Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Ankara'daki Türbelerimiz
#2

ANKARA VE YÖRESİNDEKİ EVLİYALAR


Ankara’da Seccade Sultan olan Evliyanın gerçek ismi Zübeyde Ana’dır. Memlikte’ki Abalı Sultan olan Evliya’nın karısıdır. Bu evliyanın gerçek ismi Mehmet Ali’dir. Aynı yerde yatan izzettin Baba olarak tanınan evliyanın gerçek ismi Seyid Merdan’dır. Dedesi Battal Gazi, ebesi Sultan Ana’dır. Soy Kökeni Muhammed Mustafa’ya bağlıdır.
Bir erkek kardeşide Sinop Boyabat’ta yatan Alişen Abbas’tır. Yörede halk dilindeki ismi ise Kırklar tepesi olarak geçer. Bu evliya ikinci yaşamında Aksak Timur olarak yaşamıştır.
Aynı yörede Ziyareti adı ile bilinen evliyanın gerçek ismi Nigar Ana’dır. Bir ismi de Zeynep Ana olarak bilinir. Nigar Ana ismi ile yaşadığı dönemde Köroğlu’nun nişanı idi. Boyabat kazasının evliyalar yanındaki gerçek ismi Rıdvani’ye olarak geçer.
Hacı Bayram’da yaşayan dört evliyadan biri Sami Dede’dir. İsmi Hacı Bayram bilinir. Bir Battal Gazi diğeri Mürşidi Kamil Kamili Mürşidi Veli’dir. Ankara Samanpazarı Ulucanlarda yatanlar ise Zeynel Abidin’in türbesi Kesikbaştır. Ahi Şerafettinde yatan torunları Ahi Arslan, Alparslan’dır. Oğlu Kasım torunları küçük Hasan Hüseyin, gelini Firdevs Binnaz, karısı Medine’dir. Yine aynı yerde Mürit Baba ve ebesi Bahar Ana ile yatar. Bunlar Zeynel Abidin ile Bahar Ana’nın sülalesinden gelen peygamber neslidir.
İkinci dedesi İmam Bakır (Zeynel Abidin’in oğlu) karısı Ladiğar Ana’dır. İmam Bakır Osmancıkta Koyun Baba olarak geçer. Karısı Ladiğar Ana Yozgatın Bahadın köyünde Gül Veli blinir. Bunlar Selçuklu döneminde Battal Gazi’nin Kayseri Rumu ile cenk ettiği dönemde bir kısmıda Ermenilerle yapılan savaşta şehid düşmüşlerdir. Ankara Ulucanlar ismini burdan almıştır. Samanpazarı yolu üzerinde Açıkgöz İlyaz’ın türbesi biraz aşağıda Yörük Baba yannda yatan Müfide Ana türbesi Zeynel Abidin’in kızıdır. Halk dilinde, babasının ismi geçrk. İsmet Paşa Caddesinde Hüvel Baki olan türbe Hz. Hamza İmam Bakır’ın oğludur. Hz. Hamza’dan gelen ise Seyid Salman’dır, türbesi Edirne’nin Yıldırm kazasında Hıdır Baba olarak geçer.
Haymada’da Ümmü Gülsüm Ana Haymana kaplıcasını, Ayaş’da Müslüm Ana Ayaş kaplıcasını Tahtalı Beypazarında Perişan Baba Tahtalı kaplıcasını, Kızılcahamam’daki Kıymet Ana Kızılcahamam kaplıcasını kaynatır. Kırıkkale Koçu Baba köyünde koç inen İsmail Peygamberin tekrar yaşamındaki türbesidir. Sarıkızda yatan Fatıma Ana’dır. İsmi Sarıkız’dır. Hasanoğlan’daki Hasan Dede’de yatan birinci türbesidir. İkinci Kerem Kırıklarelinde’dir. Üçüncü Tokuş Sultandır. Dördüncü Gökçe Dede Çorum’un Buet köyündedir. Beşinci türbesi Tarsus’ta Işık Babadır. Çorum Buet köyünde ayrıca Kalkan Baba türbesi olarak bilinir, ismi Necati Dededir.
Sami Dede’den gelen altıncı oğul İmam Rıza’dan İmam Cafer Haydar-ı Kerrah ve Meryem Ana’dır. Anneleri Nezaket Ana’nın türbesi Ankara Ulucanlarda’dır. İkinci ismi Sefil Ahmet’tir.
Hüseyin Gazi Tepesindeki Battal Gazi’nin sağ koludur. Karapürçek yolu yamacında Bayram Dede’dir. Ovacık köyünde Seçkin Baba’dır. Battal Gazi’nin torunlarıdır. Yakup Abdal köyünde Gülbaba’nın ikinci yaşamı olup türbesi burdadır.
Ermiş Zöhre Ana’nın kendi dergahındaki türbeler biri Barral biri Gazi’dir. Tezveren ve Karyağdı Sultan türbelerinin oğludur. Hz. Hüseyin’in torunlarıdır. Büyük Battal Gazi’dir ismini alan küçük Battal Gazi’dir, Binbeşyüz sene önce bu vadide bulunan göle düşürek suda boğulmuşlardır. Buraya geliş sebepleri ise anneleri, babaları, amcaları ve dedesinin peşinden Kerkük Kerbelâdan çıkıp, Kayseri Urum diyarındaki dayıları Battal Gazi’nin şehid düşmesi ile Ankrar yöresine gelerek kayıba girmişlerdir. Göl kenarında geldiklerinde su yüzünde kendi cemallerini görünce birbirlerine Hıdır, İlyas isimlerini vermişlerdir? Gazi sekiz yaşında Battal ise beş yaşında göl taşlarken suda boğulmuşlardır. Bunları kurtarmak isteyen iki Turna kuşu yardımcı olmak için omuz başlarından tutarak tüm tenlerini kan içinde bırakmışlar bunun üzerine Gazi turna kuşuna yalvarara git Yemen’den bize yerdımcı getir, dedem Hüseyin’e bildir demiştir. Bu sözünü mani ile şöyle bildirilmiştir.

Bir çift turna gördüm durdu göklerde
Seversen mevlayı inme göllere
Bizi bekleyen var Yemen elinde
Şah Hüseyin’e selam küfürlü içerikür turnalar

Bu sözün üzerine turna kuşu Yemen’e gider, ebest Hüsniye Ana’nın önünde kanlı kanadını çırparak Battal Gazi’nin imdat beklediğini bildirir. O zaman Hüsniye Ana dedesi Hz. Hüseyin’e dönerek ağlar.

Küssün gölün hiçbir zaman gülmesin yüzün
İki cihandada var olsun sözün
Yetiş Ya Hüseyin kör olsun gözün
Battal Gazi’m kalmı Urun elinde

Bu mani üzerine Hz. Hüseyin bir çadır uçurtması gerek turna kuşunu önüne kılavuz alıp yola çıktı. Ve ilk inişi Ankara’da bulunan şimdiki adı ile Hüseyin Gazi Tepesine’dir. Bu tepeye indiğinde bir kol buldu, bu kol şehit düşen Battal Gazi’nin sağ kolu idi, bu kolu bağrına basarak ağladı. Ve kolu oraya gömdü, Hüseyin Gazi Tepesi’nin bu ismi almasının sebebi ise Battal Gazi’nin kolundan ve Hz. Hüseyin’in bu tepeye inmesi ile bu iki ismin birleşmesindendir.
Bu tepede yatan evliya Battal Gazi’nin koludur. Hz. Hüseyin tepeye indiğinde kol ile upralırken aşağıdaki vadide bulunan gölün üstündeki turnadan bir ses verildi. Bu gün bir Perşembe akşamıydı. Hz. Hüseyin sağ elinde bir çıra yakarak göl kenarına gelince torunlarının ayak izlerini buldu ve burada turnayı su üstünde görünce ikinci turnanında gölü beklediğini anladı.
Turna kuşlarının evliyalara kılavuzluk yaptığı ve kutsallığı burda bilindi. O zaman iki diz üstüne gelerek haykırdı ve kızlarına isim vererek Tezveren Sultan’ım yetiş, Tezelden Yavrunun muradını ver, ikinci kızına Karayağdı Sultanım yavrularınızın başına karlar yağmış diye ağıtlar yaktı. Bu evliyalar türbelerinin ismini babalarının çağırdığı isimden aldığı için Karyapdı Sulran ve Tezveren Sulran olarak bitmediği için Allah’ın yağdırdığı kardır. Hz. Hüseyin’dir.
O sırada dayıları Ali Asker, ocağından bir bölük askeri çekerek babası Hz. Hüsetin’e yardımcı gelmiştir. Onlar üzüntü içinde yanarken askerler muhabbete dalmışlar o zaman biz burada üryan büryan yanarak sizler muhabbet okulu mu açtınız dediğinde askerler dağılmış ve tekrar bölük dur dediğinde birleşmiş şimdiki yeri bu isme nazaran Muhabere okulunun yeridir. Mayır ayının onu ve onbinrince tutulan iki günlük Hıdır İlyas orucun sebebi budur.
Zöhre Ana’nın bu dergah üzerinde bulunması önce oranın bir arsa olarak alınması ile başlamış, daha sonra ev yapılmış bu sırada bazı belirtiler verilmiş ise de kimse türbe olduğunu bilmemiş, başka şeylerle yorumlanmış daha sonra Zöhre Ana’nın ermesi ile dergadaki evliyalar kendilerini bildirerek açığa çıkmıştır. Görünürde türbe olmamasına rağmen geçmiş mazisi bir göldür.

Bildiren Zöhre Ana. (Mehtaptaki Erenler kitabından)

http://webcache.googleusercontent.com/se...clnk&gl=tr
Cevapla


Bu Konudaki Yorumlar
Ankara'daki Türbelerimiz - Yazar: çerağ - 02-20-2016, 09:27 PM
RE: Ankara'daki Türbelerimiz - Yazar: çerağ - 02-20-2016, 09:34 PM
RE: Ankara'daki Türbelerimiz - Yazar: çerağ - 12-30-2017, 03:43 AM

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi