. Tüm tenleri kan içinde kalıncaya dek çabalamalarına karşın, bu gerçekleri sudan çıkaramazlar. Gazi turna kuşuna yalvararak, “Git Yemen’den bize yardımcı getir, dedem Üseyin’e bildir”, der. Bu sözünü mani ile şöyle dile getirir:<br />
<br />
Bir çift turna gördüm durur göklerde<br />
Seversen Mevla’yı inme göllere<br />
Bizi bekleyen var Yemen elinde<br />
Şah Üseyin’e selam küfürlü içerikür turnalar<br />
<br />
Bu sözün üzerine turna kuşu hemen Yemen’e gider, çocukların ebesi olan Hüsniye Ana’nın önünde kanlı kanadını çırparak, Battal ile Gazi’nin imdat beklediğini bildirir. O zaman Hüsniye Ana dedeleri Hz. Üseyin’e dönerek ağlar.<br />
<br />
Küssün gönlün hiçbir zaman gülmesin yüzün<br />
İki cihanda da var olsun sözün<br />
Yetiş Ya Üseyin kör olsun gözün<br />
Battal Gazim kalmış Urum elinde<br />
<br />
Bu mani üzerine Hz. Üseyin, bir çadırdan uçurma gererek, turna kuşunu önüne kılavuz alıp yola çıktı. Ve ilk indiği yer, o zamanki adıyla Gözcü Tepesi, şimdi adıyla Ankara’da bulunan Üseyin Gazi Tepesi oldu. Bu tepeye indiğinde bir kol buldu, bu kol şehit düşen Battal Gazi’nin sağ kolu idi. Kolu alıp bağrına basarak ağlayan Hz. Üseyin, onu oraya gömdü. Bu tepe Battal Gazi’nin kolundan ve Hz. Üseyin’in bu tepeye inmesinden dolayı Üseyin Gazi Tepesi ismini aldı. Yani bu türbede yatan Üseyin Gazi adında bir gerçek değil, Battal Gazinin kopan sağ koludur.<br />
<br />
Hz. Üseyin tepeye inip kol ile uğraşırken, vadide bulunan gölün üstündeki turnadan bir ses verildi. Bu gün bir Perşembe akşamıydı. Hz. Üseyin sağ elinde bir çıra yakarak göl kenarına gelince, torunlarının ayak izlerini buldu. Turnayı su üstünde görünce ikinci turnanın da gölü beklediğini anladı. Turna kuşlarının evliyalara kılavuzluk yaptığı ve kutsallığı burada bilindi.<br />
<br />
O zaman Hz. Üseyin iki diz üstüne gelerek haykırdı. Kızlarına isim vererek, “ Tezveren Sultan’ım yetiş, tezelden yavrunun muradını ver”, ikinci kızına, “ Karyağdı Sultanım yavrularınızın başına karlar yağmış”, diye ağıtlar yaktı. Bu evliyalar türbelerinin ismini babalarının çağırdığı isimden aldığı için, Karyağdı Sultan ve Tezveren Sultan olarak bilindi. Bu karın sebebi, ehlibeytin gönül yasının bitmediğini göstermek için Allah’ın yağdırdığı kardı. Hz. Üseyin’in o dönemde kullandığı uçan çadır, şimdiki adıyla paraşüt olarak bilinir ve bunun piri de Hz. Üseyin’dir.<br />
<br />
Bunun üzerine dayıları Ali Asker, ocağından bir bölük askeri çekerek babası Hz. Üseyin’e yardımcı gelir. Onlar üzüntü içinde yanarken, askerler muhabbete dalar. O zaman Ali Asker, “Biz burada üryan büryan yanarken, sizler muhabbet okulu mu açtınız”, dediğinde askerler dağılmış ve tekrar “Bölük dur!”, deyip askerleri toplamıştır. Şimdiki Muhabere Okulu’nun olduğu yer burasıdır. Adı Ali Asker’in “Muhabbet okulu” sözünden dolayı Muhabere okulu olarak kalmıştır. Mayıs ayının onu ve on birinde tutulan iki günlük Hıdır İlyas orucunun sebebi budur.<br />
<br />
Asırlar sonra Zöhre Ana, suyu kurumuş olan bu göl üzerinde dergahını kurmuştur. Önce bir arsa olarak alınmış, daha sonra arsa üzerine ev yapılmıştır. Burada yaşamaya başladıkları sırada, bazı belirtiler verilmiş ise de, kimse evin altında türbe olduğunu bilmemiş, başka şeylerle yorumlanmıştır. Daha sonra Zöhre Ana’nın ermesi ile dergâhtaki evliyalar kendilerini bildirmiş, asırlar önce yaşamış bu gerçekler açığa çıkmıştır. Görünürde türbe olmamasına rağmen geçmiş mazisi budur ...”<br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/37962-10-11-mayis-hidir-ve-ilyasin-yasi-matemi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...atemi.html</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HIDIR ve İLYAS’ın YASI MATEMİ (10 – 11 MAYIS)<br />
<br />
ZÖHRE ANA'NIN MEHTAPTAKİ ERENLER KİTABINDAN ALINMIŞTIR.</span><br />
<br />
Zöhre Ana’nın, Hakkın sırrına erdiği ilk dergâhındaki türbelerden, biri Battal biri Gazi’dir. <br />
<br />
Tezveren ve Karyağdı Sultan türbelerinde yatan Şehriban ve Zekine Anaların oğulları, Hz. Üseyin’in torunlarıdır. Büyük Battal Gazi’nin ismini alan küçük Battal Gazi’lerdir. Binbeşyüz sene önce bu vadide bulunan göle düşerek suda boğulmuşlardır.<br />
<br />
Bu iki gerçek, Kayseri Urum diyarındaki dayıları, Battal Gazi’nin şehit düşmesinden sonra, anneleri, babaları, amcaları ve dedelerinin peşinden, Kerkük Kerbelâ’dan çıkıp, Anadolu’ya, şimdiki Ankara yöresine gelmiş, burada kayba girmişlerdir.<br />
<br />
Göl kenarına geldiklerinde su yüzünde kendi cemallerini görünce birbirlerine Hıdır, İlyas isimlerini vermişlerdir? Gazi sekiz yaşında Battal ise beş yaşındaydı. Göl kenarına geldiklerinde, göle taş atıp oynamaya başlarlar. Bu oyun sırasında ikisi de suya düşer kendilerini kurtaramazlar. İki turna kuşu onları kurtarmak için, omuz başlarından tutup çekmeye çalışırlar. Tüm tenleri kan içinde kalıncaya dek çabalamalarına karşın, bu gerçekleri sudan çıkaramazlar. Gazi turna kuşuna yalvararak, “Git Yemen’den bize yardımcı getir, dedem Üseyin’e bildir”, der. Bu sözünü mani ile şöyle dile getirir:<br />
<br />
Bir çift turna gördüm durur göklerde<br />
Seversen Mevla’yı inme göllere<br />
Bizi bekleyen var Yemen elinde<br />
Şah Üseyin’e selam küfürlü içerikür turnalar<br />
<br />
Bu sözün üzerine turna kuşu hemen Yemen’e gider, çocukların ebesi olan Hüsniye Ana’nın önünde kanlı kanadını çırparak, Battal ile Gazi’nin imdat beklediğini bildirir. O zaman Hüsniye Ana dedeleri Hz. Üseyin’e dönerek ağlar.<br />
<br />
Küssün gönlün hiçbir zaman gülmesin yüzün<br />
İki cihanda da var olsun sözün<br />
Yetiş Ya Üseyin kör olsun gözün<br />
Battal Gazim kalmış Urum elinde<br />
<br />
Bu mani üzerine Hz. Üseyin, bir çadırdan uçurma gererek, turna kuşunu önüne kılavuz alıp yola çıktı. Ve ilk indiği yer, o zamanki adıyla Gözcü Tepesi, şimdi adıyla Ankara’da bulunan Üseyin Gazi Tepesi oldu. Bu tepeye indiğinde bir kol buldu, bu kol şehit düşen Battal Gazi’nin sağ kolu idi. Kolu alıp bağrına basarak ağlayan Hz. Üseyin, onu oraya gömdü. Bu tepe Battal Gazi’nin kolundan ve Hz. Üseyin’in bu tepeye inmesinden dolayı Üseyin Gazi Tepesi ismini aldı. Yani bu türbede yatan Üseyin Gazi adında bir gerçek değil, Battal Gazinin kopan sağ koludur.<br />
<br />
Hz. Üseyin tepeye inip kol ile uğraşırken, vadide bulunan gölün üstündeki turnadan bir ses verildi. Bu gün bir Perşembe akşamıydı. Hz. Üseyin sağ elinde bir çıra yakarak göl kenarına gelince, torunlarının ayak izlerini buldu. Turnayı su üstünde görünce ikinci turnanın da gölü beklediğini anladı. Turna kuşlarının evliyalara kılavuzluk yaptığı ve kutsallığı burada bilindi.<br />
<br />
O zaman Hz. Üseyin iki diz üstüne gelerek haykırdı. Kızlarına isim vererek, “ Tezveren Sultan’ım yetiş, tezelden yavrunun muradını ver”, ikinci kızına, “ Karyağdı Sultanım yavrularınızın başına karlar yağmış”, diye ağıtlar yaktı. Bu evliyalar türbelerinin ismini babalarının çağırdığı isimden aldığı için, Karyağdı Sultan ve Tezveren Sultan olarak bilindi. Bu karın sebebi, ehlibeytin gönül yasının bitmediğini göstermek için Allah’ın yağdırdığı kardı. Hz. Üseyin’in o dönemde kullandığı uçan çadır, şimdiki adıyla paraşüt olarak bilinir ve bunun piri de Hz. Üseyin’dir.<br />
<br />
Bunun üzerine dayıları Ali Asker, ocağından bir bölük askeri çekerek babası Hz. Üseyin’e yardımcı gelir. Onlar üzüntü içinde yanarken, askerler muhabbete dalar. O zaman Ali Asker, “Biz burada üryan büryan yanarken, sizler muhabbet okulu mu açtınız”, dediğinde askerler dağılmış ve tekrar “Bölük dur!”, deyip askerleri toplamıştır. Şimdiki Muhabere Okulu’nun olduğu yer burasıdır. Adı Ali Asker’in “Muhabbet okulu” sözünden dolayı Muhabere okulu olarak kalmıştır. Mayıs ayının onu ve on birinde tutulan iki günlük Hıdır İlyas orucunun sebebi budur.<br />
<br />
Asırlar sonra Zöhre Ana, suyu kurumuş olan bu göl üzerinde dergahını kurmuştur. Önce bir arsa olarak alınmış, daha sonra arsa üzerine ev yapılmıştır. Burada yaşamaya başladıkları sırada, bazı belirtiler verilmiş ise de, kimse evin altında türbe olduğunu bilmemiş, başka şeylerle yorumlanmıştır. Daha sonra Zöhre Ana’nın ermesi ile dergâhtaki evliyalar kendilerini bildirmiş, asırlar önce yaşamış bu gerçekler açığa çıkmıştır. Görünürde türbe olmamasına rağmen geçmiş mazisi budur ...”<br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/37962-10-11-mayis-hidir-ve-ilyasin-yasi-matemi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...atemi.html</a></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Perşembe Duası]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-persembe-duasi.html</link>
			<pubDate>Fri, 24 Mar 2017 21:20:49 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-persembe-duasi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bismişah, Allah Allah!</span><br />
Yeri-göğü yaradan yüce Allah’ım! <br />
Aklımız ve fikrimizin kötülüğe yöneldiğinde, <br />
Rahman ve Rahim olan ismin hakkı için fırsat verme.<br />
Bütün dünya insanlarına dostluk ve barış içinde yaşamalarını nasip eyle.<br />
Insanların kinlerini sevgiye, hıslarını merhamete, <br />
Düşmanlıklarını barışa çevirmeni dilerim.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ey yüce Allah’ım!</span><br />
Üçlerin, beşlerin, yedilerin, Oniki Imamlar’ın, Ondört Masum-u Paklar’ın,<br />
Onyedi Kemer-i bestler‘in, Kırklar‘ın yüzü suyu hürmetine, <br />
Bizleri merde namerde muhtaç eyleme.<br />
Rıskımızı bol ve helal yoldan nasip eyle.<br />
Bizlere dert verip derman aratma.<br />
Hastalarımıza şifa, canımıza sağlık, yuvamıza mutluluk vermeni dilerim.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ey yüce Allah’ım,</span> <br />
Pirimiz Hünkar Hace Bektaş Veli’nin yüzü suyu hürmetine, <br />
Çoluğumuzu, çocuğumuzu şaşırıp kötü yollara düşürme.<br />
Bizlere hayırlı evlatlar, topluma faydalı insan olmalarını nasip eyle.<br />
Onların ciğer acısını bizlere göstermemeni dilerim.<br />
Allah‘ın himmetiyle, Ehli Beyt‘in hürmetine, Evliyalar keremine, <br />
Allah eyvallah.<br />
Hakk Muhammed Ali aşkına ibadet, dua eden ve çerağ uyandıran cümle canların dilde dilekleri, gönülde muradları kabul ola.<br />
Dil bizden kabulü Canab-ı Hakk’tan ola. Allah Allah.<br />
<br />
alıntıdır...<br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/60293-persembe-duasi.html#post167813" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...post167813</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bismişah, Allah Allah!</span><br />
Yeri-göğü yaradan yüce Allah’ım! <br />
Aklımız ve fikrimizin kötülüğe yöneldiğinde, <br />
Rahman ve Rahim olan ismin hakkı için fırsat verme.<br />
Bütün dünya insanlarına dostluk ve barış içinde yaşamalarını nasip eyle.<br />
Insanların kinlerini sevgiye, hıslarını merhamete, <br />
Düşmanlıklarını barışa çevirmeni dilerim.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ey yüce Allah’ım!</span><br />
Üçlerin, beşlerin, yedilerin, Oniki Imamlar’ın, Ondört Masum-u Paklar’ın,<br />
Onyedi Kemer-i bestler‘in, Kırklar‘ın yüzü suyu hürmetine, <br />
Bizleri merde namerde muhtaç eyleme.<br />
Rıskımızı bol ve helal yoldan nasip eyle.<br />
Bizlere dert verip derman aratma.<br />
Hastalarımıza şifa, canımıza sağlık, yuvamıza mutluluk vermeni dilerim.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ey yüce Allah’ım,</span> <br />
Pirimiz Hünkar Hace Bektaş Veli’nin yüzü suyu hürmetine, <br />
Çoluğumuzu, çocuğumuzu şaşırıp kötü yollara düşürme.<br />
Bizlere hayırlı evlatlar, topluma faydalı insan olmalarını nasip eyle.<br />
Onların ciğer acısını bizlere göstermemeni dilerim.<br />
Allah‘ın himmetiyle, Ehli Beyt‘in hürmetine, Evliyalar keremine, <br />
Allah eyvallah.<br />
Hakk Muhammed Ali aşkına ibadet, dua eden ve çerağ uyandıran cümle canların dilde dilekleri, gönülde muradları kabul ola.<br />
Dil bizden kabulü Canab-ı Hakk’tan ola. Allah Allah.<br />
<br />
alıntıdır...<br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/60293-persembe-duasi.html#post167813" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...post167813</a></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muharrem Orucu Ayı 2017]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-orucu-ayi-2017.html</link>
			<pubDate>Sat, 25 Feb 2017 14:22:46 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=1">Admin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-orucu-ayi-2017.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Muharrem Orucu Nedir? Muharrem Orucu Nasıl Tutulur?</span><br />
<br />
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre,yası matem diye bilinen aylar,üç aylardır. Bunlar İmam Hasan’ın gayba girdiği (vefat ettiği) Aralık ayında başlar, Hz. Ali’nin gabya girdiği Ocak ayı ve Hz.Üseyn’in gabya girdiği Mart aylarını kapsar.<br />
<br />
15 Aralıkta Hz. Hasan ikinci eşi olan Ömer’in kızı Ayşe’nin küçük bacısı Eşe’nin hazırlayıp bal şerbetine karıştırdığı zehiri içmiş ve 16 Aralıkta gabya girmiştir. 15–16 Aralık Hz. Hasan’ın yası matem orucu olup, iki gün sürmektedir.<br />
<br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/muharrem-orucu-ne-zaman-2.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: muharrem-orucu-ne-zaman-2.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzaklar kurularak Pazartesiyi Salıya bağlayan sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.<br />
<br />
Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu küfürlü içerikürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.<br />
<br />
Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.<br />
<br />
"Güzümüzde bazı yörelerde Hızır Orucu diye tutulan 3 günlük oruç aslında Hz. Ali’nin yası matem orucudur.” <br />
<br />
Hz. Ali’nin şehit edilişinden sonra Muaviye tarafından Hz. Üseyin Fırat Nehri kenarında abdest alırken balık ağında Mart’ın 3’ünde yakalanmış, 12 gün işkence gördükten sonra Mart’ın 15’i Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece sabaha karşı saat 05.30’da Hz. Üseyin’in başını ensesinden keserek katletmişlerdir.<br />
<br />
Hz. Üseyin katledildikten sonra Ehlibeyt ve Ehlibeyt’i sevenler çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.<br />
<br />
Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hızır orucu tutulur.<br />
<br />
Mart ayının 1-2-3’ü Eba Müslüm’ün yası matemi diye bilinir. Annesi Yeter Ana’nın Kırıkkale’nin Keskin kazasında yatan Haydar Sultan için tuttuğu oruçtur.<br />
<br />
“Üç ayların sebepleri, bu gerçeklerin peş peşe şehit düşmesindendir. Bununla ilgili derin bilgiler Zöhre Ana’nın “Ali Pirimdir Yolu Bizimdir” adlı 3. kitabında mevcuttur.” <br />
<br />
“ŞUBAT 25’i 26’ya BAĞLAYAN GECEDEN” MART AYININ 15’I AKŞAMINA KADAR KESİNTİSİZ OLARAK 18 GÜN YASI MATEM TUTULUR.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ŞUBAT 26’SI İLE MART 15’I ARASINDAKİ YASI MATEMDE;</span><br />
<br />
SU İÇİLMEZ<br />
ELMA,<br />
KUŞBURNU,<br />
MADIMAK OTU YENİLMEZ.<br />
MART’IN 3’ÜNDEN İTİBAREN KURBAN KESİLMEZ.<br />
<br />
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre kirli kirli ibadet olamaz ve temizlik insanın hem özünde hem de bedeninde olması gerekmektedir. İman temizliğinin yanı sıra beden temizliğinin de önemi büyüktür.<br />
<br />
Yası matem tutulurken gece mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sabah saat 4’ten sonra yeme-içme kesilmeli ve iftar akşam saat 18’de yapılmalıdır. Sahura kalkılmadan oruç tutulamaz. Yemek yenmese dahi sahura kalkılmalı, abdest alıp niyetlenilmeli, yine iftar vakti abdest alınarak bu gerçekler yüzü suyu hürmetine dilekler tutularak oruç açılmalıdır.<br />
<br />
Orucun HURMA veya ÜZÜM ile açılması sevaptır.<br />
<br />
Hz. Üseyin defnedildikten sonra can yemeği olarak aşure çorbası yapılmış ve Hz. Üseyin’in canı için yedirilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AŞURE ÇORBASINA KATILACAK MALZEME LİSTESİ</span><br />
<br />
YARMA<br />
ŞEKER<br />
FINDIK<br />
CEVİZ<br />
FASULYE<br />
NOHUT<br />
ELMA<br />
ÜZÜM<br />
KARABİBER,TUZ,TARÇIN<br />
KARANFİL<br />
SU<br />
HURMA<br />
<br />
18 gün yası matem orucu tutulduktan sonra kurban kesilir. Kurbanın sulu yemeği yapılır. Aşure pişirildikten sonra Ehlibeyti sevip sayanlar ve bu lokmaya layık olanlar eve davet edilir, abdest alınarak dilekler tutulur ve lokmalar yenir. Lokmanın bir tanesi bile Hak katında çok üstün olduğu için kesinlikle milletin ayağına küfürlü içerikürülerek kapı kapı dağıtılmamalıdır.<br />
<br />
Her On iki İmamlar adına ait olan çorba, aşure değildir. Aşure, sadece İmam Üseyin adına can ekmeği olarak verilen lokmadır. <br />
<br />
Oruçsuz, kurbansız, kan akmadan aşure çorbası yapılamaz ve kapı kapı dağıtılması günahtır. Bizzat kendi evlerinde pişirilip inançlı ve saygı duyan insanlara kısmet edilir. Çünkü çok kutsal bir ibadettir. Kendi ailelerinde ne kadar değeri varsa, onlardan üstün, insanlık adına can cömertliği yapan, Allah yoluna can veren Şahımız olduğu için saygılı olarak bu ibadetimizi yerine getirmeliyiz. <br />
<br />
10 KASIM ile 1 NİSAN TARİHLERİ ARASINDA YASI MATEM AYLARI OLDUĞU İÇİN NİKÂH KIYILMAMALI, DÜĞÜN YAPILMAMALIDIR.<br />
<br />
18-19-20 Ocak Hz.Ali'nin Yâs'ı Matemi <br />
26-27-28 Şubat Hızır Yâs'ı Matemi <br />
1 - 2 - 3 Mart Eba Müslüm <br />
4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15 Mart Muharrem ayı. Hz.İmam Hüseyin'in Yâs'ı Matemi<br />
<br />
16 Mart - 31 Mart Aşure Çorbası Günleridir <br />
15 Nisan ismail Peygamber'in Doğum Günüdür.<br />
Helva verilir. <br />
10 Mayıs - 11 Mayıs Hıdır - İlyas Yâs günüdür <br />
15 Temmuz ismail Peygamber'e kurban indiği gündür <br />
10 Kasım Atatürk'ün Yâs günüdür <br />
15 Aralık - 16 Aralık Hz.İmam Hasan'ın Yâs'ı Matemi <br />
<br />
Not: 26 Şubat - 15 Mart arası Yas'ı matem günleri kesintisiz tutulacaktır.<br />
<br />
Kaynak: <br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/933-26-subat-15-mart-imam-useyinin-yasi-matemi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...atemi.html</a><br />
<br />
<a href="http://www.zohreana.com/alevi-takvimi" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreana.com/alevi-takvimi</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Muharrem Orucu Nedir? Muharrem Orucu Nasıl Tutulur?</span><br />
<br />
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre,yası matem diye bilinen aylar,üç aylardır. Bunlar İmam Hasan’ın gayba girdiği (vefat ettiği) Aralık ayında başlar, Hz. Ali’nin gabya girdiği Ocak ayı ve Hz.Üseyn’in gabya girdiği Mart aylarını kapsar.<br />
<br />
15 Aralıkta Hz. Hasan ikinci eşi olan Ömer’in kızı Ayşe’nin küçük bacısı Eşe’nin hazırlayıp bal şerbetine karıştırdığı zehiri içmiş ve 16 Aralıkta gabya girmiştir. 15–16 Aralık Hz. Hasan’ın yası matem orucu olup, iki gün sürmektedir.<br />
<br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/muharrem-orucu-ne-zaman-2.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: muharrem-orucu-ne-zaman-2.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzaklar kurularak Pazartesiyi Salıya bağlayan sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.<br />
<br />
Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu küfürlü içerikürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.<br />
<br />
Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.<br />
<br />
"Güzümüzde bazı yörelerde Hızır Orucu diye tutulan 3 günlük oruç aslında Hz. Ali’nin yası matem orucudur.” <br />
<br />
Hz. Ali’nin şehit edilişinden sonra Muaviye tarafından Hz. Üseyin Fırat Nehri kenarında abdest alırken balık ağında Mart’ın 3’ünde yakalanmış, 12 gün işkence gördükten sonra Mart’ın 15’i Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece sabaha karşı saat 05.30’da Hz. Üseyin’in başını ensesinden keserek katletmişlerdir.<br />
<br />
Hz. Üseyin katledildikten sonra Ehlibeyt ve Ehlibeyt’i sevenler çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.<br />
<br />
Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hızır orucu tutulur.<br />
<br />
Mart ayının 1-2-3’ü Eba Müslüm’ün yası matemi diye bilinir. Annesi Yeter Ana’nın Kırıkkale’nin Keskin kazasında yatan Haydar Sultan için tuttuğu oruçtur.<br />
<br />
“Üç ayların sebepleri, bu gerçeklerin peş peşe şehit düşmesindendir. Bununla ilgili derin bilgiler Zöhre Ana’nın “Ali Pirimdir Yolu Bizimdir” adlı 3. kitabında mevcuttur.” <br />
<br />
“ŞUBAT 25’i 26’ya BAĞLAYAN GECEDEN” MART AYININ 15’I AKŞAMINA KADAR KESİNTİSİZ OLARAK 18 GÜN YASI MATEM TUTULUR.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ŞUBAT 26’SI İLE MART 15’I ARASINDAKİ YASI MATEMDE;</span><br />
<br />
SU İÇİLMEZ<br />
ELMA,<br />
KUŞBURNU,<br />
MADIMAK OTU YENİLMEZ.<br />
MART’IN 3’ÜNDEN İTİBAREN KURBAN KESİLMEZ.<br />
<br />
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre kirli kirli ibadet olamaz ve temizlik insanın hem özünde hem de bedeninde olması gerekmektedir. İman temizliğinin yanı sıra beden temizliğinin de önemi büyüktür.<br />
<br />
Yası matem tutulurken gece mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sabah saat 4’ten sonra yeme-içme kesilmeli ve iftar akşam saat 18’de yapılmalıdır. Sahura kalkılmadan oruç tutulamaz. Yemek yenmese dahi sahura kalkılmalı, abdest alıp niyetlenilmeli, yine iftar vakti abdest alınarak bu gerçekler yüzü suyu hürmetine dilekler tutularak oruç açılmalıdır.<br />
<br />
Orucun HURMA veya ÜZÜM ile açılması sevaptır.<br />
<br />
Hz. Üseyin defnedildikten sonra can yemeği olarak aşure çorbası yapılmış ve Hz. Üseyin’in canı için yedirilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AŞURE ÇORBASINA KATILACAK MALZEME LİSTESİ</span><br />
<br />
YARMA<br />
ŞEKER<br />
FINDIK<br />
CEVİZ<br />
FASULYE<br />
NOHUT<br />
ELMA<br />
ÜZÜM<br />
KARABİBER,TUZ,TARÇIN<br />
KARANFİL<br />
SU<br />
HURMA<br />
<br />
18 gün yası matem orucu tutulduktan sonra kurban kesilir. Kurbanın sulu yemeği yapılır. Aşure pişirildikten sonra Ehlibeyti sevip sayanlar ve bu lokmaya layık olanlar eve davet edilir, abdest alınarak dilekler tutulur ve lokmalar yenir. Lokmanın bir tanesi bile Hak katında çok üstün olduğu için kesinlikle milletin ayağına küfürlü içerikürülerek kapı kapı dağıtılmamalıdır.<br />
<br />
Her On iki İmamlar adına ait olan çorba, aşure değildir. Aşure, sadece İmam Üseyin adına can ekmeği olarak verilen lokmadır. <br />
<br />
Oruçsuz, kurbansız, kan akmadan aşure çorbası yapılamaz ve kapı kapı dağıtılması günahtır. Bizzat kendi evlerinde pişirilip inançlı ve saygı duyan insanlara kısmet edilir. Çünkü çok kutsal bir ibadettir. Kendi ailelerinde ne kadar değeri varsa, onlardan üstün, insanlık adına can cömertliği yapan, Allah yoluna can veren Şahımız olduğu için saygılı olarak bu ibadetimizi yerine getirmeliyiz. <br />
<br />
10 KASIM ile 1 NİSAN TARİHLERİ ARASINDA YASI MATEM AYLARI OLDUĞU İÇİN NİKÂH KIYILMAMALI, DÜĞÜN YAPILMAMALIDIR.<br />
<br />
18-19-20 Ocak Hz.Ali'nin Yâs'ı Matemi <br />
26-27-28 Şubat Hızır Yâs'ı Matemi <br />
1 - 2 - 3 Mart Eba Müslüm <br />
4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15 Mart Muharrem ayı. Hz.İmam Hüseyin'in Yâs'ı Matemi<br />
<br />
16 Mart - 31 Mart Aşure Çorbası Günleridir <br />
15 Nisan ismail Peygamber'in Doğum Günüdür.<br />
Helva verilir. <br />
10 Mayıs - 11 Mayıs Hıdır - İlyas Yâs günüdür <br />
15 Temmuz ismail Peygamber'e kurban indiği gündür <br />
10 Kasım Atatürk'ün Yâs günüdür <br />
15 Aralık - 16 Aralık Hz.İmam Hasan'ın Yâs'ı Matemi <br />
<br />
Not: 26 Şubat - 15 Mart arası Yas'ı matem günleri kesintisiz tutulacaktır.<br />
<br />
Kaynak: <br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/933-26-subat-15-mart-imam-useyinin-yasi-matemi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...atemi.html</a><br />
<br />
<a href="http://www.zohreana.com/alevi-takvimi" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreana.com/alevi-takvimi</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bismişah Allah Allah Duası Sözleri]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-bismisah-allah-allah-duasi-sozleri.html</link>
			<pubDate>Fri, 17 Feb 2017 21:24:41 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-bismisah-allah-allah-duasi-sozleri.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bismişah'ın anlamı...</span><br />
<br />
<br />
Aleviler, dualarına <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"BİSMİ ŞAH"</span> (Şahın adıyla) diyerek başlarlar. Peygamber efendimizde ahidnamelere "Bismikellahümme"(Ya Allah senin adınla) ile başlardı.<br />
<br />
<br />
Neden Allah'ın adıyla değil de, B harfini esas alan bir kelime ile başlanmıştır? Hz. Mevlana'nın Mesnevisinde de aynı başlangıcı görürüz. Mesnevi de Allah'ın adıyla diye bir başlangıcın olmaması, Tanrı aşkıyla dolu olan ve ona aşık olan Mevlana Besmelenin kutsiyetini kavrayamamış mıdır? Besmelenin yerine "Bişnev" (İşit) sözüyle başlaması Mesnevi bilginleri araştırmış ve bulmuşlardır; "Bişnev" yani, işit sözü B harfi ile başlamaktadır, bu besmelenin yerini tutabilir. Çünkü, velilerin sözü sembollerledir. İlimde derinleşmiş olanlar o velilerin sırlarına vakıf olabilirler. Cahilin o sırrı anlaması veya ermesi mümkün değildir, zaten onların işi cahillerle değil kendini bulmuş olanlarladır. B İslam'ın mukaddes harflerindedir.<br />
<br />
<br />
Hz. İmam Ali'nin: "Kur'an da ne varsa Fatiha da, Fatiha'da ne varsa Besmele'de, Besmele de ne varsa başında ki B harfindedir" buyurması buna delildir. Hz.İmam Ali, buna ilave olarak "B harfinde ne varsa altındaki noktadadır. Ben B altındaki noktayım." Böylelikle B'deki kutsiyeti ifade etmiştir. Tasavvufçular ve batiniler de B?nin Muhammed, altındaki noktanında Ali olduğunun sırrına vakıf olmuşlardır. Hz. İmam Ali: "İlim bir noktadır, cahiller onu çoğaltmıştır," demesi o kutsiyetin önemidir."<br />
<br />
<br />
Ama o sırra vakıf olmanın da bir bedeli olarak da canlarıyla ödemişlerdir. Çünkü, cahil onları anlayamamış, şeriatın katlidir deyip söyleyenleri ve bilenleri linç etmişlerdir. Nokta her şeyin başı ve sonudur. Çizgiler noktaların birleşiminden meydana gelmiştir. Yüce kitabımız Kur'an da "Evvel odur, âhir odur, zâhir odur, batın odur" diye buyurmasının sırrını düşünmek lazımdır. Hz. Mevlana, Besmele'ye ?bişnev? sözüyle başlamışsa, Aleviler de bu sırra vakıf olduklarından dolayı dualarına "Bismi şah" diye başlamalarının sırrı budur.<br />
<br />
memurlar.net</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bismişah'ın anlamı...</span><br />
<br />
<br />
Aleviler, dualarına <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"BİSMİ ŞAH"</span> (Şahın adıyla) diyerek başlarlar. Peygamber efendimizde ahidnamelere "Bismikellahümme"(Ya Allah senin adınla) ile başlardı.<br />
<br />
<br />
Neden Allah'ın adıyla değil de, B harfini esas alan bir kelime ile başlanmıştır? Hz. Mevlana'nın Mesnevisinde de aynı başlangıcı görürüz. Mesnevi de Allah'ın adıyla diye bir başlangıcın olmaması, Tanrı aşkıyla dolu olan ve ona aşık olan Mevlana Besmelenin kutsiyetini kavrayamamış mıdır? Besmelenin yerine "Bişnev" (İşit) sözüyle başlaması Mesnevi bilginleri araştırmış ve bulmuşlardır; "Bişnev" yani, işit sözü B harfi ile başlamaktadır, bu besmelenin yerini tutabilir. Çünkü, velilerin sözü sembollerledir. İlimde derinleşmiş olanlar o velilerin sırlarına vakıf olabilirler. Cahilin o sırrı anlaması veya ermesi mümkün değildir, zaten onların işi cahillerle değil kendini bulmuş olanlarladır. B İslam'ın mukaddes harflerindedir.<br />
<br />
<br />
Hz. İmam Ali'nin: "Kur'an da ne varsa Fatiha da, Fatiha'da ne varsa Besmele'de, Besmele de ne varsa başında ki B harfindedir" buyurması buna delildir. Hz.İmam Ali, buna ilave olarak "B harfinde ne varsa altındaki noktadadır. Ben B altındaki noktayım." Böylelikle B'deki kutsiyeti ifade etmiştir. Tasavvufçular ve batiniler de B?nin Muhammed, altındaki noktanında Ali olduğunun sırrına vakıf olmuşlardır. Hz. İmam Ali: "İlim bir noktadır, cahiller onu çoğaltmıştır," demesi o kutsiyetin önemidir."<br />
<br />
<br />
Ama o sırra vakıf olmanın da bir bedeli olarak da canlarıyla ödemişlerdir. Çünkü, cahil onları anlayamamış, şeriatın katlidir deyip söyleyenleri ve bilenleri linç etmişlerdir. Nokta her şeyin başı ve sonudur. Çizgiler noktaların birleşiminden meydana gelmiştir. Yüce kitabımız Kur'an da "Evvel odur, âhir odur, zâhir odur, batın odur" diye buyurmasının sırrını düşünmek lazımdır. Hz. Mevlana, Besmele'ye ?bişnev? sözüyle başlamışsa, Aleviler de bu sırra vakıf olduklarından dolayı dualarına "Bismi şah" diye başlamalarının sırrı budur.<br />
<br />
memurlar.net</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aleviliğin Yaşayan Tek Piri, Pir Zöhre Ana İle Yılbaşı Röportajı.]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-aleviligin-yasayan-tek-piri-pir-zohre-ana-ile-yilbasi-roportaji.html</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 16:00:17 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-aleviligin-yasayan-tek-piri-pir-zohre-ana-ile-yilbasi-roportaji.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/yilbasi-sohbeti-zohre-ana.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: yilbasi-sohbeti-zohre-ana.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Z.A. Forum: Yılbaşının anlamı nedir?</span><br />
<br />
Pir Zöhre Ana: Tüm dünya aleminde yılbaşı, “yeni yıla giriyoruz” diyerek, insanların zevk ve ihtişamla kutladıkları bir gecedir.<br />
<br />
Bununla birlikte, birtakım ticari menfaatler peşinde koşan insanların, kendi çıkarları için işlerine geldiği gibi, diğer insanları yönlendirdikleri, lüzumsuz ortamlarda bütün topluma düzensiz hareketler yaptırdıkları, kendi amaçlarına ulaşabilmek için kullandıkları bir gecedir.<br />
<br />
Bu gece de yoksul, perişan ,açlık ve sefalet içinde, bir ekmek parçası bulamayan insanları da heveslendirerek toplumu çığrından çıkartarak yaptıkları düzensizliktir..<br />
<br />
Bir taraftan da, Hazreti İsa’nın yaşadığı dönemin rahipleri, papazları tarafından, İsa Peygamberin dünyaya geldiği gün gibi öne sürdükleri, aslında tam tersine çarmıha gerildiği günü, insanlara yanlış aktarıp, Noel ismiyle “İsanın doğum günüdür” diye kutlamalar yaptırdıkları bir gündür. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gerçek ise, İsa nın doğduğu değil; tam tersine çarmığa gerildiği günün kutlanmasıdır. Bu da 26 Aralıktan 31 Aralığa kadar olan günlerdir.<br />
</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Z.A. Forum:Yılbaşını insanlar nasıl geçirmelidir? Kutlama, eğlence yapılması hakkında ne düşünüyorsunuz?</span> <br />
<br />
Pir Zöhre Ana: Yılbaşı gecesinde insanlar, aileleriyle ve kendi çevreleriyle, ahbap dost ilişkileri içinde bir araya gelmeli, her günkü gibi hoş sohbetler ederek, Cenabı Allah’a dualar edip yalvararak, kötü günlerden, gelecek kaza belalardan, açlıktan susuzluktan, insanlık üzerine gelecek kötülüklerden korumasını, huzur vermesini, çoluğunun çocuğunun acısını göstermemesini, kötü yollara sapmaktan kendilerini korumasını dilemelidirler.<br />
<br />
Bu gecede insanlar; evinde yalnız ise de toplum içindeyse de, güzel dualar ile büyüklerin nasihatlerine kulak vererek, ağzı hayır dua yapan kişilerden öğütlerini alarak, Allahına duasını ederek, gelmiş geçmiş keramet sahibi olan ermiş, derviş, evliyalar yüzü suyu hürmetine yalvarmaları, huzurlu bir şekilde yeni yıla hayırlı adımlar atmayı, sağlık ve mutluluk içinde olmayı dilemelidirler. Her zaman da Allah korkusu ile iman korkusundan bizi ayırma diyerek Allahlarını unutmamaları lazımdır. <br />
<br />
Birbirlerine, maddi manevi değerlerine sahip çıkıp, evliyalardan Ehlibeyt ve Muhammed Ali yollarından ayrılmamalarını, çevrelerine, ailelerine, yakınlarına, büyüğüne küçüğüne saygılı olmalarını, topluma kendilerinden de bir zarar gelmemesini, her hangi bir insana zarar vermemelerini, devletine milletine daima bağlı kalmalarını, onların insan gibi, işinde, mesleğinde, okulunda yetişmeleri için, öncü olarak güzel nasihatler vermelidirler. Olması gereken bu güzelliklerdir.<br />
<br />
Ama şimdiki kuşaklar çığırından çıkmış, sokaklarda, pavyon, gazino kapılarında, kafelerde, içki kumar masalarının üzerinde ve daima insanlara zarar açacak terbiyesizlikleri aşırı bir şekilde, topluma hiç yakışmayan biçimde, ahlak kurallarını hiçe sayarak, tabancalarla, havai fişeklerle; yeni yıl kutlaması değil de sanki bir felaketten kurtulmuşcasına, eğlence değil de rezillik ortamını yaşatıyorlar. Gelen kuşaklara da bu rezillikleri miras bırakıyorlar.<br />
<br />
Bu rezillikler dünyanın her yerine olduğu gibi, bizim ülkemizede sıçramıştır. Bu yüzden de aile birlikleri, akraba bağları, ana baba kardeş bağları kopmuştur. Kimse kimseye saygı vermediği gibi, içlerinde Allah korkusu da kalmamıştır. Bunların hepsini kendi toplumumuzda da görüyoruz. <br />
<br />
Bu yüzden de, üzülerek söylüyorum ki, kötülükler bir diğerine örnek oluyor, insanlar her şeyi kendi bildikleri gibi uygulayarak, yakışmayan hareketlerle her ortamı felaketlere sürüklüyorlar.<br />
<br />
İnsanlar yılbaşı gecesini kutlama yaparak değil de ailecek bir araya gelerek, aile bütünlüğü ile çevrelerine de örnek olarak, daha güzel ortamlar yaşatmalı, birbirlerine sadakatle yaklaşarak, gelecek için güzel umutlarla, her yönden sağlıklı bir şekilde yeni yıla girmeyi istemelidirler.<br />
<br />
Z.A. Forum: Müslüman toplumu dışındaki toplumlarda yılbaşı ile bağlantılı olarak akıllara “Noel Baba” gelmektedir. Gerçi son yıllarda Türk toplumunda da “Noel Baba”ya ilgi duyulmaya başlandığını gözlemlemekteyiz... Bütün bunların ışığında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Noel Baba” kimdir? Bir gerçekliği var mıdır? </span>Toplumumuzun bu ilgisini nasıl karşılıyorsunuz? <br />
<br />
Pir Zöhre Ana: Noel Baba ismi ile bilinen bu kişi, aslında İsa nın çarmığa gerilmesine sebep olan bir papazdır. Aynı zamanda aziz Nikola diye bilinir..<br />
<br />
İsa peygamberin çarmıha gerildiği gün, 26 Aralığı 27 Aralığa bağlayan gecedir.31 Aralığa kadar olan süre ise İsa nın çarmıh üzerinde kerametlerinin görüldüğü günlerdir. Ama Hazreti İsa’ya inanmayan o zamanın papazları, İsa’nın gösterdiği bu kerametleri açığa vermemek için, çarmıha gerdikleri günü, tam tersine İsa’nın doğum günü diyerek şaraplarla, içki alemleri ile kutlatmışlardır…Bir yerde yastır..<br />
<br />
Hazreti İsa’nın çarmıha gerilmesinden bir süre sonra, Nikola isimli bu papaz, insanların, özelliklede çocukların düşüncelerini değiştirmek maksadıyla, Noel Baba ismiyle kendisini tanıtmiş, üç beş kişiyi değişik kıyafetler içinde, garip kılıklara sokarak, kapı kapı Noel Baba hediyesi diye hediyeler dağıttırmıştır. Diğer papazlarda bu günleri noel bayramı olarak kabul ettirmek için, bir takım sahtekarlıkları kullanmışlardır..<br />
<br />
Aralık ayı içinde olan bu olayın gerçek yüzünü söylemediler, tam tersine İsanın doğumu diyerek çamlar süslediler , birbirlerine hediyeler verip, insanları ihtişama bağlayarak ne olduğunun bilinmesini istemediler. Yaptıkları pisliklerin öğrenilmesini engellemek için, yılbaşı gecesini öne sürerek “İsa gelip çam dallarına konacak ve bütün günahlarımız affolacak. “diye, gelen nesillerede, sanki bir ibadetmiş gibi yılbaşı gecesini kabul ettirdiler. Böylece tarihe de geçirmiş oldular. Bunun gerçek olduğuna inanan insanlar halen şu günde bile bunu uygulamaktadırlar. Çünkü İsa’ya saygıları büyüktür. Ancak Türkiye’de Alevilik-Sunnilik şeklinde mezhep ayrımları yapan insanlar olduğu gibi, bunların içinde de ayrım yapanlar vardır. İsa’ya karşı mezhep ayrımları yapılmaktadır. Papazların İsa gerçeğini insanlardan gizlemesi sonucunda da, hiç bir tarihi bilgiye ulaşılamadığı için, her gelen kişi kendine göre bir şeyler yazıp yayarak papazlık etmiştir.<br />
<br />
Hazreti Muhammet Mustafa da dâhil olmak üzere, tüm peygamberlere ve Allah katına ermiş gerçek dervişlere, keramet sahibi olan canlara, nedense yaşadıkları her dönemde, kıskançlık, terbiyesizlik ve yakışmayan kötülükler, zulümler yapılmış, kabullenilememişlerdir. Bu evliyalar dünyadan ayrıldıktan sonra ise, onlardan kalan söz ve nefesleri, gerçek ibadetleri, kendilerine mal ederek, derleme-toplama bir takım kitaplarda, “yazıyor” diyerek, çıkar için kullanan kişiler de vardır..<br />
<br />
Başlarını türbe edip bekleyerek, hele ki bu dönemlerde kimseleri sahiplendirmeyerek türbeler başında, onların isimlerini kullanarak, ibadet yapmış gibi görünmeye çalışan insanlar var. Ne yazık ki evliyaya yaşarken sahip çıkmaz, feyizlerinden yararlanmak istemez, gittiği yolu kabul edemez, elinden geldiği kadar kötülükler yaparlar, çamur atarak ışığını kapatmak için çabalarlar, sonra da, dediğim gibi türbeler adı altında, “sizin türbeniz, bizim türbemiz diyerek” kullanırlar. <br />
<br />
Her gelen gerçek, topluma Allah tarafından okutulmuş Allah nefesleri ile Elif okuyarak, miraslarını bırakıp kayba girmişlerdir. Onlar ölmez, hiçbir zaman da ölemez…<br />
<br />
Asırlar sonrası da, bu gerçeklerin kendileri meydanda bulunmadığından, çıkarcılar çıkarlarını korumak için onların adlarını kendi amaçlarına kullanıyorlar.<br />
<br />
İsa da şu anda yaşamadığı için, kendilerini İsa’nın yerine koyarak, din adamı sıfatıyla, Allah inancını ve İsa ismini kullanıp, insanlara istedikleri gibi hükmediyorlar. Şimdi dünyanın her tarafında, İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu kabul ediliyor. O zaman (haşa haşa) kötü bilinen bir can, şimdi nasıl oluyor da iyi kabul ediliyor?<br />
<br />
Her zaman tarihler çarpıtılmıştır. Gerçekler saptırılmıştır, sahtekârlıklarla insanları kandırarak, bütün evliyaların ve peygamberlerin ismleri altında hüküm yürütmüşlerdir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Z.A. Forum:Yeni yıla giriş vesilesi ile birçok olumsuzluğu yaşadığımız şu günlerde Türk toplumuna ve dünya üzerinde yaşayan diğer tüm insanlığa, Aleviliğin yaşayan tek Piri olarak, neler söylemek isterseniz, mesajınız ne olur? <br />
</span><br />
Pir Zöhre Ana: İnsanlık âlemine, yeni yılın huzur, dostluk, birlik beraberlik getirmesini, kardeşlik duygularıyla kötülüklere fırsat vermeden, insanların aileleriyle sağlıklı sıhhatli, barış dolu bir yaşamla, mutluluk içinde daha nice güzel yıllara ulaşmalarını dilerim.<br />
<br />
Türkiye Cumhuriyetimizin, devletimizle, milletimizle, ordumuzla daima ayakta durmasını, bayrağımızın her zaman üstümüzde dalgalanmasını ve Yüce Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda nice genç kuşaklarımızın, hayırlı insan olarak yetişmelerini ister, Cenabı Allah’tan, kötülük gelecek kişilerin de ıslah olmasını temenni eder, yeni yıllarını kutlarım.<br />
<br />
Ayrıca Zöhre Ana olarak, Ali – Muhammet yoluna gönül vermiş insanlarımızın da yeni yıllarını içtenlikle kutlar, huzur ve mutluluk içerisinde aileleriyle yaşamalarını dileyerek nice yıllar dilerim.<br />
<br />
Gelin ey dostlarım birlik olalım<br />
İki cihan selverinden soralım<br />
Sorulur sorgular darda duralım<br />
Mürşidi Kamile kul olmayınca<br />
<br />
Sağ elinde yanar kandili nurdan<br />
İmamlık mı aldın Ali soyundan<br />
Kervana Muhammed katar mı yoldan<br />
Elifi Kevserden söz olmayınca<br />
<br />
Ben Zöhre Ana’yım bildirem sözü<br />
Allaha ayandır kulların özü<br />
Ameli kötüyse karadır yüzü<br />
Hikmeti Pirinden söz olmayınca<br />
<br />
Ben Zöhre Ana’yım gidem Yemen’e<br />
Şimdi ders veririm Zöhre Gelin’e<br />
Go gıybeti dervişime ederse<br />
Pisliktir mayası bal olmayınca<br />
<br />
Ben yari neylerim yarim Ali’dir<br />
Muhammed padişah vezir Veli’dir<br />
Yeşil güneş doğar Allah evidir<br />
Giremen cennete er olmayınca<br />
<br />
Sekiz cennet kapısını açanlar<br />
Hakikat darında teri saçanlar<br />
Hü demeden o semaha uçanlar<br />
Hazreti Üseyin’e can olmayınca<br />
<br />
Sen ne dersen de yaradan Allah<br />
Ahmed’i Mehmed’i kandırın vallah<br />
Ahrete gözlerin Ame’dir billah<br />
Hakikat şahidin Şah olmayınca<br />
<br />
Z.A. Forum: Verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür eder, tüm forum üyeleri adına canı gönülden yeni yılınızı kutlar, niyazlarımızı sunarız. <br />
Pir Zöhre Ana: Hayırlı yıllar..<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
[size=small]*Bütün Söz ve Nefesler Zöhre Ana’ya aittir. Kaynak gösterilmeden yayınlanması yasaktır.<br />
*Aktarımdan dolayı olabilecek hatalar tamamiyle bizlere aittir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kaynak : <a href="http://www.zohreanaforum.com/roportajlar-basinda-zohre-ana/9759-aleviligin-yasayan-tek-piri-pir-zohre-ana-ile-yilbasi-roportaji.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/roportajlar...rtaji.html</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/yilbasi-sohbeti-zohre-ana.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: yilbasi-sohbeti-zohre-ana.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Z.A. Forum: Yılbaşının anlamı nedir?</span><br />
<br />
Pir Zöhre Ana: Tüm dünya aleminde yılbaşı, “yeni yıla giriyoruz” diyerek, insanların zevk ve ihtişamla kutladıkları bir gecedir.<br />
<br />
Bununla birlikte, birtakım ticari menfaatler peşinde koşan insanların, kendi çıkarları için işlerine geldiği gibi, diğer insanları yönlendirdikleri, lüzumsuz ortamlarda bütün topluma düzensiz hareketler yaptırdıkları, kendi amaçlarına ulaşabilmek için kullandıkları bir gecedir.<br />
<br />
Bu gece de yoksul, perişan ,açlık ve sefalet içinde, bir ekmek parçası bulamayan insanları da heveslendirerek toplumu çığrından çıkartarak yaptıkları düzensizliktir..<br />
<br />
Bir taraftan da, Hazreti İsa’nın yaşadığı dönemin rahipleri, papazları tarafından, İsa Peygamberin dünyaya geldiği gün gibi öne sürdükleri, aslında tam tersine çarmıha gerildiği günü, insanlara yanlış aktarıp, Noel ismiyle “İsanın doğum günüdür” diye kutlamalar yaptırdıkları bir gündür. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gerçek ise, İsa nın doğduğu değil; tam tersine çarmığa gerildiği günün kutlanmasıdır. Bu da 26 Aralıktan 31 Aralığa kadar olan günlerdir.<br />
</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Z.A. Forum:Yılbaşını insanlar nasıl geçirmelidir? Kutlama, eğlence yapılması hakkında ne düşünüyorsunuz?</span> <br />
<br />
Pir Zöhre Ana: Yılbaşı gecesinde insanlar, aileleriyle ve kendi çevreleriyle, ahbap dost ilişkileri içinde bir araya gelmeli, her günkü gibi hoş sohbetler ederek, Cenabı Allah’a dualar edip yalvararak, kötü günlerden, gelecek kaza belalardan, açlıktan susuzluktan, insanlık üzerine gelecek kötülüklerden korumasını, huzur vermesini, çoluğunun çocuğunun acısını göstermemesini, kötü yollara sapmaktan kendilerini korumasını dilemelidirler.<br />
<br />
Bu gecede insanlar; evinde yalnız ise de toplum içindeyse de, güzel dualar ile büyüklerin nasihatlerine kulak vererek, ağzı hayır dua yapan kişilerden öğütlerini alarak, Allahına duasını ederek, gelmiş geçmiş keramet sahibi olan ermiş, derviş, evliyalar yüzü suyu hürmetine yalvarmaları, huzurlu bir şekilde yeni yıla hayırlı adımlar atmayı, sağlık ve mutluluk içinde olmayı dilemelidirler. Her zaman da Allah korkusu ile iman korkusundan bizi ayırma diyerek Allahlarını unutmamaları lazımdır. <br />
<br />
Birbirlerine, maddi manevi değerlerine sahip çıkıp, evliyalardan Ehlibeyt ve Muhammed Ali yollarından ayrılmamalarını, çevrelerine, ailelerine, yakınlarına, büyüğüne küçüğüne saygılı olmalarını, topluma kendilerinden de bir zarar gelmemesini, her hangi bir insana zarar vermemelerini, devletine milletine daima bağlı kalmalarını, onların insan gibi, işinde, mesleğinde, okulunda yetişmeleri için, öncü olarak güzel nasihatler vermelidirler. Olması gereken bu güzelliklerdir.<br />
<br />
Ama şimdiki kuşaklar çığırından çıkmış, sokaklarda, pavyon, gazino kapılarında, kafelerde, içki kumar masalarının üzerinde ve daima insanlara zarar açacak terbiyesizlikleri aşırı bir şekilde, topluma hiç yakışmayan biçimde, ahlak kurallarını hiçe sayarak, tabancalarla, havai fişeklerle; yeni yıl kutlaması değil de sanki bir felaketten kurtulmuşcasına, eğlence değil de rezillik ortamını yaşatıyorlar. Gelen kuşaklara da bu rezillikleri miras bırakıyorlar.<br />
<br />
Bu rezillikler dünyanın her yerine olduğu gibi, bizim ülkemizede sıçramıştır. Bu yüzden de aile birlikleri, akraba bağları, ana baba kardeş bağları kopmuştur. Kimse kimseye saygı vermediği gibi, içlerinde Allah korkusu da kalmamıştır. Bunların hepsini kendi toplumumuzda da görüyoruz. <br />
<br />
Bu yüzden de, üzülerek söylüyorum ki, kötülükler bir diğerine örnek oluyor, insanlar her şeyi kendi bildikleri gibi uygulayarak, yakışmayan hareketlerle her ortamı felaketlere sürüklüyorlar.<br />
<br />
İnsanlar yılbaşı gecesini kutlama yaparak değil de ailecek bir araya gelerek, aile bütünlüğü ile çevrelerine de örnek olarak, daha güzel ortamlar yaşatmalı, birbirlerine sadakatle yaklaşarak, gelecek için güzel umutlarla, her yönden sağlıklı bir şekilde yeni yıla girmeyi istemelidirler.<br />
<br />
Z.A. Forum: Müslüman toplumu dışındaki toplumlarda yılbaşı ile bağlantılı olarak akıllara “Noel Baba” gelmektedir. Gerçi son yıllarda Türk toplumunda da “Noel Baba”ya ilgi duyulmaya başlandığını gözlemlemekteyiz... Bütün bunların ışığında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Noel Baba” kimdir? Bir gerçekliği var mıdır? </span>Toplumumuzun bu ilgisini nasıl karşılıyorsunuz? <br />
<br />
Pir Zöhre Ana: Noel Baba ismi ile bilinen bu kişi, aslında İsa nın çarmığa gerilmesine sebep olan bir papazdır. Aynı zamanda aziz Nikola diye bilinir..<br />
<br />
İsa peygamberin çarmıha gerildiği gün, 26 Aralığı 27 Aralığa bağlayan gecedir.31 Aralığa kadar olan süre ise İsa nın çarmıh üzerinde kerametlerinin görüldüğü günlerdir. Ama Hazreti İsa’ya inanmayan o zamanın papazları, İsa’nın gösterdiği bu kerametleri açığa vermemek için, çarmıha gerdikleri günü, tam tersine İsa’nın doğum günü diyerek şaraplarla, içki alemleri ile kutlatmışlardır…Bir yerde yastır..<br />
<br />
Hazreti İsa’nın çarmıha gerilmesinden bir süre sonra, Nikola isimli bu papaz, insanların, özelliklede çocukların düşüncelerini değiştirmek maksadıyla, Noel Baba ismiyle kendisini tanıtmiş, üç beş kişiyi değişik kıyafetler içinde, garip kılıklara sokarak, kapı kapı Noel Baba hediyesi diye hediyeler dağıttırmıştır. Diğer papazlarda bu günleri noel bayramı olarak kabul ettirmek için, bir takım sahtekarlıkları kullanmışlardır..<br />
<br />
Aralık ayı içinde olan bu olayın gerçek yüzünü söylemediler, tam tersine İsanın doğumu diyerek çamlar süslediler , birbirlerine hediyeler verip, insanları ihtişama bağlayarak ne olduğunun bilinmesini istemediler. Yaptıkları pisliklerin öğrenilmesini engellemek için, yılbaşı gecesini öne sürerek “İsa gelip çam dallarına konacak ve bütün günahlarımız affolacak. “diye, gelen nesillerede, sanki bir ibadetmiş gibi yılbaşı gecesini kabul ettirdiler. Böylece tarihe de geçirmiş oldular. Bunun gerçek olduğuna inanan insanlar halen şu günde bile bunu uygulamaktadırlar. Çünkü İsa’ya saygıları büyüktür. Ancak Türkiye’de Alevilik-Sunnilik şeklinde mezhep ayrımları yapan insanlar olduğu gibi, bunların içinde de ayrım yapanlar vardır. İsa’ya karşı mezhep ayrımları yapılmaktadır. Papazların İsa gerçeğini insanlardan gizlemesi sonucunda da, hiç bir tarihi bilgiye ulaşılamadığı için, her gelen kişi kendine göre bir şeyler yazıp yayarak papazlık etmiştir.<br />
<br />
Hazreti Muhammet Mustafa da dâhil olmak üzere, tüm peygamberlere ve Allah katına ermiş gerçek dervişlere, keramet sahibi olan canlara, nedense yaşadıkları her dönemde, kıskançlık, terbiyesizlik ve yakışmayan kötülükler, zulümler yapılmış, kabullenilememişlerdir. Bu evliyalar dünyadan ayrıldıktan sonra ise, onlardan kalan söz ve nefesleri, gerçek ibadetleri, kendilerine mal ederek, derleme-toplama bir takım kitaplarda, “yazıyor” diyerek, çıkar için kullanan kişiler de vardır..<br />
<br />
Başlarını türbe edip bekleyerek, hele ki bu dönemlerde kimseleri sahiplendirmeyerek türbeler başında, onların isimlerini kullanarak, ibadet yapmış gibi görünmeye çalışan insanlar var. Ne yazık ki evliyaya yaşarken sahip çıkmaz, feyizlerinden yararlanmak istemez, gittiği yolu kabul edemez, elinden geldiği kadar kötülükler yaparlar, çamur atarak ışığını kapatmak için çabalarlar, sonra da, dediğim gibi türbeler adı altında, “sizin türbeniz, bizim türbemiz diyerek” kullanırlar. <br />
<br />
Her gelen gerçek, topluma Allah tarafından okutulmuş Allah nefesleri ile Elif okuyarak, miraslarını bırakıp kayba girmişlerdir. Onlar ölmez, hiçbir zaman da ölemez…<br />
<br />
Asırlar sonrası da, bu gerçeklerin kendileri meydanda bulunmadığından, çıkarcılar çıkarlarını korumak için onların adlarını kendi amaçlarına kullanıyorlar.<br />
<br />
İsa da şu anda yaşamadığı için, kendilerini İsa’nın yerine koyarak, din adamı sıfatıyla, Allah inancını ve İsa ismini kullanıp, insanlara istedikleri gibi hükmediyorlar. Şimdi dünyanın her tarafında, İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu kabul ediliyor. O zaman (haşa haşa) kötü bilinen bir can, şimdi nasıl oluyor da iyi kabul ediliyor?<br />
<br />
Her zaman tarihler çarpıtılmıştır. Gerçekler saptırılmıştır, sahtekârlıklarla insanları kandırarak, bütün evliyaların ve peygamberlerin ismleri altında hüküm yürütmüşlerdir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Z.A. Forum:Yeni yıla giriş vesilesi ile birçok olumsuzluğu yaşadığımız şu günlerde Türk toplumuna ve dünya üzerinde yaşayan diğer tüm insanlığa, Aleviliğin yaşayan tek Piri olarak, neler söylemek isterseniz, mesajınız ne olur? <br />
</span><br />
Pir Zöhre Ana: İnsanlık âlemine, yeni yılın huzur, dostluk, birlik beraberlik getirmesini, kardeşlik duygularıyla kötülüklere fırsat vermeden, insanların aileleriyle sağlıklı sıhhatli, barış dolu bir yaşamla, mutluluk içinde daha nice güzel yıllara ulaşmalarını dilerim.<br />
<br />
Türkiye Cumhuriyetimizin, devletimizle, milletimizle, ordumuzla daima ayakta durmasını, bayrağımızın her zaman üstümüzde dalgalanmasını ve Yüce Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda nice genç kuşaklarımızın, hayırlı insan olarak yetişmelerini ister, Cenabı Allah’tan, kötülük gelecek kişilerin de ıslah olmasını temenni eder, yeni yıllarını kutlarım.<br />
<br />
Ayrıca Zöhre Ana olarak, Ali – Muhammet yoluna gönül vermiş insanlarımızın da yeni yıllarını içtenlikle kutlar, huzur ve mutluluk içerisinde aileleriyle yaşamalarını dileyerek nice yıllar dilerim.<br />
<br />
Gelin ey dostlarım birlik olalım<br />
İki cihan selverinden soralım<br />
Sorulur sorgular darda duralım<br />
Mürşidi Kamile kul olmayınca<br />
<br />
Sağ elinde yanar kandili nurdan<br />
İmamlık mı aldın Ali soyundan<br />
Kervana Muhammed katar mı yoldan<br />
Elifi Kevserden söz olmayınca<br />
<br />
Ben Zöhre Ana’yım bildirem sözü<br />
Allaha ayandır kulların özü<br />
Ameli kötüyse karadır yüzü<br />
Hikmeti Pirinden söz olmayınca<br />
<br />
Ben Zöhre Ana’yım gidem Yemen’e<br />
Şimdi ders veririm Zöhre Gelin’e<br />
Go gıybeti dervişime ederse<br />
Pisliktir mayası bal olmayınca<br />
<br />
Ben yari neylerim yarim Ali’dir<br />
Muhammed padişah vezir Veli’dir<br />
Yeşil güneş doğar Allah evidir<br />
Giremen cennete er olmayınca<br />
<br />
Sekiz cennet kapısını açanlar<br />
Hakikat darında teri saçanlar<br />
Hü demeden o semaha uçanlar<br />
Hazreti Üseyin’e can olmayınca<br />
<br />
Sen ne dersen de yaradan Allah<br />
Ahmed’i Mehmed’i kandırın vallah<br />
Ahrete gözlerin Ame’dir billah<br />
Hakikat şahidin Şah olmayınca<br />
<br />
Z.A. Forum: Verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür eder, tüm forum üyeleri adına canı gönülden yeni yılınızı kutlar, niyazlarımızı sunarız. <br />
Pir Zöhre Ana: Hayırlı yıllar..<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
[size=small]*Bütün Söz ve Nefesler Zöhre Ana’ya aittir. Kaynak gösterilmeden yayınlanması yasaktır.<br />
*Aktarımdan dolayı olabilecek hatalar tamamiyle bizlere aittir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kaynak : <a href="http://www.zohreanaforum.com/roportajlar-basinda-zohre-ana/9759-aleviligin-yasayan-tek-piri-pir-zohre-ana-ile-yilbasi-roportaji.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/roportajlar...rtaji.html</a></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hz.Hasan'ın Yası Matemi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-hz-hasan-in-yasi-matemi.html</link>
			<pubDate>Wed, 14 Dec 2016 21:28:59 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=1">Admin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-hz-hasan-in-yasi-matemi.html</guid>
			<description><![CDATA[Sevgili Canlar; 15-16 Aralık bildiğiniz gibi Hazreti İmam Hasan'ın yası matem günleridir. <br />
<br />
Yası Matemi Tutacak olan canların yası matem niyetlerini Şahların Şahı Şahımerdan Alim kabul etsin...<br />
<br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2008/12/373.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 373.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sevgili Canlar; 15-16 Aralık bildiğiniz gibi Hazreti İmam Hasan'ın yası matem günleridir. <br />
<br />
Yası Matemi Tutacak olan canların yası matem niyetlerini Şahların Şahı Şahımerdan Alim kabul etsin...<br />
<br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2008/12/373.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 373.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muharrem orucu ve yasakları]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-orucu-ve-yasaklari.html</link>
			<pubDate>Sun, 02 Oct 2016 00:59:43 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-orucu-ve-yasaklari.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aslında Muharrem Ayı ve orucu diye söylenen Ehlibeytin yası matem aylarıdır. Alevilerin tuttuğu da oruç değildir, çünkü oruç belli bir süreliğine yemeden içmeden kendini alıkoymaktır..Oysaki biz ağzımızı bağlayarak değil, özümüzü Ehlibeyte bağlayarak ; can cömertliği yapan Allah yoluna kanını döken Yüce Erenlerin acısını içimizde hissederek yasımızı tutarız...<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hz.Ali'den nefes döken Pir Zöhre Ana'mızın bildirdiği şekliyle Ehlibeytin yası matemi şöyledir :<br />
<br />
18-19-20 Ocak Hz.Ali’nin Yası Matemi <br />
26-27-28 Şubat Hızır Yası Matemi <br />
1 – 2 – 3 Mart Eba Müslüm <br />
4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15 Mart Muharrem ayı. Hz.İmam Hüseyin’in Yası Matemi <br />
16 Mart – 31 Mart Aşure Çorbası Günleridir <br />
15 Aralık – 16 Aralık Hz.İmam Hasan’ın Yası Matemi</span><br />
<br />
<br />
Yası matem diye bilinen aylar, üç ayları kapsar..Hz.Hasan'ın Aralık ayında gayba girdiği tarihle başlar, Hz.Ali'nin Ocak ayında gayba girişiyle devam eder ve Hz.Üseyin'in şehit edildiği Mart ayı ile biter..<br />
<br />
Pir Zöhre Ana asırlardır süregelen resmi tarih yanlışlarını tüm gerçekliği ile topluma irşat etmiştir..Gerçek anlamıyla yası matem yukarıda belirtilen tarihlerde tutulmalıdır...Bu gerçeği açıklamakla birlikte bize düşen, Hak Muhammed Ali yolunda ,Ehlibeyt erenleri ve Hz.Üseyin aşkına yası matem tutan tüm canların niyetlerini Hak kabul etsin demektir..<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yası matemde yapılmaması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz :<br />
<br />
-Yas boyunca su kesinlikle içilmez..Abartılmamak ve keyif verici bir durum almamak şartıyla susuzluk ayran, çay vb. içeceklerle azaltılabilir<br />
-Nikah kıyılmamalı, sünnet, düğün vs. eğlenceler asla yapılmamalıdır<br />
-Elma yenmez<br />
-Madımak otu yenmez<br />
-Kuşburnu tüketilmez<br />
-3 Mart'tan itibaren kurban kesilmez<br />
-Evli çiftler arasında cinsi münasebet yapılmaz..</span><br />
<br />
Pirimiz Zöhre Ana'mızdan öğrendiğimiz yası matem yasakları bunlardır...Can cömertliği yapan tüm Ehlibeyt canlarına duyulan saygı , dökülen gözyaşı ve özü bağlamak bu yasaklara uymayı gerektirir.. <br />
<br />
Ehlibeyt Erenlerine aşk ile niyaz eylerim..<br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/tartismalar/36426-muharrem-orucu-ve-yasaklari.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/tartismalar...klari.html</a></span><br />
<br />
muharrem ayı, muharrem orucu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aslında Muharrem Ayı ve orucu diye söylenen Ehlibeytin yası matem aylarıdır. Alevilerin tuttuğu da oruç değildir, çünkü oruç belli bir süreliğine yemeden içmeden kendini alıkoymaktır..Oysaki biz ağzımızı bağlayarak değil, özümüzü Ehlibeyte bağlayarak ; can cömertliği yapan Allah yoluna kanını döken Yüce Erenlerin acısını içimizde hissederek yasımızı tutarız...<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hz.Ali'den nefes döken Pir Zöhre Ana'mızın bildirdiği şekliyle Ehlibeytin yası matemi şöyledir :<br />
<br />
18-19-20 Ocak Hz.Ali’nin Yası Matemi <br />
26-27-28 Şubat Hızır Yası Matemi <br />
1 – 2 – 3 Mart Eba Müslüm <br />
4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15 Mart Muharrem ayı. Hz.İmam Hüseyin’in Yası Matemi <br />
16 Mart – 31 Mart Aşure Çorbası Günleridir <br />
15 Aralık – 16 Aralık Hz.İmam Hasan’ın Yası Matemi</span><br />
<br />
<br />
Yası matem diye bilinen aylar, üç ayları kapsar..Hz.Hasan'ın Aralık ayında gayba girdiği tarihle başlar, Hz.Ali'nin Ocak ayında gayba girişiyle devam eder ve Hz.Üseyin'in şehit edildiği Mart ayı ile biter..<br />
<br />
Pir Zöhre Ana asırlardır süregelen resmi tarih yanlışlarını tüm gerçekliği ile topluma irşat etmiştir..Gerçek anlamıyla yası matem yukarıda belirtilen tarihlerde tutulmalıdır...Bu gerçeği açıklamakla birlikte bize düşen, Hak Muhammed Ali yolunda ,Ehlibeyt erenleri ve Hz.Üseyin aşkına yası matem tutan tüm canların niyetlerini Hak kabul etsin demektir..<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yası matemde yapılmaması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz :<br />
<br />
-Yas boyunca su kesinlikle içilmez..Abartılmamak ve keyif verici bir durum almamak şartıyla susuzluk ayran, çay vb. içeceklerle azaltılabilir<br />
-Nikah kıyılmamalı, sünnet, düğün vs. eğlenceler asla yapılmamalıdır<br />
-Elma yenmez<br />
-Madımak otu yenmez<br />
-Kuşburnu tüketilmez<br />
-3 Mart'tan itibaren kurban kesilmez<br />
-Evli çiftler arasında cinsi münasebet yapılmaz..</span><br />
<br />
Pirimiz Zöhre Ana'mızdan öğrendiğimiz yası matem yasakları bunlardır...Can cömertliği yapan tüm Ehlibeyt canlarına duyulan saygı , dökülen gözyaşı ve özü bağlamak bu yasaklara uymayı gerektirir.. <br />
<br />
Ehlibeyt Erenlerine aşk ile niyaz eylerim..<br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/tartismalar/36426-muharrem-orucu-ve-yasaklari.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/tartismalar...klari.html</a></span><br />
<br />
muharrem ayı, muharrem orucu]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cem’de On Iki Hizmet Sahipleri]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-cem%E2%80%99de-on-iki-hizmet-sahipleri.html</link>
			<pubDate>Fri, 10 Jul 2015 19:23:13 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-cem%E2%80%99de-on-iki-hizmet-sahipleri.html</guid>
			<description><![CDATA[1. DEDE (Secem’de denilir. Cemi yönetir. Sorunları çözer toplumu aydınlatır eğitir. Hizmet sahibi, Hz Muhammed, Hz Ali, Hacı Bektaş Veli dir.) <br />
<br />
2. REHBER (Görgüsü yapılacaklara ve ceme katılanlara yardımcı olur. Hizmet sahibi, Hz Ali dir) <br />
<br />
3. GÖZCÜ (Cemde düzeni ve sükuneti sağlar. Hizmet sahibi, Gözcü Er Mustafa, Karaca Ahmed dir) <br />
<br />
4. ÇERAĞCI (Çerağın yakılması meydanın aydınlatılması ile görevlidir. Hizmet sahibi, Cabir-ül Ensari, Hadi Ekber) <br />
<br />
5. ZAKİR (Deyiş, duaz, miraçlama söyler. Saz çalar. Hizmet sahibi, Bilalı Habeş, Abdüssamet, Yedi Ulu Ozan İmam Bakır, İmam Cafer.) <br />
<br />
6. FERRAŞ (Sübürke- Car çalar. Gerekirse Rehbere yardım eder. Hizmet sahibi, Selman Farisi, Selmanı Piripak) <br />
<br />
7. SAKKA ( İbriktar El yıkanması ve sakka suyu dağıtır. Hizmet sahibi, Hz Hüseyin, Gulam Kamber, Salmani Pak) <br />
<br />
8. SOFRACI ( Kurbancı, kurban ve yemek işlerine bakar. Hizmet sahibi, Muhammed Ensari, Hz İbrahim, Kamber, <br />
Kasap Cömert) <br />
<br />
9. PERVANE ( Semahçı semah yapanlar. Hizmet sahibi, Abuzer Gaffari, Hz Fatıma dır. ) <br />
<br />
10. PEYİK ( Cemi komşulara haber verir. Hizmet sahibi, Amrı Eyyar, Cebrail Musaffa dır.) <br />
<br />
11. İZNİKÇİ (Cem evinin temizliğine bakar. Hizmet sahibi, Hüzeymetül Ensari dir.) <br />
<br />
12. BEKÇİ (Kapıcı, Cem’in ve cem evine gelenlerin güvenliğini sağlar. Hizmet sahibi, Hz Hasan, Hz Hüseyin dir.) <br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber/3866-cem-de-iki-hizmet-sahipleri.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber...pleri.html</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1. DEDE (Secem’de denilir. Cemi yönetir. Sorunları çözer toplumu aydınlatır eğitir. Hizmet sahibi, Hz Muhammed, Hz Ali, Hacı Bektaş Veli dir.) <br />
<br />
2. REHBER (Görgüsü yapılacaklara ve ceme katılanlara yardımcı olur. Hizmet sahibi, Hz Ali dir) <br />
<br />
3. GÖZCÜ (Cemde düzeni ve sükuneti sağlar. Hizmet sahibi, Gözcü Er Mustafa, Karaca Ahmed dir) <br />
<br />
4. ÇERAĞCI (Çerağın yakılması meydanın aydınlatılması ile görevlidir. Hizmet sahibi, Cabir-ül Ensari, Hadi Ekber) <br />
<br />
5. ZAKİR (Deyiş, duaz, miraçlama söyler. Saz çalar. Hizmet sahibi, Bilalı Habeş, Abdüssamet, Yedi Ulu Ozan İmam Bakır, İmam Cafer.) <br />
<br />
6. FERRAŞ (Sübürke- Car çalar. Gerekirse Rehbere yardım eder. Hizmet sahibi, Selman Farisi, Selmanı Piripak) <br />
<br />
7. SAKKA ( İbriktar El yıkanması ve sakka suyu dağıtır. Hizmet sahibi, Hz Hüseyin, Gulam Kamber, Salmani Pak) <br />
<br />
8. SOFRACI ( Kurbancı, kurban ve yemek işlerine bakar. Hizmet sahibi, Muhammed Ensari, Hz İbrahim, Kamber, <br />
Kasap Cömert) <br />
<br />
9. PERVANE ( Semahçı semah yapanlar. Hizmet sahibi, Abuzer Gaffari, Hz Fatıma dır. ) <br />
<br />
10. PEYİK ( Cemi komşulara haber verir. Hizmet sahibi, Amrı Eyyar, Cebrail Musaffa dır.) <br />
<br />
11. İZNİKÇİ (Cem evinin temizliğine bakar. Hizmet sahibi, Hüzeymetül Ensari dir.) <br />
<br />
12. BEKÇİ (Kapıcı, Cem’in ve cem evine gelenlerin güvenliğini sağlar. Hizmet sahibi, Hz Hasan, Hz Hüseyin dir.) <br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber/3866-cem-de-iki-hizmet-sahipleri.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber...pleri.html</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kırklar cemi nedir? Kırklar cemi inanışı]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-kirklar-cemi-nedir-kirklar-cemi-inanisi.html</link>
			<pubDate>Fri, 12 Jun 2015 01:10:20 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-kirklar-cemi-nedir-kirklar-cemi-inanisi.html</guid>
			<description><![CDATA[Kırklar Meclisi ve Cemi, Aleviliğin temel ibadeti olan Cem’in kaynağıdır. Kırklar meclisi, zamanı mekanı belirli olmayan içinde Hz. Ali’nin de olduğu, Muhammed’in sonradan katıldığı bir ulular meclisi, Aleviler için (menkıbevi)[108] derin sembolik anlamları olan ritüelin adıdır. İslam anlayışı bu inanışı kabul etmemektedir. Geleneksel Alevi kaynaklarında bu olay Miraç Gecesine[109] bağlanarak anlatılır. Kırk kişinin katıldığına inanılan bu meclisteki ibadette yaklaşık yarı yarıya kadın erkek bulunmuştur. Aleviler Kırklar ve 40’lar meclisinin inanç ve sosyolojik boyutlu bir ulular topluluğu meclisi olduğuna inanır.<br />
<br />
İçinde Ali ve Fatıma’nın da bulunduğu, Kırklar Cemi mitolojisinin, birkaç yorumu vardır fakat yaygın olan anlatım özet olarak şöyledir: Muhammed Miraca (tanrı ile görüşmeye) çıkarken önüne bir Aslan[110] çıkar, yola devam etmek için Muhammed peygamberlik matemini (yüzük/mührünü) bu aslana vermek zorunda kalır. Tanrı katına varan Muhammed, bir ışık içinde, tanrının ses ve cemalini, Ali’nin ses ve sıfatına benzetir, bir süre muhabbet ederler.<br />
<br />
Muhammed miraçtan geri dönüşünde, bir mekandan ‘gizli kırklar meclisi toplantısından’ sesler duyar. Merak eder, kapıyı çalar. İçeriden, Sen kimsin ? diye seslenirler. - Ben son Peygamber Muhammed Mustafa’yım der.. Kırklar; bize peygamber gerekmez /ihtiyacımız yok diye içeri alınmaz. Şaşkın bir şekilde geri dönen Muhammed’e melekler. O ulu meclise dahil ol der. Geri dönüp kendini soy ve sosyal statüsü ile tanıtır. Bize soy sop mal mülk gerekmez diye, yine içeri alınmaz. Ne zamanki meleklerinde tavsiyesi ile; sıradan bir insan ‘hâdimül-fukârayım’[111] fakir fukaranın ‘hizmetçisiyim‘ dediğinde içeriye kabul edilir. Görüldüğü gibi Muhammed, Peygamber olarak Kırklar cemine alınmaz, ancak HİZMETÇİ olarak alınır. Bu anlamda Aleviliği peygamber anlayışı da çok farklıdır.<br />
<br />
Bu nedenle Alevlikte hizmet deyimi, ‘halka hizmet, hakka hizmet’ çok önemli yer tutar, örneğin cemde yapılan görevlere 12 hizmet denilir, ve hizmet duası okunur. Muhammed önce orada gördüklerinden çekinmiş, Cem’inin gerçek olup olmadığından kuşkulanmış, Kırklara Siz kimsiniz? Küçüğünüz, büyüğünüz (lideriniz) kim ? diye sormuş. Burada Muhammed’in Kırklardan habersiz olduğu, Kırklar meclisinin ondan önce var olduğu görülmekte. Biz Kırklarız birimizde kırkımızda büyüğümüzde küçüğümüzde tek bir ‘CANdır’ cevabını almış.<br />
<br />
Kırklar kendilerinin hak olduklarını kanıtlamak için içlerinden birinin koluna neşter[112] (bıçak) vurulur, kırkının da bileklerinden kan aktığını, birinin kolu sarılınca hepsinden akan kanın durduğunu gören Muhammed onların Cem’in hak olduğuna inanmış. Ayrıca Muhammed Miraca çıkarken Aslan’ın ağzına verdiği matemi/yüzüğü orada Hz. Ali’de görür. Kırklar Muhammed ten, Hadümül-fukara marifetini/hizmetini görelim, Salman’ın getirdiği engürü (üzüm tanesini) Kırklara paylatır demiş. Muhammed biraz yardımla üzüm tanesini eli ile ezip kırklara sunmuş, Kırklar’ın biri, ve Muhammed’de içmiş, hepsi esrik (seri-hoş) olmuş, işte o zaman vecde (coşkuya) gelerek kalkıp semah eylemişler. Semah eylerken başından sarılı tacı düşmüş, Kırklar onu kırk parçaya bölmüşler ve bellerine bağlamışlar. O gece Cem ibadeti böyle olmuş. Ve işte Alevi-Bektaşilerin temel ibadeti olan Cem ritüelinin temeli bu şekilde atılmıştır. Tüm cemlerde okunan ‘Miraçlama’ deyişinde de bu dile getirilir. Kırklar meclisi ve cemde birçok inançsal, sosyal, sembolik yanlar vardır. (Ayrıntılı bilgi için 16. cem bölümüne bakınız.)<br />
<br />
Geleneksel olarak Cemin kaynağı, bu kırklar cemi mitolojisine dayandırılsa da, birçok araştırmada, Cemin kaynağının İslam öncesi ve sonrası, örneğin MÖ 4 bin yıllarında Sümerlerde 12 hizmetli Cem ve eski Türk inancı Şamanizm de, Şaman,[113] yönetiminde, kadın erkeğin katıldığı, sazlı sözlü, yemek içki danslı ayinler görülmektedir.<br />
<br />
Cem kelimesi Arapça’da toplama biriktirme topluluk anlamına gelirken, Farsça’da birlik birleşmek anlamlarına geliyor. Aynı zamanda cem sözcüğü ve Cem eski (İslam öncesi) İran söylencelerinde içkiyi (şarabı) bulan içkili toplantılar düzenleyen şarap anlamına gelen Cem-Şıh’ın (Şahın) adıdır. Söylenceye göre gökten inen bulutlu bir ışığın içinden, elinde üzüm salkımı olan güzel bir kız iner, bunu gören bir çoban ona aşık olur, kız bir üzüm tanesini ezip suyunu çobana içirir. Esir olan çobanın gözü gönlü açılır, ikisi evlenip mutlu olurlar. Bu olayı tören haline getiren kişi Cem adında ki şah/hükümdarmış. Sonraları bu olaya ve Cem adlı o şaha saygı göstermek için, belirli aylarda içkili çalgılı ayni-i cem denen törenleri düzenlenmiş. Gökten inen bu ışınlı buluta da Cemşid (cem–ışık) Cemin ışığı denmiş. Alevilikte CEM âyin-i, bunlar gibi birçok eski Türk, İran, Anadolu, Mezopotamya, Sümer, inanç ve kültürün kaynaşmasının bir sonucudur. Cem Alevi inancının en önemli inançsal ritueli (ibadetidir), Cemsiz Alevi-Bektaşilik düşünülemez.<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/alevilik-bektasilik-arastirmalari/50244-kirklar-cemi-nedir-kirklar-cemi-inanisi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/alevilik-be...anisi.html</a><br />
<br />
alevilik,alevi ibadetleri]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kırklar Meclisi ve Cemi, Aleviliğin temel ibadeti olan Cem’in kaynağıdır. Kırklar meclisi, zamanı mekanı belirli olmayan içinde Hz. Ali’nin de olduğu, Muhammed’in sonradan katıldığı bir ulular meclisi, Aleviler için (menkıbevi)[108] derin sembolik anlamları olan ritüelin adıdır. İslam anlayışı bu inanışı kabul etmemektedir. Geleneksel Alevi kaynaklarında bu olay Miraç Gecesine[109] bağlanarak anlatılır. Kırk kişinin katıldığına inanılan bu meclisteki ibadette yaklaşık yarı yarıya kadın erkek bulunmuştur. Aleviler Kırklar ve 40’lar meclisinin inanç ve sosyolojik boyutlu bir ulular topluluğu meclisi olduğuna inanır.<br />
<br />
İçinde Ali ve Fatıma’nın da bulunduğu, Kırklar Cemi mitolojisinin, birkaç yorumu vardır fakat yaygın olan anlatım özet olarak şöyledir: Muhammed Miraca (tanrı ile görüşmeye) çıkarken önüne bir Aslan[110] çıkar, yola devam etmek için Muhammed peygamberlik matemini (yüzük/mührünü) bu aslana vermek zorunda kalır. Tanrı katına varan Muhammed, bir ışık içinde, tanrının ses ve cemalini, Ali’nin ses ve sıfatına benzetir, bir süre muhabbet ederler.<br />
<br />
Muhammed miraçtan geri dönüşünde, bir mekandan ‘gizli kırklar meclisi toplantısından’ sesler duyar. Merak eder, kapıyı çalar. İçeriden, Sen kimsin ? diye seslenirler. - Ben son Peygamber Muhammed Mustafa’yım der.. Kırklar; bize peygamber gerekmez /ihtiyacımız yok diye içeri alınmaz. Şaşkın bir şekilde geri dönen Muhammed’e melekler. O ulu meclise dahil ol der. Geri dönüp kendini soy ve sosyal statüsü ile tanıtır. Bize soy sop mal mülk gerekmez diye, yine içeri alınmaz. Ne zamanki meleklerinde tavsiyesi ile; sıradan bir insan ‘hâdimül-fukârayım’[111] fakir fukaranın ‘hizmetçisiyim‘ dediğinde içeriye kabul edilir. Görüldüğü gibi Muhammed, Peygamber olarak Kırklar cemine alınmaz, ancak HİZMETÇİ olarak alınır. Bu anlamda Aleviliği peygamber anlayışı da çok farklıdır.<br />
<br />
Bu nedenle Alevlikte hizmet deyimi, ‘halka hizmet, hakka hizmet’ çok önemli yer tutar, örneğin cemde yapılan görevlere 12 hizmet denilir, ve hizmet duası okunur. Muhammed önce orada gördüklerinden çekinmiş, Cem’inin gerçek olup olmadığından kuşkulanmış, Kırklara Siz kimsiniz? Küçüğünüz, büyüğünüz (lideriniz) kim ? diye sormuş. Burada Muhammed’in Kırklardan habersiz olduğu, Kırklar meclisinin ondan önce var olduğu görülmekte. Biz Kırklarız birimizde kırkımızda büyüğümüzde küçüğümüzde tek bir ‘CANdır’ cevabını almış.<br />
<br />
Kırklar kendilerinin hak olduklarını kanıtlamak için içlerinden birinin koluna neşter[112] (bıçak) vurulur, kırkının da bileklerinden kan aktığını, birinin kolu sarılınca hepsinden akan kanın durduğunu gören Muhammed onların Cem’in hak olduğuna inanmış. Ayrıca Muhammed Miraca çıkarken Aslan’ın ağzına verdiği matemi/yüzüğü orada Hz. Ali’de görür. Kırklar Muhammed ten, Hadümül-fukara marifetini/hizmetini görelim, Salman’ın getirdiği engürü (üzüm tanesini) Kırklara paylatır demiş. Muhammed biraz yardımla üzüm tanesini eli ile ezip kırklara sunmuş, Kırklar’ın biri, ve Muhammed’de içmiş, hepsi esrik (seri-hoş) olmuş, işte o zaman vecde (coşkuya) gelerek kalkıp semah eylemişler. Semah eylerken başından sarılı tacı düşmüş, Kırklar onu kırk parçaya bölmüşler ve bellerine bağlamışlar. O gece Cem ibadeti böyle olmuş. Ve işte Alevi-Bektaşilerin temel ibadeti olan Cem ritüelinin temeli bu şekilde atılmıştır. Tüm cemlerde okunan ‘Miraçlama’ deyişinde de bu dile getirilir. Kırklar meclisi ve cemde birçok inançsal, sosyal, sembolik yanlar vardır. (Ayrıntılı bilgi için 16. cem bölümüne bakınız.)<br />
<br />
Geleneksel olarak Cemin kaynağı, bu kırklar cemi mitolojisine dayandırılsa da, birçok araştırmada, Cemin kaynağının İslam öncesi ve sonrası, örneğin MÖ 4 bin yıllarında Sümerlerde 12 hizmetli Cem ve eski Türk inancı Şamanizm de, Şaman,[113] yönetiminde, kadın erkeğin katıldığı, sazlı sözlü, yemek içki danslı ayinler görülmektedir.<br />
<br />
Cem kelimesi Arapça’da toplama biriktirme topluluk anlamına gelirken, Farsça’da birlik birleşmek anlamlarına geliyor. Aynı zamanda cem sözcüğü ve Cem eski (İslam öncesi) İran söylencelerinde içkiyi (şarabı) bulan içkili toplantılar düzenleyen şarap anlamına gelen Cem-Şıh’ın (Şahın) adıdır. Söylenceye göre gökten inen bulutlu bir ışığın içinden, elinde üzüm salkımı olan güzel bir kız iner, bunu gören bir çoban ona aşık olur, kız bir üzüm tanesini ezip suyunu çobana içirir. Esir olan çobanın gözü gönlü açılır, ikisi evlenip mutlu olurlar. Bu olayı tören haline getiren kişi Cem adında ki şah/hükümdarmış. Sonraları bu olaya ve Cem adlı o şaha saygı göstermek için, belirli aylarda içkili çalgılı ayni-i cem denen törenleri düzenlenmiş. Gökten inen bu ışınlı buluta da Cemşid (cem–ışık) Cemin ışığı denmiş. Alevilikte CEM âyin-i, bunlar gibi birçok eski Türk, İran, Anadolu, Mezopotamya, Sümer, inanç ve kültürün kaynaşmasının bir sonucudur. Cem Alevi inancının en önemli inançsal ritueli (ibadetidir), Cemsiz Alevi-Bektaşilik düşünülemez.<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/alevilik-bektasilik-arastirmalari/50244-kirklar-cemi-nedir-kirklar-cemi-inanisi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/alevilik-be...anisi.html</a><br />
<br />
alevilik,alevi ibadetleri]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muharrem Orucu nedir, Muharrem Orucu nasıl tutulur?]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-orucu-nedir-muharrem-orucu-nasil-tutulur--1109.html</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2015 16:50:44 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-orucu-nedir-muharrem-orucu-nasil-tutulur--1109.html</guid>
			<description><![CDATA[Yası matem diye bilinen aylar,üç aylardır. Bunlar İmam Hasan’ın gayba girdiği (dünya değiştirmek) Aralık ayında başlar, Hz. Ali’nin gayba girdiği Ocak ayı ve Hz.Üseyin’in gayba girdiği Mart aylarını kapsar.<br />
<br />
15 Aralıkta Hz. Hasan, ikinci eşi olan Ömer’in kızı Ayşe’nin küçük bacısı Eşe’nin hazırlayıp bal şerbetine karıştırdığı zehiri içmiş ve 16 Aralıkta gabya girmiştir. 15–16 Aralık Hz. Hasan’ın yası matem orucu olup, iki gün sürmektedir.<br />
<br />
İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzaklar kurularak Pazartesiyi Salıya bağlayan sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.<br />
<br />
Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu küfürlü içerikürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.<br />
<br />
Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Güzümüzde bazı yörelerde Hızır Orucu diye tutulan 3 günlük oruç aslında Hz. Ali’nin yası matem orucudur.”</span><br />
<br />
Hz. Ali’nin şehit edilişinden sonra Muaviye tarafından Hz. Üseyin Fırat Nehri kenarında abdest alırken balık ağında Mart’ın 3’ünde yakalanmış, 12 gün işkence gördükten sonra Mart’ın 15’i Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece sabaha karşı saat 05.30’da Hz. Üseyin’in başını ensesinden keserek katletmişlerdir .<br />
<br />
Hz. Üseyin katledildikten sonra Ehlibeyt ve Ehlibeyt’i sevenler çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.<br />
<br />
Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hızır orucu tutulur.<br />
<br />
Mart ayının 1-2-3’ü Eba Müslüm’ün yası matemi diye bilinir. Annesi Yeter Ana’nın Kırıkkale’nin Keskin kazasında yatan Haydar Sultan için tuttuğu oruçtur.<br />
<br />
“Üç ayların sebepleri, bu gerçeklerin peş peşe şehit düşmesindendir. Bununla ilgili ayrıntılı bilgiler Zöhre Ana’nın “Ali Pirimdir Yolu Bizimdir” adlı 3. kitabında mevcuttur.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“ŞUBAT 25’i 26’ya BAĞLAYAN GECEDEN” MART AYININ 15’I AKŞAMINA KADAR KESİNTİSİZ OLARAK 18 GÜN YASI MATEM TUTULUR.</span><br />
<br />
ŞUBAT 26’SI İLE MART 15’I ARASINDAKİ YASI MATEMDE;<br />
<br />
SU İÇİLMEZ<br />
ELMA,<br />
KUŞBURNU,<br />
MADIMAK OTU YENİLMEZ.<br />
MART’IN 3’ÜNDEN İTİBAREN KURBAN KESİLMEZ.<br />
<br />
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre kirli kirli ibadet olamaz ve temizlik insanın hem özünde hem de bedeninde olması gerekmektedir. İman temizliğinin yanı sıra beden temizliğinin de önemi büyüktür.<br />
<br />
Yası matem tutulurken gece mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sabah saat 4’ten sonra yeme-içme kesilmeli ve iftar akşam saat 6’da yapılmalıdır. Sahura kalkılmadan oruç tutulamaz. Yemek yenmese dahi sahura kalkılmalı, abdest alıp niyetlenilmeli, yine iftar vakti abdest alınarak bu gerçekler yüzü suyu hürmetine dilekler tutularak oruç açılmalıdır.<br />
<br />
Orucun HURMA veya ÜZÜM ile açılması sevaptır.<br />
<br />
Hz. Üseyin defnedildikten sonra can yemeği olarak aşure çorbası yapılmış ve Hz. Üseyin’in canı için yedirilmiştir.<br />
<br />
<br />
18 gün yası matem orucu tutulduktan sonra kurban kesilir. Kurbanın sulu yemeği yapılır. Aşure pişirildikten sonra Ehlibeyti sevip sayanlar ve bu lokmaya layık olanlar eve davet edilir, abdest alınarak dilekler tutulur ve lokmalar yenir. Lokmanın bir tanesi bile Hak katında çok üstün olduğu için kesinlikle milletin ayağına küfürlü içerikürülerek kapı kapı dağıtılmamalıdı r.<br />
<br />
Her On iki İmamlar adına ait olan çorba, aşure değildir. Aşure, sadece İmam Üseyin adına can ekmeği olarak verilen lokmadır.<br />
<br />
Oruçsuz, kurbansız, kan akmadan aşure çorbası yapılamaz ve kapı kapı dağıtılması günahtır. Bizzat kendi evlerinde pişirilip inançlı ve saygı duyan insanlara kısmet edilir. Çünkü çok kutsal bir ibadettir. Kendi ailelerinde ne kadar değeri varsa, onlardan üstün, insanlık adına can cömertliği yapan, Allah yoluna can veren Şahımız olduğu için saygılı olarak bu ibadetimizi yerine getirmeliyiz. <br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/48875-muharrem-orucu-nedir-muharrem-orucu-nasil-tutulur.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...tulur.html</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yası matem diye bilinen aylar,üç aylardır. Bunlar İmam Hasan’ın gayba girdiği (dünya değiştirmek) Aralık ayında başlar, Hz. Ali’nin gayba girdiği Ocak ayı ve Hz.Üseyin’in gayba girdiği Mart aylarını kapsar.<br />
<br />
15 Aralıkta Hz. Hasan, ikinci eşi olan Ömer’in kızı Ayşe’nin küçük bacısı Eşe’nin hazırlayıp bal şerbetine karıştırdığı zehiri içmiş ve 16 Aralıkta gabya girmiştir. 15–16 Aralık Hz. Hasan’ın yası matem orucu olup, iki gün sürmektedir.<br />
<br />
İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzaklar kurularak Pazartesiyi Salıya bağlayan sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.<br />
<br />
Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu küfürlü içerikürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.<br />
<br />
Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Güzümüzde bazı yörelerde Hızır Orucu diye tutulan 3 günlük oruç aslında Hz. Ali’nin yası matem orucudur.”</span><br />
<br />
Hz. Ali’nin şehit edilişinden sonra Muaviye tarafından Hz. Üseyin Fırat Nehri kenarında abdest alırken balık ağında Mart’ın 3’ünde yakalanmış, 12 gün işkence gördükten sonra Mart’ın 15’i Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece sabaha karşı saat 05.30’da Hz. Üseyin’in başını ensesinden keserek katletmişlerdir .<br />
<br />
Hz. Üseyin katledildikten sonra Ehlibeyt ve Ehlibeyt’i sevenler çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.<br />
<br />
Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hızır orucu tutulur.<br />
<br />
Mart ayının 1-2-3’ü Eba Müslüm’ün yası matemi diye bilinir. Annesi Yeter Ana’nın Kırıkkale’nin Keskin kazasında yatan Haydar Sultan için tuttuğu oruçtur.<br />
<br />
“Üç ayların sebepleri, bu gerçeklerin peş peşe şehit düşmesindendir. Bununla ilgili ayrıntılı bilgiler Zöhre Ana’nın “Ali Pirimdir Yolu Bizimdir” adlı 3. kitabında mevcuttur.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“ŞUBAT 25’i 26’ya BAĞLAYAN GECEDEN” MART AYININ 15’I AKŞAMINA KADAR KESİNTİSİZ OLARAK 18 GÜN YASI MATEM TUTULUR.</span><br />
<br />
ŞUBAT 26’SI İLE MART 15’I ARASINDAKİ YASI MATEMDE;<br />
<br />
SU İÇİLMEZ<br />
ELMA,<br />
KUŞBURNU,<br />
MADIMAK OTU YENİLMEZ.<br />
MART’IN 3’ÜNDEN İTİBAREN KURBAN KESİLMEZ.<br />
<br />
Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre kirli kirli ibadet olamaz ve temizlik insanın hem özünde hem de bedeninde olması gerekmektedir. İman temizliğinin yanı sıra beden temizliğinin de önemi büyüktür.<br />
<br />
Yası matem tutulurken gece mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sabah saat 4’ten sonra yeme-içme kesilmeli ve iftar akşam saat 6’da yapılmalıdır. Sahura kalkılmadan oruç tutulamaz. Yemek yenmese dahi sahura kalkılmalı, abdest alıp niyetlenilmeli, yine iftar vakti abdest alınarak bu gerçekler yüzü suyu hürmetine dilekler tutularak oruç açılmalıdır.<br />
<br />
Orucun HURMA veya ÜZÜM ile açılması sevaptır.<br />
<br />
Hz. Üseyin defnedildikten sonra can yemeği olarak aşure çorbası yapılmış ve Hz. Üseyin’in canı için yedirilmiştir.<br />
<br />
<br />
18 gün yası matem orucu tutulduktan sonra kurban kesilir. Kurbanın sulu yemeği yapılır. Aşure pişirildikten sonra Ehlibeyti sevip sayanlar ve bu lokmaya layık olanlar eve davet edilir, abdest alınarak dilekler tutulur ve lokmalar yenir. Lokmanın bir tanesi bile Hak katında çok üstün olduğu için kesinlikle milletin ayağına küfürlü içerikürülerek kapı kapı dağıtılmamalıdı r.<br />
<br />
Her On iki İmamlar adına ait olan çorba, aşure değildir. Aşure, sadece İmam Üseyin adına can ekmeği olarak verilen lokmadır.<br />
<br />
Oruçsuz, kurbansız, kan akmadan aşure çorbası yapılamaz ve kapı kapı dağıtılması günahtır. Bizzat kendi evlerinde pişirilip inançlı ve saygı duyan insanlara kısmet edilir. Çünkü çok kutsal bir ibadettir. Kendi ailelerinde ne kadar değeri varsa, onlardan üstün, insanlık adına can cömertliği yapan, Allah yoluna can veren Şahımız olduğu için saygılı olarak bu ibadetimizi yerine getirmeliyiz. <br />
<br />
<a href="http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/48875-muharrem-orucu-nedir-muharrem-orucu-nasil-tutulur.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ib...tulur.html</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cem, cemevi, semah ve gülbenk ne demektir?]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-cem-cemevi-semah-ve-gulbenk-ne-demektir--1098.html</link>
			<pubDate>Mon, 18 May 2015 17:16:13 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-cem-cemevi-semah-ve-gulbenk-ne-demektir--1098.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cem</span><br />
Cem toplu halde ettikleri ibadetin adıdır. Kavram olarak Cem Arapça bir kelime olup toplanma, birikme, bir araya gelme manasına gelmektedir.<br />
Türk Alevilerinde cemde bulunan bir kişi başka bir kişiye dargınsa, bu iki kişinin dargınlıkları giderilmeden, barışmaları sağlanmadan Cem’e başlanmaz.<br />
<br />
Alevilerin toplu anlamda temel ibadeti olan Cem, bir Dede nin gözetiminde, önderliğinde yerine getirilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cemevi</span><br />
Alevilerin ibadet ettiği yere “toplanma” anlamında “cemevi” denir; bir olma, bütünleşme yeri, Yaratan’la bir olma, bütünleşme anlamındadır.Ce m herhangi bir yerde yapılabilir.Evd e ya da temiz olan her yerde yapılabilir.Öne mli olan Allah’a sığınmak ve ibadet etmektir. Cemevi ise sadece ibadet amaçlı kullanılmıyor,C emevleri, salt tapınma maksadı ile kullanılmamış ve kullanılmamakta dır.Türk Alevi topluluğunun tapınma gereksinimi dışında toplumsal, bireysel sorunların çözüme kavuşturulduğu bir meclis işlevi de görmüş ve görmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Semah nedir?</span><br />
Semah, Cemlerde deyişler eşliğinde yapılan dinsel törenin adıdır. Ulu Hünkâr Hacı Bektaşı Veli bu konuda şöyle söyler: "Semah, ariflerin aleti, muhiplerin ibadeti, taliplerin maksududur. Bizim Semahımız oyuncak değil, ilahi bir sırdır. Bir kimse ki Semahı oyuncak sayar o cahildir".<br />
<br />
Semahın kaynağı Kırklar meclisine dayanır. Bu meclise gelen Hz. Muhammed’e Salmanı Farisi tarafından bir üzüm tanesi verilir ve Salmanı Farisi kendisinden bunu paylaştırmasını ister. Hz. Muhammed Cebrail’in getirdiği tabakta bu üzüm tanesini sıkar. Bunu içen Kırklar "Ya Allah" deyip Semah dönmeye başlarlar.<br />
<br />
Semah yalnız Cemlerde dönülür. Bunun dışında günümüzde olduğu gibi asla düğünlerde ve benzer eğlencelerde dönülmez. Semahın dönüldüğü ortam mutlaka özel ve dinsel anlamı olan bir ortam olmalıdır. Yani ilahi bir sırdır. Öyle günümüzde yapılanlar gibi herkesin kolunu açarak yapacağı bir dans değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SEMAHIN BAZI ÖZELLİKLERİ</span><br />
Semahı kadınlar ve erkekler oynar/döner. Semah Cemlerde dönülür. (Bunun dışında Alevi inancını tanıtan toplantılarda dönülür.) Semah sırasında Alevi ozanların deyişleri bağlama eşliğinde okunur. Semah sırasında el ele tutuşulmaz, ayaklar çıplaktır. Ya karşı karşıya ya da Halka şeklinde dönülür.<br />
<br />
Semah ağır çalınan ve söylenen nefesler eşliğinde dönülür. Nefesler giderek hızlanır, buna bağlı olarakta Semah dönenler hızlanır. Semahçılar Dede/Mürşidin oturduğu bölüme sırtlarını dönmezler. Bölüme geldikleri zaman yüzleri çerağa dönük ve boyunları hafif bükük geçerler.<br />
<br />
Özü aynı olan ama farklılıkları tali olan bir çok Semah türü vardır. Belli başlı Semah türlerini sıralayabiliriz :<br />
<br />
Miraçlama<br />
Ali Nur Semahı<br />
Kırklar Semahı<br />
Turnalar Semahı<br />
Erkân Semahı<br />
Gönüller Semahı<br />
Ya Hızır Semahı<br />
Nevruz Semahı<br />
Hacı Bektaş Semahı<br />
Muhammed Ali Semahı<br />
<br />
<div class="bootbb-video-container" style="max-width:800px"><iframe width="800" height="450" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/5PdjK1cyIls" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> GÜLBENK NE DEMEKTİR</span><br />
<br />
GÜLBENK: Farsçadan dilimize geçmiştir. Gül ve Benk sözcüklerinin birleşiminden meydana gelmiştir. Gül gibi sözler dizisi anlamındadır. <br />
<br />
Alevi Bektaşi yolunda yemeklerden önce, sonra, yatmadan önce, sabah kalktıktan sonra, Perşembe akşamları yapılan sohbet toplantılarında ve genelde Cem ayinlerinin açılışı,kapanış ı ve yürütülmesi sırasında dedenin yada dedebabanın yaptığı dualara gülbenk denir. <br />
<br />
Gülbenkin dili Türkçedir.Gülbe nk de cümleler kısa ve birbiri ile uyumludur. Toplumsal ve kişisel yaşamın her alanında gülbenkler vardır. Gülbenkler yöreye ve gülbenk veren dedeye yada dedebabaya göre değişikliklik gösterebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CEMLERDE VE GENEL ETKİNLİKLERDE OKUNAN GÜLBENKLER.</span><br />
Kurban adayanlara topluca gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Abdal musa adına adadığınız kurbanlarınız<br />
Hakk ve halk katında kabul olsun<br />
Üçlerin, Beşlerin, Yedilerin, Oniki Imamların,<br />
Ondört Masumu pâkların, Onyedi Kemerbestlerin, <br />
Ve de Kırkların gözü üzerinizde olsun<br />
Hallacı Mansurun, Seyyid Nesiminin, Yunusun, <br />
Pir Hünkar Hace Bektaş Velinin<br />
Abdal Musa Sultanın özü özünüzde olsun <br />
Kurbanınız, adağınız, niyetiniz Pir katında kabul olsun<br />
Yiyene helal yedirene delil olsun<br />
Dertlerinize derman<br />
Hastalarınıza şifa olsun<br />
Birliğiniz, beraberliğiniz daim olsun <br />
Dostluğunuz baki kalsın<br />
Pir Hünkar Hace Bektaş, Abdal Musa Sultan<br />
Bu demden bu divandan ayırmasın<br />
Hizmette bulunanın, pişirenin,taşır anın <br />
Hizmetleri kabul yüzleri ak olsun<br />
Hizmetleri Hakk ve Halk defterine kaydolsun<br />
Bu birliğinize Pir Hünkar Hace Bektaş, Abdal Musa Sultan<br />
Şahit olsun<br />
Sizleri bu demden, bu divandan, bu yoldan ayırmasın<br />
Gerçekler demine devranına HÜ<br />
Hazırlanan lokmalar yenmeden önce<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Kurbanlar adına<br />
Adaklar hakkına<br />
Erenler keremine <br />
Gerçekler demine<br />
Desturu Pir<br />
Izni Mürşit ile yürüyenin lokması yürüye<br />
Birliğin demine HÜ<br />
Şah yürüsün canlar<br />
Lokmalar yendikten sonra gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Kazanıp var eden ele pişirip soframıza getirene<br />
Bulunup soframızda oturana<br />
Gönül dolusu selam ulsun<br />
Artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin. <br />
Yiyenlere helal, yedirene delil olsun<br />
Hastalar şifa bulsun. <br />
Dostlar şad olsun. <br />
Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli. Abdal Musa Sultan <br />
Kabul eylesin. <br />
Ziyan keder vermesin. <br />
Dilden dileklerimizi, gönülden hizmetlerimizi<br />
Hakk kabul etsin<br />
Gerçeğe Erenler demine HÜ<br />
Çerağcının çerağı uyandırmadan okuyacağı gülbenk<br />
Hü cem erenlerI<br />
Hü erkan erenlerI<br />
Hü hIzmet erenlerI <br />
BIsmI Şah ya Hakk<br />
Çerağı uyandıracağım Insanlık adına<br />
Insanlığın aydınlığı adına<br />
Çerağı uyandıracağım dostluk adına<br />
PIrIm hünkar Hacı Bektaş VelI adına<br />
Anadolu erlerI ve pIrlerI adına<br />
Işığı daIm olsun <br />
CemImIz aydınlık olsun<br />
Aydınlığın demIne devranına hü<br />
Çerağ dinlendirilirke n okunacak gülbenk<br />
Bismi Şah Bismi Şah Bismi Şah<br />
Hü cem erenlerI<br />
Hü erkan erenlerI<br />
Hü hIzmet erenlerI <br />
BIsmI Şah ya Hakk<br />
Çerağı dInlendIreceğIm pIr adına<br />
Insanlığın aydınlığı adına<br />
Çerağı dInlendIreceğIm dostlar adına<br />
PIrIm hünkar Hacı Bektaş VelI adına<br />
Anadolu erlerI ve pIrlerI adına<br />
Işığı daIm olsun<br />
Batın oldu çerağı zahIr oldu hünkar güneşI<br />
Hak eyvallah hü dost.<br />
Zakire, deyişlerinden sonra verilecek gülbenk<br />
BIsmI şah ya hakk<br />
HIzmetlerInIz kabul, muratlarınız hasıl ola <br />
Gönlünüzde dert keder olmaya<br />
DeyIşlerInI duvazlarını söyledIğInIz erenlerIn <br />
HImmetlerI üzerInIzde ola<br />
Anadolu erlerI ve evlIyaları<br />
SIzlerI ve ehlI canları bu demden bu bu yoldan ayırmaya<br />
Söylenen deyIşler yol gösterIcI ola<br />
SöyleyenInde, dInleyenInde<br />
DemIne devranına hü<br />
Dara duran canın okuyacağı gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Hü cem erenleri<br />
Yüzüm yerde özüm darda<br />
Hakk meydanında Pir huzurundayım<br />
Canım kurban tenim tercuman<br />
Bu candan ağrımış incinmiş gücenmiş can var ise<br />
Dile gelsin biline gelsin<br />
Hakk meydanı duya gelsin<br />
Can hakkını talep eylesin<br />
Söylediğiniz meydanın<br />
Söylemediğiniz sizin<br />
Hakk eyvallah<br />
Gerçekler demine devranına Hü<br />
Semah yüründükten sonra okunacak gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Semahlar saf ola<br />
Günahlar af ola<br />
Çarkı pervaz Hakk ola<br />
Yüzünüz ak hizmetiniz kabul ola<br />
Döndüğünüz semahınız Hakk katında kabul ola <br />
Hacı Bektaş Veli. Abdal Musa Sultan<br />
Dergah nazarında kabul ede<br />
Gerçeğin demine devranına HÜ<br />
Dedenin cemdeki canlara telkin gülbengi<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Ey cem erenleri!<br />
Yalan söylemeyin dedi kodu yapmayın<br />
Şehvete kapılmayın<br />
Kin tutmayın<br />
Gördüğünüzü örtün, görmediğinizi söylemeyin<br />
Elinizle koymadığınızı almayın<br />
Sözünüzün geçmediği yerde söz söylemeyin<br />
Küçüğe hürmet, büyüğüne hizmet eyleyin<br />
Her daim Hakk sözü söyle<br />
Hakkı özünüzde bilin<br />
Bilimden ayrılmayın<br />
Ikrarınızda kalıcı olun<br />
Yolunuzu bilici olun<br />
Yolunu Pirini, Mürşüdünü, Rehberini bilenlerin<br />
Demine devranına hü.<br />
Cem sonunda hizmetlilere gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Gönülden derIm en-el hakk<br />
HIzmetlerInIz kabul ola dergah dIvanına kaydola<br />
SIzler cem erenlerIne hIzmet ettInIz <br />
HIzmetInIz hakk hIzmetI olsun<br />
DIlden dIleğInIz gönülden IsteğInIz kabul olsun<br />
Hızır yardımcınız alI yoldaşınız olsun<br />
PIrIm hünkar hacım bektaş velI<br />
Merde namerde muhtaç etmesIn<br />
HIzmet sIzden dIl bIzden nefes hünkardan olsun<br />
Gerçek hIzmet erenlerInIn demIne devranına hü.<br />
Cem sonunda okunan genel gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Gönülden derIm En-el Hakk<br />
Akşamlar hayırlı olsun, hayırlar feth olsun<br />
Şerler defolsun, münkIrler mat olsun <br />
Münafık berbat olsun<br />
Meydanlar dostluk ve barışla, gönüller insanlık sevgisiyle dolsun<br />
Hakk muhabbetI, alIy sevgIsI gönlünüzde olsun<br />
CemInIz kırklar cemI, <br />
Yolunuz hünkar yolu olsun<br />
Hızır yardımcınız olsun<br />
SevgIlI cem erenlerI<br />
Abdal musa sultan der kI<br />
YetmIş IkI mIlletI bIr göresIn<br />
KImseyI dIlInden, ırkından, Inancından dolayı hakIr görmeyesIn<br />
ElIne dIlIne belIne sahIp olasın<br />
Küs olup gönül kırmayasın<br />
Yanlız Hakk lokması yemiyesIn <br />
Kinden kibIrden sıyrılıp<br />
Yoluna talip, Insanlığa önder olasın,<br />
SevgI Inancın barış yolun olsun<br />
SevgIlI cem erenlerI<br />
CemInI yürüttüğümüz abdal musa, anadolu erlerI evlIyaları<br />
PIrIm hünkar hacım bektaş velI<br />
DertlerInIze deva hastalarınıza şIfa vere<br />
ÜçlerIn beşlerIn yedIlerIn onIkIImamların, ondört masumu pakların<br />
OnyedI kemer bestlerIn ve kırkların<br />
Hayır ve hImmetlerI sefa ve nazarları üzerImIzde olsun<br />
Gayb erenlerI bIzlerI görünür görünmez kazadan beladan saklasın<br />
GülbenklerInIz, gönülden IsteklerImIz pIr derğahında kabul görsün<br />
Nuru nebI keremI şahı merdan alI<br />
GülbengI hünkar hacım bektaş velI<br />
DIl bIzden nefes hünkarımdan ola<br />
Gerçek erenler demIne devranına hü.<br />
Cem birlendikten sonra okunan gülbenk<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Oturan duran <br />
Koğsuz gıybetsiz evine varan<br />
Eşine nIyaz edIp<br />
Yasığa baş koyan<br />
Sağ yata salim kalka<br />
Pir yoldaşı hızır kılavuzu ola<br />
CemInIz pIr divanına kaydola<br />
Gerçek erenler demine hü.<br />
Aşure yenmeden önce okunacak gülbenk<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Lokma hakkına evliya keremine<br />
Gerçekler demine destur-i pir<br />
Lokması olanların lokması<br />
Hizmeti olanların hizmeti yürüye<br />
Gerçek erenler demine devranına hü<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Erenler himmetine<br />
Pir adına<br />
Kerbelayı hüseyin adına<br />
Yetmiş üç can adına<br />
Zalime baş kaldıran canlar adına<br />
Pişen bu çorbanın<br />
Suyu fıratın<br />
Tadı canın<br />
Tanesi insanlığın ola<br />
İçilen bu çorba niyeti olanın niyetine<br />
Hizmeti olanın hizmetine<br />
Zalimin karşısında duranın<br />
Adına içile<br />
Gerçek erenler adına<br />
Yuh münkire lanet yezıde<br />
Lanet onun soyuna<br />
Lanet onun devrini sürdürene<br />
Selam olsun hüseyine ve yetmiş üç cana<br />
Selam olsun insanlık için baş veren canlara<br />
Hak erenler demine pirin keremine<br />
Gerçekler adına hü<br />
Aşure yendindikten sonra okunacak gülbenk<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Kerbelayı hüseyin adına<br />
Pişen aşureye katkıda bulunana<br />
Pişirip soframıza getirene<br />
Hizmet edene<br />
Gönül dolusu selam olsun<br />
Savaş insanlığa nasip olmasın<br />
Yetmiş iki milleti bir bilip<br />
Maslumların yanında yer alana selam olsun<br />
Yolunuz hak erenlerinin yolu olsun <br />
Gönlünüz insan sevgisiyle dolsun<br />
Pişirene taşırana<br />
Yiyene yedirene aşk olsun <br />
Kazancınız bol olsun <br />
Sofranız dolu olsun<br />
Kerbela şehidi hüseyin ve yetmiş üç can<br />
Kabul eylesin<br />
Gerçeğe ve gerçeği görenlerin demine devranına hü.<br />
Can Hakka yürüdükten sonra yedisinde ve kırkında okunacak gilbenkler<br />
Hakka yürüyen canın yedisinde okunacak gülbenk<br />
Önce yemeğe destur verilir.<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Lokma hakkına evliya keremine<br />
Gerçekler demine desturu pir<br />
Lokması olanın lokması yürüye<br />
Hak kabul ede<br />
Gerçeğin demine devranına hü <br />
Buyurun dostlar<br />
Yemekten sonra sırayla şu gülbenkler okunur<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Kazanıp var eden ele<br />
Pişirip soframıza getirene<br />
Bulunup soframızda oturana<br />
Hizmet edene gönül dolusu selam olsun<br />
Artsın eksilmesin taşsın dökülmesin<br />
Halkımız üretsin yesin ve yedirsin <br />
Açlık insan oğluna nasip olmasın<br />
Lokmalarınız karışsın katar olsun<br />
Lokmaların her biri bin derde derman olsun<br />
Yolunuz hak erenlerinin yolu olsun <br />
Gönlünüz insan sevgisiyle dolsun<br />
Kazancınız bol sofranız dolu olsun<br />
Yiyene yedirene aşk olsun <br />
Helali hoş olsun<br />
Hakka yürüyen cana rahmet olsun<br />
Gerçeğin demine devranına hü.<br />
Bismi Şah Hakk Eyvallah, Bismi Şah Hakk Eyvallah, Bismi Şah Hakk Eyvallah,<br />
Üçledık üç kere can için can aşkına<br />
Nuru nebi keremi Ali hatemi Veli<br />
Pirimiz Hünkar Hacım Bektaş Veli<br />
Hakka yürüyen can için yenen bu yemek geçmişlerin canına değe<br />
Yiyen canlara aşk ola<br />
Aramızdan göçen canın ruhu şad ola<br />
Varlığı bereketli ola<br />
Hanesi dostları göz yaşlarından kurtula<br />
Üçlerın beşlerin onikilerin ve de kırkların <br />
İzni ile dostlara şifa, zelil olanlara deva ola <br />
Yolda kalanları elinden tutup kaldıra<br />
Hakka yürüyen cana rahmet ola<br />
Hane halkı ve dostları dar günleri görmeye <br />
Bu yemek canlara değe<br />
Dil bizden nefes hazreti pirden ola<br />
Hakk defterine yazıla<br />
Gerçek erenler demine devranına hüü<br />
Kırk yemeğinde okunacak gülbenk<br />
Önce yemeğe destur verilir.<br />
Bismi şah ya hak<br />
Lokma hakkina evliya keremine<br />
Gerçekler demine desturu pir<br />
Lokmasi olanin lokmasi yürüye<br />
Hak kabul ede<br />
Gerçeğin demine hü<br />
Buyurun dostlar<br />
Yemekten sonra sırayla şu gülbenkler okunur<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Kazanıp var eden ele<br />
Pişirip soframıza getirene<br />
Bulunup soframızda oturana<br />
Hizmet edene gönül dolusu selam olsun<br />
Artsın eksilmesin taşsın dökülmesin<br />
Halkımız üretsin yesin ve yedirsin <br />
Açlık insan oğluna nasip olmasın<br />
Lokmalarınız karışsın katar olsun<br />
Lokmaların her biri bin derde derman olsun<br />
Yolunuz hak erenlerinin yolu olsun <br />
Gönlünüz insan sevgisiyle dolsun<br />
Kazancınız bol sofranız dolu olsun<br />
Yiyene yedirene aşk olsun <br />
Helali hoş olsun<br />
Hakka yürüyen cana rahmet olsun<br />
Gerçeğin demine devranına hü.<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Hakk dedik Hakk adına<br />
hakka yürüyen can adına<br />
Hakkla bir olan can adına<br />
Kırkıncı gününde kırklar adına<br />
Kırkların keremine sunduk bu yemeği<br />
Ey aramızdan göçüp giden can <br />
Toprağında bereketin eksik olmasın dara gelmeyesin<br />
Yerin kırkların cemi olsun<br />
Çağırdığın pirin elinden tutsun<br />
Yaşadığımız bu dünyada yaptığın güzellikler seninle olsun <br />
Bilerek yada bilmeyerek yaptığın yanlışlıklar<br />
Dost katında pir katında af olsun<br />
Rehberin Ali Pirin Hünkar Hacım Bektaş <br />
Mürşidin hakk ola<br />
Anadolu erenleri evliyaları<br />
Sana bu güzellikler ve onur aleminde senin yanında buluna<br />
Senden dostluğunu muhabbetini esigemeye<br />
Bu yenen yemek yedirene delil yiyene helal ola <br />
Hakkla bir ola cana rahmet ola <br />
Geride kalan hanaesi eşi dostu<br />
Bir cümle yol dostları dar günleri görmeye<br />
Dil bizim, söz Pirimin ola<br />
Pir ve Hakk defterine kaydola<br />
Gerçekler demine devranına hü <br />
Hakk rahmet eylesin<br />
<br />
kaynak:dersturkce]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cem</span><br />
Cem toplu halde ettikleri ibadetin adıdır. Kavram olarak Cem Arapça bir kelime olup toplanma, birikme, bir araya gelme manasına gelmektedir.<br />
Türk Alevilerinde cemde bulunan bir kişi başka bir kişiye dargınsa, bu iki kişinin dargınlıkları giderilmeden, barışmaları sağlanmadan Cem’e başlanmaz.<br />
<br />
Alevilerin toplu anlamda temel ibadeti olan Cem, bir Dede nin gözetiminde, önderliğinde yerine getirilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cemevi</span><br />
Alevilerin ibadet ettiği yere “toplanma” anlamında “cemevi” denir; bir olma, bütünleşme yeri, Yaratan’la bir olma, bütünleşme anlamındadır.Ce m herhangi bir yerde yapılabilir.Evd e ya da temiz olan her yerde yapılabilir.Öne mli olan Allah’a sığınmak ve ibadet etmektir. Cemevi ise sadece ibadet amaçlı kullanılmıyor,C emevleri, salt tapınma maksadı ile kullanılmamış ve kullanılmamakta dır.Türk Alevi topluluğunun tapınma gereksinimi dışında toplumsal, bireysel sorunların çözüme kavuşturulduğu bir meclis işlevi de görmüş ve görmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Semah nedir?</span><br />
Semah, Cemlerde deyişler eşliğinde yapılan dinsel törenin adıdır. Ulu Hünkâr Hacı Bektaşı Veli bu konuda şöyle söyler: "Semah, ariflerin aleti, muhiplerin ibadeti, taliplerin maksududur. Bizim Semahımız oyuncak değil, ilahi bir sırdır. Bir kimse ki Semahı oyuncak sayar o cahildir".<br />
<br />
Semahın kaynağı Kırklar meclisine dayanır. Bu meclise gelen Hz. Muhammed’e Salmanı Farisi tarafından bir üzüm tanesi verilir ve Salmanı Farisi kendisinden bunu paylaştırmasını ister. Hz. Muhammed Cebrail’in getirdiği tabakta bu üzüm tanesini sıkar. Bunu içen Kırklar "Ya Allah" deyip Semah dönmeye başlarlar.<br />
<br />
Semah yalnız Cemlerde dönülür. Bunun dışında günümüzde olduğu gibi asla düğünlerde ve benzer eğlencelerde dönülmez. Semahın dönüldüğü ortam mutlaka özel ve dinsel anlamı olan bir ortam olmalıdır. Yani ilahi bir sırdır. Öyle günümüzde yapılanlar gibi herkesin kolunu açarak yapacağı bir dans değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SEMAHIN BAZI ÖZELLİKLERİ</span><br />
Semahı kadınlar ve erkekler oynar/döner. Semah Cemlerde dönülür. (Bunun dışında Alevi inancını tanıtan toplantılarda dönülür.) Semah sırasında Alevi ozanların deyişleri bağlama eşliğinde okunur. Semah sırasında el ele tutuşulmaz, ayaklar çıplaktır. Ya karşı karşıya ya da Halka şeklinde dönülür.<br />
<br />
Semah ağır çalınan ve söylenen nefesler eşliğinde dönülür. Nefesler giderek hızlanır, buna bağlı olarakta Semah dönenler hızlanır. Semahçılar Dede/Mürşidin oturduğu bölüme sırtlarını dönmezler. Bölüme geldikleri zaman yüzleri çerağa dönük ve boyunları hafif bükük geçerler.<br />
<br />
Özü aynı olan ama farklılıkları tali olan bir çok Semah türü vardır. Belli başlı Semah türlerini sıralayabiliriz :<br />
<br />
Miraçlama<br />
Ali Nur Semahı<br />
Kırklar Semahı<br />
Turnalar Semahı<br />
Erkân Semahı<br />
Gönüller Semahı<br />
Ya Hızır Semahı<br />
Nevruz Semahı<br />
Hacı Bektaş Semahı<br />
Muhammed Ali Semahı<br />
<br />
<div class="bootbb-video-container" style="max-width:800px"><iframe width="800" height="450" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/5PdjK1cyIls" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> GÜLBENK NE DEMEKTİR</span><br />
<br />
GÜLBENK: Farsçadan dilimize geçmiştir. Gül ve Benk sözcüklerinin birleşiminden meydana gelmiştir. Gül gibi sözler dizisi anlamındadır. <br />
<br />
Alevi Bektaşi yolunda yemeklerden önce, sonra, yatmadan önce, sabah kalktıktan sonra, Perşembe akşamları yapılan sohbet toplantılarında ve genelde Cem ayinlerinin açılışı,kapanış ı ve yürütülmesi sırasında dedenin yada dedebabanın yaptığı dualara gülbenk denir. <br />
<br />
Gülbenkin dili Türkçedir.Gülbe nk de cümleler kısa ve birbiri ile uyumludur. Toplumsal ve kişisel yaşamın her alanında gülbenkler vardır. Gülbenkler yöreye ve gülbenk veren dedeye yada dedebabaya göre değişikliklik gösterebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CEMLERDE VE GENEL ETKİNLİKLERDE OKUNAN GÜLBENKLER.</span><br />
Kurban adayanlara topluca gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Abdal musa adına adadığınız kurbanlarınız<br />
Hakk ve halk katında kabul olsun<br />
Üçlerin, Beşlerin, Yedilerin, Oniki Imamların,<br />
Ondört Masumu pâkların, Onyedi Kemerbestlerin, <br />
Ve de Kırkların gözü üzerinizde olsun<br />
Hallacı Mansurun, Seyyid Nesiminin, Yunusun, <br />
Pir Hünkar Hace Bektaş Velinin<br />
Abdal Musa Sultanın özü özünüzde olsun <br />
Kurbanınız, adağınız, niyetiniz Pir katında kabul olsun<br />
Yiyene helal yedirene delil olsun<br />
Dertlerinize derman<br />
Hastalarınıza şifa olsun<br />
Birliğiniz, beraberliğiniz daim olsun <br />
Dostluğunuz baki kalsın<br />
Pir Hünkar Hace Bektaş, Abdal Musa Sultan<br />
Bu demden bu divandan ayırmasın<br />
Hizmette bulunanın, pişirenin,taşır anın <br />
Hizmetleri kabul yüzleri ak olsun<br />
Hizmetleri Hakk ve Halk defterine kaydolsun<br />
Bu birliğinize Pir Hünkar Hace Bektaş, Abdal Musa Sultan<br />
Şahit olsun<br />
Sizleri bu demden, bu divandan, bu yoldan ayırmasın<br />
Gerçekler demine devranına HÜ<br />
Hazırlanan lokmalar yenmeden önce<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Kurbanlar adına<br />
Adaklar hakkına<br />
Erenler keremine <br />
Gerçekler demine<br />
Desturu Pir<br />
Izni Mürşit ile yürüyenin lokması yürüye<br />
Birliğin demine HÜ<br />
Şah yürüsün canlar<br />
Lokmalar yendikten sonra gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Kazanıp var eden ele pişirip soframıza getirene<br />
Bulunup soframızda oturana<br />
Gönül dolusu selam ulsun<br />
Artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin. <br />
Yiyenlere helal, yedirene delil olsun<br />
Hastalar şifa bulsun. <br />
Dostlar şad olsun. <br />
Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli. Abdal Musa Sultan <br />
Kabul eylesin. <br />
Ziyan keder vermesin. <br />
Dilden dileklerimizi, gönülden hizmetlerimizi<br />
Hakk kabul etsin<br />
Gerçeğe Erenler demine HÜ<br />
Çerağcının çerağı uyandırmadan okuyacağı gülbenk<br />
Hü cem erenlerI<br />
Hü erkan erenlerI<br />
Hü hIzmet erenlerI <br />
BIsmI Şah ya Hakk<br />
Çerağı uyandıracağım Insanlık adına<br />
Insanlığın aydınlığı adına<br />
Çerağı uyandıracağım dostluk adına<br />
PIrIm hünkar Hacı Bektaş VelI adına<br />
Anadolu erlerI ve pIrlerI adına<br />
Işığı daIm olsun <br />
CemImIz aydınlık olsun<br />
Aydınlığın demIne devranına hü<br />
Çerağ dinlendirilirke n okunacak gülbenk<br />
Bismi Şah Bismi Şah Bismi Şah<br />
Hü cem erenlerI<br />
Hü erkan erenlerI<br />
Hü hIzmet erenlerI <br />
BIsmI Şah ya Hakk<br />
Çerağı dInlendIreceğIm pIr adına<br />
Insanlığın aydınlığı adına<br />
Çerağı dInlendIreceğIm dostlar adına<br />
PIrIm hünkar Hacı Bektaş VelI adına<br />
Anadolu erlerI ve pIrlerI adına<br />
Işığı daIm olsun<br />
Batın oldu çerağı zahIr oldu hünkar güneşI<br />
Hak eyvallah hü dost.<br />
Zakire, deyişlerinden sonra verilecek gülbenk<br />
BIsmI şah ya hakk<br />
HIzmetlerInIz kabul, muratlarınız hasıl ola <br />
Gönlünüzde dert keder olmaya<br />
DeyIşlerInI duvazlarını söyledIğInIz erenlerIn <br />
HImmetlerI üzerInIzde ola<br />
Anadolu erlerI ve evlIyaları<br />
SIzlerI ve ehlI canları bu demden bu bu yoldan ayırmaya<br />
Söylenen deyIşler yol gösterIcI ola<br />
SöyleyenInde, dInleyenInde<br />
DemIne devranına hü<br />
Dara duran canın okuyacağı gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Hü cem erenleri<br />
Yüzüm yerde özüm darda<br />
Hakk meydanında Pir huzurundayım<br />
Canım kurban tenim tercuman<br />
Bu candan ağrımış incinmiş gücenmiş can var ise<br />
Dile gelsin biline gelsin<br />
Hakk meydanı duya gelsin<br />
Can hakkını talep eylesin<br />
Söylediğiniz meydanın<br />
Söylemediğiniz sizin<br />
Hakk eyvallah<br />
Gerçekler demine devranına Hü<br />
Semah yüründükten sonra okunacak gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Semahlar saf ola<br />
Günahlar af ola<br />
Çarkı pervaz Hakk ola<br />
Yüzünüz ak hizmetiniz kabul ola<br />
Döndüğünüz semahınız Hakk katında kabul ola <br />
Hacı Bektaş Veli. Abdal Musa Sultan<br />
Dergah nazarında kabul ede<br />
Gerçeğin demine devranına HÜ<br />
Dedenin cemdeki canlara telkin gülbengi<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Ey cem erenleri!<br />
Yalan söylemeyin dedi kodu yapmayın<br />
Şehvete kapılmayın<br />
Kin tutmayın<br />
Gördüğünüzü örtün, görmediğinizi söylemeyin<br />
Elinizle koymadığınızı almayın<br />
Sözünüzün geçmediği yerde söz söylemeyin<br />
Küçüğe hürmet, büyüğüne hizmet eyleyin<br />
Her daim Hakk sözü söyle<br />
Hakkı özünüzde bilin<br />
Bilimden ayrılmayın<br />
Ikrarınızda kalıcı olun<br />
Yolunuzu bilici olun<br />
Yolunu Pirini, Mürşüdünü, Rehberini bilenlerin<br />
Demine devranına hü.<br />
Cem sonunda hizmetlilere gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Gönülden derIm en-el hakk<br />
HIzmetlerInIz kabul ola dergah dIvanına kaydola<br />
SIzler cem erenlerIne hIzmet ettInIz <br />
HIzmetInIz hakk hIzmetI olsun<br />
DIlden dIleğInIz gönülden IsteğInIz kabul olsun<br />
Hızır yardımcınız alI yoldaşınız olsun<br />
PIrIm hünkar hacım bektaş velI<br />
Merde namerde muhtaç etmesIn<br />
HIzmet sIzden dIl bIzden nefes hünkardan olsun<br />
Gerçek hIzmet erenlerInIn demIne devranına hü.<br />
Cem sonunda okunan genel gülbenk<br />
Bismi Şah Ya Hakk<br />
Gönülden derIm En-el Hakk<br />
Akşamlar hayırlı olsun, hayırlar feth olsun<br />
Şerler defolsun, münkIrler mat olsun <br />
Münafık berbat olsun<br />
Meydanlar dostluk ve barışla, gönüller insanlık sevgisiyle dolsun<br />
Hakk muhabbetI, alIy sevgIsI gönlünüzde olsun<br />
CemInIz kırklar cemI, <br />
Yolunuz hünkar yolu olsun<br />
Hızır yardımcınız olsun<br />
SevgIlI cem erenlerI<br />
Abdal musa sultan der kI<br />
YetmIş IkI mIlletI bIr göresIn<br />
KImseyI dIlInden, ırkından, Inancından dolayı hakIr görmeyesIn<br />
ElIne dIlIne belIne sahIp olasın<br />
Küs olup gönül kırmayasın<br />
Yanlız Hakk lokması yemiyesIn <br />
Kinden kibIrden sıyrılıp<br />
Yoluna talip, Insanlığa önder olasın,<br />
SevgI Inancın barış yolun olsun<br />
SevgIlI cem erenlerI<br />
CemInI yürüttüğümüz abdal musa, anadolu erlerI evlIyaları<br />
PIrIm hünkar hacım bektaş velI<br />
DertlerInIze deva hastalarınıza şIfa vere<br />
ÜçlerIn beşlerIn yedIlerIn onIkIImamların, ondört masumu pakların<br />
OnyedI kemer bestlerIn ve kırkların<br />
Hayır ve hImmetlerI sefa ve nazarları üzerImIzde olsun<br />
Gayb erenlerI bIzlerI görünür görünmez kazadan beladan saklasın<br />
GülbenklerInIz, gönülden IsteklerImIz pIr derğahında kabul görsün<br />
Nuru nebI keremI şahı merdan alI<br />
GülbengI hünkar hacım bektaş velI<br />
DIl bIzden nefes hünkarımdan ola<br />
Gerçek erenler demIne devranına hü.<br />
Cem birlendikten sonra okunan gülbenk<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Oturan duran <br />
Koğsuz gıybetsiz evine varan<br />
Eşine nIyaz edIp<br />
Yasığa baş koyan<br />
Sağ yata salim kalka<br />
Pir yoldaşı hızır kılavuzu ola<br />
CemInIz pIr divanına kaydola<br />
Gerçek erenler demine hü.<br />
Aşure yenmeden önce okunacak gülbenk<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Lokma hakkına evliya keremine<br />
Gerçekler demine destur-i pir<br />
Lokması olanların lokması<br />
Hizmeti olanların hizmeti yürüye<br />
Gerçek erenler demine devranına hü<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Erenler himmetine<br />
Pir adına<br />
Kerbelayı hüseyin adına<br />
Yetmiş üç can adına<br />
Zalime baş kaldıran canlar adına<br />
Pişen bu çorbanın<br />
Suyu fıratın<br />
Tadı canın<br />
Tanesi insanlığın ola<br />
İçilen bu çorba niyeti olanın niyetine<br />
Hizmeti olanın hizmetine<br />
Zalimin karşısında duranın<br />
Adına içile<br />
Gerçek erenler adına<br />
Yuh münkire lanet yezıde<br />
Lanet onun soyuna<br />
Lanet onun devrini sürdürene<br />
Selam olsun hüseyine ve yetmiş üç cana<br />
Selam olsun insanlık için baş veren canlara<br />
Hak erenler demine pirin keremine<br />
Gerçekler adına hü<br />
Aşure yendindikten sonra okunacak gülbenk<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Kerbelayı hüseyin adına<br />
Pişen aşureye katkıda bulunana<br />
Pişirip soframıza getirene<br />
Hizmet edene<br />
Gönül dolusu selam olsun<br />
Savaş insanlığa nasip olmasın<br />
Yetmiş iki milleti bir bilip<br />
Maslumların yanında yer alana selam olsun<br />
Yolunuz hak erenlerinin yolu olsun <br />
Gönlünüz insan sevgisiyle dolsun<br />
Pişirene taşırana<br />
Yiyene yedirene aşk olsun <br />
Kazancınız bol olsun <br />
Sofranız dolu olsun<br />
Kerbela şehidi hüseyin ve yetmiş üç can<br />
Kabul eylesin<br />
Gerçeğe ve gerçeği görenlerin demine devranına hü.<br />
Can Hakka yürüdükten sonra yedisinde ve kırkında okunacak gilbenkler<br />
Hakka yürüyen canın yedisinde okunacak gülbenk<br />
Önce yemeğe destur verilir.<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Lokma hakkına evliya keremine<br />
Gerçekler demine desturu pir<br />
Lokması olanın lokması yürüye<br />
Hak kabul ede<br />
Gerçeğin demine devranına hü <br />
Buyurun dostlar<br />
Yemekten sonra sırayla şu gülbenkler okunur<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Kazanıp var eden ele<br />
Pişirip soframıza getirene<br />
Bulunup soframızda oturana<br />
Hizmet edene gönül dolusu selam olsun<br />
Artsın eksilmesin taşsın dökülmesin<br />
Halkımız üretsin yesin ve yedirsin <br />
Açlık insan oğluna nasip olmasın<br />
Lokmalarınız karışsın katar olsun<br />
Lokmaların her biri bin derde derman olsun<br />
Yolunuz hak erenlerinin yolu olsun <br />
Gönlünüz insan sevgisiyle dolsun<br />
Kazancınız bol sofranız dolu olsun<br />
Yiyene yedirene aşk olsun <br />
Helali hoş olsun<br />
Hakka yürüyen cana rahmet olsun<br />
Gerçeğin demine devranına hü.<br />
Bismi Şah Hakk Eyvallah, Bismi Şah Hakk Eyvallah, Bismi Şah Hakk Eyvallah,<br />
Üçledık üç kere can için can aşkına<br />
Nuru nebi keremi Ali hatemi Veli<br />
Pirimiz Hünkar Hacım Bektaş Veli<br />
Hakka yürüyen can için yenen bu yemek geçmişlerin canına değe<br />
Yiyen canlara aşk ola<br />
Aramızdan göçen canın ruhu şad ola<br />
Varlığı bereketli ola<br />
Hanesi dostları göz yaşlarından kurtula<br />
Üçlerın beşlerin onikilerin ve de kırkların <br />
İzni ile dostlara şifa, zelil olanlara deva ola <br />
Yolda kalanları elinden tutup kaldıra<br />
Hakka yürüyen cana rahmet ola<br />
Hane halkı ve dostları dar günleri görmeye <br />
Bu yemek canlara değe<br />
Dil bizden nefes hazreti pirden ola<br />
Hakk defterine yazıla<br />
Gerçek erenler demine devranına hüü<br />
Kırk yemeğinde okunacak gülbenk<br />
Önce yemeğe destur verilir.<br />
Bismi şah ya hak<br />
Lokma hakkina evliya keremine<br />
Gerçekler demine desturu pir<br />
Lokmasi olanin lokmasi yürüye<br />
Hak kabul ede<br />
Gerçeğin demine hü<br />
Buyurun dostlar<br />
Yemekten sonra sırayla şu gülbenkler okunur<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Kazanıp var eden ele<br />
Pişirip soframıza getirene<br />
Bulunup soframızda oturana<br />
Hizmet edene gönül dolusu selam olsun<br />
Artsın eksilmesin taşsın dökülmesin<br />
Halkımız üretsin yesin ve yedirsin <br />
Açlık insan oğluna nasip olmasın<br />
Lokmalarınız karışsın katar olsun<br />
Lokmaların her biri bin derde derman olsun<br />
Yolunuz hak erenlerinin yolu olsun <br />
Gönlünüz insan sevgisiyle dolsun<br />
Kazancınız bol sofranız dolu olsun<br />
Yiyene yedirene aşk olsun <br />
Helali hoş olsun<br />
Hakka yürüyen cana rahmet olsun<br />
Gerçeğin demine devranına hü.<br />
Bismi Şah ya Hakk<br />
Hakk dedik Hakk adına<br />
hakka yürüyen can adına<br />
Hakkla bir olan can adına<br />
Kırkıncı gününde kırklar adına<br />
Kırkların keremine sunduk bu yemeği<br />
Ey aramızdan göçüp giden can <br />
Toprağında bereketin eksik olmasın dara gelmeyesin<br />
Yerin kırkların cemi olsun<br />
Çağırdığın pirin elinden tutsun<br />
Yaşadığımız bu dünyada yaptığın güzellikler seninle olsun <br />
Bilerek yada bilmeyerek yaptığın yanlışlıklar<br />
Dost katında pir katında af olsun<br />
Rehberin Ali Pirin Hünkar Hacım Bektaş <br />
Mürşidin hakk ola<br />
Anadolu erenleri evliyaları<br />
Sana bu güzellikler ve onur aleminde senin yanında buluna<br />
Senden dostluğunu muhabbetini esigemeye<br />
Bu yenen yemek yedirene delil yiyene helal ola <br />
Hakkla bir ola cana rahmet ola <br />
Geride kalan hanaesi eşi dostu<br />
Bir cümle yol dostları dar günleri görmeye<br />
Dil bizim, söz Pirimin ola<br />
Pir ve Hakk defterine kaydola<br />
Gerçekler demine devranına hü <br />
Hakk rahmet eylesin<br />
<br />
kaynak:dersturkce]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muharrem Ayı nedir, Muharrem Orucu nasıl tutulur? - Milliyet Blog]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-ayi-nedir-muharrem-orucu-nasil-tutulur-milliyet-blog.html</link>
			<pubDate>Mon, 20 Jan 2014 19:28:23 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">bektasi</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-ayi-nedir-muharrem-orucu-nasil-tutulur-milliyet-blog.html</guid>
			<description><![CDATA[Tags: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">muharrem ayı, muharrem ayı 2013, muharrem ayı ne zaman, muharrem ayı 2014, muharrem orucu, muharrem orucu nedir, muharrem orucu ne zaman, muharrem orucu 2013</span><br />
<br />
Ehlibeyt'e gönül veren bir kişinin onun çektiği çileden de bihaber olması düşünülemez. Ehlibeyt'in atası Muhammed Ali de dahil olmak üzere gelen bütün evliyalar yaşadığı dönemde hep çile çekmiş ve akıl almaz işkencelere, hakaretlere, kötülüklere maruz kalmışlardır. Ehlibeyt'in içinde istisnasız bütün ermişler çile çektikleri halde Hz.Üseyin 'in yerinin farklı olduğu yine Ehlibeyt'in kendi dilinden, nefesinden anlaşılmaktadır . Hz.Üseyin, Hak divanının sahibi ve Allah yolunun şehididir. Onun Muhammet Ali yoluna can cömertliği yapması Hakkın emridir. Hz.Üseyin, Yezid'e biat etmemiş, dedesi Muhammet Mustafa'nın Hakikat Kur'anını bu soysuzlara vermemiş ve en sonunda bu uğurda serini vermiştir. Hz.Üseyin şehit edildikten sonra öncelikle Ehlibeyt ve tüm sevenleri karalar bağlamıştır. Yüzyıllardır O'nun için yası matem tutulur ve göz yaşı dökülür. Onun için ağıtlar, mersiyeler yakılır, söylenir. <br />
<br />
<br />
Gelen her evliya nefesine Hz.Üseyin ile başlar, O'nun sesini duyurur ve onun çektiği çileleri bu dünyada yaşar. Pir Zöhre Ana'nın " Benim testim Kerbela suyudur" nefesi buna örnek olarak verilebilir. Çünkü Zöhre Ana'nın 30 yılı aşkın süredir verdiği mücadele Ehlibeyt, Hasan Üseyin mücadelesidir. Bu mücadele verilirken bir takım yetkililer de Mürşit Zöhre Ana'ya Nesimi'yi hatırlatmaktan geri durmamışlardır !<br />
<br />
Kerbela'da öyle bir zulüm yaşanmıştır ki 1500 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ yüreklerdeki acısı dinmemiştir ve dünya durdukça da dinmeyecektir. Dökülen kan, İmam Üseyin'in mübarek kanıdır, peygamber torununun kanıdır. Bu zulüm Hz.Üseyin' e yapılmakla beraber Muhammed Ali nesline yani Ehlibeytine de yapılmıştır. <br />
<br />
Hz.Üseyin ile Yezid'in mücadelesi Hak ile Batıl'ın, iyi ile kötünün mücadelesidir. Lanet Muaviye'nin Ehlibeyt'in büyüklüğünü kabul etmemesi, Hz.Muhammet Mustafa'nın Kur'anını ele geçirmek istemesi ve Ehlibeyt'in çektiği İnsanlık sancağının çıkarlarına ters düşmesi nedeniyle başlattığı kirli bir oyundur. Tarihin sayfalarında yazıldığı gibi bu bir "iktidar" kavgası değildir. Bütün dünyayı değil bütün evreni yaratan Allah'tır. Allah yolunun sahibi olan Ehlibeyt'in dünya saltanatı peşinde olması düşünülebilir mi? İzan sahibi herkesi düşünmeye ve sorgulamaya davet ediyorum.<br />
<br />
Ehlibeyt; Hak sancağını çekmek, toplumu inanç, ibadet, sevgi ve insani bütün ulvi değerlerle yoğurmak için vardır. Taht, saltanat, benlik şeytanın işidir ki bunların hepsi Ehlibeyt düşmanlarının ortak özelliğidir.<br />
<br />
Mürşit Zöhre Ana, tarihte anlatılan ve bir çok Alevinin de inanmadığı "Resmi İslam Tarihinin" bilinçli olarak tahrif edildiğini bildirmektedir. Her gelen Evliyanın bir görevi, misyonu vardır. Pir Zöhre Ana, din üzerine gelen bir Evliyadır. İnancımıza göre Mustafa Kemal Atatürk te bir Evliyadır ve O'nun görevi tükenmiş ve toprakları parçalanmış olan Osmanlı Devleti'nin yerine Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmaktır.<br />
<br />
Resmi tarih öyle tahrif edilmiş, yüzyıllardır insanlar öyle kandırılmıştır ki her insanın doğum ve ölüm tarihleri belli ve sabit bir gün iken Hz.Üseyin için yası matem tutanlar her yıl farklı tarihlerde muharrem yası matemini tutar hale gelmişlerdir ! Muharrem yası matemi, en ufak bir alakası olmadığı halde Ramazanın peşine takılmış ve her sene on gün geri gelerek "davalaşan, bize de kısmet olsun" diye aylar cana gelerek konuşturulmuştu r !.. <br />
<br />
Muhammed-Ali'nin ailesini ve Ehlibeytini asıp kesenler bu mübarekler gayba girdikten sonra karşılarında doğruyu haykıracak ve karşı duracak kimse kalmadıktan sonra "İslam" adı altında zulüm devleti kurmuşlar ve medreseler kurarak bugün yaşanan "İslam'ın" temellerini kurmuşlardır. Peygamberimizin gaybından en az 200 yıl sonra ortaya çıkan sözüm ona din alimleri aradan geçen seneleri unutup peygamberin yanındaymış gibi "Hadis" , "Sünnet" adı altında Emevi,Abbasi geleneklerini, adetlerini peygamber sözü , davranışı diye yutturmuşlardır . Durum öyle hal almıştır ki bugün bu hadislere baktığınızda her mezhebin kendine has hadis kitapları vardır ve birinin A dediğine öteki B demektedir. Hakikatın yerini yalan almamış olsaydı zavallı kadınları göğüslerine kadar toprağa gömüp sonra taşlatan (recm) bir "İslam" olmazdı.<br />
<br />
Esas konuya dönecek olursak bu ahir zamanda Alevi olsun Sünni olsun kimse Hz.İmam Üseyin'e yapılan o zulümlere , mübarek bedenine yapılan işkencelere sessiz kalamaz kalmamalıdır !!!<br />
<br />
Aşağı yukarı 8 milyarlık dünya'da Hz.Üseyin için yası matem tutan tek inanç insanı Alevilerdir. Bu durumu nazarı dikkatinizden kaçırmamanızı istiyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SORU: Ey Aleviler siz Muharrem Yası Matemini niçin tutuyorsunuz? </span><br />
<br />
CEVAP: Hz.Üseyin'in susuz bırakılması, türlü işkencelere maruz kalması ve 12'inci günün sonunda mübarek başının gövdesinden ayrılması nedeniyle onun yasını tutuyoruz. 12 günün sebebi budur ve "oruç" değil yası matem dememizin sebebi de mübareğin çile çekmesidir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SORU: Siz yası matemden sonra Kurban lokması yapıp ve Aşure pişiriyor musunuz ?</span><br />
<br />
CEVAP: Evet. Yası matemimizi tutar akabinde "Ya İmam Üseyin sen mübarek başını Hak yoluna, Atalarının kurdukları Hak Muhammet Ali yoluna feda ettin, can cömertliği yaptın, biz boş mahlukatlar olarak senin gibi kendimizi, başımızı Hak yoluna feda edemiyoruz ama kestiğimiz bu Hak kurbanını yerimize kabul eyle. Bizleri bağışla." deriz ve Kurban kestikten sonra Hz.Üseyin'in can aşı olarak Aşure lokması pişirilir ve Ehlibeyt'in yasını çeken tüm eş ,dost ve akrabalar bu lokmaya davet edilir. <br />
<br />
Yası Matem tutmadan, Ehlibeyt'in çektikleri çileler için gözyaşı dökmeden, eline diline beline sahip olmayarak düzensiz bir yaşam süren bir insanın Aşure yapması veya Kurban lokması kesmesi söz konusu değildir. <br />
<br />
Pişirilen lokma Ehlibeyt'in olması ve Yası Matem lokması olması nedeniyle kimsenin ayağına küfürlü içerikürülmez herkes zahmet eder lokma pişirilen eve gider. Pişirilen lokma kapı kapı dağıtılmaz asla.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki lokmalar neden kapı kapı dağıtılmaz?</span><br />
<br />
Çünkü , sizler bizler cenazelerimiz olduğunda onların ruhu için lokma yaparız ve dikkat edin cenazemiz için EVİMİZE GELEN tüm dostlarımıza, akrabalarımıza bu lokmadan ikram ederiz. <br />
<br />
Sıradan mahlukatlar için böyle mantıklı bir uygulama yapan bizler neden Hz.Üseyin gibi Allah şehidi olan bir yüce Şahın lokmasını kapı kapı , sokak ortalarında düzensiz ortamlarda dağıtız. <br />
Madem bu size mantıklı geliyor o zaman babanızın, annenizin cenazesinde lokmalarınızı Sıhhiye meydanında, Kadıköy meydanında dağıtın !..<br />
<br />
Allah haklarından gelsin siyasi parti liderlerini, milletvekilleri ni geçiriyorlar Aşure kazanının başına güle oynaya sözüm ona Aşure dağıtıyorlar. <br />
<br />
Hz.Üseyin baş verdi , onun acısını çektin 12 gün ,sevincini değil. Azıcık ta mı hayanız kalmadı , senin Yezid' ten ne farkın kaldı söyler misin?<br />
<br />
Hz.Üseyin'i bilmeyene, tanımayana, onun için çile çekmeyene, Muaviye'ye hazret diyene Aşure vermek doğru mudur? Siz bu davranışınızla sevaba girdiğinizi mi düşünüyorsunuz?<br />
<br />
Ey Aleviler; Aşure haşa bir tatlı türü değildir. İmam Üseyin'in can aşıdır, can lokmasıdır. Hayal edemeyeceğiniz kadar da kutsaldır.<br />
<br />
Düzenli düzenli abdest alınarak, Ehlibeyt aşkıyla , dilek murat şifa şefaat temennileri ile o lokma yenir ve Hakka bir daha kısmet olması için dua edilir. Güzelce lokmalar bittikten sonra ev halkına "Hak Muhammet Ali , 12 İmam , Ehlibeyt ve İmam Üseyin" lokmalarınızı kabul etsin denir ve Sofra duası okunur.<br />
<br />
İşte bizim Ehlibeyt ocağında, Hz.Ali'nin nefesini döken, Ehlibeyt'in, Kırklar ceminin nuru Mürşit Zöhre Ana'dan öğrendiğimiz yası matem budur, İmam Üseyin saygısı budur !!!<br />
<br />
Aşk ile...<br />
<br />
<br />
<a href="http://blog.milliyet.com.tr/muharrem-ayi-orucu-nedir--muharrem-ayi-orucu-nasil-tutulur-/Blog/?BlogNo=445304" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://blog.milliyet.com.tr/muharrem-ayi...gNo=445304</a>[size=x-large]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tags: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">muharrem ayı, muharrem ayı 2013, muharrem ayı ne zaman, muharrem ayı 2014, muharrem orucu, muharrem orucu nedir, muharrem orucu ne zaman, muharrem orucu 2013</span><br />
<br />
Ehlibeyt'e gönül veren bir kişinin onun çektiği çileden de bihaber olması düşünülemez. Ehlibeyt'in atası Muhammed Ali de dahil olmak üzere gelen bütün evliyalar yaşadığı dönemde hep çile çekmiş ve akıl almaz işkencelere, hakaretlere, kötülüklere maruz kalmışlardır. Ehlibeyt'in içinde istisnasız bütün ermişler çile çektikleri halde Hz.Üseyin 'in yerinin farklı olduğu yine Ehlibeyt'in kendi dilinden, nefesinden anlaşılmaktadır . Hz.Üseyin, Hak divanının sahibi ve Allah yolunun şehididir. Onun Muhammet Ali yoluna can cömertliği yapması Hakkın emridir. Hz.Üseyin, Yezid'e biat etmemiş, dedesi Muhammet Mustafa'nın Hakikat Kur'anını bu soysuzlara vermemiş ve en sonunda bu uğurda serini vermiştir. Hz.Üseyin şehit edildikten sonra öncelikle Ehlibeyt ve tüm sevenleri karalar bağlamıştır. Yüzyıllardır O'nun için yası matem tutulur ve göz yaşı dökülür. Onun için ağıtlar, mersiyeler yakılır, söylenir. <br />
<br />
<br />
Gelen her evliya nefesine Hz.Üseyin ile başlar, O'nun sesini duyurur ve onun çektiği çileleri bu dünyada yaşar. Pir Zöhre Ana'nın " Benim testim Kerbela suyudur" nefesi buna örnek olarak verilebilir. Çünkü Zöhre Ana'nın 30 yılı aşkın süredir verdiği mücadele Ehlibeyt, Hasan Üseyin mücadelesidir. Bu mücadele verilirken bir takım yetkililer de Mürşit Zöhre Ana'ya Nesimi'yi hatırlatmaktan geri durmamışlardır !<br />
<br />
Kerbela'da öyle bir zulüm yaşanmıştır ki 1500 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ yüreklerdeki acısı dinmemiştir ve dünya durdukça da dinmeyecektir. Dökülen kan, İmam Üseyin'in mübarek kanıdır, peygamber torununun kanıdır. Bu zulüm Hz.Üseyin' e yapılmakla beraber Muhammed Ali nesline yani Ehlibeytine de yapılmıştır. <br />
<br />
Hz.Üseyin ile Yezid'in mücadelesi Hak ile Batıl'ın, iyi ile kötünün mücadelesidir. Lanet Muaviye'nin Ehlibeyt'in büyüklüğünü kabul etmemesi, Hz.Muhammet Mustafa'nın Kur'anını ele geçirmek istemesi ve Ehlibeyt'in çektiği İnsanlık sancağının çıkarlarına ters düşmesi nedeniyle başlattığı kirli bir oyundur. Tarihin sayfalarında yazıldığı gibi bu bir "iktidar" kavgası değildir. Bütün dünyayı değil bütün evreni yaratan Allah'tır. Allah yolunun sahibi olan Ehlibeyt'in dünya saltanatı peşinde olması düşünülebilir mi? İzan sahibi herkesi düşünmeye ve sorgulamaya davet ediyorum.<br />
<br />
Ehlibeyt; Hak sancağını çekmek, toplumu inanç, ibadet, sevgi ve insani bütün ulvi değerlerle yoğurmak için vardır. Taht, saltanat, benlik şeytanın işidir ki bunların hepsi Ehlibeyt düşmanlarının ortak özelliğidir.<br />
<br />
Mürşit Zöhre Ana, tarihte anlatılan ve bir çok Alevinin de inanmadığı "Resmi İslam Tarihinin" bilinçli olarak tahrif edildiğini bildirmektedir. Her gelen Evliyanın bir görevi, misyonu vardır. Pir Zöhre Ana, din üzerine gelen bir Evliyadır. İnancımıza göre Mustafa Kemal Atatürk te bir Evliyadır ve O'nun görevi tükenmiş ve toprakları parçalanmış olan Osmanlı Devleti'nin yerine Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmaktır.<br />
<br />
Resmi tarih öyle tahrif edilmiş, yüzyıllardır insanlar öyle kandırılmıştır ki her insanın doğum ve ölüm tarihleri belli ve sabit bir gün iken Hz.Üseyin için yası matem tutanlar her yıl farklı tarihlerde muharrem yası matemini tutar hale gelmişlerdir ! Muharrem yası matemi, en ufak bir alakası olmadığı halde Ramazanın peşine takılmış ve her sene on gün geri gelerek "davalaşan, bize de kısmet olsun" diye aylar cana gelerek konuşturulmuştu r !.. <br />
<br />
Muhammed-Ali'nin ailesini ve Ehlibeytini asıp kesenler bu mübarekler gayba girdikten sonra karşılarında doğruyu haykıracak ve karşı duracak kimse kalmadıktan sonra "İslam" adı altında zulüm devleti kurmuşlar ve medreseler kurarak bugün yaşanan "İslam'ın" temellerini kurmuşlardır. Peygamberimizin gaybından en az 200 yıl sonra ortaya çıkan sözüm ona din alimleri aradan geçen seneleri unutup peygamberin yanındaymış gibi "Hadis" , "Sünnet" adı altında Emevi,Abbasi geleneklerini, adetlerini peygamber sözü , davranışı diye yutturmuşlardır . Durum öyle hal almıştır ki bugün bu hadislere baktığınızda her mezhebin kendine has hadis kitapları vardır ve birinin A dediğine öteki B demektedir. Hakikatın yerini yalan almamış olsaydı zavallı kadınları göğüslerine kadar toprağa gömüp sonra taşlatan (recm) bir "İslam" olmazdı.<br />
<br />
Esas konuya dönecek olursak bu ahir zamanda Alevi olsun Sünni olsun kimse Hz.İmam Üseyin'e yapılan o zulümlere , mübarek bedenine yapılan işkencelere sessiz kalamaz kalmamalıdır !!!<br />
<br />
Aşağı yukarı 8 milyarlık dünya'da Hz.Üseyin için yası matem tutan tek inanç insanı Alevilerdir. Bu durumu nazarı dikkatinizden kaçırmamanızı istiyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SORU: Ey Aleviler siz Muharrem Yası Matemini niçin tutuyorsunuz? </span><br />
<br />
CEVAP: Hz.Üseyin'in susuz bırakılması, türlü işkencelere maruz kalması ve 12'inci günün sonunda mübarek başının gövdesinden ayrılması nedeniyle onun yasını tutuyoruz. 12 günün sebebi budur ve "oruç" değil yası matem dememizin sebebi de mübareğin çile çekmesidir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SORU: Siz yası matemden sonra Kurban lokması yapıp ve Aşure pişiriyor musunuz ?</span><br />
<br />
CEVAP: Evet. Yası matemimizi tutar akabinde "Ya İmam Üseyin sen mübarek başını Hak yoluna, Atalarının kurdukları Hak Muhammet Ali yoluna feda ettin, can cömertliği yaptın, biz boş mahlukatlar olarak senin gibi kendimizi, başımızı Hak yoluna feda edemiyoruz ama kestiğimiz bu Hak kurbanını yerimize kabul eyle. Bizleri bağışla." deriz ve Kurban kestikten sonra Hz.Üseyin'in can aşı olarak Aşure lokması pişirilir ve Ehlibeyt'in yasını çeken tüm eş ,dost ve akrabalar bu lokmaya davet edilir. <br />
<br />
Yası Matem tutmadan, Ehlibeyt'in çektikleri çileler için gözyaşı dökmeden, eline diline beline sahip olmayarak düzensiz bir yaşam süren bir insanın Aşure yapması veya Kurban lokması kesmesi söz konusu değildir. <br />
<br />
Pişirilen lokma Ehlibeyt'in olması ve Yası Matem lokması olması nedeniyle kimsenin ayağına küfürlü içerikürülmez herkes zahmet eder lokma pişirilen eve gider. Pişirilen lokma kapı kapı dağıtılmaz asla.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki lokmalar neden kapı kapı dağıtılmaz?</span><br />
<br />
Çünkü , sizler bizler cenazelerimiz olduğunda onların ruhu için lokma yaparız ve dikkat edin cenazemiz için EVİMİZE GELEN tüm dostlarımıza, akrabalarımıza bu lokmadan ikram ederiz. <br />
<br />
Sıradan mahlukatlar için böyle mantıklı bir uygulama yapan bizler neden Hz.Üseyin gibi Allah şehidi olan bir yüce Şahın lokmasını kapı kapı , sokak ortalarında düzensiz ortamlarda dağıtız. <br />
Madem bu size mantıklı geliyor o zaman babanızın, annenizin cenazesinde lokmalarınızı Sıhhiye meydanında, Kadıköy meydanında dağıtın !..<br />
<br />
Allah haklarından gelsin siyasi parti liderlerini, milletvekilleri ni geçiriyorlar Aşure kazanının başına güle oynaya sözüm ona Aşure dağıtıyorlar. <br />
<br />
Hz.Üseyin baş verdi , onun acısını çektin 12 gün ,sevincini değil. Azıcık ta mı hayanız kalmadı , senin Yezid' ten ne farkın kaldı söyler misin?<br />
<br />
Hz.Üseyin'i bilmeyene, tanımayana, onun için çile çekmeyene, Muaviye'ye hazret diyene Aşure vermek doğru mudur? Siz bu davranışınızla sevaba girdiğinizi mi düşünüyorsunuz?<br />
<br />
Ey Aleviler; Aşure haşa bir tatlı türü değildir. İmam Üseyin'in can aşıdır, can lokmasıdır. Hayal edemeyeceğiniz kadar da kutsaldır.<br />
<br />
Düzenli düzenli abdest alınarak, Ehlibeyt aşkıyla , dilek murat şifa şefaat temennileri ile o lokma yenir ve Hakka bir daha kısmet olması için dua edilir. Güzelce lokmalar bittikten sonra ev halkına "Hak Muhammet Ali , 12 İmam , Ehlibeyt ve İmam Üseyin" lokmalarınızı kabul etsin denir ve Sofra duası okunur.<br />
<br />
İşte bizim Ehlibeyt ocağında, Hz.Ali'nin nefesini döken, Ehlibeyt'in, Kırklar ceminin nuru Mürşit Zöhre Ana'dan öğrendiğimiz yası matem budur, İmam Üseyin saygısı budur !!!<br />
<br />
Aşk ile...<br />
<br />
<br />
<a href="http://blog.milliyet.com.tr/muharrem-ayi-orucu-nedir--muharrem-ayi-orucu-nasil-tutulur-/Blog/?BlogNo=445304" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://blog.milliyet.com.tr/muharrem-ayi...gNo=445304</a>[size=x-large]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muharrem Cemi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-cemi.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Nov 2013 12:46:59 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">Dede-baba</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-muharrem-cemi.html</guid>
			<description><![CDATA[MUHARREM AYINDA ERKÂN<br />
<br />
<br />
MUHARREM ERKÂNI<br />
<br />
Muharrem orucu boyunca Cem evlerinde yemek verilir ve lokma duasıyla oruç bozulur.<br />
<br />
CEM EVİNDE ERKÂN<br />
<br />
<br />
<br />
 Dede cem evine usulunca girer ve ayaktaki cemaata “dar” duasını verir.<br />
<br />
 “Yasin ve Sure-i celileler” Türkçe olarak okunur ve kabulu için dua edilir.<br />
 Dede sohbetine başlar. Arada mersiye okur. Günün anlam ve önemine uygun aydınlatıcı sohbetlerini yapar.<br />
<br />
 Bir şehidin şehadeti mersiyelerle anlatılır.<br />
<br />
 Edep ve erkân üzere oturulur ve Salâvat getirilir.<br />
<br />
 12 İmamlara salat ve selam verilir.<br />
<br />
 Secde yapılır ve gülbengi verilir.<br />
<br />
 Ayağa kalkılarak el ele tutuşarak bilinen bir mersiye cemaatla birlikte söylenir.<br />
<br />
 Gülbeng okunur ve erkân biter.<br />
<br />
(Ayakta darda duran cemaata dede dar duasını verir)<br />
<br />
DAR DUASI<br />
<br />
<br />
“....Geldiğiniz yoldan, durduğunuz dardan, çağırdığınız pirden şefâat göresiniz.<br />
Darlarınız, divanlarınız kabul ola. Muratlarınız hasıl ola.<br />
Dergah-ı izzetine yazılmış ola.<br />
Darına durduk Ya Allah......Ya Allah....Ya Allah...<br />
Divanına durduk Ya MUHAMMED.... <br />
Ya MUHAMMED.... Ya MUHAMMED..<br />
Keremine sığındık Ya ALİ ... Ya ALİ.....Ya ALİ.......<br />
İnayet eyleyin Ya On iki İmamlar. Yol gösterin Ya On dört Masum-u pâklar.<br />
Yardım eyleyin ya On yedi Kemerbestler.<br />
Bağışlanma senin yüzü suyu hürmetine olsun Ya Pirim Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli.<br />
Bizleri de ceminize kabul edin Ey Kırklar Meclisi!...<br />
Ya Rabbi! Darlarımızı, divanlarımızı dergah-ı izzzetinde kabul eyle.<br />
Gerçeğe Hû....."<br />
<br />
(Edep-erkan oturulur ve cemaatla birlikte Salâvat getirilir.)<br />
<br />
FAHR-İ KÂİNAT, ÂLEMLERE RAHMET, VERELİM MUHAMMED MUSTAFÂ’YA VE EHL-İ BEYTİ’NE SALÂVAT....<br />
<br />
“Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed’in ve alâ Âl-i Muhammed”<br />
Salâvat ve Selamlama:<br />
<br />
Salât ve selam sana olsun Ya Muhammed Mustafa<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Aliyy’el Murtaza<br />
Salât ve selam sana olsun Ya Hatice-i Kübra- Fatima-i Zehra.<br />
Salât ve selam sana olsun Ya Hasan-ı Mücdeba.<br />
Salât ve selam sana olsun Ya Hüseyin’i Deşti Kerbelâ<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Zeynel Aba<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Bakır Bekâ<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Cafer-i Sadık Sefâ<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Musa-i Kazım-ı Cismi Pak.<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Ali Rıza Şah-ı Horasan<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Taki<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Şah Aliyy’ün Naki<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Hasan Askeri Gazi<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Mehdi Sahib-i Zaman<br />
Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhül Aliyy’ül Azim.<br />
(Evirip çeviren, kuvvet, kudret sahibi olan ancak Allah’dır.) “Hadis”<br />
<br />
SECDE<br />
<br />
<br />
Bism-i Şah Allah, Allah!..<br />
İlahi Yarabbi! Mübarek Muharrem ayının, tuttuğumuz orucun ve yaşadığımız matemin yüzü suyu hürmetine sana olan secdelerimizi ve niyazlarımızı dergah-ı izzetinde kabul eyle.<br />
<br />
Muharrem ayında kurtuluşa eren peygamberlerinin hürmetine, Nuh nebinin gemisine sığınıp kurtuluşa erenler gibi, bizleri de Ehlibeyt sevgisine bağışlayıp kurtuluşa erenlerden eyle Yarabbi.<br />
<br />
Can ve baş vererek senin Hakk yolundan ayrılmayan mazlum Kerbala şehitlerinin ve şehitler şahı İmam Hüseyin’in aşkına rahmetini ve yardımlarını bizlerden esirgeme Yarabbi.<br />
<br />
O yüce sevgiyi yol göstericimiz eyle.<br />
Ehlibeyti hanedanı bizlerden razı ve hoşnut eyle Yarabbi..<br />
Duası bizden, inayet İmam Ali’den, şefaat Muhammed Mustafa’dan, kabulü de Allah’tan ola.<br />
Gerçeğe Hû…..<br />
<br />
<br />
MERSİYE<br />
<br />
<br />
Bugün matem günü geldi<br />
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im<br />
Senin derdim bağrım deldi<br />
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şah-ı Merdan, Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Bizimle gelenler gelsin<br />
Serini verenler versin<br />
Hüseyin’le şehit olsun<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Kerbela’nın yazıları<br />
Şehit düştü gazileri<br />
Fatma Ana kuzuları<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Kerbela’nın önü düzdür<br />
Geceler bana gündüzdür<br />
Şah Kerbela’da yalnızdır<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Gökte yıldız paralandı<br />
Şehriban Ana karalandı<br />
Şah Hüseyin yaralandı<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
<br />
Bir su verin masum cana<br />
Zalim içti kana- kana<br />
Fatma Ana yana- yana<br />
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Boz bulanık puslu dağlar<br />
Virandır bahçeler bağlar<br />
Şah Hatayi’m durmaz ağlar<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Cemaat hep birlikte el ele tutuşarak bu mersiyeyi söylemiştir. <br />
Peşinden zakir kısa olarak Kerbela’yı anan bir mersiye daha okur.<br />
<br />
(Dede ayakta ki cemaatla birlikte okur)<br />
<br />
Mersiye (Dede okur, Cemaat hep birden “Ya Hüseyin” diye katılır.)<br />
<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Vey yadigarı Haydar-ı Kerrar Ya Hüseyin<br />
Ey canü dil seririne Sultan Ya Hüseyin<br />
Vah Kerbela’da Şah-ı Şehidan Ya Hüseyin<br />
<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Ruşen yüzünde sure-i veşşemsü vedduha<br />
Şanında nazil, Ayet-i Kur’an Ya Hüseyin<br />
Ey nur-iu çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
<br />
Ceddin paki Resul, atan Şah-ı Mürtaza<br />
Emmin Cenab-ı Cafer-i Tayyar Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Mah-i Muharrem erdi, dem-i matem oldu ah!<br />
<br />
Oldun bu ayda gün gibi pünhan Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Kan ağladı şafakta, şefkatinden ah!<br />
Ol dem ki seni ettiler kurban Ya Hüseyin<br />
<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Matem donunu giydi bulutlar bölük bölük<br />
Elem keder koptu çü tufan Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
<br />
Gökler boyandı kana, gün giydi karalar<br />
Mahvoldu arada, mahi taban Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Kanlar döküp figan ile her kişi der ki ah<br />
<br />
Hani ne oldu, sevgili canan Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
<br />
(Devamla- Gülbeng)<br />
<br />
Bism-i Şah Allah, Allah!..<br />
Darına durduk Ya Allah Ya Allah Ya Allah<br />
Divanına durduk Ya Muhammed Ya Muhammed Ya Muhammed<br />
Keremine sığındık Ya Ali Ya Ali Ya Ali<br />
İnayet eyleyin Ya On iki İmamlar<br />
Yardım eyleyin Ya on dört masumu paklar<br />
Yol gösterin Ya on yedi Kemerbestler<br />
Ceminize alın Ya Kırklar<br />
Bağışlanma senin yüzü suyu hürmetine olsun ya pirim Hacı Bektaş Veli<br />
Rahmetine, sığındık ya yeri göğü yaratan.<br />
Rahim ve Rahman adına sığındık ey bizleri yaratan<br />
Yüce kitabını hayırlı işlerimizde önder, ahlâki hareketlerimizde rehber eyle.<br />
Üçlerin, beşlerin, yedilerin, on iki imamların, on yedi Kemerbest efendilerimizin yüzü suyu hürmetine tuttuğumuz orucu kabul eyle.<br />
Alemlere rahmet olarak gönderdiğin Muhammed Mustafa’nın şefaatlerine bizleri nail eyle.<br />
<br />
Kerbela şehitlerinin ve şehitler şahı İmam Hüseyin’in yüzü suyu hürmetine dualarımızı kabul eyle Yarabbi.<br />
<br />
Adem-i Safiyullahtan, iki cihan serveri Muhammed Mustafa’ya gelinceye kadar gelmiş geçmiş peygamberlerin, nebilerin, velilerin yüzü suyu hürmetine dualarımızı, oruçlarımızı kabul eyle Yarabbi.<br />
<br />
Darda kalanların, zorda kalanların, hastaların, carımıza yetiş diyenin carına sen yetişesin Yarabbi.<br />
<br />
Bizleri Muhammed Mustafa’nın ve Ehl-i Beytin katarından, didarından, darından, yolundan ayırma Ya Rabbi. Cümlemizi didar-ı Ehlibeyte nail eyle. Dertlerimize derman, gönüllerimize şifa senden olsun Yarabbi. Gerçeğe Hû…..<br />
<br />
<br />
Cemaat secdededir. Secde (Münacaat) duasını Dede verir;<br />
<br />
Bism-i Şah Allah, Allah!..<br />
Yarabbi! Ellerimizi Açtık, Boynumuzu Büktük, Başımızı Secdeye Koyup Sana Yalvarıyoruz. Dualarımızı Dergâh-ı izzetinde kabul eyle Yarabbi.<br />
Sana açılan ellerimizi boş çevirme Yarabbi!<br />
Ey Yüce Allah’ım! Sana hamd olsun ki bizleri sana kul, habibin Muhammed Mustafa’Ya ümmet, veli ve vasi olan Ali’yyül Murtaza’ya talip ve soyuna taraf kıldın Yarabbi!<br />
Hatice-i Kübra ve cennet Seyyidesi Fatıma-i Zehra’nın hürmetine, râhmetini bizlerden esirgeme Yarabbi!<br />
Rahman ve rahim olan adın yüzü suyu hürmetine, İmam Hasan ve şehitler Şahı İmam Hüseyin’in sevgisi ile gönüllerimizi nurlandır Yarabbi!<br />
Hüseyin ve Zeynep’in Hakkı hürmetine, bizleri onların dostlarından ve izleyicilerinden eyle Yarabbi!<br />
Bizlerin hayat ve yaşantısını Hüseyni hayat eyle Yarabbi!<br />
Yakınlarım deyip salatı ve sevmeyi bizlere farz kıldığın Ehlibeytin ve Oniki İmamların yüzü suyu hürmetine yardımlarını bizlerden esirgeme Yarabbi!<br />
Bereket ve nimetlerinle bizleri ödüllendir Yarabbi!<br />
Merhametinin sonsuzluğuna sığınarak, kul beşerdir hata işler, sultan olan da bağışlar niyetiyle, özümüzü dara çekip, tövbe edip, sana Yalvarıyoruz, hatalarımızı Affeyle Yarabbi!<br />
Dualarımızı kabul eyle Yarabbi!<br />
Esma-i Hüsnaların yüzü suyu hürmetine sana sığınanları her türlü kazalardan, belalardan, görünür görünmez afetlerden, acılardan emin Eyle Yarabbi!<br />
Sen evvelsin, sen ahirsin, zahir ve batınsın, dua edenin duasını kabul edensin.<br />
Alemlere rahmet olarak yarattığın Muhammed Mustafa’nın, masum ve pak olduğuna şahadet ettiğin Ehlibeytin yüzü suyu hürmetine, yurdumuzu, ulusumuzu, varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi sonsuz eyle Yarabbi!<br />
Ordumuzu denizde, havada, karada muzaffer eyle Yarabbi!<br />
Ülkemizin iç ve dış düşmanlarına fırsat verme Yarabbi!<br />
Hastalarımıza, yolculuk edenlerimize, askerlerimize, darda, zorda olan cümle insanlarımıza yardım senden olsun Yarabbi!<br />
Aramızda olmayıp da gönülleri ile aramızda olanların da niyetlerini ve dualarını kabul eyle Yarabbi!<br />
Duası bizden kabulu Allah’tan ola. Gerçeğe Hû…<br />
<br />
<br />
<br />
(Aşure duası)<br />
<br />
<br />
Bism-i Şah Allah, Allah!..<br />
Yarabbi! Ellerimizi açtık, boynumuzu büktük sana yalvarıyoruz. Dualarımızı dergahı izzetinde kabul eyle. Sana açılan ellerimizi boş çevirme Yarab..<br />
<br />
İlahi Yarabbi! Senin rızan için oruç tuttuk, alemlerin rahmeti Muhammed Mustafa’nın ve Ehlibeytin muhabbeti için, matem tuttuk. Oruçlarımızı ve matemimizi kabul eyle Yarab.<br />
<br />
Rahman ve rahim olan adın yüzü suyu hürmetine, Ehlibeyt sevgisiyle gönüllerimizi nurlandır ve bu sevgiyi yol göstericimiz eyle, onları bizlerden hoşnut eyle. Himmetlerini üzerimizde hazır ve nazır eyle. Cümle insanlığın barışına, dostluğuna, kardeşliğine vesile eyle Yarab.<br />
<br />
İlahi Yarabbi! Alemlere rahmet olarak yarattığın ve pak olduğuna şehadet ettiğin Ehlibeytin’in yüzü suyu hürmetine yurdumuzu, ulusumuzu, varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi sonsuz eyle Yarab. Ordumuzu karada, denizde, havada muzaffer, sözünü üstün kılıcını da keskin eyle. Yurdumuzun iç ve dış düşmanlarına fırsat verme.<br />
<br />
İlahi Yarabbi!<br />
Ülkemizin bütünlüğü, huzuru ve Hakk yolunda canlarını feda eden; Bedir’den Kerbela’Ya- Kerbela’dan Çanakkale’ye tüm şehitlerimizin ruhlarını şad eyle.<br />
<br />
Ülkemizin ulusal kurtuluş savaşının büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının ve cephane taşıyan fazilet sembolü olan analarımızın bu vatan için şehit düşen Mehmetçiklerimizin ruhlarını şad eyle Yarab.<br />
<br />
İlahi Yarabbi!<br />
Bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine cümlemizi her türlü kazalardan, belalardan, savaşlardan, afatlardan emin eyle.<br />
Nimet-i Celil, bereketi Halil, Habib-i Hûda Resul-u Kibriya Server-i Enbiya Muhammed Mustafa, Şah-ı Ali’yyel Murtaza, Şehid-i Hüseyin-i Deşti Kerbala hürmetine lokmalarımızı,aşuremizi dergah-ı izzetinde kabul eyle. Duası bizden, kabulü Allah’tan ola.<br />
Aşuremizin ve dualarımızın kabulü için Kerbela ve tüm şehitlerinin ruhları, cümlemizin geçmişleri için Allah rızasına… el fatiha…<br />
<br />
<br />
Allah Eyvallah]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[MUHARREM AYINDA ERKÂN<br />
<br />
<br />
MUHARREM ERKÂNI<br />
<br />
Muharrem orucu boyunca Cem evlerinde yemek verilir ve lokma duasıyla oruç bozulur.<br />
<br />
CEM EVİNDE ERKÂN<br />
<br />
<br />
<br />
 Dede cem evine usulunca girer ve ayaktaki cemaata “dar” duasını verir.<br />
<br />
 “Yasin ve Sure-i celileler” Türkçe olarak okunur ve kabulu için dua edilir.<br />
 Dede sohbetine başlar. Arada mersiye okur. Günün anlam ve önemine uygun aydınlatıcı sohbetlerini yapar.<br />
<br />
 Bir şehidin şehadeti mersiyelerle anlatılır.<br />
<br />
 Edep ve erkân üzere oturulur ve Salâvat getirilir.<br />
<br />
 12 İmamlara salat ve selam verilir.<br />
<br />
 Secde yapılır ve gülbengi verilir.<br />
<br />
 Ayağa kalkılarak el ele tutuşarak bilinen bir mersiye cemaatla birlikte söylenir.<br />
<br />
 Gülbeng okunur ve erkân biter.<br />
<br />
(Ayakta darda duran cemaata dede dar duasını verir)<br />
<br />
DAR DUASI<br />
<br />
<br />
“....Geldiğiniz yoldan, durduğunuz dardan, çağırdığınız pirden şefâat göresiniz.<br />
Darlarınız, divanlarınız kabul ola. Muratlarınız hasıl ola.<br />
Dergah-ı izzetine yazılmış ola.<br />
Darına durduk Ya Allah......Ya Allah....Ya Allah...<br />
Divanına durduk Ya MUHAMMED.... <br />
Ya MUHAMMED.... Ya MUHAMMED..<br />
Keremine sığındık Ya ALİ ... Ya ALİ.....Ya ALİ.......<br />
İnayet eyleyin Ya On iki İmamlar. Yol gösterin Ya On dört Masum-u pâklar.<br />
Yardım eyleyin ya On yedi Kemerbestler.<br />
Bağışlanma senin yüzü suyu hürmetine olsun Ya Pirim Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli.<br />
Bizleri de ceminize kabul edin Ey Kırklar Meclisi!...<br />
Ya Rabbi! Darlarımızı, divanlarımızı dergah-ı izzzetinde kabul eyle.<br />
Gerçeğe Hû....."<br />
<br />
(Edep-erkan oturulur ve cemaatla birlikte Salâvat getirilir.)<br />
<br />
FAHR-İ KÂİNAT, ÂLEMLERE RAHMET, VERELİM MUHAMMED MUSTAFÂ’YA VE EHL-İ BEYTİ’NE SALÂVAT....<br />
<br />
“Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed’in ve alâ Âl-i Muhammed”<br />
Salâvat ve Selamlama:<br />
<br />
Salât ve selam sana olsun Ya Muhammed Mustafa<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Aliyy’el Murtaza<br />
Salât ve selam sana olsun Ya Hatice-i Kübra- Fatima-i Zehra.<br />
Salât ve selam sana olsun Ya Hasan-ı Mücdeba.<br />
Salât ve selam sana olsun Ya Hüseyin’i Deşti Kerbelâ<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Zeynel Aba<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Bakır Bekâ<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Cafer-i Sadık Sefâ<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Musa-i Kazım-ı Cismi Pak.<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Ali Rıza Şah-ı Horasan<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Taki<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Şah Aliyy’ün Naki<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Hasan Askeri Gazi<br />
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Mehdi Sahib-i Zaman<br />
Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhül Aliyy’ül Azim.<br />
(Evirip çeviren, kuvvet, kudret sahibi olan ancak Allah’dır.) “Hadis”<br />
<br />
SECDE<br />
<br />
<br />
Bism-i Şah Allah, Allah!..<br />
İlahi Yarabbi! Mübarek Muharrem ayının, tuttuğumuz orucun ve yaşadığımız matemin yüzü suyu hürmetine sana olan secdelerimizi ve niyazlarımızı dergah-ı izzetinde kabul eyle.<br />
<br />
Muharrem ayında kurtuluşa eren peygamberlerinin hürmetine, Nuh nebinin gemisine sığınıp kurtuluşa erenler gibi, bizleri de Ehlibeyt sevgisine bağışlayıp kurtuluşa erenlerden eyle Yarabbi.<br />
<br />
Can ve baş vererek senin Hakk yolundan ayrılmayan mazlum Kerbala şehitlerinin ve şehitler şahı İmam Hüseyin’in aşkına rahmetini ve yardımlarını bizlerden esirgeme Yarabbi.<br />
<br />
O yüce sevgiyi yol göstericimiz eyle.<br />
Ehlibeyti hanedanı bizlerden razı ve hoşnut eyle Yarabbi..<br />
Duası bizden, inayet İmam Ali’den, şefaat Muhammed Mustafa’dan, kabulü de Allah’tan ola.<br />
Gerçeğe Hû…..<br />
<br />
<br />
MERSİYE<br />
<br />
<br />
Bugün matem günü geldi<br />
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im<br />
Senin derdim bağrım deldi<br />
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şah-ı Merdan, Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Bizimle gelenler gelsin<br />
Serini verenler versin<br />
Hüseyin’le şehit olsun<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Kerbela’nın yazıları<br />
Şehit düştü gazileri<br />
Fatma Ana kuzuları<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Kerbela’nın önü düzdür<br />
Geceler bana gündüzdür<br />
Şah Kerbela’da yalnızdır<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Gökte yıldız paralandı<br />
Şehriban Ana karalandı<br />
Şah Hüseyin yaralandı<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
<br />
Bir su verin masum cana<br />
Zalim içti kana- kana<br />
Fatma Ana yana- yana<br />
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Boz bulanık puslu dağlar<br />
Virandır bahçeler bağlar<br />
Şah Hatayi’m durmaz ağlar<br />
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im<br />
<br />
Cemaat hep birlikte el ele tutuşarak bu mersiyeyi söylemiştir. <br />
Peşinden zakir kısa olarak Kerbela’yı anan bir mersiye daha okur.<br />
<br />
(Dede ayakta ki cemaatla birlikte okur)<br />
<br />
Mersiye (Dede okur, Cemaat hep birden “Ya Hüseyin” diye katılır.)<br />
<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Vey yadigarı Haydar-ı Kerrar Ya Hüseyin<br />
Ey canü dil seririne Sultan Ya Hüseyin<br />
Vah Kerbela’da Şah-ı Şehidan Ya Hüseyin<br />
<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Ruşen yüzünde sure-i veşşemsü vedduha<br />
Şanında nazil, Ayet-i Kur’an Ya Hüseyin<br />
Ey nur-iu çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
<br />
Ceddin paki Resul, atan Şah-ı Mürtaza<br />
Emmin Cenab-ı Cafer-i Tayyar Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Mah-i Muharrem erdi, dem-i matem oldu ah!<br />
<br />
Oldun bu ayda gün gibi pünhan Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Kan ağladı şafakta, şefkatinden ah!<br />
Ol dem ki seni ettiler kurban Ya Hüseyin<br />
<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Matem donunu giydi bulutlar bölük bölük<br />
Elem keder koptu çü tufan Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
<br />
Gökler boyandı kana, gün giydi karalar<br />
Mahvoldu arada, mahi taban Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
Kanlar döküp figan ile her kişi der ki ah<br />
<br />
Hani ne oldu, sevgili canan Ya Hüseyin<br />
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin<br />
<br />
(Devamla- Gülbeng)<br />
<br />
Bism-i Şah Allah, Allah!..<br />
Darına durduk Ya Allah Ya Allah Ya Allah<br />
Divanına durduk Ya Muhammed Ya Muhammed Ya Muhammed<br />
Keremine sığındık Ya Ali Ya Ali Ya Ali<br />
İnayet eyleyin Ya On iki İmamlar<br />
Yardım eyleyin Ya on dört masumu paklar<br />
Yol gösterin Ya on yedi Kemerbestler<br />
Ceminize alın Ya Kırklar<br />
Bağışlanma senin yüzü suyu hürmetine olsun ya pirim Hacı Bektaş Veli<br />
Rahmetine, sığındık ya yeri göğü yaratan.<br />
Rahim ve Rahman adına sığındık ey bizleri yaratan<br />
Yüce kitabını hayırlı işlerimizde önder, ahlâki hareketlerimizde rehber eyle.<br />
Üçlerin, beşlerin, yedilerin, on iki imamların, on yedi Kemerbest efendilerimizin yüzü suyu hürmetine tuttuğumuz orucu kabul eyle.<br />
Alemlere rahmet olarak gönderdiğin Muhammed Mustafa’nın şefaatlerine bizleri nail eyle.<br />
<br />
Kerbela şehitlerinin ve şehitler şahı İmam Hüseyin’in yüzü suyu hürmetine dualarımızı kabul eyle Yarabbi.<br />
<br />
Adem-i Safiyullahtan, iki cihan serveri Muhammed Mustafa’ya gelinceye kadar gelmiş geçmiş peygamberlerin, nebilerin, velilerin yüzü suyu hürmetine dualarımızı, oruçlarımızı kabul eyle Yarabbi.<br />
<br />
Darda kalanların, zorda kalanların, hastaların, carımıza yetiş diyenin carına sen yetişesin Yarabbi.<br />
<br />
Bizleri Muhammed Mustafa’nın ve Ehl-i Beytin katarından, didarından, darından, yolundan ayırma Ya Rabbi. Cümlemizi didar-ı Ehlibeyte nail eyle. Dertlerimize derman, gönüllerimize şifa senden olsun Yarabbi. Gerçeğe Hû…..<br />
<br />
<br />
Cemaat secdededir. Secde (Münacaat) duasını Dede verir;<br />
<br />
Bism-i Şah Allah, Allah!..<br />
Yarabbi! Ellerimizi Açtık, Boynumuzu Büktük, Başımızı Secdeye Koyup Sana Yalvarıyoruz. Dualarımızı Dergâh-ı izzetinde kabul eyle Yarabbi.<br />
Sana açılan ellerimizi boş çevirme Yarabbi!<br />
Ey Yüce Allah’ım! Sana hamd olsun ki bizleri sana kul, habibin Muhammed Mustafa’Ya ümmet, veli ve vasi olan Ali’yyül Murtaza’ya talip ve soyuna taraf kıldın Yarabbi!<br />
Hatice-i Kübra ve cennet Seyyidesi Fatıma-i Zehra’nın hürmetine, râhmetini bizlerden esirgeme Yarabbi!<br />
Rahman ve rahim olan adın yüzü suyu hürmetine, İmam Hasan ve şehitler Şahı İmam Hüseyin’in sevgisi ile gönüllerimizi nurlandır Yarabbi!<br />
Hüseyin ve Zeynep’in Hakkı hürmetine, bizleri onların dostlarından ve izleyicilerinden eyle Yarabbi!<br />
Bizlerin hayat ve yaşantısını Hüseyni hayat eyle Yarabbi!<br />
Yakınlarım deyip salatı ve sevmeyi bizlere farz kıldığın Ehlibeytin ve Oniki İmamların yüzü suyu hürmetine yardımlarını bizlerden esirgeme Yarabbi!<br />
Bereket ve nimetlerinle bizleri ödüllendir Yarabbi!<br />
Merhametinin sonsuzluğuna sığınarak, kul beşerdir hata işler, sultan olan da bağışlar niyetiyle, özümüzü dara çekip, tövbe edip, sana Yalvarıyoruz, hatalarımızı Affeyle Yarabbi!<br />
Dualarımızı kabul eyle Yarabbi!<br />
Esma-i Hüsnaların yüzü suyu hürmetine sana sığınanları her türlü kazalardan, belalardan, görünür görünmez afetlerden, acılardan emin Eyle Yarabbi!<br />
Sen evvelsin, sen ahirsin, zahir ve batınsın, dua edenin duasını kabul edensin.<br />
Alemlere rahmet olarak yarattığın Muhammed Mustafa’nın, masum ve pak olduğuna şahadet ettiğin Ehlibeytin yüzü suyu hürmetine, yurdumuzu, ulusumuzu, varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi sonsuz eyle Yarabbi!<br />
Ordumuzu denizde, havada, karada muzaffer eyle Yarabbi!<br />
Ülkemizin iç ve dış düşmanlarına fırsat verme Yarabbi!<br />
Hastalarımıza, yolculuk edenlerimize, askerlerimize, darda, zorda olan cümle insanlarımıza yardım senden olsun Yarabbi!<br />
Aramızda olmayıp da gönülleri ile aramızda olanların da niyetlerini ve dualarını kabul eyle Yarabbi!<br />
Duası bizden kabulu Allah’tan ola. Gerçeğe Hû…<br />
<br />
<br />
<br />
(Aşure duası)<br />
<br />
<br />
Bism-i Şah Allah, Allah!..<br />
Yarabbi! Ellerimizi açtık, boynumuzu büktük sana yalvarıyoruz. Dualarımızı dergahı izzetinde kabul eyle. Sana açılan ellerimizi boş çevirme Yarab..<br />
<br />
İlahi Yarabbi! Senin rızan için oruç tuttuk, alemlerin rahmeti Muhammed Mustafa’nın ve Ehlibeytin muhabbeti için, matem tuttuk. Oruçlarımızı ve matemimizi kabul eyle Yarab.<br />
<br />
Rahman ve rahim olan adın yüzü suyu hürmetine, Ehlibeyt sevgisiyle gönüllerimizi nurlandır ve bu sevgiyi yol göstericimiz eyle, onları bizlerden hoşnut eyle. Himmetlerini üzerimizde hazır ve nazır eyle. Cümle insanlığın barışına, dostluğuna, kardeşliğine vesile eyle Yarab.<br />
<br />
İlahi Yarabbi! Alemlere rahmet olarak yarattığın ve pak olduğuna şehadet ettiğin Ehlibeytin’in yüzü suyu hürmetine yurdumuzu, ulusumuzu, varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi sonsuz eyle Yarab. Ordumuzu karada, denizde, havada muzaffer, sözünü üstün kılıcını da keskin eyle. Yurdumuzun iç ve dış düşmanlarına fırsat verme.<br />
<br />
İlahi Yarabbi!<br />
Ülkemizin bütünlüğü, huzuru ve Hakk yolunda canlarını feda eden; Bedir’den Kerbela’Ya- Kerbela’dan Çanakkale’ye tüm şehitlerimizin ruhlarını şad eyle.<br />
<br />
Ülkemizin ulusal kurtuluş savaşının büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının ve cephane taşıyan fazilet sembolü olan analarımızın bu vatan için şehit düşen Mehmetçiklerimizin ruhlarını şad eyle Yarab.<br />
<br />
İlahi Yarabbi!<br />
Bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine cümlemizi her türlü kazalardan, belalardan, savaşlardan, afatlardan emin eyle.<br />
Nimet-i Celil, bereketi Halil, Habib-i Hûda Resul-u Kibriya Server-i Enbiya Muhammed Mustafa, Şah-ı Ali’yyel Murtaza, Şehid-i Hüseyin-i Deşti Kerbala hürmetine lokmalarımızı,aşuremizi dergah-ı izzetinde kabul eyle. Duası bizden, kabulü Allah’tan ola.<br />
Aşuremizin ve dualarımızın kabulü için Kerbela ve tüm şehitlerinin ruhları, cümlemizin geçmişleri için Allah rızasına… el fatiha…<br />
<br />
<br />
Allah Eyvallah]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>