08-29-2016, 05:53 PM
ŞAHI MERDAN ALİ'NİN ÖĞÜTLERİ
Oğullarım!
Bir insan kendi nefsinin ayıbını görür ve bilirse başkasının ayıbını göremez ve ondan haberi olmaz. Bir insan Allah’ın takdir ve taksimine rıza gösterirse, kayıp ve eksikliklere esef etmez.
Bir insan nefs ve hırs kılıcını çekip havale edecek olursa, akibet o kılıçla kendi maktul düşer. Mümin kardeşi yuvarlansın diye kuyu kazan, akibet o kuyuya kendi düşer. Başkasının yanlışını büyüten kimse, kendi hatasını unutur.
Bir kimse rey ve tedbirinde gurura kapılacak olursa, hata ve delalete sapmış olur. Başkasının rey ve fikrinden müstağni davrananlar, yani danışmaya yanaşmayanlar zillete düşer. Halka kibir gösterenler neticede hakir ve zelil olur.
Bir kimse, serseri ve ipsiz kişilerle düşüp kalkar ve kötülük yerlerine girip çıkarsa iştiraki olmasa bile itham altına girer. İyiler ve ilim sahipleriyle düşüp kalkanlarsa, yücelir ve saygı görür.
Mizah ve latifeye düşkün olan hafife alınır. Kendi fiilleri, sözleri ve amelleri ile mağrur olan, nefsi tarafından mağdur olur. Çok söz söyleyen çok hata eder. Hatası çok olanda edep ve haya azalır. Edep ve hayası az olanda takva fakirleşir. Takvası fakirleşenin ise kalbi ölür.
Oğullarım!
Fakirliğin süsü sabır, zenginliğin de şükürdür ,islam’dan üstün şeref olamaz. Zühd ve takvadan üstün keramet olmadığı gibi...
Tövbe ve istiğfardan yüksek şefahatçi yoktur. Vücut afiyetinden güzel elbise olmadığı gibi...
Hırs ve tamah (açgözlülük), yorgunluk ve meşakkatin (usanmak) sebebidir.
“Beni yarınlarda görecek, yarınlarıma da şahit olacaksınız; bilmediğiniz özelliklerim o zaman aşikar olacak size! Ben aranızdan ayrılınca yerimi başkası aldığında tanıyacaksınız beni asıl!
Oğullarım!
Bir insan kendi nefsinin ayıbını görür ve bilirse başkasının ayıbını göremez ve ondan haberi olmaz. Bir insan Allah’ın takdir ve taksimine rıza gösterirse, kayıp ve eksikliklere esef etmez.
Bir insan nefs ve hırs kılıcını çekip havale edecek olursa, akibet o kılıçla kendi maktul düşer. Mümin kardeşi yuvarlansın diye kuyu kazan, akibet o kuyuya kendi düşer. Başkasının yanlışını büyüten kimse, kendi hatasını unutur.
Bir kimse rey ve tedbirinde gurura kapılacak olursa, hata ve delalete sapmış olur. Başkasının rey ve fikrinden müstağni davrananlar, yani danışmaya yanaşmayanlar zillete düşer. Halka kibir gösterenler neticede hakir ve zelil olur.
Bir kimse, serseri ve ipsiz kişilerle düşüp kalkar ve kötülük yerlerine girip çıkarsa iştiraki olmasa bile itham altına girer. İyiler ve ilim sahipleriyle düşüp kalkanlarsa, yücelir ve saygı görür.
Mizah ve latifeye düşkün olan hafife alınır. Kendi fiilleri, sözleri ve amelleri ile mağrur olan, nefsi tarafından mağdur olur. Çok söz söyleyen çok hata eder. Hatası çok olanda edep ve haya azalır. Edep ve hayası az olanda takva fakirleşir. Takvası fakirleşenin ise kalbi ölür.
Oğullarım!
Fakirliğin süsü sabır, zenginliğin de şükürdür ,islam’dan üstün şeref olamaz. Zühd ve takvadan üstün keramet olmadığı gibi...
Tövbe ve istiğfardan yüksek şefahatçi yoktur. Vücut afiyetinden güzel elbise olmadığı gibi...
Hırs ve tamah (açgözlülük), yorgunluk ve meşakkatin (usanmak) sebebidir.
“Beni yarınlarda görecek, yarınlarıma da şahit olacaksınız; bilmediğiniz özelliklerim o zaman aşikar olacak size! Ben aranızdan ayrılınca yerimi başkası aldığında tanıyacaksınız beni asıl!
