05-31-2013, 11:46 PM
Aleviler öz Türklerdir.Dilleri Türkçedir ve ibadetlerini Türkçe olarak yaparlar. Türkiye'deki Alevi nüfus tahmini 10 milyon civarındadır. Bu nüfusun çoğu şehirlerde yaşamakta bir çok Alevi köyleri göç vermektedir. Bunun da sebebi eğitim,sağlık,iş gibi hizmetlere erişmek olarak düşünülebilir. Alevilerin yerleşim yerlerine baktığımızda İstanbul,Ankara ve İzmir başta gelmekte buralardaki Alevi nüfus ise %30 olarak tahmin edilmektedir.
Alevi tarihinine baktığımızda 16'ıncı ve 20'inci yüzyıllar arasında Alevilerin kırsal bölgelerde,köylerde yaşadıklarını 1960'lardan sonra ise geleneksel aleviliğin yerini modern,kentsel Aleviliğin aldığını görüyoruz.Geleneksel Alevilik, tarihsel gelişimi tamamladığından inanç esasları, dinî ve sosyal kurumları, kavramları, ana referansları ve dinî-sosyal yapılanması oturmuştur.Geleneksel Alevilik kırsaldır; modern Alevilik kentseldir.Geleneksel Alevilik inanç merkezlidir; modern Alevilik kimlik merkezlidir.
Allah, Muhammed,Ali ve Ehl-i Beyt geleneksel bir Alevinin hayatının tamamını kuşatmıştır.Sadece dinî ritüellerde değil gündelik hayatın her aşamasında bu kutsallarla bağını hisseder ve yaşar. Kısacası geleneksel Alevi kendi inandıkları çerçevesinde “samimi bir dindar”dır. O yüzden geleneksel Aleviliği anlamaya ve tanımaya çalışırken dinî kavramlar üzerinden yürümek gerekir. Öte yandan, modern Alevilik inanca fazla vurgu yapmaz. Onun ilgisi daha çok kimlik inşası üzerine yoğunlaşmıştır. Modern Alevilik için her şeyin üstüne çıkan kaygı özgün ve bağımsız bir “Alevi kimliği” ve bu kimliğe mensup bir Alevi kitlesi inşa etmektir. Adı Alevi olacak bu kimliğin dinsel içeriği ancak ikinci planda gelmektedir.
Modern Aleviliğin inşa süreci siyasi ve sosyal içeriği ağır basan kimlik tartışmaları üzerinden yürümektedir. Bu durumun Alevi toplumunun kent hayatında kendilerine bir yer edinme çabasıyla doğrudan bağlantısı olduğu açıktır. Yukarıda kısaca işaret edilen kentleşme süreci inanç vurgusunun azalıp kimlik vurgusunun artmasının da ana nedenidir. Kent hayatında kendilerinden olmayanların da bulunduğu kamusal alanla tanışan Aleviler, aleni olarak kendilerini ifade etme zorunluluğu ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu zorunluluk kent hayatına uygun bir kimlik inşasını en acil bir ihtiyaç konumuna yükseltmiştir.
Örnek vermek gerekirse, geleneksel bir Alevi Kerbelâ anıldığında derin bir hüzün duyar; “Murteza Ali” denildiğinde kalbi titrer, cemde en ufak bir ayrıntının değişmesine şiddetle karşı çıkar. Öte yandan, modern Alevi bunlar gibi inanca dair konularla ilişkisini çok düşük yoğunlukta tutmaktadır. Onun esas heyecan duyduğu konular Madımak katliamının anılması, Alevi köylerine cami yaptırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı ve mecburi din derslerinin kaldırılması, cem evlerinin statüsü gibi konulardı.
Alevi tarihinine baktığımızda 16'ıncı ve 20'inci yüzyıllar arasında Alevilerin kırsal bölgelerde,köylerde yaşadıklarını 1960'lardan sonra ise geleneksel aleviliğin yerini modern,kentsel Aleviliğin aldığını görüyoruz.Geleneksel Alevilik, tarihsel gelişimi tamamladığından inanç esasları, dinî ve sosyal kurumları, kavramları, ana referansları ve dinî-sosyal yapılanması oturmuştur.Geleneksel Alevilik kırsaldır; modern Alevilik kentseldir.Geleneksel Alevilik inanç merkezlidir; modern Alevilik kimlik merkezlidir.
Allah, Muhammed,Ali ve Ehl-i Beyt geleneksel bir Alevinin hayatının tamamını kuşatmıştır.Sadece dinî ritüellerde değil gündelik hayatın her aşamasında bu kutsallarla bağını hisseder ve yaşar. Kısacası geleneksel Alevi kendi inandıkları çerçevesinde “samimi bir dindar”dır. O yüzden geleneksel Aleviliği anlamaya ve tanımaya çalışırken dinî kavramlar üzerinden yürümek gerekir. Öte yandan, modern Alevilik inanca fazla vurgu yapmaz. Onun ilgisi daha çok kimlik inşası üzerine yoğunlaşmıştır. Modern Alevilik için her şeyin üstüne çıkan kaygı özgün ve bağımsız bir “Alevi kimliği” ve bu kimliğe mensup bir Alevi kitlesi inşa etmektir. Adı Alevi olacak bu kimliğin dinsel içeriği ancak ikinci planda gelmektedir.
Modern Aleviliğin inşa süreci siyasi ve sosyal içeriği ağır basan kimlik tartışmaları üzerinden yürümektedir. Bu durumun Alevi toplumunun kent hayatında kendilerine bir yer edinme çabasıyla doğrudan bağlantısı olduğu açıktır. Yukarıda kısaca işaret edilen kentleşme süreci inanç vurgusunun azalıp kimlik vurgusunun artmasının da ana nedenidir. Kent hayatında kendilerinden olmayanların da bulunduğu kamusal alanla tanışan Aleviler, aleni olarak kendilerini ifade etme zorunluluğu ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu zorunluluk kent hayatına uygun bir kimlik inşasını en acil bir ihtiyaç konumuna yükseltmiştir.
Örnek vermek gerekirse, geleneksel bir Alevi Kerbelâ anıldığında derin bir hüzün duyar; “Murteza Ali” denildiğinde kalbi titrer, cemde en ufak bir ayrıntının değişmesine şiddetle karşı çıkar. Öte yandan, modern Alevi bunlar gibi inanca dair konularla ilişkisini çok düşük yoğunlukta tutmaktadır. Onun esas heyecan duyduğu konular Madımak katliamının anılması, Alevi köylerine cami yaptırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı ve mecburi din derslerinin kaldırılması, cem evlerinin statüsü gibi konulardı.
Alevi forum,alevi köyleri,alevi türküleri,alevi ünlüler,alevi sözleri,alevilik nedir,alevi nedir

