<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Alevi Forum - Atatürk Haberleri]]></title>
		<link>https://www.aleviforum.net/</link>
		<description><![CDATA[Alevi Forum - https://www.aleviforum.net]]></description>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2026 13:43:58 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti'nin tek sahibi Atatürk]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-turkiye-cumhuriyeti-nin-tek-sahibi-ataturk.html</link>
			<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 22:40:08 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=1">Admin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-turkiye-cumhuriyeti-nin-tek-sahibi-ataturk.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP'li Gürsel Erol, ülkede etnik çeşitliliğin zenginlik olduğunu vurguladı ve Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmanın önemini belirtti.</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(ANKARA)</span>- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in TBMM Grup Toplantısı'nda "Kürdistan'a selam gönderiyorum" ifadelerine ve o sırada atılan sloganlara sert tepki gösteren CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, "Sünni, Alevi, Kürt, Türk, Çerkez, Laz olabiliriz; ama hepsinin kökü, kültürü, onuru ve şerefi vardır. Bunlar asla göz ardı edilemeyecek gerçeklerdir. Bu ülkenin tek ismi var; Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'dir" dedi.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">CHP'li Erol, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda kullandığı ifadeler ile toplantıdaki sloganlara ilişkin bir yazılı açıklama yaptı. Erol açıklamasında şu şekilde ifade etti:</span></span><br />
 <span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">"Bugün DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in grup toplantısı açılışında ‘Kürdistan’a selam gönderiyorum’</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"> söylemiyle birlikte, toplantıya katılanların terör suçundan yargılanarak mahkûm olan Apo ile ilgili terör örgütünün kullandığı ifadeleri kullanarak TBMM çatısı altında slogan atmalarını doğru bulmadığımı ifade etmek isterim.Anayasal kurallar çerçevesinde ifade özgürlüğü bir haktır. Ancak terör örgütlerini ve bölücü yapılanmaları öven, ülkemizin birliğini hedef alan bu tür provokatif açıklamalar asla kabul edilemez."</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erol, sözlerine şöyle devam etti:</span></span></span><br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">"Bu ülkenin 85 milyon vatandaşı olarak, etnik kimliklerimizin, köklerimizin ve kültürel çeşitliliğimizin farklı olması; bizim için bir ayrışma değil, zenginlik kaynağıdır. Sünni, Alevi, Kürt, Türk, Çerkez, Laz olabiliriz; fakat her birimizin kökü, kültürü, onuru ve şerefi mevcuttur. Bu, vazgeçilemeyecek gerçeklerdir. Ortak değerlerimiz, ulusal birliğimizin temelini oluşturan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Bu ülkenin tek ismi vardır; Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'dir. Apo ise benim için dün de, bugün de, yarın da bir çocuk katilidir. Hepimizin ortak değeri, Cumhuriyetimize, üniter devlet yapımıza ve Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in değerlerine sahip çıkmaktır."</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://www.gazetepencere.com/gundem/gursel-eroldan-dikkat-ceken-aciklama-turkiye-cumhuriyetinin-tek-673117h" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.gazetepencere.com/gundem/gur...ek-673117h</a></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP'li Gürsel Erol, ülkede etnik çeşitliliğin zenginlik olduğunu vurguladı ve Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmanın önemini belirtti.</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(ANKARA)</span>- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in TBMM Grup Toplantısı'nda "Kürdistan'a selam gönderiyorum" ifadelerine ve o sırada atılan sloganlara sert tepki gösteren CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, "Sünni, Alevi, Kürt, Türk, Çerkez, Laz olabiliriz; ama hepsinin kökü, kültürü, onuru ve şerefi vardır. Bunlar asla göz ardı edilemeyecek gerçeklerdir. Bu ülkenin tek ismi var; Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'dir" dedi.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">CHP'li Erol, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda kullandığı ifadeler ile toplantıdaki sloganlara ilişkin bir yazılı açıklama yaptı. Erol açıklamasında şu şekilde ifade etti:</span></span><br />
 <span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">"Bugün DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in grup toplantısı açılışında ‘Kürdistan’a selam gönderiyorum’</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"> söylemiyle birlikte, toplantıya katılanların terör suçundan yargılanarak mahkûm olan Apo ile ilgili terör örgütünün kullandığı ifadeleri kullanarak TBMM çatısı altında slogan atmalarını doğru bulmadığımı ifade etmek isterim.Anayasal kurallar çerçevesinde ifade özgürlüğü bir haktır. Ancak terör örgütlerini ve bölücü yapılanmaları öven, ülkemizin birliğini hedef alan bu tür provokatif açıklamalar asla kabul edilemez."</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erol, sözlerine şöyle devam etti:</span></span></span><br />
<span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font">"Bu ülkenin 85 milyon vatandaşı olarak, etnik kimliklerimizin, köklerimizin ve kültürel çeşitliliğimizin farklı olması; bizim için bir ayrışma değil, zenginlik kaynağıdır. Sünni, Alevi, Kürt, Türk, Çerkez, Laz olabiliriz; fakat her birimizin kökü, kültürü, onuru ve şerefi mevcuttur. Bu, vazgeçilemeyecek gerçeklerdir. Ortak değerlerimiz, ulusal birliğimizin temelini oluşturan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Bu ülkenin tek ismi vardır; Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'dir. Apo ise benim için dün de, bugün de, yarın da bir çocuk katilidir. Hepimizin ortak değeri, Cumhuriyetimize, üniter devlet yapımıza ve Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in değerlerine sahip çıkmaktır."</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #212529;" class="mycode_color"><span style="font-family: Roboto, sans-serif;" class="mycode_font"><a href="https://www.gazetepencere.com/gundem/gursel-eroldan-dikkat-ceken-aciklama-turkiye-cumhuriyetinin-tek-673117h" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.gazetepencere.com/gundem/gur...ek-673117h</a></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çin 2 milyon virüs kiti gönderdi, ücretini Atatürk ödedi deyip ücret talep etmediler]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-cin-2-milyon-virus-kiti-gonderdi-ucretini-ataturk-odedi-deyip-ucret-talep-etmediler.html</link>
			<pubDate>Mon, 23 Mar 2020 15:46:43 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-cin-2-milyon-virus-kiti-gonderdi-ucretini-ataturk-odedi-deyip-ucret-talep-etmediler.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çin hükümeti, 1940 yılında ülkelerinde yaşanan kolera salgını sonrası Atatürk döneminde kurulan akademinin kendilerine yaptığı yardım dolayısıyla Türkiye'ye korona virüs tespitinde kullanılan tanı kitlerini ücretsiz gönderdi.</span><br />
<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda geçtiğimiz günlerde milletvekillerine bilgi veren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’deki test yapabilen laboratuvar sayılarının ve test yapılma oranının arttırılacağını ifade etmişti.<br />
Hızlı tanı kitinin devreye alınmasıyla birlikte Çin’den 2 milyondan fazla hızlı tanı kitinin Türkiye’ye geldiği öğrenildi.<br />
<br />
Öte yandan Türkiye’ye verilen hızlı tanı kitlerinden Çin hükümetinin herhangi bir ücret talep etmediği kaydedildi. Çin hükümetinin, 1940 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Refik Saydam Hıfzısıhha akademisinde üretilip kolera salgını için geçmiş dönemde Çin’de gönderilen aşılar için para talep etmediğini belirtildi.<br />
<br />
haberaydin.com/</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çin hükümeti, 1940 yılında ülkelerinde yaşanan kolera salgını sonrası Atatürk döneminde kurulan akademinin kendilerine yaptığı yardım dolayısıyla Türkiye'ye korona virüs tespitinde kullanılan tanı kitlerini ücretsiz gönderdi.</span><br />
<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda geçtiğimiz günlerde milletvekillerine bilgi veren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’deki test yapabilen laboratuvar sayılarının ve test yapılma oranının arttırılacağını ifade etmişti.<br />
Hızlı tanı kitinin devreye alınmasıyla birlikte Çin’den 2 milyondan fazla hızlı tanı kitinin Türkiye’ye geldiği öğrenildi.<br />
<br />
Öte yandan Türkiye’ye verilen hızlı tanı kitlerinden Çin hükümetinin herhangi bir ücret talep etmediği kaydedildi. Çin hükümetinin, 1940 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Refik Saydam Hıfzısıhha akademisinde üretilip kolera salgını için geçmiş dönemde Çin’de gönderilen aşılar için para talep etmediğini belirtildi.<br />
<br />
haberaydin.com/</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuklar resimleriyle Atatürk’ü anlatacak]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-cocuklar-resimleriyle-ataturk%E2%80%99u-anlatacak.html</link>
			<pubDate>Mon, 25 Mar 2019 22:08:38 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-cocuklar-resimleriyle-ataturk%E2%80%99u-anlatacak.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.cnnturk.com/ps/cnnturk/75/800x0/5c98abbd04207c30c8a0ff40.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5c98abbd04207c30c8a0ff40.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
Vahit İŞBAŞARAN/LÜLEBURGAZ(Kırklareli),(DHA)-KIRKLARELİ’nin Lüleburgazilçesi Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel Uluslararası Çocuk Şenliği kapsamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘Çocuk Gözüyle Atatürk’ü Anlama ve Anlatma’ </span>konulu resim yarışması düzenlenecek.<br />
<br />
Lüleburgaz Belediyesi tarafından geleneksek hale gelen Uluslararası Çocuk Şenliği bu yıl 28. kez düzenlenecek. 2019 yılı için temalı yıllar kapsamında belirlenen Atatürk’ü Anlama, Anlatma ve Gençlik Yılı etkinlikleri kapsamında ‘Çocuk Gözüyle Atatürk’ü Anlama ve Anlatma’ konulu pastel boya resim yarışması düzenlenecek. 5-14 yaş grubu çocuklar için düzenlenen yarışmaya başvurmak için son tarih ise 5 Nisan 2019 olarak belirlendi. Yarışmaya katılmak isteyenlerin belediye hizmet binası güvenlik birimine başvuruda bulunmaları gerekiyor.<br />
<br />
<br />
cnnturk.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.cnnturk.com/ps/cnnturk/75/800x0/5c98abbd04207c30c8a0ff40.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5c98abbd04207c30c8a0ff40.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
Vahit İŞBAŞARAN/LÜLEBURGAZ(Kırklareli),(DHA)-KIRKLARELİ’nin Lüleburgazilçesi Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel Uluslararası Çocuk Şenliği kapsamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘Çocuk Gözüyle Atatürk’ü Anlama ve Anlatma’ </span>konulu resim yarışması düzenlenecek.<br />
<br />
Lüleburgaz Belediyesi tarafından geleneksek hale gelen Uluslararası Çocuk Şenliği bu yıl 28. kez düzenlenecek. 2019 yılı için temalı yıllar kapsamında belirlenen Atatürk’ü Anlama, Anlatma ve Gençlik Yılı etkinlikleri kapsamında ‘Çocuk Gözüyle Atatürk’ü Anlama ve Anlatma’ konulu pastel boya resim yarışması düzenlenecek. 5-14 yaş grubu çocuklar için düzenlenen yarışmaya başvurmak için son tarih ise 5 Nisan 2019 olarak belirlendi. Yarışmaya katılmak isteyenlerin belediye hizmet binası güvenlik birimine başvuruda bulunmaları gerekiyor.<br />
<br />
<br />
cnnturk.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası Atatürk resimli 'Euro' bastı.]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-avrupa-merkez-bankasi-ataturk-resimli-euro-basti.html</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jan 2019 02:18:59 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-avrupa-merkez-bankasi-ataturk-resimli-euro-basti.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tam 5 bin adet basıldı! </span><br />
<br />
Atatürk'e özel yapıldı. Avrupa Merkez Bankası Atatürk resimli 'Euro' bastı. Türk koleksiyonerin çalışmaları sonucunda basılan para piyasada kullanılan euro ile aynı özelliklerde bulunuyor. Para, turizmde tanıtım ve hatıra amacıyla kullanılacak. <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Tam 5 bin adet basıldı Atatürke özel yapıldı </span><br />
<br />
Avrupa Merkez Bankası (ECB) üzerinde Atatürk’ün portresinin bulunduğu euro bastı. Nümismat (Madalya ve eski para bilimiyle uğraşan) Özgür Honaş'ın çalışma arkadaşlarıyla birlikte yürüttüğü süreç sonucunda basılan para, Türkiye’nin tanıtımı ve marka değerini ön plana çıkarmak amacıyla turizm alanında kullanılacak. Söz konusu para, piyasada kullanılan euroya eş değer kalitesinde ve özelliklerinde basıldı. Koleksiyoner Honaş, bundan sonraki amacı ise bir ‘Cumhurbaşkanları Serisi’ oluşturmak. Honaş, konuyla ilgili çalışmalarını tamamlamasının akabinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunacak. <br />
<br />
Yıllardır Nümismatik ile uğraştığını aktaran Honaş, süreci şu sözlerle anlattı: "Bir akşam beni takip eden arkadaşlarımdan biri (İbrahim Gölgeli) beni aradı ve “Avrupa’da yaşıyorum, Avrupa Merkez Bankası bu tür paralar basıyor, bu konuda öncü olmak istiyorum. Yardımcı olur musun?” dedi ben de kabul ettim. Fakat tuhaf geldi, Avrupa Merkez Bankası bizim paramızı neden bassın diye düşündüm, sonra bir ön çalışma yaptım. İlk başta olabilirliği konusunda endişelerim vardı. Paranın tasarımını Hollanda vatandaşı bir tasarımcımız (Christian Petermann) üstlendi. O konuda benim de yardımlarım oldu. Sonraki süreçte paraya son halini verdik ve basım takvimin beklemeye geçtik. Teslim ettikten kısa bir sonra paranın basılmasına ilişkin Avrupa Merkez Bankası’ndan ön onayın alındığına dair bilgi geldi. 3 hafta sonra da para basıldı". Paranın, turizm amacıyla kullanılacağının altını çizen Honaş, "Bir tür hatıra parasıdır. Değişik ülkelerde ülkelerinin tanıtımı açısında bu gibi uygulamalar yapıyor. Biz de bu şekilde Atatürk temalı para bastırmak istedik" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5 BİN ADET BASILDI </span><br />
<br />
Paradan 5 bin adet basıldığını söyleyen Honaş, bu serinin devamının gelmeyeceğini belirterek planladıkları başka çalışmalar ile ilgili bilgi verdi.<br />
<br />
turkcenindirilisi.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tam 5 bin adet basıldı! </span><br />
<br />
Atatürk'e özel yapıldı. Avrupa Merkez Bankası Atatürk resimli 'Euro' bastı. Türk koleksiyonerin çalışmaları sonucunda basılan para piyasada kullanılan euro ile aynı özelliklerde bulunuyor. Para, turizmde tanıtım ve hatıra amacıyla kullanılacak. <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Tam 5 bin adet basıldı Atatürke özel yapıldı </span><br />
<br />
Avrupa Merkez Bankası (ECB) üzerinde Atatürk’ün portresinin bulunduğu euro bastı. Nümismat (Madalya ve eski para bilimiyle uğraşan) Özgür Honaş'ın çalışma arkadaşlarıyla birlikte yürüttüğü süreç sonucunda basılan para, Türkiye’nin tanıtımı ve marka değerini ön plana çıkarmak amacıyla turizm alanında kullanılacak. Söz konusu para, piyasada kullanılan euroya eş değer kalitesinde ve özelliklerinde basıldı. Koleksiyoner Honaş, bundan sonraki amacı ise bir ‘Cumhurbaşkanları Serisi’ oluşturmak. Honaş, konuyla ilgili çalışmalarını tamamlamasının akabinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunacak. <br />
<br />
Yıllardır Nümismatik ile uğraştığını aktaran Honaş, süreci şu sözlerle anlattı: "Bir akşam beni takip eden arkadaşlarımdan biri (İbrahim Gölgeli) beni aradı ve “Avrupa’da yaşıyorum, Avrupa Merkez Bankası bu tür paralar basıyor, bu konuda öncü olmak istiyorum. Yardımcı olur musun?” dedi ben de kabul ettim. Fakat tuhaf geldi, Avrupa Merkez Bankası bizim paramızı neden bassın diye düşündüm, sonra bir ön çalışma yaptım. İlk başta olabilirliği konusunda endişelerim vardı. Paranın tasarımını Hollanda vatandaşı bir tasarımcımız (Christian Petermann) üstlendi. O konuda benim de yardımlarım oldu. Sonraki süreçte paraya son halini verdik ve basım takvimin beklemeye geçtik. Teslim ettikten kısa bir sonra paranın basılmasına ilişkin Avrupa Merkez Bankası’ndan ön onayın alındığına dair bilgi geldi. 3 hafta sonra da para basıldı". Paranın, turizm amacıyla kullanılacağının altını çizen Honaş, "Bir tür hatıra parasıdır. Değişik ülkelerde ülkelerinin tanıtımı açısında bu gibi uygulamalar yapıyor. Biz de bu şekilde Atatürk temalı para bastırmak istedik" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5 BİN ADET BASILDI </span><br />
<br />
Paradan 5 bin adet basıldığını söyleyen Honaş, bu serinin devamının gelmeyeceğini belirterek planladıkları başka çalışmalar ile ilgili bilgi verdi.<br />
<br />
turkcenindirilisi.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yunanistan eski Başbakanı Venizelos'un, Nobel Barış Ödülü için Atatürk'ü aday gösterd]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-yunanistan-eski-basbakani-venizelos-un-nobel-baris-odulu-icin-ataturk-u-aday-gosterd.html</link>
			<pubDate>Sun, 13 Jan 2019 00:58:02 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-yunanistan-eski-basbakani-venizelos-un-nobel-baris-odulu-icin-ataturk-u-aday-gosterd.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12 OCAK 1934 - Yunanistan eski Başbakanı Venizelos'un, Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı'na Atatürk'ü, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiğini bildiren mektubu:</span><br />
"Barışı sağlamlaştırma hareketi, yeni ve seçkin Türk Devleti'ne bugünkü görüntüsünü veren tüm iç reform hareketleri ile birlikte yürümüştür. Mustafa Kemal Paşa'yı, Yüksek Nobel Barış Ödülü için aday göstermekle şeref kazanırım."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venizelos, Oslo’daki Nobel Barış Komitesi’ne gönderdiği mektupta Atatürk’ü neden Nobel’e aday gösterdiğini şöyle açıklamıştır:</span><br />
“Barış arzusunu besleyecek olurlarsa en tehlikeli anlaşmazlıkların ayırdığı halklar, anlaşma olanağı için bir örnek oluşturacak bu yakınlaşmadan ilgili iki ülke için olduğu kadar, Yakındoğu’da barış düzeninin korunması için de yalnızca olumlu sonuçlar ortaya çıkmıştır. İşte barış sorununa katkıyı sağlayan bu kişi, Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Mustafa Kemal Paşa’dır...”<br />
<br />
Venizelos, Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermek için, Norveç’in başkenti Oslo’da bulunan Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı’na, 12 Ocak 1934 tarihli üç sayfadan oluşan Fransızca olarak yazılmış bir mektup göndermiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venizelos’un Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı’na gönderdiği bu mektubunun Türkçe tercümesi şöyledir:</span><br />
<br />
12 Ocak 1934, Atina<br />
Sayın Başkan,<br />
Yaklaşık yedi asır boyunca Yakın Doğu'nun tamámı ve Orta Avrupa'nın büyük kısmı kanlı savaşlara sahne oldu. Bunun temel sebebi Osmaİmparatorluğu ve onun sultanlarının mutlákiyetçi yönetim sistemiydi.<br />
Hıristiyan halklara boyun eğdirilmesini kaçınılmaz olarak takip eden Haç'ın Hilâl'e karşı díní savaşları ve ardından da özgürlüklerine düşkün bütün halkların başarılı diriliş hareketleri, Osmanlı İmparatorluğu sultanların etkisinde kaldığı sürece dáimá devam eden bir tehlike ortamıydı.<br />
Mustafa Kemal Paşa'nın milli hareketinin rakiplerine galip gelmesiyle 1922'de kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu belirsizlik ve hoşgörüsüzlük devletine kesin bir son verdi.<br />
Hakikaten, bir milletin hayatında bu kadar kısa zamanda bu kadar köklü bir değişiklik nadiren gerçekleştirilebilmiştir.<br />
Hukuk ve dinin birbirine karıştığı dini bir rejim altında yaşayan, çöküş halindeki bir imparatorluk tamamen hayat ve canlılık dolu modern bir ulus devlete dönüştürüldü.<br />
Büyük reformcu Mustafa Kemal Paşa'nın sağladığı hızla, sultanların mutlakiyetçi rejimi sona erdirildi ve devlet tamamen laik oldu. Haklı olarak medeni milletlerin en ön saflarında yer almaya büyük istek duyan bütün millet gelişmeleri benimsedi.<br />
Fakat, barışın sağlamlaştırılması etnik Türk kimliğinin baskın olduğu devletin şu günlerdeki haline dönüşmesine yol açan inkılaplarla birlikte yürütüldü. Hakikaten, Türkiye diğer milletlerin meskun olduğu illerini hukuka uygun bir şekilde kaybetmiş olmayı kabullenmede tereddüt etmedi ve anlaşmalarla belirlenen siyasi ve etnik sınırlardan razı olup Yakın Doğu için gerçek bir barış dayanağı haline geldi.<br />
Türkiye'yle sürekli devam eden anlaşmazlıkların neticesinde asırlarca kanlı savaşlara sürüklenmiş olan biz Yunanlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun halefi olan bu ülkede gerçekleşen derin değişikliğin etkilerini ilk hissedenler olduk.<br />
Küçük Asya Felaketi'nden hemen sonra, savaştan bir ulus devlet olarak çıkmış olan yeniden doğan Türkiye'yi anlama fırsatını farkederek ona, elimizi uzattık ve o da samimiyetle karşılık verdi.<br />
Samimi barış arzusuyla dolu olduklarında en derin farklılıklara sahip halkların bile tekrar yakınlaşabileceklerini gösteren bu yeniden birbirimize yakınlaşma faaliyeti hem iki ülke için hem de Yakın Doğu'daki barışı sürdürmek için faydalı oldu.<br />
Barışı tesis etmek için yapılan bu paha biçilmez katkıyı gerçekleştiren kişi elbette Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'dır.<br />
Bu yüzden, 1930 Yunanistan Hükümeti'nin lideri olarak, Yunan-Türk anlaşmasının imzalanmasının Yakın Doğu'nun barışa doğru yürüyüşünde yeni bir dönemi başlattığı şu zamanda, Mustafa Kemal Paşa'nın Nobel Barış Ödülü'ne sahip olmanın ayırt edici itibarıyla ödüllendirilmesini teklif etmekten onur duyarım.<br />
Saygılarımla,<br />
E. K. Venizelos<br />
<br />
Bu olaydan yıllar sonra UNESCO Genel Kurulu, Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılının tüm üye ülkelerde kutlanmasına karar vermiştir. Böylece Atatürk’ün barışseverliği uluslararası düzeyde bir kere daha hatırlanmıştır. UNESCO’nun 27 Kasım 1978 tarihli kararında Atatürk’ten “sürekli barışın öncüsü”, “İnsanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen bir işbirliği çağının doğacağına inanan birisi,” “her zaman barış, uluslar arası anlayış ve insana saygı yönünde eylemlerde bulunan bir kişi” olarak söz etmiştir.<br />
<br />
alıntıdır...</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12 OCAK 1934 - Yunanistan eski Başbakanı Venizelos'un, Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı'na Atatürk'ü, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiğini bildiren mektubu:</span><br />
"Barışı sağlamlaştırma hareketi, yeni ve seçkin Türk Devleti'ne bugünkü görüntüsünü veren tüm iç reform hareketleri ile birlikte yürümüştür. Mustafa Kemal Paşa'yı, Yüksek Nobel Barış Ödülü için aday göstermekle şeref kazanırım."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venizelos, Oslo’daki Nobel Barış Komitesi’ne gönderdiği mektupta Atatürk’ü neden Nobel’e aday gösterdiğini şöyle açıklamıştır:</span><br />
“Barış arzusunu besleyecek olurlarsa en tehlikeli anlaşmazlıkların ayırdığı halklar, anlaşma olanağı için bir örnek oluşturacak bu yakınlaşmadan ilgili iki ülke için olduğu kadar, Yakındoğu’da barış düzeninin korunması için de yalnızca olumlu sonuçlar ortaya çıkmıştır. İşte barış sorununa katkıyı sağlayan bu kişi, Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Mustafa Kemal Paşa’dır...”<br />
<br />
Venizelos, Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermek için, Norveç’in başkenti Oslo’da bulunan Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı’na, 12 Ocak 1934 tarihli üç sayfadan oluşan Fransızca olarak yazılmış bir mektup göndermiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venizelos’un Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı’na gönderdiği bu mektubunun Türkçe tercümesi şöyledir:</span><br />
<br />
12 Ocak 1934, Atina<br />
Sayın Başkan,<br />
Yaklaşık yedi asır boyunca Yakın Doğu'nun tamámı ve Orta Avrupa'nın büyük kısmı kanlı savaşlara sahne oldu. Bunun temel sebebi Osmaİmparatorluğu ve onun sultanlarının mutlákiyetçi yönetim sistemiydi.<br />
Hıristiyan halklara boyun eğdirilmesini kaçınılmaz olarak takip eden Haç'ın Hilâl'e karşı díní savaşları ve ardından da özgürlüklerine düşkün bütün halkların başarılı diriliş hareketleri, Osmanlı İmparatorluğu sultanların etkisinde kaldığı sürece dáimá devam eden bir tehlike ortamıydı.<br />
Mustafa Kemal Paşa'nın milli hareketinin rakiplerine galip gelmesiyle 1922'de kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu belirsizlik ve hoşgörüsüzlük devletine kesin bir son verdi.<br />
Hakikaten, bir milletin hayatında bu kadar kısa zamanda bu kadar köklü bir değişiklik nadiren gerçekleştirilebilmiştir.<br />
Hukuk ve dinin birbirine karıştığı dini bir rejim altında yaşayan, çöküş halindeki bir imparatorluk tamamen hayat ve canlılık dolu modern bir ulus devlete dönüştürüldü.<br />
Büyük reformcu Mustafa Kemal Paşa'nın sağladığı hızla, sultanların mutlakiyetçi rejimi sona erdirildi ve devlet tamamen laik oldu. Haklı olarak medeni milletlerin en ön saflarında yer almaya büyük istek duyan bütün millet gelişmeleri benimsedi.<br />
Fakat, barışın sağlamlaştırılması etnik Türk kimliğinin baskın olduğu devletin şu günlerdeki haline dönüşmesine yol açan inkılaplarla birlikte yürütüldü. Hakikaten, Türkiye diğer milletlerin meskun olduğu illerini hukuka uygun bir şekilde kaybetmiş olmayı kabullenmede tereddüt etmedi ve anlaşmalarla belirlenen siyasi ve etnik sınırlardan razı olup Yakın Doğu için gerçek bir barış dayanağı haline geldi.<br />
Türkiye'yle sürekli devam eden anlaşmazlıkların neticesinde asırlarca kanlı savaşlara sürüklenmiş olan biz Yunanlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun halefi olan bu ülkede gerçekleşen derin değişikliğin etkilerini ilk hissedenler olduk.<br />
Küçük Asya Felaketi'nden hemen sonra, savaştan bir ulus devlet olarak çıkmış olan yeniden doğan Türkiye'yi anlama fırsatını farkederek ona, elimizi uzattık ve o da samimiyetle karşılık verdi.<br />
Samimi barış arzusuyla dolu olduklarında en derin farklılıklara sahip halkların bile tekrar yakınlaşabileceklerini gösteren bu yeniden birbirimize yakınlaşma faaliyeti hem iki ülke için hem de Yakın Doğu'daki barışı sürdürmek için faydalı oldu.<br />
Barışı tesis etmek için yapılan bu paha biçilmez katkıyı gerçekleştiren kişi elbette Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'dır.<br />
Bu yüzden, 1930 Yunanistan Hükümeti'nin lideri olarak, Yunan-Türk anlaşmasının imzalanmasının Yakın Doğu'nun barışa doğru yürüyüşünde yeni bir dönemi başlattığı şu zamanda, Mustafa Kemal Paşa'nın Nobel Barış Ödülü'ne sahip olmanın ayırt edici itibarıyla ödüllendirilmesini teklif etmekten onur duyarım.<br />
Saygılarımla,<br />
E. K. Venizelos<br />
<br />
Bu olaydan yıllar sonra UNESCO Genel Kurulu, Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılının tüm üye ülkelerde kutlanmasına karar vermiştir. Böylece Atatürk’ün barışseverliği uluslararası düzeyde bir kere daha hatırlanmıştır. UNESCO’nun 27 Kasım 1978 tarihli kararında Atatürk’ten “sürekli barışın öncüsü”, “İnsanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen bir işbirliği çağının doğacağına inanan birisi,” “her zaman barış, uluslar arası anlayış ve insana saygı yönünde eylemlerde bulunan bir kişi” olarak söz etmiştir.<br />
<br />
alıntıdır...</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Atatürk'le tanışması hayatını değiştirdi...]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-le-tanismasi-hayatini-degistirdi.html</link>
			<pubDate>Sat, 03 Nov 2018 17:42:04 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-le-tanismasi-hayatini-degistirdi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Bu kadın kimmiş sorsana işte tam milletvekili olacak kadın”<br />
<br />
Atatürk'le tanışması hayatını değiştirdi...</span><br />
<br />
<br />
Gazeteci Özlem Özdemir'in yeni kitabı "İlham Veren Cumhuriyet Kahramanları" Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle okurla buluştu.<br />
"Öncü Kadınlar" alt başlığını taşıyan kitapta 25 cumhuriyet kadınının hayatı anlatılıyor. Özdemir'in çocuklar ve gençler için kaleme aldığı kitapa okur NASA'da çalışan ilk Türk bilim kadınından olimpiyatlara katılan ilk Türk kadınına, Dünyanın ve Türkiye'nin ilk kadın savaş pilotundan ilk kadın astronomuna kadar ilham veren onlarca cumhuriyet kahramanını tanıyor.<br />
TBMM Kayıtlarında Hatı Çırpan olarak geçen, Ankara’nın Kazan Köyü’nde okuma yazma bilmeyen bir köy kadınlığından önce muhtarlığa oradan milletvekilliğine uzanan Satı Çırpan'ın öyküsü de kitapta okurla buluşan kahramanlardan...<br />
<br />
İşte "İlham Veren Cumhuriyet Kahramanları" kitabında Satı Çırpan'ın öyküsü:<br />
"Satı, 1890’da Muhtar Kara Mehmet Efendi ile Emine Hanım’ın kızları olarak Ankara’nın Kazan Köyü’nde doğdu. Ne yazık ki, o yıllarda kız çocuklarının eğitim görme şansı çok az olduğundan, okuma ve yazma öğrenemedi. Ama her zaman çok çalışkan ve girişken bir kız çocuğuydu. Elinden her iş gelirdi.<br />
O yıllarda kızlar erken evlendiriliyordu. Satı da genç yaşta evlendi, kocası Balkan Savaşı’nda yaralanınca tarlada çalışarak çocuklarına baktı. Aynı zamanda cephedeki askerlere erzak taşıdı.<br />
<br />
<br />
Zorlu geçen yılların sonunda cumhuriyet kurulunca Satı’nın da hayatı aklına bile gelmeyecek şekilde değişti. Cumhuriyet sayesinde kadınlar için özgür bir dönem başlamıştı. 26 Ekim 1933’te kadınlara muhtar olma hakkı verildi.<br />
Satı da, köyündeki muhtar seçimlerine aday olmaya karar verdi. Ne de olsa babası muhtardı, köylü onu tanıyordu,babasından işle ilgili her şeyi öğrenmişti. Hem madem Atatürk kadınlara bu hakkı vermişti, demek ki bunu yapabilirdi. Satı, haklı çıktı ve seçimi kazanarak Türkiye’nin ilk kadın muhtarlarından biri oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ATATÜRK İLE KARŞILAŞMA</span><br />
Satı’nın hayatındaki yenilikler muhtarlıkla bitmedi. 16 Temmuz 1934 tarihinde Atatürk, Bolu üzerinden İstanbul’a gitmek üzere yola çıkmıştı. Üstü kapalı, yanları açık bir otomobilde yolculuk ediyordu. Yanında Nuri Conker, yaveri ve Afet İnan vardı. Kazan Köyü’ne yakın bir yerde köylüler tarafından yolları kesildi. Hepsi hiç kıpırdamadan Atatürk’e hayran hayran bakıyordu. O sırada esmer tenli, sırma işlemelerle süslenmiş güzel giysili bir kadın öne çıkarak, “Paşam, hoş geldiniz, senin için yer hazırladık, ayran yaptık insene,” diyerek Atatürk’ü buyur etti.<br />
<br />
Atatürk, nezaketle yollarının uzun olduğunu söyledi ama Afet İnan’a dönerek “Bu kadın kimmiş sorsana. İşte tam milletvekili olacak kadın,” dedi. Afet İnan, Satı ile konuşarak hakkında bilgi edindi.<br />
<br />
Bu tanışma, Satı’nın hayatını değiştirdi. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin ardından Satı, Atatürk’ün isteğiyle, 1935 yılında TBMM’ye giren ilk kadın vekillerden biri oldu. Üstelik onu özel kılan, meclisteki ilk köylü kadın vekil olmasıydı.<br />
<br />
Gündelik hayatta Satı’nın başı, tüm Anadolu kadınları gibi kapalıydı. Vekil olduğu gün başörtüsünü çıkardı. Takım elbise giydi, kravatını takarak meclise gitti. Satı, böylece bütün Türk kadınlarına örnek oldu.<br />
TBMM kayıtlarına adı Hatı Çırpan olarak geçen Satı, vekil olduğunda 45 yaşındaydı. Cumhuriyet, okuma-yazma bilmeyen bir kadına vekillik şansı tanıyan bir sistemdi. Satı, hemen okumayı ve yazmayı öğrendi. Ayrıca Ziraat Komisyonu’nda görev aldı. Ankara’ya yerleşmişti ama evi her zaman köylüleriyle dolup taşardı. Geldiği yeri hiç unutmadı ve herkesin derdine çare olmak için durmadan koşturdu.<br />
<br />
Satı, vekil olarak görev süresi dolduktan sonra köyüne döndü. 1956 yılında hayatını kaybedene kadar orada yaşadı. Günümüzde Satı’nın evi köyünde müze olarak korunuyor."<br />
<br />
Odatv.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Bu kadın kimmiş sorsana işte tam milletvekili olacak kadın”<br />
<br />
Atatürk'le tanışması hayatını değiştirdi...</span><br />
<br />
<br />
Gazeteci Özlem Özdemir'in yeni kitabı "İlham Veren Cumhuriyet Kahramanları" Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle okurla buluştu.<br />
"Öncü Kadınlar" alt başlığını taşıyan kitapta 25 cumhuriyet kadınının hayatı anlatılıyor. Özdemir'in çocuklar ve gençler için kaleme aldığı kitapa okur NASA'da çalışan ilk Türk bilim kadınından olimpiyatlara katılan ilk Türk kadınına, Dünyanın ve Türkiye'nin ilk kadın savaş pilotundan ilk kadın astronomuna kadar ilham veren onlarca cumhuriyet kahramanını tanıyor.<br />
TBMM Kayıtlarında Hatı Çırpan olarak geçen, Ankara’nın Kazan Köyü’nde okuma yazma bilmeyen bir köy kadınlığından önce muhtarlığa oradan milletvekilliğine uzanan Satı Çırpan'ın öyküsü de kitapta okurla buluşan kahramanlardan...<br />
<br />
İşte "İlham Veren Cumhuriyet Kahramanları" kitabında Satı Çırpan'ın öyküsü:<br />
"Satı, 1890’da Muhtar Kara Mehmet Efendi ile Emine Hanım’ın kızları olarak Ankara’nın Kazan Köyü’nde doğdu. Ne yazık ki, o yıllarda kız çocuklarının eğitim görme şansı çok az olduğundan, okuma ve yazma öğrenemedi. Ama her zaman çok çalışkan ve girişken bir kız çocuğuydu. Elinden her iş gelirdi.<br />
O yıllarda kızlar erken evlendiriliyordu. Satı da genç yaşta evlendi, kocası Balkan Savaşı’nda yaralanınca tarlada çalışarak çocuklarına baktı. Aynı zamanda cephedeki askerlere erzak taşıdı.<br />
<br />
<br />
Zorlu geçen yılların sonunda cumhuriyet kurulunca Satı’nın da hayatı aklına bile gelmeyecek şekilde değişti. Cumhuriyet sayesinde kadınlar için özgür bir dönem başlamıştı. 26 Ekim 1933’te kadınlara muhtar olma hakkı verildi.<br />
Satı da, köyündeki muhtar seçimlerine aday olmaya karar verdi. Ne de olsa babası muhtardı, köylü onu tanıyordu,babasından işle ilgili her şeyi öğrenmişti. Hem madem Atatürk kadınlara bu hakkı vermişti, demek ki bunu yapabilirdi. Satı, haklı çıktı ve seçimi kazanarak Türkiye’nin ilk kadın muhtarlarından biri oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ATATÜRK İLE KARŞILAŞMA</span><br />
Satı’nın hayatındaki yenilikler muhtarlıkla bitmedi. 16 Temmuz 1934 tarihinde Atatürk, Bolu üzerinden İstanbul’a gitmek üzere yola çıkmıştı. Üstü kapalı, yanları açık bir otomobilde yolculuk ediyordu. Yanında Nuri Conker, yaveri ve Afet İnan vardı. Kazan Köyü’ne yakın bir yerde köylüler tarafından yolları kesildi. Hepsi hiç kıpırdamadan Atatürk’e hayran hayran bakıyordu. O sırada esmer tenli, sırma işlemelerle süslenmiş güzel giysili bir kadın öne çıkarak, “Paşam, hoş geldiniz, senin için yer hazırladık, ayran yaptık insene,” diyerek Atatürk’ü buyur etti.<br />
<br />
Atatürk, nezaketle yollarının uzun olduğunu söyledi ama Afet İnan’a dönerek “Bu kadın kimmiş sorsana. İşte tam milletvekili olacak kadın,” dedi. Afet İnan, Satı ile konuşarak hakkında bilgi edindi.<br />
<br />
Bu tanışma, Satı’nın hayatını değiştirdi. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin ardından Satı, Atatürk’ün isteğiyle, 1935 yılında TBMM’ye giren ilk kadın vekillerden biri oldu. Üstelik onu özel kılan, meclisteki ilk köylü kadın vekil olmasıydı.<br />
<br />
Gündelik hayatta Satı’nın başı, tüm Anadolu kadınları gibi kapalıydı. Vekil olduğu gün başörtüsünü çıkardı. Takım elbise giydi, kravatını takarak meclise gitti. Satı, böylece bütün Türk kadınlarına örnek oldu.<br />
TBMM kayıtlarına adı Hatı Çırpan olarak geçen Satı, vekil olduğunda 45 yaşındaydı. Cumhuriyet, okuma-yazma bilmeyen bir kadına vekillik şansı tanıyan bir sistemdi. Satı, hemen okumayı ve yazmayı öğrendi. Ayrıca Ziraat Komisyonu’nda görev aldı. Ankara’ya yerleşmişti ama evi her zaman köylüleriyle dolup taşardı. Geldiği yeri hiç unutmadı ve herkesin derdine çare olmak için durmadan koşturdu.<br />
<br />
Satı, vekil olarak görev süresi dolduktan sonra köyüne döndü. 1956 yılında hayatını kaybedene kadar orada yaşadı. Günümüzde Satı’nın evi köyünde müze olarak korunuyor."<br />
<br />
Odatv.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kadınlar 100 Metrekare Atatürk İmzası Ördü]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-kadinlar-100-metrekare-ataturk-imzasi-ordu.html</link>
			<pubDate>Tue, 23 Oct 2018 20:58:12 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-kadinlar-100-metrekare-ataturk-imzasi-ordu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eskişehir'de 132 kadın, bir örgü evinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için projelendirdikleri 4 bin 356 parçadan oluşan 100 metrekarelik Büyük Önder Atatürk'ün imza örgüsünü 3 ayda bitirdi.</span><br />
<br />
<br />
SELÇUK KIZILDAĞ - Eskişehir'de 132 kadın, bir örgü evinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için projelendirdikleri 4 bin 356 parçadan oluşan 100 metrekarelik Büyük Önder Atatürk'ün imza örgüsünü 3 ayda bitirdi.<br />
Önce büyük parçalar halinde yapılacak çalışma şemasını hazırlayan kadınlar, 132 bilek gücünü birleştirerek ortaya çıkarttıkları Atatürk imzasından yapılan örgüyü Cumhuriyet'in kuruluşunun 95. yıl dönümünde Eskişehir'de yapılacak etkinliklerde sergileyecek.<br />
<br />
Kahve ve siyah renklerden oluşan ve 4 bin 356 örgü parçanın birleşimiyle tamamlanan Atatürk imzasında, yaşları 18 ile 81 arasında değişen 132 kadın görev yaptı.<br />
<br />
Projenin sahibi ve örgü eğitmeni Sema Doyran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kursiyerlerinin çalışmayı hayata geçirmeyi çok istedikleri için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.<br />
<br />
Doyran, 132 kadın arkadaşıyla çıktığı yolda, sloganlarının "sonsuz bağlılık" olduğunu dile getirerek, "Projemizin amacı cumhuriyetin kuruluşunun 95. yıl dönümünde iz bırakabilmek. O kadar titiz çalıştık ki, belki de o 4 bin 356 parçayı iki ile çarpmak gerekiyor. Çünkü en iyisi olsun diye söküp söküp ördüğümüz çok oldu. Atatürk'e bağlılığımızı bu şekilde ifade etmek istedik." dedi.<br />
<br />
"En büyük destek eşlerimizden"<br />
Projenin tamamlanması için 3 aydır çalıştıklarını anlatan Doyran, şunları belirtti:<br />
<br />
"Kadınlarımız hep gizli kahraman olarak hayatımızda. Çok fazla ön planda olamıyorlar. Biraz da onları ön plana çıkartmak, onların sesini duyurmak için bu işe giriştik. Büyük bir denizde küçük bir damla olabildiysek ne mutlu. Elbette en büyük destek eşlerimizden. Hanımlar da anlatıyor. Akşamları onlar örgü yaparken, eşleri çay servisi yapıyormuş evde. Çocukları 'Anne ödevini yaptın mı? Kaç parça yaptın?' diye soruyormuş. Hatta kursiyerlerimizin eşlerinden bazıları bana gelip de 'Bizim yardımcı olacağımız bir iş var mı?' diye sordular. İnşallah ördüğümüz bu imza güzel bir yerde değerlendirilir."<br />
<br />
Projede yer alan 81 yaşındaki Gülümser Ürün, 3 yıldır örgü kurslarına katıldığını dile getirerek, "Eşim sağolsun her yere arabayla küfürlü içerikürüp getiriyor beni. O da 84 yaşında. Her konuda beni destekler. İmza projesini duyunca heyecanladım. Tansiyonum çıktı. Çok sevindim. Bu projenin içinde olduğum için çok mutluyum." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Herkes Nene Hatun"<br />
Proje çalışanlarından 24 yaşındaki Büşra Sipahioğlu da çalışmaya katılanların birçoğunun emekli kadınlar olduğunu aktararak, "Çok enerjikler. Her ilmekte ayrı bir muhabbet ve ayrı bir sevgi var. Ben de onlarla örünce daha bir zevkli oluyor. Grubumuz muhteşem. Konu Atatürk'ün imzası olunca yaşam enerjisi yükseldi. Herkes 'Bugünlere Atatürk sayesinde geldik.' diyerek Nene Hatun azmiyle çalışıyor." diye konuştu.<br />
<br />
100 metrekarelik Atatürk imzası, 28 Ekim'de Tepebaşı Belediyesi'nin Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında sergilenecek.<br />
<br />
haberler.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eskişehir'de 132 kadın, bir örgü evinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için projelendirdikleri 4 bin 356 parçadan oluşan 100 metrekarelik Büyük Önder Atatürk'ün imza örgüsünü 3 ayda bitirdi.</span><br />
<br />
<br />
SELÇUK KIZILDAĞ - Eskişehir'de 132 kadın, bir örgü evinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için projelendirdikleri 4 bin 356 parçadan oluşan 100 metrekarelik Büyük Önder Atatürk'ün imza örgüsünü 3 ayda bitirdi.<br />
Önce büyük parçalar halinde yapılacak çalışma şemasını hazırlayan kadınlar, 132 bilek gücünü birleştirerek ortaya çıkarttıkları Atatürk imzasından yapılan örgüyü Cumhuriyet'in kuruluşunun 95. yıl dönümünde Eskişehir'de yapılacak etkinliklerde sergileyecek.<br />
<br />
Kahve ve siyah renklerden oluşan ve 4 bin 356 örgü parçanın birleşimiyle tamamlanan Atatürk imzasında, yaşları 18 ile 81 arasında değişen 132 kadın görev yaptı.<br />
<br />
Projenin sahibi ve örgü eğitmeni Sema Doyran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kursiyerlerinin çalışmayı hayata geçirmeyi çok istedikleri için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.<br />
<br />
Doyran, 132 kadın arkadaşıyla çıktığı yolda, sloganlarının "sonsuz bağlılık" olduğunu dile getirerek, "Projemizin amacı cumhuriyetin kuruluşunun 95. yıl dönümünde iz bırakabilmek. O kadar titiz çalıştık ki, belki de o 4 bin 356 parçayı iki ile çarpmak gerekiyor. Çünkü en iyisi olsun diye söküp söküp ördüğümüz çok oldu. Atatürk'e bağlılığımızı bu şekilde ifade etmek istedik." dedi.<br />
<br />
"En büyük destek eşlerimizden"<br />
Projenin tamamlanması için 3 aydır çalıştıklarını anlatan Doyran, şunları belirtti:<br />
<br />
"Kadınlarımız hep gizli kahraman olarak hayatımızda. Çok fazla ön planda olamıyorlar. Biraz da onları ön plana çıkartmak, onların sesini duyurmak için bu işe giriştik. Büyük bir denizde küçük bir damla olabildiysek ne mutlu. Elbette en büyük destek eşlerimizden. Hanımlar da anlatıyor. Akşamları onlar örgü yaparken, eşleri çay servisi yapıyormuş evde. Çocukları 'Anne ödevini yaptın mı? Kaç parça yaptın?' diye soruyormuş. Hatta kursiyerlerimizin eşlerinden bazıları bana gelip de 'Bizim yardımcı olacağımız bir iş var mı?' diye sordular. İnşallah ördüğümüz bu imza güzel bir yerde değerlendirilir."<br />
<br />
Projede yer alan 81 yaşındaki Gülümser Ürün, 3 yıldır örgü kurslarına katıldığını dile getirerek, "Eşim sağolsun her yere arabayla küfürlü içerikürüp getiriyor beni. O da 84 yaşında. Her konuda beni destekler. İmza projesini duyunca heyecanladım. Tansiyonum çıktı. Çok sevindim. Bu projenin içinde olduğum için çok mutluyum." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Herkes Nene Hatun"<br />
Proje çalışanlarından 24 yaşındaki Büşra Sipahioğlu da çalışmaya katılanların birçoğunun emekli kadınlar olduğunu aktararak, "Çok enerjikler. Her ilmekte ayrı bir muhabbet ve ayrı bir sevgi var. Ben de onlarla örünce daha bir zevkli oluyor. Grubumuz muhteşem. Konu Atatürk'ün imzası olunca yaşam enerjisi yükseldi. Herkes 'Bugünlere Atatürk sayesinde geldik.' diyerek Nene Hatun azmiyle çalışıyor." diye konuştu.<br />
<br />
100 metrekarelik Atatürk imzası, 28 Ekim'de Tepebaşı Belediyesi'nin Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında sergilenecek.<br />
<br />
haberler.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Atatürk'e hakaret eden öğretmende flaş gelişme]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-e-hakaret-eden-ogretmende-flas-gelisme.html</link>
			<pubDate>Mon, 08 Oct 2018 18:41:15 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-e-hakaret-eden-ogretmende-flas-gelisme.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Malatya'da, sosyal medya hesabından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiği belirlenen ve Milli Eğitim Müdürlüğü'nce inceleme başlatılan öğretmen, polis ekiplerince gözaltına alındı. İfadesi alınan öğretmen mahkemeye sevk edildi.</span><br />
<br />
Bulgurlu Mahallesi'nde bulunan Bulgurlu İlkokulu'nda sınıf öğretmenliği yapan Murat K., sosyal medya hesabından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve cumhuriyete hakaret içeren paylaşımlarda bulunmasının ardından büyük tepki gördü.<br />
<br />
Paylaşımlara ilişkin şikayetler üzerine İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce inceleme başlatılmasından sonra harekete geçen polis ekipleri, ilkokul öğretmeni Murat K.'yi gözaltına aldı. Evinde arama yapılan Murat K., küfürlü içerikürüldüğü emniyette sorgulanmaya başlandı. Sosyal medya hesabından Atatürk'e hakaret ettiği belirlenince gözaltına alınan öğretmen Murat K., emniyetteki sorgulamasının ardından adliyeye sevk edildi. <br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Malatya'da, sosyal medya hesabından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiği belirlenen ve Milli Eğitim Müdürlüğü'nce inceleme başlatılan öğretmen, polis ekiplerince gözaltına alındı. İfadesi alınan öğretmen mahkemeye sevk edildi.</span><br />
<br />
Bulgurlu Mahallesi'nde bulunan Bulgurlu İlkokulu'nda sınıf öğretmenliği yapan Murat K., sosyal medya hesabından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve cumhuriyete hakaret içeren paylaşımlarda bulunmasının ardından büyük tepki gördü.<br />
<br />
Paylaşımlara ilişkin şikayetler üzerine İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce inceleme başlatılmasından sonra harekete geçen polis ekipleri, ilkokul öğretmeni Murat K.'yi gözaltına aldı. Evinde arama yapılan Murat K., küfürlü içerikürüldüğü emniyette sorgulanmaya başlandı. Sosyal medya hesabından Atatürk'e hakaret ettiği belirlenince gözaltına alınan öğretmen Murat K., emniyetteki sorgulamasının ardından adliyeye sevk edildi. <br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İsveç'te skandal! Abdülaziz Demircan, Atatürk paylaşımı nedeniyle ceza aldı!]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-isvec-te-skandal-abdulaziz-demircan-ataturk-paylasimi-nedeniyle-ceza-aldi.html</link>
			<pubDate>Thu, 28 Jun 2018 16:29:44 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-isvec-te-skandal-abdulaziz-demircan-ataturk-paylasimi-nedeniyle-ceza-aldi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsveç'te Süper Lig ekiplerinden Dalkurt'un Türk kalecisi Abdulaziz Demircan, sosyal medya hesabından 19 Mayıs Atatürk Anma Gençlik Ve Spor Bayramı'nı kutlayan paylaşımından dolayı takım arkadaşlarının hakaretine uğradığını belirterek, yaşanan olaylar nedeniyle kulüple anlaşarak sözleşmesini iptal ettiklerini bildirdi. İsveç Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu da 2 maçta seyircisi terör örgütü PKK'nın bayrağı açtığı için Dalkurt takımına geçen ay 25 bin kron (yaklaşık 12,5 bin lira) para cezası vermişti.</span><br />
<br />
<br />
Demircan, "Uppsala Nya Tidning" gazetesine yaptığı açıklamada, 19 Mayıs'ta Uppsala'dan Norköping'teki maça giderken Ingstram hesabından 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı'nı kutlamak için Türk bayraklı Atatürk fotoğrafı paylaştığını, paylaşımından sonra da maçta yedek bırakıldığını ve takım arkadaşlarının hakaretine uğradığını anlattı.<br />
<br />
Demircan, "Resmi paylaştığım için başkanımız, seyirci tarafından saldırıya uğrayacağım endişesiyle teknik direktörümüze beni yedeğe bırakması gerektiğini söylemiş. O da beni yedeğe bıraktı. Maç sonrası birçok futbolcu benimle kavga etti. Sonra da konuşmayı kestiler.'' ifadesini kullandı.<br />
<br />
<br />
Tepkileri önlemek için Dalkurt'un resmi kanallarından "Demircan'ın Instagram hesabının saldırıya uğradığı ve o resmin korsanlar tarafından yerleştirildiği" yönünde açıklama yaptığını belirten Demircan, bu açıklamanın gerçek olmadığını kaydetti.<br />
<br />
<br />
<br />
<img src="http://im.haberturk.com/2018/06/27/ver1530127014/2034997_42aadfdeaf5201df7ac096cc4747aa5f.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2034997_42aadfdeaf5201df7ac096cc4747aa5f.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
Demircan, sosyal medya hesabımdan istediğini paylaşabileceğini vurgulayarak, "O resmi de ben paylaştım. Geçen sene Atiker Konyapsor'dan Dalkurt'a transfer olmuştum. Benim Türkiye pasaportum var. Ülkemle gurur duyuyorum. 'Türkler ve Kürtler' diye bir problemim yok.'' değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Olaydan sonra antrenman ve maçlarda kendisine güvenlik garantisi verilmediğini de belirten Demircan, yaşanan olaylar nedeniyle kulüple anlaşarak sözleşmesini iptal ettiklerini bildirdi.<br />
<br />
İsveç Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu da 2 maçta seyircisi terör örgütü PKK'nın bayrağı açtığı için Dalkurt takımına geçen ay 25 bin kron (yaklaşık 12,5 bin lira) para cezası vermişti.<br />
<br />
haberturk.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsveç'te Süper Lig ekiplerinden Dalkurt'un Türk kalecisi Abdulaziz Demircan, sosyal medya hesabından 19 Mayıs Atatürk Anma Gençlik Ve Spor Bayramı'nı kutlayan paylaşımından dolayı takım arkadaşlarının hakaretine uğradığını belirterek, yaşanan olaylar nedeniyle kulüple anlaşarak sözleşmesini iptal ettiklerini bildirdi. İsveç Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu da 2 maçta seyircisi terör örgütü PKK'nın bayrağı açtığı için Dalkurt takımına geçen ay 25 bin kron (yaklaşık 12,5 bin lira) para cezası vermişti.</span><br />
<br />
<br />
Demircan, "Uppsala Nya Tidning" gazetesine yaptığı açıklamada, 19 Mayıs'ta Uppsala'dan Norköping'teki maça giderken Ingstram hesabından 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı'nı kutlamak için Türk bayraklı Atatürk fotoğrafı paylaştığını, paylaşımından sonra da maçta yedek bırakıldığını ve takım arkadaşlarının hakaretine uğradığını anlattı.<br />
<br />
Demircan, "Resmi paylaştığım için başkanımız, seyirci tarafından saldırıya uğrayacağım endişesiyle teknik direktörümüze beni yedeğe bırakması gerektiğini söylemiş. O da beni yedeğe bıraktı. Maç sonrası birçok futbolcu benimle kavga etti. Sonra da konuşmayı kestiler.'' ifadesini kullandı.<br />
<br />
<br />
Tepkileri önlemek için Dalkurt'un resmi kanallarından "Demircan'ın Instagram hesabının saldırıya uğradığı ve o resmin korsanlar tarafından yerleştirildiği" yönünde açıklama yaptığını belirten Demircan, bu açıklamanın gerçek olmadığını kaydetti.<br />
<br />
<br />
<br />
<img src="http://im.haberturk.com/2018/06/27/ver1530127014/2034997_42aadfdeaf5201df7ac096cc4747aa5f.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2034997_42aadfdeaf5201df7ac096cc4747aa5f.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
Demircan, sosyal medya hesabımdan istediğini paylaşabileceğini vurgulayarak, "O resmi de ben paylaştım. Geçen sene Atiker Konyapsor'dan Dalkurt'a transfer olmuştum. Benim Türkiye pasaportum var. Ülkemle gurur duyuyorum. 'Türkler ve Kürtler' diye bir problemim yok.'' değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Olaydan sonra antrenman ve maçlarda kendisine güvenlik garantisi verilmediğini de belirten Demircan, yaşanan olaylar nedeniyle kulüple anlaşarak sözleşmesini iptal ettiklerini bildirdi.<br />
<br />
İsveç Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu da 2 maçta seyircisi terör örgütü PKK'nın bayrağı açtığı için Dalkurt takımına geçen ay 25 bin kron (yaklaşık 12,5 bin lira) para cezası vermişti.<br />
<br />
haberturk.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Atatürk ve 19'UN SIRRI]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-ve-19-un-sirri.html</link>
			<pubDate>Wed, 30 May 2018 01:01:54 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-ve-19-un-sirri.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1: Atatürk, 1881 yılında 19. asrın bitmesine 19 yıl kala doğmuştur.<br />
2: İngiltere, Atatürk'ün doğum gününü kutlamak için doğum tarihini sormuş Atatürk, 19 Mayıs 1881 diye cevap vermiştir.<br />
3: 1900 yılında 19 yaşında Harbiye'ye girmiştir.<br />
4: 19 Mayıs 1904'te fikirlerinden dolayı Yıldız Sarayına çağrılmıştır.<br />
5: Harp Akademisinden aldığı sicil olan 3178 sayısının rakamlarının toplamı 19 dur.<br />
6: Çanakkale savaşlarında büyük rol oynayan 19. tümene komuta etmiştir.<br />
7: 19 Mayıs 1915 tarihinde albay oldu.<br />
8: 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkan Atatürk'ün bindiği Bandırma vapurunda 19 yolcu vardır.<br />
9: 19 05 1919 tarihinde,3 tane 19 vardır.Atatürk'ün hayatı da,3 x 19 = 57 yıldır.1919 da ise 2x19=38 yaşındaydı<br />
10: Sakarya Meydan Savaşından sonra TBMM,19 Eylül 1921 de, özel bir kanunla Mareşallık ve Gazilik ünvanı vermiştir<br />
11: 19 yıl Türk ulusuna Başkomutan ve Devlet Başkanı olarak hizmet etmiştir. (1919 - 1938)<br />
12: Büyük Nutkunun sonundaki Gençliğe Hitabesi 19 cümledir.<br />
13: Adı ve soyadı, Mustafa Kemal Atatürk,19 harflidir.<br />
14: Ne Mutlu Türküm Diyene ! Bu şaheser cümle 19 harflidir.<br />
15: 1938 yılında ( 19 x 2 = 38), 10 Kasım günü, saat 9'da (10 + 9 = 19 ), 57 yaşında ( 19 x 3 = 57 ) ölmüştür.<br />
16: Cenazesi, 19 Kasım 1938 günü, Yavuz zırhlısı ile İzmit'e küfürlü içerikürülmüştür.<br />
17: Doğum ve ölüm yılları, 1881 ve 1938, 19 sayısının katlarıdır.<br />
18: 1919 sayısında 101 tane 19 vardır.<br />
19: İlk 19 yılda hazırlandı, ikinci 19 yılda siyaset ve askerlik savaştı, Üçüncü 19 yılda ise Türkiye'yi yeniden kurdu. <br />
Kaynak: (Alıntı)<br />
<br />
Mustafa Kemal Atatürk'ün yıllarca konuşulmayan bir çok sır ve vasiyeti vardı. Mesela Mu Kıtası'nın araştırılması Atatürk'ün vasiyetleri arasında mıydı? Neden Mu kıtası? Üstelik Kuran-ı Kerim de bu kıtada yaşayan kavimler ile ilgili birçok ayet inmişken neden Cumhuriyet Tarihimizde Mustafa Kemal Atatürk'ten sonra bu konu üzerine araştırmalar yapılmadı? Ya da sonraki dönemde bir fikrin dayatması mıydı ayrılıklar? Çalışkan girişimci gençlik neden yetiştirilmedi? İlim, Bilim, Kültür Sanat alanında reformlar neden geriledi? Bakın hepimiz Türk Gençliği hitabesini okuyoruz. Lakin uygulama noktasında geriyiz. Okuyoruz , Çalışmıyoruz, Tüketiyoruz Üretmiyoruz. Diyeceğim o ki fikirler siyasi görüşler bizi ayrıştırıyor. Türk Gençliği Hitabesi her şeyi özetlemiş; Çok çalışmalıyız. Üretmeliyiz. İnsan hayatını kolaylaştırmalı iyileştirmeliyiz. Sevgi her daim durumda ilkemiz olmalı.<br />
<br />
Bu yüzdendir ki;<br />
'' Hayatına giren herkesi ve hersÌ§eyi Allah’ın sana gönderdigini sakın unutma. Haritan Allah’ın nurunda, Allah’ın nuru kalbindedir. BuÌˆtuÌˆn zenginligÌ†in O’dur. YasÌ§adıgÌ†ın hayatı aldıgÌ†ın nefesi kendi yoluna cÌ§evirmen, isÌ§aretlerini kendi kalp dilinle yorumlamandan gecÌ§er. Akıl ve kalp dengeni kur. ''<br />
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun. Söz verdik, sözümüzü tutacağız. Cumhuriyet Gençliğe Emanettir Mustafa Kemal Paşam.<br />
<br />
- Mu Kıtası ile ilgili bizzat 4.5 yıl süren bir araştırmamız oldu. Ve neden Atatürk'ün Mu kıtası ile ilgilendiği konusunda bizzat doğu veriler ve bilim dünyasını şaşırtacak bilgilere ulaştık. Bunları vaktiyle size açıklıyor olacağız. Ne diyor Mustafa Kemal Atatürk "İlim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir, dalalettir"<br />
<br />
Saygılarımla <br />
Hüseyin Özdemir</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1: Atatürk, 1881 yılında 19. asrın bitmesine 19 yıl kala doğmuştur.<br />
2: İngiltere, Atatürk'ün doğum gününü kutlamak için doğum tarihini sormuş Atatürk, 19 Mayıs 1881 diye cevap vermiştir.<br />
3: 1900 yılında 19 yaşında Harbiye'ye girmiştir.<br />
4: 19 Mayıs 1904'te fikirlerinden dolayı Yıldız Sarayına çağrılmıştır.<br />
5: Harp Akademisinden aldığı sicil olan 3178 sayısının rakamlarının toplamı 19 dur.<br />
6: Çanakkale savaşlarında büyük rol oynayan 19. tümene komuta etmiştir.<br />
7: 19 Mayıs 1915 tarihinde albay oldu.<br />
8: 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkan Atatürk'ün bindiği Bandırma vapurunda 19 yolcu vardır.<br />
9: 19 05 1919 tarihinde,3 tane 19 vardır.Atatürk'ün hayatı da,3 x 19 = 57 yıldır.1919 da ise 2x19=38 yaşındaydı<br />
10: Sakarya Meydan Savaşından sonra TBMM,19 Eylül 1921 de, özel bir kanunla Mareşallık ve Gazilik ünvanı vermiştir<br />
11: 19 yıl Türk ulusuna Başkomutan ve Devlet Başkanı olarak hizmet etmiştir. (1919 - 1938)<br />
12: Büyük Nutkunun sonundaki Gençliğe Hitabesi 19 cümledir.<br />
13: Adı ve soyadı, Mustafa Kemal Atatürk,19 harflidir.<br />
14: Ne Mutlu Türküm Diyene ! Bu şaheser cümle 19 harflidir.<br />
15: 1938 yılında ( 19 x 2 = 38), 10 Kasım günü, saat 9'da (10 + 9 = 19 ), 57 yaşında ( 19 x 3 = 57 ) ölmüştür.<br />
16: Cenazesi, 19 Kasım 1938 günü, Yavuz zırhlısı ile İzmit'e küfürlü içerikürülmüştür.<br />
17: Doğum ve ölüm yılları, 1881 ve 1938, 19 sayısının katlarıdır.<br />
18: 1919 sayısında 101 tane 19 vardır.<br />
19: İlk 19 yılda hazırlandı, ikinci 19 yılda siyaset ve askerlik savaştı, Üçüncü 19 yılda ise Türkiye'yi yeniden kurdu. <br />
Kaynak: (Alıntı)<br />
<br />
Mustafa Kemal Atatürk'ün yıllarca konuşulmayan bir çok sır ve vasiyeti vardı. Mesela Mu Kıtası'nın araştırılması Atatürk'ün vasiyetleri arasında mıydı? Neden Mu kıtası? Üstelik Kuran-ı Kerim de bu kıtada yaşayan kavimler ile ilgili birçok ayet inmişken neden Cumhuriyet Tarihimizde Mustafa Kemal Atatürk'ten sonra bu konu üzerine araştırmalar yapılmadı? Ya da sonraki dönemde bir fikrin dayatması mıydı ayrılıklar? Çalışkan girişimci gençlik neden yetiştirilmedi? İlim, Bilim, Kültür Sanat alanında reformlar neden geriledi? Bakın hepimiz Türk Gençliği hitabesini okuyoruz. Lakin uygulama noktasında geriyiz. Okuyoruz , Çalışmıyoruz, Tüketiyoruz Üretmiyoruz. Diyeceğim o ki fikirler siyasi görüşler bizi ayrıştırıyor. Türk Gençliği Hitabesi her şeyi özetlemiş; Çok çalışmalıyız. Üretmeliyiz. İnsan hayatını kolaylaştırmalı iyileştirmeliyiz. Sevgi her daim durumda ilkemiz olmalı.<br />
<br />
Bu yüzdendir ki;<br />
'' Hayatına giren herkesi ve hersÌ§eyi Allah’ın sana gönderdigini sakın unutma. Haritan Allah’ın nurunda, Allah’ın nuru kalbindedir. BuÌˆtuÌˆn zenginligÌ†in O’dur. YasÌ§adıgÌ†ın hayatı aldıgÌ†ın nefesi kendi yoluna cÌ§evirmen, isÌ§aretlerini kendi kalp dilinle yorumlamandan gecÌ§er. Akıl ve kalp dengeni kur. ''<br />
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun. Söz verdik, sözümüzü tutacağız. Cumhuriyet Gençliğe Emanettir Mustafa Kemal Paşam.<br />
<br />
- Mu Kıtası ile ilgili bizzat 4.5 yıl süren bir araştırmamız oldu. Ve neden Atatürk'ün Mu kıtası ile ilgilendiği konusunda bizzat doğu veriler ve bilim dünyasını şaşırtacak bilgilere ulaştık. Bunları vaktiyle size açıklıyor olacağız. Ne diyor Mustafa Kemal Atatürk "İlim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir, dalalettir"<br />
<br />
Saygılarımla <br />
Hüseyin Özdemir</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Atatürk Lisesi'nde Atatürk direnişi]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-lisesi-nde-ataturk-direnisi.html</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2018 13:20:47 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-ataturk-lisesi-nde-ataturk-direnisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İzmir’in Konak ilçesinde bulunan İzmir Atatürk Lisesi’nin mezuniyet töreni esnasında öğrencilerin İzmir Marşı okumasına sinirlenen okul müdürüyle öğrenci velileri arasında tartışma yaşandı...</span><br />
<br />
<br />
İzmir’in Konak ilçesinde bulunan İzmir Atatürk Lisesi’nin mezuniyet töreni esnasında öğrencilerin İzmir Marşı okumasına sinirlenen okul müdürüyle öğrenci velileri arasında tartışma yaşandı.<br />
<br />
İzmir'in köklü okullarından İzmir Atatürk Lisesi'nde 14 Mayıs Pazar günü gerçekleşen 12. sınıfların mezuniyet programında kep atma esnasında geleneksel olarak 10. Yıl marşı ve İzmir marşı okunmak istendi. Fakat okul müdürü Selamettin Demirhan, "siyasi içerikli" diyerek İzmir Marşı’nı programdan çıkardı.<br />
<br />
Öğrenciler tören esnasında müdürün bu kararına uymayıp marşı söylemeye başladı. Okul müdürü bunun üzerine öğrencilerin sesinin duyulmasını engellemek için hoparlörden yüksek sesle başka şarkıları mikrofondan yüksek sesle çaldırmaya başladı. Öğrenciler mikrofonu kapattırıp marş söylemeye devam etti.<br />
<br />
Müdür tekrar mikrofona gelip "Ben bu okulda okul marşından başka bir marş söyletmem" deyince öğrenciler ve veliler yuhalayarak kürsüye yürüdü. Müdüre tepki gösteren veliler, "Burası Türkiye Cumhuriyeti, görev yapmak istemiyorsanız çekilin gidin!" dedi.<br />
<br />
odatv.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İzmir’in Konak ilçesinde bulunan İzmir Atatürk Lisesi’nin mezuniyet töreni esnasında öğrencilerin İzmir Marşı okumasına sinirlenen okul müdürüyle öğrenci velileri arasında tartışma yaşandı...</span><br />
<br />
<br />
İzmir’in Konak ilçesinde bulunan İzmir Atatürk Lisesi’nin mezuniyet töreni esnasında öğrencilerin İzmir Marşı okumasına sinirlenen okul müdürüyle öğrenci velileri arasında tartışma yaşandı.<br />
<br />
İzmir'in köklü okullarından İzmir Atatürk Lisesi'nde 14 Mayıs Pazar günü gerçekleşen 12. sınıfların mezuniyet programında kep atma esnasında geleneksel olarak 10. Yıl marşı ve İzmir marşı okunmak istendi. Fakat okul müdürü Selamettin Demirhan, "siyasi içerikli" diyerek İzmir Marşı’nı programdan çıkardı.<br />
<br />
Öğrenciler tören esnasında müdürün bu kararına uymayıp marşı söylemeye başladı. Okul müdürü bunun üzerine öğrencilerin sesinin duyulmasını engellemek için hoparlörden yüksek sesle başka şarkıları mikrofondan yüksek sesle çaldırmaya başladı. Öğrenciler mikrofonu kapattırıp marş söylemeye devam etti.<br />
<br />
Müdür tekrar mikrofona gelip "Ben bu okulda okul marşından başka bir marş söyletmem" deyince öğrenciler ve veliler yuhalayarak kürsüye yürüdü. Müdüre tepki gösteren veliler, "Burası Türkiye Cumhuriyeti, görev yapmak istemiyorsanız çekilin gidin!" dedi.<br />
<br />
odatv.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bilim adamı Aziz Sancar: Annem bir köy imamının kızıydı, Atatürk’ü taparcasına severd]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-bilim-adami-aziz-sancar-annem-bir-koy-imaminin-kiziydi-ataturk%E2%80%99u-taparcasina-severd.html</link>
			<pubDate>Thu, 03 May 2018 21:59:55 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-bilim-adami-aziz-sancar-annem-bir-koy-imaminin-kiziydi-ataturk%E2%80%99u-taparcasina-severd.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kanser hastalarına ‘Amerika’ya gelmeyin’ diyen Prof. Dr. Aziz Sancar, ‘Yapılan tedaviler standarttır.’ açıklamasını yaptı.</span><br />
<br />
<br />
Nobel Kimya ödülünü 2015 yılında alan Mardinli bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Mardin’in Savur ilçesinden Amerika’ya ve Nobel ödülünü uzanan yaşam öyküsü anlatırken, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘Annem bir köy imamının kızıydı, Atatürk’ü taparcasına severdi’</span> dedi.<br />
<br />
Kanser hastalarına ‘Amerika’ya gelmeyin’ diyen Prof. Dr. Sancar, ‘Yapılan tedaviler standarttır. Amerika, Avrupa ve dünyanın her yerinde aynı tedavi tatbik ediliyor. Tedavide temel destek aile desteğidir, buraya geldiklerinde aile desteğinden yoksun kalıyorlar’ diye konuştu.<br />
Amerikanın Sesi Radyosu’na konuşan 2015 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar, Savur’dan Amerika’ya ve oradan Nobel ödülüne uzanan yaşam öyküsünü anlattı.<br />
<br />
Savur’da 8 çocuklu bir ailede büyüdüğünü elirten Prof. Dr. Sancar, annesine ayrı bir yer ayırdı. Annesi Meryem Sarcar’ın bir köy imamının kızı olduğunu ve normalde biraz tutuk ve kapalı olmasının beklendiğini söyleyen Sancar şöyle konuştu:<br />
<br />
<br />
‘Ama o Atatürk’ü taparcasına severdi. Atatürk’ün yaptığı devrimleri kendi hayatına getirdiği değişiklikleri gördü. O bakımdan annem büyük Atatürk hayranıydı. Atatürk’ün fazla vurguladığı konu eğitim ve bilimdi, onu annem de anladı. O bakımdan bütün çocuklarına ‘okuyacaksınız’ dedi ve onun sayesinde hepimiz okuduk.’<br />
<br />
Prof. Dr. Sancar, ‘1960’larda İstanbul Tıp Fakültesinde gördüğüm eğitimi Avrupa’nın en iyi fakültelerinde alamazdınız. Harika bir eğitim gördüm. Çok harika hocalarımız vardı, beni iyi hazırladı ben Amerika’ya hazırlanmış olarak geldim. Orada imkanlarımız yoktu, burada vardı ama ben teorik olarak hazırdım’ dedi.<br />
<br />
‘KÖYLÜLER, REÇETEMİ MUSKA DİYE BAŞLARINA KOYARLARDI’<br />
<br />
İstanbul’da Tıp eğitimini bitirdikten sonra Savur’a bağlı Sürgücü köyündeki sağlık ocağında görev yapmaya başladığını kaydeden Prof. Dr. Aziz Sancar şunları anlattı:<br />
<br />
<br />
‘Beni o kadar severlerdi ki onları muayene ettikten sonra reçete doldururdum, reçetemi başlarında muska diye koyarlardı. O zamanları özlüyorum, bana sorarsanız hayatımın en güzel dönemi Sürgücü beldesinde doktorluk yaptığım dönemlerdi. Damda yatardık, Suriye’nin uzaktan iki şehrinin ışıklarını sayrederdik. Sabah ezan sesi ile uyanırdık.’<br />
<br />
‘KANSER HASTALARI AMERİKAYA GELMEYİN’<br />
<br />
Prof. Dr. Sancar, şu anda kanser tedavisinde kullanılan ilaçlardan birinin etkisini artırmak konusunda çalıştıklarını da ifade ederek, ‘Günde 5- 10 kilometre yürümeye çalışıyorum. Uyku ile aram iyi değil.<br />
<br />
Kanser hastalarına ‘Amerika'ya gelmeyin’ diyorum. Yapılan tedaviler standarttır. Amerika, Avrrupa ve dünyanın her yerinde aynı tedavi tatbik ediliyor. Tedavide temel destek aile desteğidir, buraya geldiklerinde aile desteğinden yoksun kalıyorlar’ diye konuştu.<br />
<br />
<br />
DHA<br />
gazeteinsan.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kanser hastalarına ‘Amerika’ya gelmeyin’ diyen Prof. Dr. Aziz Sancar, ‘Yapılan tedaviler standarttır.’ açıklamasını yaptı.</span><br />
<br />
<br />
Nobel Kimya ödülünü 2015 yılında alan Mardinli bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Mardin’in Savur ilçesinden Amerika’ya ve Nobel ödülünü uzanan yaşam öyküsü anlatırken, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘Annem bir köy imamının kızıydı, Atatürk’ü taparcasına severdi’</span> dedi.<br />
<br />
Kanser hastalarına ‘Amerika’ya gelmeyin’ diyen Prof. Dr. Sancar, ‘Yapılan tedaviler standarttır. Amerika, Avrupa ve dünyanın her yerinde aynı tedavi tatbik ediliyor. Tedavide temel destek aile desteğidir, buraya geldiklerinde aile desteğinden yoksun kalıyorlar’ diye konuştu.<br />
Amerikanın Sesi Radyosu’na konuşan 2015 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar, Savur’dan Amerika’ya ve oradan Nobel ödülüne uzanan yaşam öyküsünü anlattı.<br />
<br />
Savur’da 8 çocuklu bir ailede büyüdüğünü elirten Prof. Dr. Sancar, annesine ayrı bir yer ayırdı. Annesi Meryem Sarcar’ın bir köy imamının kızı olduğunu ve normalde biraz tutuk ve kapalı olmasının beklendiğini söyleyen Sancar şöyle konuştu:<br />
<br />
<br />
‘Ama o Atatürk’ü taparcasına severdi. Atatürk’ün yaptığı devrimleri kendi hayatına getirdiği değişiklikleri gördü. O bakımdan annem büyük Atatürk hayranıydı. Atatürk’ün fazla vurguladığı konu eğitim ve bilimdi, onu annem de anladı. O bakımdan bütün çocuklarına ‘okuyacaksınız’ dedi ve onun sayesinde hepimiz okuduk.’<br />
<br />
Prof. Dr. Sancar, ‘1960’larda İstanbul Tıp Fakültesinde gördüğüm eğitimi Avrupa’nın en iyi fakültelerinde alamazdınız. Harika bir eğitim gördüm. Çok harika hocalarımız vardı, beni iyi hazırladı ben Amerika’ya hazırlanmış olarak geldim. Orada imkanlarımız yoktu, burada vardı ama ben teorik olarak hazırdım’ dedi.<br />
<br />
‘KÖYLÜLER, REÇETEMİ MUSKA DİYE BAŞLARINA KOYARLARDI’<br />
<br />
İstanbul’da Tıp eğitimini bitirdikten sonra Savur’a bağlı Sürgücü köyündeki sağlık ocağında görev yapmaya başladığını kaydeden Prof. Dr. Aziz Sancar şunları anlattı:<br />
<br />
<br />
‘Beni o kadar severlerdi ki onları muayene ettikten sonra reçete doldururdum, reçetemi başlarında muska diye koyarlardı. O zamanları özlüyorum, bana sorarsanız hayatımın en güzel dönemi Sürgücü beldesinde doktorluk yaptığım dönemlerdi. Damda yatardık, Suriye’nin uzaktan iki şehrinin ışıklarını sayrederdik. Sabah ezan sesi ile uyanırdık.’<br />
<br />
‘KANSER HASTALARI AMERİKAYA GELMEYİN’<br />
<br />
Prof. Dr. Sancar, şu anda kanser tedavisinde kullanılan ilaçlardan birinin etkisini artırmak konusunda çalıştıklarını da ifade ederek, ‘Günde 5- 10 kilometre yürümeye çalışıyorum. Uyku ile aram iyi değil.<br />
<br />
Kanser hastalarına ‘Amerika'ya gelmeyin’ diyorum. Yapılan tedaviler standarttır. Amerika, Avrrupa ve dünyanın her yerinde aynı tedavi tatbik ediliyor. Tedavide temel destek aile desteğidir, buraya geldiklerinde aile desteğinden yoksun kalıyorlar’ diye konuştu.<br />
<br />
<br />
DHA<br />
gazeteinsan.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Denizli'deki Akdağ'ın zirvesine Atatürk büstü yaptılar]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-denizli-deki-akdag-in-zirvesine-ataturk-bustu-yaptilar.html</link>
			<pubDate>Mon, 16 Apr 2018 13:30:51 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-denizli-deki-akdag-in-zirvesine-ataturk-bustu-yaptilar.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçtiğimiz ay bir Atatürk büstünün kurutma kanalına atılmasına tepki gösteren Çivril Akdağ İzcilik ve Doğa Kulübü üyeleri Akdağ'ın zirvesine Atatürk büstü yaptı.</span><br />
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9mO87Z.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 9mO87Z.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
Çivril Akdağ İzcilik ve Doğa Kulübü (AKİDAK), Akdağ’ın zirvesine Atatürk büstü yaptı. <br />
<br />
Geçen ay bir Atatürk büstünün Hamam Mahallesinde kurutma kanalına atılmasına tepki gösteren STK’lardan biri olan AKİDAK bu hafta sonu yaptığı organizasyonla Atatürk’e sahip çıktı. <br />
<br />
2014 yılında kurulan ve bugüne düzenlediği aktivitelerle dikkat çeken AKİDAK, hafta sonu düzenlediği ‘Akdağ Zirve Tırmanışı’ yürüyüşünde Akdağ’ın zirvesine Ege bölgesinin en yüksek ikinci dağının zirvesine 2 bin 447 metre yüksekliğe Atatürk büstü dikti. Beydilli Mahallesi Değirmenci mevkiinden Akdağ’ın Kıraçtepe zirvesine yapılan ve 4 saat süren yürüyüş ile zirveye çıkan katılımcılar daha önceden hazırladıkları Atatürk büstünü zirvede bulunan kaidenin üzerine monte etti.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Çivril'in en yüksek yerine çok yakıştı"</span><br />
13 kişinin katıldığı yürüyüşle ilgili olarak bilgi veren AKİDAK Başkanı Erkan Atila, “Harika bir Pazar günü yaşadık. Akdağ’ın en zorlu bölgesinden Değirmenciden Kıraçtepe zirvesine çıktık. Atatürk büstümüzü Çivril’in en yüksek yerine koyduk, çok yakıştı. Sabah 08.30 da başladığımız Akdağ zirve yürüyüşümüz akşam 17.00 gibi sona erdi. Spor ve doğa adına çok verimli bir gün geçirdik. Bugün bize rehberlik eden ve bizimle birlikte yürüyen tüm dostlarımıza özellikle de Atatürk büstümüzü hazırlayıp getiren Tayyar Karabulut’a çok teşekkür ederiz” dedi.<br />
<br />
cnnturk.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçtiğimiz ay bir Atatürk büstünün kurutma kanalına atılmasına tepki gösteren Çivril Akdağ İzcilik ve Doğa Kulübü üyeleri Akdağ'ın zirvesine Atatürk büstü yaptı.</span><br />
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9mO87Z.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 9mO87Z.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
Çivril Akdağ İzcilik ve Doğa Kulübü (AKİDAK), Akdağ’ın zirvesine Atatürk büstü yaptı. <br />
<br />
Geçen ay bir Atatürk büstünün Hamam Mahallesinde kurutma kanalına atılmasına tepki gösteren STK’lardan biri olan AKİDAK bu hafta sonu yaptığı organizasyonla Atatürk’e sahip çıktı. <br />
<br />
2014 yılında kurulan ve bugüne düzenlediği aktivitelerle dikkat çeken AKİDAK, hafta sonu düzenlediği ‘Akdağ Zirve Tırmanışı’ yürüyüşünde Akdağ’ın zirvesine Ege bölgesinin en yüksek ikinci dağının zirvesine 2 bin 447 metre yüksekliğe Atatürk büstü dikti. Beydilli Mahallesi Değirmenci mevkiinden Akdağ’ın Kıraçtepe zirvesine yapılan ve 4 saat süren yürüyüş ile zirveye çıkan katılımcılar daha önceden hazırladıkları Atatürk büstünü zirvede bulunan kaidenin üzerine monte etti.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Çivril'in en yüksek yerine çok yakıştı"</span><br />
13 kişinin katıldığı yürüyüşle ilgili olarak bilgi veren AKİDAK Başkanı Erkan Atila, “Harika bir Pazar günü yaşadık. Akdağ’ın en zorlu bölgesinden Değirmenciden Kıraçtepe zirvesine çıktık. Atatürk büstümüzü Çivril’in en yüksek yerine koyduk, çok yakıştı. Sabah 08.30 da başladığımız Akdağ zirve yürüyüşümüz akşam 17.00 gibi sona erdi. Spor ve doğa adına çok verimli bir gün geçirdik. Bugün bize rehberlik eden ve bizimle birlikte yürüyen tüm dostlarımıza özellikle de Atatürk büstümüzü hazırlayıp getiren Tayyar Karabulut’a çok teşekkür ederiz” dedi.<br />
<br />
cnnturk.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bu kez Atatürk posterini silmiş]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-bu-kez-ataturk-posterini-silmis.html</link>
			<pubDate>Mon, 26 Mar 2018 22:19:22 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-bu-kez-ataturk-posterini-silmis.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bartın İl Milli Eğitim Müdürü Yaşar Demir’in tepki çeken, “Bizim elimizde 120 bin cami kadrosu var. Ama bu imkânlar Atatürkçülerin elinde olsaydı eli silahlı terörist yetiştirirlerdi” sözlerinden sonra Çanakkale Zaferi anmalarında da okulların Atatürk posterleriyle donatılması hükmünü uygulamaması Meclis gündemine taşındı.</span><br />
<br />
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya’nın, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde yer alan bilgilere göre;<br />
<br />
18 Mart Şehitler Günü Anma Programı hazırlayan Aile ve Sosyal Politikalar Bartın İl Müdürlüğü, kentte bulunan diğer müdürlüklere yapılacak işlemlere ilişkin resmi yazı gönderdi. Yazıda, “18 Mart 2018 Pazar günü saat 07:00’den itibaren resmi daire, askeri birlik, kurum ve karargâhlar Türk Bayrakları ve Atatürk Posterleriyle donatılacak, Bayrakların temiz, ütülü Bayrak Kanunu ve Tüzüğüne uygun olması sağlanacaktır” ifadesine yer verildi. Bartın İl Milli Eğitim Müdürü Demir ise bu yazıya istinaden tüm okul ve kurum müdürlüklerine gönderdiği yazısında kurumların ve okulların “Atatürk’ün Posteriyle donatılması” hükmünü yok saydı. Uygulama Bartın’da tepkiye neden olurken, CHP’li Yalçınkaya konuyu Meclis gündemine taşıdı. Yalçınkaya önergesinde, “Bu bürokrat, resimlerini okullara astırmamak suretiyle Ulu Önder’e en hafif tabiriyle saygısızlık yapabilme cüret ve gücünü nereden almaktadır” dedi. <br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bartın İl Milli Eğitim Müdürü Yaşar Demir’in tepki çeken, “Bizim elimizde 120 bin cami kadrosu var. Ama bu imkânlar Atatürkçülerin elinde olsaydı eli silahlı terörist yetiştirirlerdi” sözlerinden sonra Çanakkale Zaferi anmalarında da okulların Atatürk posterleriyle donatılması hükmünü uygulamaması Meclis gündemine taşındı.</span><br />
<br />
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya’nın, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde yer alan bilgilere göre;<br />
<br />
18 Mart Şehitler Günü Anma Programı hazırlayan Aile ve Sosyal Politikalar Bartın İl Müdürlüğü, kentte bulunan diğer müdürlüklere yapılacak işlemlere ilişkin resmi yazı gönderdi. Yazıda, “18 Mart 2018 Pazar günü saat 07:00’den itibaren resmi daire, askeri birlik, kurum ve karargâhlar Türk Bayrakları ve Atatürk Posterleriyle donatılacak, Bayrakların temiz, ütülü Bayrak Kanunu ve Tüzüğüne uygun olması sağlanacaktır” ifadesine yer verildi. Bartın İl Milli Eğitim Müdürü Demir ise bu yazıya istinaden tüm okul ve kurum müdürlüklerine gönderdiği yazısında kurumların ve okulların “Atatürk’ün Posteriyle donatılması” hükmünü yok saydı. Uygulama Bartın’da tepkiye neden olurken, CHP’li Yalçınkaya konuyu Meclis gündemine taşıdı. Yalçınkaya önergesinde, “Bu bürokrat, resimlerini okullara astırmamak suretiyle Ulu Önder’e en hafif tabiriyle saygısızlık yapabilme cüret ve gücünü nereden almaktadır” dedi. <br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tarihçi-Yazar Sinan Meydan: Amaçları, Atatürk'süz bir Çanakkale tarihi yazmak]]></title>
			<link>https://www.aleviforum.net/Konu-tarihci-yazar-sinan-meydan-amaclari-ataturk-suz-bir-canakkale-tarihi-yazmak.html</link>
			<pubDate>Sun, 18 Mar 2018 00:39:40 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.aleviforum.net/member.php?action=profile&uid=0">çerağ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.aleviforum.net/Konu-tarihci-yazar-sinan-meydan-amaclari-ataturk-suz-bir-canakkale-tarihi-yazmak.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğan ZELOVA/GELİBOLU (Çanakkale), (DHA)-</span> ÇANAKKALE Deniz Zaferi'nin 103'üncü yıldönümü ve Şehitleri Anma Günü kapsamında, tarihçi-yazar Sinan Meydan, Gelibolu Belediyesi’nin davetlisi olarak, 'Çanakkale Zaferi ve Mustafa Kemal' konulu söyleşiye katıldı. Söyleşide konuşan Meydan, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Bunların amaçları, Atatürk'süz bir Çanakkale tarihi yazmaktır"</span> dedi.<br />
<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk üzerine araştırmaları ile tanınan tarihçi-yazar Sinan Meydan, Gelibolu Belediyesi’nin davetlisi olarak geldiği ilçede söyleşiye katıldı. Çanakkale Deniz Zaferi'nin 103'üncü yıldönümü ve Şehitleri Anma Günü etkinlikleri kapsamında Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'Çanakkale Zaferi ve Mustafa Kemal' </span>konulu söyleşi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.<br />
<br />
Tarihçi-yazar Sinan Meydan, Zafer kutlamasının yapıldığı bir haftada, Gelibolu'da bulunmanın kendisi için ayrı bir heyecan olduğunu belirterek, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Hele ömrünü Atatürk'ü anlatmaya adamış bir tarihçi için gerçekten tarif edilemez bir duygu yoğunluğu içindeyim" </span>dedi.<br />
Mustafa Kemal’siz bir Çanakkale'nin düşünülemeyeceğini, bunu kavrayamayanların bazı konuşmalarında ve anlatımlarında, Atatürk'ten hiç bahsetmediklerini ifade eden Meydan şöyle konuştu:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'AMAÇLARI, ATATÜRK'SÜZ BİR ÇANAKKALE TARİHİ YAZMAK'</span><br />
"Amaçları şudur, Atatürk'süz bir Çanakkale Savaşları tarihi anlatmak. Yani Atatürk'ün olmadığı bir Çanakkale tarihi yazmaktır bunların amacı. Bakın Atatürk'ü Çanakkale Kara Savaşları’ndan silemezsiniz. Öyle değil mi? Anafartalar’dan, Conkbayırı’ndan, Arıburnu’ndan Mustafa Kemal Atatürk'ü silmek mümkün mü?. Mümkün değildir. O, sekiz buçuk ayın her anına damga vurmuştur Mustafa Kemal Atatürk. Özellikle Deniz Zaferi’ni anlatıyorlar, hatta sadece Deniz Zaferi’ni anlatıyorlar. Kara Zaferleri söz konusu olduğu zaman, o 8.5 ay söz konusu olduğu zaman ne yapıyorlar, hurafeciliğe başlıyorlar. Beyaz fistanlılar, şeyhler, şıhlarla, o sekiz buçuk ayı açıklamaya çalışıyorlar. Bu, her şeyden önce Mehmetçiğe yapılmış bir saygısızlıktır."<br />
<br />
Gelibolu Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Özacar, program sonunda tarihçi-yazar Sinan Meydan’a, ‘Kalpaklı Mustafa Kemal Atatürk’ plaketi armağan etti.<br />
Tarihçi-yazar Sinan Meydan, söyleşinin ardından okurları için kitaplarını imzaladı.<br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğan ZELOVA/GELİBOLU (Çanakkale), (DHA)-</span> ÇANAKKALE Deniz Zaferi'nin 103'üncü yıldönümü ve Şehitleri Anma Günü kapsamında, tarihçi-yazar Sinan Meydan, Gelibolu Belediyesi’nin davetlisi olarak, 'Çanakkale Zaferi ve Mustafa Kemal' konulu söyleşiye katıldı. Söyleşide konuşan Meydan, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Bunların amaçları, Atatürk'süz bir Çanakkale tarihi yazmaktır"</span> dedi.<br />
<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk üzerine araştırmaları ile tanınan tarihçi-yazar Sinan Meydan, Gelibolu Belediyesi’nin davetlisi olarak geldiği ilçede söyleşiye katıldı. Çanakkale Deniz Zaferi'nin 103'üncü yıldönümü ve Şehitleri Anma Günü etkinlikleri kapsamında Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'Çanakkale Zaferi ve Mustafa Kemal' </span>konulu söyleşi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.<br />
<br />
Tarihçi-yazar Sinan Meydan, Zafer kutlamasının yapıldığı bir haftada, Gelibolu'da bulunmanın kendisi için ayrı bir heyecan olduğunu belirterek, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Hele ömrünü Atatürk'ü anlatmaya adamış bir tarihçi için gerçekten tarif edilemez bir duygu yoğunluğu içindeyim" </span>dedi.<br />
Mustafa Kemal’siz bir Çanakkale'nin düşünülemeyeceğini, bunu kavrayamayanların bazı konuşmalarında ve anlatımlarında, Atatürk'ten hiç bahsetmediklerini ifade eden Meydan şöyle konuştu:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'AMAÇLARI, ATATÜRK'SÜZ BİR ÇANAKKALE TARİHİ YAZMAK'</span><br />
"Amaçları şudur, Atatürk'süz bir Çanakkale Savaşları tarihi anlatmak. Yani Atatürk'ün olmadığı bir Çanakkale tarihi yazmaktır bunların amacı. Bakın Atatürk'ü Çanakkale Kara Savaşları’ndan silemezsiniz. Öyle değil mi? Anafartalar’dan, Conkbayırı’ndan, Arıburnu’ndan Mustafa Kemal Atatürk'ü silmek mümkün mü?. Mümkün değildir. O, sekiz buçuk ayın her anına damga vurmuştur Mustafa Kemal Atatürk. Özellikle Deniz Zaferi’ni anlatıyorlar, hatta sadece Deniz Zaferi’ni anlatıyorlar. Kara Zaferleri söz konusu olduğu zaman, o 8.5 ay söz konusu olduğu zaman ne yapıyorlar, hurafeciliğe başlıyorlar. Beyaz fistanlılar, şeyhler, şıhlarla, o sekiz buçuk ayı açıklamaya çalışıyorlar. Bu, her şeyden önce Mehmetçiğe yapılmış bir saygısızlıktır."<br />
<br />
Gelibolu Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Özacar, program sonunda tarihçi-yazar Sinan Meydan’a, ‘Kalpaklı Mustafa Kemal Atatürk’ plaketi armağan etti.<br />
Tarihçi-yazar Sinan Meydan, söyleşinin ardından okurları için kitaplarını imzaladı.<br />
<br />
hurriyet.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>